IRCForumları - IRC ve mIRC Kullanıcılarının Buluşma Noktası
  Mobil Sohbet, Sohbet ve Sohbet Odaları




2Beğeni(ler)
  • 1 Post By Düş
  • 1 Post By Düş

Yeni Konu aç Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 11 Eylül 2011, 20:01   #1
Çevrimdışı
Umay Umay *




Kırmızı kırmızı giyersin
Sen kimleri seversin
Gelip anlatsam herşeyi
Benide severmisin?

Dört,yanımı kuşat benim
Dört,gözünle bak bana
Dört,elinle tut beni
Dört,bir kere öp beni

Resmine su döktüm dün senin
Ağladım kuruyana kadar
Sen farkındamıydın bunların?
Kimbilir kim ıslattı seni...

Dört,yanımı kuşat benim
Dört,gözünle bak bana
Dört,elinle tut beni
Dört,bir kere öp beni...


Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.



1966'da Trabzon'da doğdu.Gerçek ismi Umay Gedikoğlu.
1990 yılında “Hush” topluluğundan eray artan ve melih rona ile ilk müzik çalışmalarına başladı. “Leprechaun” adını verdikleri bu toplulukla kısa bir süre çalışma yapan umay’ın pop rock tarzında çıkmış “Umay Umay” (1994), “Naylon” (1996) ve "Ağzı Bozuk Aşk Mektubu" (2002) adlı üç -----ü vardir.

2 çocuk annesi ve çok iyi bir anne olduğu söylenir..
Ayrıca çok iyi bir yazardır Umay.Kitaplarının hepsi Turuncu Medya'dan çıkmıştır.
Masmavi bir yazar,müzisyendir..
Kalbi kırmızı olmayanlardan nefret eder.

Rüya Duvarları
****** Kırmızısı
Bütün Güzel Çocuklar Şüpheli

Sokaklar Uyudu artık Öpüşebiliriz
34 U 442 /Veda Busesi


Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.


Kırmızı kırmızı giyersin
Sen kimleri seversin
Gelip anlatsam herşeyi
Benide severmisin?

Dört,yanımı kuşat benim
Dört,gözünle bak bana
Dört,elinle tut beni
Dört,bir kere öp beni

Resmine su döktüm dün senin
Ağladım kuruyana kadar
Sen farkındamıydın bunların?
Kimbilir kim ıslattı seni...

Dört,yanımı kuşat benim
Dört,gözünle bak bana
Dört,elinle tut beni
Dört,bir kere öp beni...


Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.



1966'da Trabzon'da doğdu.Gerçek ismi Umay Gedikoğlu.
1990 yılında “Hush” topluluğundan eray artan ve melih rona ile ilk müzik çalışmalarına başladı. “Leprechaun” adını verdikleri bu toplulukla kısa bir süre çalışma yapan umay’ın pop rock tarzında çıkmış “Umay Umay” (1994), “Naylon” (1996) ve "Ağzı Bozuk Aşk Mektubu" (2002) adlı üç -----ü vardir.

2 çocuk annesi ve çok iyi bir anne olduğu söylenir..
Ayrıca çok iyi bir yazardır Umay.Kitaplarının hepsi Turuncu Medya'dan çıkmıştır.
Masmavi bir yazar,müzisyendir..
Kalbi kırmızı olmayanlardan nefret eder.

Rüya Duvarları
****** Kırmızısı
Bütün Güzel Çocuklar Şüpheli

Sokaklar Uyudu artık Öpüşebiliriz
34 U 442 /Veda Busesi


Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.


  Alıntı ile Cevapla

IRCForumlari.NET Reklamlar
radyo44.com.tr
Alt 11 Eylül 2011, 22:02   #2
Çevrimdışı
Cevap: Umay Umay *




Umay Umay'a ait sözler..

"Onu bir çocuk gibi öpmüştüm. Dışarısı soğuk, ölür diye içime sokmuştum."

"Yazmak şarkı söylemekten daha farklı..Çünkü şarkı söylemek affediyor her şeyi, yazmaksa öç alıyor..."

"Hayat, benden gizlediğin ellerini hangi cebinde saklıyorsun?"

