IRC ve mIRC Kullanıcılarının Buluşma Noktası
  Mobil Sohbet, Sohbet ve Sohbet Odaları




Yeni Konu aç Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 20 Eylül 2016, 18:11   #1
Çevrimiçi
Uyuyan Güzel


-- Sponsor Baglantı --


Prens ve arkadaşları, uzun bir av gezisine çıkmaya karar vermişler. Bu macerada uzun uzun dolaşacaklar, bahsi geçen büyülü yaratıkları avlayacaklarmış. At üstünde geçen günler haftalar sonunda kendi krallıklarının sınırlarına ulaşmışlar, lakin elleri bomboşmuş. Prens tüm uyarılara rağmen komşu krallığın topraklarına girmeye karar vermiş. Gecenin karanlığının çökmesine yakın bir şehre varmışlar. Yemek ve dinlenmek için bir handa kalmayı uygun bulmuşlar. Prens olduğunu saklayarak kaldıkları handa, krallığa dair hikayeler anlatılıyormuş. Kulak kabartarak dinlemişler. Hancı, krallığın 100 yıl öncesinde bir büyüye maruz kaldığını, kral, kraliçe ve güzel kızları dahil herkesin tüm krallıkta halen uyuduğunu anlatıyormuş. Prens dayanamamış ‘Hey hancı, söyle bakalım nerede bu krallık?’ diye sormuş. Hancı ‘Etrafı dikenli çalılarla kaplıdır, öyle ki kulesindeki bayrağı görmek bile mümkün değil. Birçok prens, uyuyan güzeli büyüden kurtarabilmek için saraya girmeyi denedi fakat hepsi öldü’ diye cevap vermiş. Prens iyiden iyiye meraklanmış. ‘Hancı, bana da anlat hikayeyi’ demiş. Hancı karşısında bir prens olduğundan habersiz, çekmiş sandalyesini prensin yanına dedesinin babasına anlattığı, babasının da kendisine anlattığı, 100 yıldır kulaktan kulağa yayılan, hikayeyi başlamış anlatmaya;
‘ Güzel kraliçenin çok istemesine rağmen bir türlü çocuğu olmazmış. Kral ve kraliçe, bir taraflarında çocuklarının eksikliklerini duyarak yaşarlarmış. Bahçedeki havuzun kenarında dolaşırken, birden bir kurbağa sudan fırlayarak ‘Üzülmeyin kraliçem, çocuğunuz çok yakın bir zamanda yanınızda olacak’ demiş. Krala giden kraliçe başından geçen olayı anlatmış. Ve kurbağanın söyledikleri doğru çıkmış. Kraliçenin güzeller güzeli bir kızı olmuş. Bütün krallıkta mutluluk ve coşku ile kutlanmış. Kral, ülkesinde yaşayan büyülü bilge kadınlara yemek vermiş. 13 bilge kadının, 12 tanesi davetliymiş kralın verdiği yemeğe. Akşam her şey yolunda gidiyormuş. Bilge kadınlar küçük prenses için büyülü dileklerde bulunuyorlarmış. Bir tanesi; bilgelik, bir diğeri; varlık dilemiş. 12. Bilge kadına geliyormuş ki sıra, birdenbire odaya davet edilmeyen 13. Bilge kadın girmiş. Oldukça sinirli görünüyormuş, prensesin yanına giderek, ‘eline batacak bir iğ ile 18. yaş gününde ölecek’ demiş. Ziyafetin verildiği odayı bir anda sessizlik kaplamış, kraliçenin yüreğinden bir soğuk dalgası geçip gitmiş. 13. bilge kadın odayı terk ettiğinde, kraliçe göz yaşlarını tutamamış. 12. bilge kadın ‘Telaşlanmayın kraliçem, büyüyü tamamen ortadan kaldıramam ama engel olabilirim. Henüz dileğimi dilemedim’ demiş. Bebeği ellerine alarak yüzüne sevgi ve şefkatle bakmış. ’18. Yaş gününde eğer iğ eline batar ise 100 yıllık bir uykunun krallığı kaplamasını diliyorum’ demiş. Ziyafet beklenenin aksine kötü geçen bu olay ile son bulmuş. Kral kendisinden emin bir şekilde, ülkedeki çıkrıkların yok edilmesini emretmiş. Aradan geçen yıllar boyunca prenses büyüdükçe güzelleşmiş. 18. Yaş günü gelmiş çatmış. Sarayda kulelerden birinde dolanırken bir çıkrık bulmuş. Hayatı boyunca hiç görmediği çıkrığa yakından bakmak isterken iğ batmış eline ve 100 yıl sürecek uyku, hakim olmuş tüm krallığa. Herkes ve her şey uyumaya başlamış. Kral, Kraliçe, prenses, hizmetliler, atlar, köpekler hatta şöminedeki ateş bile büyünün etkisi altında uykuya dalmış. Büyünün etkisindeki prensese uyuyan güzel denilerek hikaye dünden bugüne kadar gelmiş’. Hancı hikayeyi anlatmayı bitirdiğinde prensin tek arzusu uyuyan güzeli bulmakmış.