'Sevenlerime hep baktım, beni nasıl ve neresiyle sevdiğine. Her sevene aşık değilim. Dünyaya, ‘sevgi böcüğü’ olma sözü hiç vermedim.Dünyaya, hiçbir söz vermedim. Terbiye borcum da yok, biliyorsun.Benden diledikleri gibi nefret edebilirler,benim de yaptığım gibi… ''


"Hiçbir karşılaşmanın nedensiz olmadığını yeniden anlarsınız. Hep yeniden anlamak, hep yeniden başa dönmek, hep yeniden cesaretle olup biten arasında kalmak. Ama olacak olan her neyse o oluyor. Maalesef, olacak olan her neyse o olacak."


‎"Yanlış bu sözcükler, yanlış bu dokunuşlar, yanlış bu anlaşılma isteği... Bir sokaktan kendiminkine nasıl geçmeliyim, sınırlarımı böyle yitirmişken...


…Seni soracak dilindeki yılan; sisten davetiyeler toplayacak... Ölüp ölüp dirileceksin... bütün fısıltılar yankılanacak bedeninde, çırılçıplak kalıp öğreneceksin yeniden sevmeyi... Öğreneceksin veda ettiğin yerden başlamayı…


sana değince dağılan mürekkeple bakıyorum aynaya. Silgileri yuttum, ışıkları söndürdüm. Bir koza gibi üstümü saran tülü kaldırdım. Onu dua niyetine ağaca astım. Tül geçirir sesini ruhuma, su durdurur. Koridordan odalara hızla koşuyorum; bütün muslukları açıyorum. Kirpiler havalanıp bağırmaya başlıyor; hani sen ölmeyecektin, hani sen ölmeyecektin? Derin, ağır, kırmızı…


Başını eğ yeşil çimenlerin şairi Başını eğme zamanı geldi Tuzaklarla dolu yeryüzü kampı seni ilerliyor Artık kalbin yok Yağmuru hatırlayarak doldurduğun küçücük bir kabın bile yok Onun gözleri senin üstünden bıçakla sıyrıldı Artık gururla taşıyacagın yarınlarında yok...


...sana beni al diye yazıyorum... koru , öp ve sarıldıgında kollarının titrediğini gizleme diye... yoksa tren istasyonlarına mı dönmeliyim ; sokak ortasında kaskatı kesilip , sen duymuyorsun diye yenik bir zafer çığlığı mı atmalıyım.....



Bir soru vardı ve o hiç sorulmamalıydı...kahretsin sordum...şimdi onu iştahla yiyorum...yeniden kendimi tükürüp yalamam mümkün mü ?Çarşamba bu kadar ıssızmıydı ?cüzdanımdaki fotografımı ve kayıp giden inancımın akıp giden beyazlığını seyrediyorum.Aşksızlık diyorlar,kemirip duruyormuş içimizdeki gardrobu...artık aldan...amıyorum…



Bir yetim için en zorudur yazmak... Geri dönmeyecek olanı bilirim... Senin vedan bu, o yüzden bu kadar kanlı... Benimkisi sadece bir söz...



Alkış sesleri aramıyordum. Sadece gururlu ve mağrur bir perde indirsin yüzümü istiyordum. Meğer perdelerin yüzsüzlüğüymüş bulandıran suyu. Karanfiller sarayında ölü bir kedinin üfürüğü serinletiyor sol elimi. Ben buyum işte en kuru veda, çıkılmayan yolculuk


.....her aşk bir o.r.o.s.p.u yaratıyor.
bense beyaz duvaklar ,dokunduğumda irkilen sırtlar çiziyorum.
bende oluyorum senin o kendin için korktuğun yerde........