Ertesi gün prens, tarif edilen yerdeki dikenli çalılara ulaşmayı başarmış. Fakat anlatıldığı gibi zorlanmak bir kenarda dursun, prens yürüdükçe çalılar sanki O’na yol veriyormuş. Kral sarayın önüne geldiğinde gerçekten de her şeyin uyuduğunu fark etmiş. Son derece sessiz olan sarayda uyuyan güzeli aramaya başlamış. Kuledeki odalardan birinde bulmuş uyuyan güzeli, güzelliği anlatılanlardan daha çarpıcıymış, ilk görüşte aşık olmuş. Hafifçe eğilerek dudaklarına bir öpücük kondurmuş.Uyuyan güzel gözlerini hafifçe aralayarak prense bakarak gülümsemiş.12. bilge kadın dileğini tamamlamadan bir an öncesinde içinden gerçek aşkın büyüyü bozmasını temenni etmiş. Uyuyan güzelin kalkması ile tüm saray halkıda büyüden kurtulmuş. Prens ve uyuyan güzel evlenerek, mutlu bir hayat sürmüşler.
Prens ve arkadaşları, uzun bir av gezisine çıkmaya karar vermişler. Bu macerada uzun uzun dolaşacaklar, bahsi geçen büyülü yaratıkları avlayacaklarmış. At üstünde geçen günler haftalar sonunda kendi krallıklarının sınırlarına ulaşmışlar, lakin elleri bomboşmuş. Prens tüm uyarılara rağmen komşu krallığın topraklarına girmeye karar vermiş. Gecenin karanlığının çökmesine yakın bir şehre varmışlar. Yemek ve dinlenmek için bir handa kalmayı uygun bulmuşlar. Prens olduğunu saklayarak kaldıkları handa, krallığa dair hikayeler anlatılıyormuş. Kulak kabartarak dinlemişler. Hancı, krallığın 100 yıl öncesinde bir büyüye maruz kaldığını, kral, kraliçe ve güzel kızları dahil herkesin tüm krallıkta halen uyuduğunu anlatıyormuş. Prens dayanamamış ‘Hey hancı, söyle bakalım nerede bu krallık?’ diye sormuş. Hancı ‘Etrafı dikenli çalılarla kaplıdır, öyle ki kulesindeki bayrağı görmek bile mümkün değil. Birçok prens, uyuyan güzeli büyüden kurtarabilmek için saraya girmeyi denedi fakat hepsi öldü’ diye cevap vermiş. Prens iyiden iyiye meraklanmış. ‘Hancı, bana da anlat hikayeyi’ demiş. Hancı karşısında bir prens olduğundan habersiz, çekmiş sandalyesini prensin yanına dedesinin babasına anlattığı, babasının da kendisine anlattığı, 100 yıldır kulaktan kulağa yayılan, hikayeyi başlamış anlatmaya;
‘ Güzel kraliçenin çok istemesine rağmen bir türlü çocuğu olmazmış. Kral ve kraliçe, bir taraflarında çocuklarının eksikliklerini duyarak yaşarlarmış. Bahçedeki havuzun kenarında dolaşırken, birden bir kurbağa sudan fırlayarak ‘Üzülmeyin kraliçem, çocuğunuz çok yakın bir zamanda yanınızda olacak’ demiş. Krala giden kraliçe başından geçen olayı anlatmış. Ve kurbağanın söyledikleri doğru çıkmış. Kraliçenin güzeller güzeli bir kızı olmuş. Bütün krallıkta mutluluk ve coşku ile kutlanmış. Kral, ülkesinde yaşayan büyülü bilge kadınlara yemek vermiş. 13 bilge kadının, 12 tanesi davetliymiş kralın verdiği yemeğe. Akşam her şey yolunda gidiyormuş. Bilge kadınlar küçük prenses için büyülü dileklerde bulunuyorlarmış. Bir tanesi; bilgelik, bir diğeri; varlık dilemiş. 12. Bilge kadına geliyormuş ki sıra, birdenbire odaya davet edilmeyen 13. Bilge kadın girmiş. Oldukça sinirli görünüyormuş, prensesin yanına giderek, ‘eline batacak bir iğ ile 18. yaş gününde ölecek’ demiş. Ziyafetin verildiği odayı bir anda sessizlik kaplamış, kraliçenin yüreğinden bir soğuk dalgası geçip gitmiş. 13. bilge kadın odayı terk ettiğinde, kraliçe göz yaşlarını tutamamış. 12. bilge kadın ‘Telaşlanmayın kraliçem, büyüyü tamamen ortadan kaldıramam ama engel olabilirim. Henüz dileğimi dilemedim’ demiş. Bebeği ellerine alarak yüzüne sevgi ve şefkatle bakmış. ’18. Yaş gününde eğer iğ eline batar ise 100 yıllık bir uykunun krallığı kaplamasını diliyorum’ demiş. Ziyafet beklenenin aksine kötü geçen bu olay ile son bulmuş. Kral kendisinden emin bir şekilde, ülkedeki çıkrıkların yok edilmesini emretmiş. Aradan geçen yıllar boyunca prenses büyüdükçe güzelleşmiş. 18. Yaş günü gelmiş çatmış. Sarayda kulelerden birinde dolanırken bir çıkrık bulmuş. Hayatı boyunca hiç görmediği çıkrığa yakından bakmak isterken iğ batmış eline ve 100 yıl sürecek uyku, hakim olmuş tüm krallığa. Herkes ve her şey uyumaya başlamış. Kral, Kraliçe, prenses, hizmetliler, atlar, köpekler hatta şöminedeki ateş bile büyünün etkisi altında uykuya dalmış. Büyünün etkisindeki prensese uyuyan güzel denilerek hikaye dünden bugüne kadar gelmiş’. Hancı hikayeyi anlatmayı bitirdiğinde prensin tek arzusu uyuyan güzeli bulmakmış.