Gözlerime bak düşüyorum. Ve artık duvar kağıtlarının bile içine
sızıyorum. Durduruyorum kalbimin atışını. Öyle ustalaştım ki.. Sihir
gerekmiyor artık bana, büyülerin gerekmiyor. Öyle çok bavulumu toplayıp
kaçtım ki kalbimden; şimdi parçalarım mı geride bıraktıklarım, yoksa
kaçık çoraplarım mı bilemiyorum.


bir parça pamuk ve ılık su ile kurumuş dudaklara değdirilen sessizlik. ayaklarını açıkta bırakan bir yorgan gibi.kimsenin anlamayacağı dertlerle gerçeklerle başımız dertteyken ve kendimizden daha yalan bir tanrı bulamıyorken;bekleyen: bekleyen: bekleyen sessizlik...


kaçtığım
kentler ve unuttuğum sevişmeler eksik harflerin arasına sıkışmış...;
kahve lekeleri yüzünden okunamayan mektuplarım, fanilam, deri ceketim, kimsesiz yatağım, ıslak çarşafım, tanrım..



Tek gerçek, hiçbirşeye sahip degilim.... içimden beni sokağa çıkartan, seviştiren; içimde beni sonsuz kuşkuda birakan bir yaratık duruyor...



aloo aloo...
konuşmıyacakmısın?
aloo aloo...
kaçmak istiyorsan ,silahını bana ver, kalbimi bana geri ver,hadi aşkımı bana geri ver
tamam mı?
...gölün altında seviştik,dünyanın tüm delileriyle seviştik,mavi, kızgın,hain

ne zaman ölücemizi unutarak seviştik....
aloo aloo...

acıtarak,tutunarak,kırılarak, ıslak,sıcak,ayarsız,yalancı, küskün tenimizi kanatan anıları yalayarak seviştik...

aloo hiç konuşmayacak mısın?



....yüzümün yarısıyla nefes alıyorum... yüzümün yarısıyla dans ediyorum, trene biniyorum, metrolara ve otobüslere...yüzümün yarısıyla balkonlardan düştüm... yüzümün yarısıyla rüzgar serptiler, uyandım... yüzümün yarısıyla düzdüm kalabalıkları...sana dolmakalem çaldım, çam ağcı koparttım ve yüzümün yarısıyla ben....




‎... duymadığım yerlerim var biliyomusun...Dizkapaklarım mesela,,, Büyücüler var, nemli odalarda giysilerini değiştiriyorlar. Rüzgar bile uçuramaz onları. Kuzey kumlarında geçitsiz rüyalar var, monların içinde kimsesiz uyanıyorum. . Gözkapaklarım da ağrıyor, dizkapaklarım da ağrıyor... Rüzgar bişey bulmuş gibi aslında... Sonsuza dek korkacak mıyım?



Saçlarınla oynayacağım , dudaklarımı çenene dayayacağım ve bana sarılacagın sessiz bir gece için "beklediğim tüm sabahlar sen ol " diye yalvaracağım...Kendimi yok ederken bir yalanı yaşattığımı bilerek, sonuna kadar... Neye içimdeki kızgınlık...inan kölesi olabilirim gözlerime saldıgın derinliğin.....!!!!!



Şuan sabahın beşi ve ben seni yalıyorum gözlerimle.......
Dışarısı çok siyah tıptı öfkeli gözlerin gibi.....
Ben lanetliyim artık... Bul beni... Hadi saklambaç oylayalım...
Ama seni saklayacak yeri çoktan unuttum !!!!


Her şey hazır, bense bu sisin içinde koşmak istiyorum.Uyarıyor arkadaşım " kurt sisli hava sever, yakalanırsan karışmam, söker alır kalbini ..." Kurttan korkmam diyorum , hızlanıyorum.....düşüyorum.... Sarılmak, af dilemek , koşmak istiyorum ama.... hadi şöyle geçelim. Kurtlara emanet bırakılmış cesaretimizle ürke ürke... oturalım....Peki...

  Alıntı ile Cevapla

Cevapla

Etiketler
umay

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Kırmızı Baladlar / Umay Umay Düş Şiir, Hikaye ve Güzel Sözler 0 20 Ağustos 2011 21:01
Göktanrı inanışında Tanrıça Umay Noyan Tarih 0 22 Nisan 2011 09:50
Umay Umay Frozen Aşk ve Sevgi Köşesi 1 15 Şubat 2011 19:37
Umay Umay-Şeker Anne Candy Şiir, Hikaye ve Güzel Sözler 0 24 Ekim 2010 18:14
Umay Umay - Aşk Mektubu Candy Şiir, Hikaye ve Güzel Sözler 0 24 Ekim 2010 18:10