Ertesi gün prens, tarif edilen yerdeki dikenli çalılara ulaşmayı başarmış. Fakat anlatıldığı gibi zorlanmak bir kenarda dursun, prens yürüdükçe çalılar sanki O’na yol veriyormuş. Kral sarayın önüne geldiğinde gerçekten de her şeyin uyuduğunu fark etmiş. Son derece sessiz olan sarayda uyuyan güzeli aramaya başlamış. Kuledeki odalardan birinde bulmuş uyuyan güzeli, güzelliği anlatılanlardan daha çarpıcıymış, ilk görüşte aşık olmuş. Hafifçe eğilerek dudaklarına bir öpücük kondurmuş.Uyuyan güzel gözlerini hafifçe aralayarak prense bakarak gülümsemiş.12. bilge kadın dileğini tamamlamadan bir an öncesinde içinden gerçek aşkın büyüyü bozmasını temenni etmiş. Uyuyan güzelin kalkması ile tüm saray halkıda büyüden kurtulmuş. Prens ve uyuyan güzel evlenerek, mutlu bir hayat sürmüşler.
__________________
#HerSeyCokGuzeℒoℒacak..ღ ❦
  Alıntı ile Cevapla

IRCForumlari.NET Reklamlar
radyo44.com.tr
Cevapla

Etiketler
uyuyan güzel

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Uyuyan Güzel Diyeti Zen Diyet Listeleri 0 21 Haziran 2013 13:15
Uyuyan GÜzel Syst3m Fıkra 2 17 Eylül 2009 15:57
Uyuyan GÜzel Syst3m Fıkra 0 09 Temmuz 2009 15:34