IRC ve mIRC Kullanıcılarının Buluşma Noktası
  Mobil Sohbet, Sohbet ve Sohbet Odaları




1Beğeni(ler)
  • 1 Post By Tanem

Yeni Konu aç Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 01 Şubat 2019, 03:09   #1
Çevrimdışı
Çaydanlık Olmak İsteyen Prens


-- Sponsor Baglantı --



Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.




Bir varmış bir yokmuş, iki varmış, üç yokmuş...



Ülkenin birinde, kendi halinde bir prens yaşarmış. Kendi halinde diyoruz ama sahiden öyleymiş bizim prens. Kimsenin işine karışmak istemez, devlet yönetimiyle ilgilenmez, hep gezsin, eğlensin istermiş.



Babası ve bütün ülke halkı bu işe çok üzülüyorlarmış, çünkü prens kraldan sonra ülkeyi yönetecek kişiymiş ve o, bu görevleri yapmaktan kaçıyormuş. Annesi yalvarmış, babası bağırmış, çağırmış , ülkedeki bütün alimler, bilginler çağırılmış ama nafile... Bizim ki olmaz da olmaz diye tutturuyor.Artık yapacak bir şey bulamamışlar...



Günlerden bir gün daha kötü bir şey olmuş, bizim prens eline bir çaydanlık almış çaydanlığın üzerinde kendi resmine bakıp bakıp, ağlamaya başlamış. Anne ve babası ne olduğunu sorduklarında,



- Hiiiçç ben büyüyünce çaydanlık olmaya karar verdim “ demiş. Prensin çaydanlık olmak istediği birkaç saat içinde bütün ülkede duyulmuş. Ülke halkı sokaklara dökülmüş. “Olur mu canım, bir insan nasıl çaydanlık olabilir ki ?” diye konuşmaya başlamışlar. Ama prens anlamamış hiç . birini, elindeki çaydanlığı hiç bırakmamış, hayran hayran çaydanlığı izler olmuş. Kral ve kraliçe ne kadar alim varsa toplamışlar saraya . Baba çıkmış ortaya ve konuşmuş onlarla.



- Sevgili prensimiz çaydanlık olmak istiyor. Haydi bir çözüm bulun buna , demiş. Siz çözüm buldunuz , buldunuz bulamadınız çıkıp üstünde tepineceğim, görecek çaydanlık . olmak ne demek ? diye eklemiş.



Alimlerden biri çıkmış hemen:



- Ülkedeki bütün çaydanlıkları attıralım, demiş.



Kral bu fikri beğenmiş, emir vermiş, bütün çaydanlıklar yok edilmiş birkaç saat içinde. Ama prens nereden bulduysa bulmuş yine bir çaydanlık almış eline. Bu bir çözüm olmamış yani. Kralın siniri daha da artmış:



- Yeter yahu , bunca alim bir çözüm bulamadınız mı bu işe ? diye bağırmış. Alimlerden biri yerinden kalkmış;



- Siz konuştunuz mu hiç prensimizle ? diye sormuş.



Kral önce şaşırmış, sonra “ Ne konuşacağım ben onunla”diye kükremiş... O kadar çok bağırıyormuş ki, kendi sesinden kendi bile korkmuş. Alim :



- Efendimiz, siz sevgili prensimizle de böyle bağırarak konuşuyorsunuz, bazen o kadar çok korkuyor ki, sizi duymamak için kulaklarını kapatıyor, demiş. Kral durmuş, düşünmüş bu işte doğruluk payı var diye de aklından geçirmiş. Prensi yanına çağırmışlar :



- Oğulcuğum, yavrucuğum niye üzüyorsun bizi ? Bak biz senin için ne güzel şeyler düşünüyoruz”



diye konuşmaya başlamış. Sesi o kadar yumuşakmış ki, kendisi bile şaşırmış buna. Prens de çok şaşırmış. Babasının yanına oturmuş, elindeki çaydanlığı atmış:



- Babacığım işte ben de hep bunu bekliyordum” demiş. Bir gün beni sevdiğini anlarsam, işte o zaman ülkeyi yönetmek için senin yerine geçeceğim diye düşünüyordum.



Bizim kral ve Prens o günden sonra o kadar mutlu yaşamışlar ki, baba bir daha oğluna hiç kötü söz söylememiş, prens de çaydanlık olmak istememiş.

Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.




Bir varmış bir yokmuş, iki varmış, üç yokmuş...



Ülkenin birinde, kendi halinde bir prens yaşarmış. Kendi halinde diyoruz ama sahiden öyleymiş bizim prens. Kimsenin işine karışmak istemez, devlet yönetimiyle ilgilenmez, hep gezsin, eğlensin istermiş.



Babası ve bütün ülke halkı bu işe çok üzülüyorlarmış, çünkü prens kraldan sonra ülkeyi yönetecek kişiymiş ve o, bu görevleri yapmaktan kaçıyormuş. Annesi yalvarmış, babası bağırmış, çağırmış , ülkedeki bütün alimler, bilginler çağırılmış ama nafile... Bizim ki olmaz da olmaz diye tutturuyor.Artık yapacak bir şey bulamamışlar...



Günlerden bir gün daha kötü bir şey olmuş, bizim prens eline bir çaydanlık almış çaydanlığın üzerinde kendi resmine bakıp bakıp, ağlamaya başlamış. Anne ve babası ne olduğunu sorduklarında,



- Hiiiçç ben büyüyünce çaydanlık olmaya karar verdim “ demiş. Prensin çaydanlık olmak istediği birkaç saat içinde bütün ülkede duyulmuş. Ülke halkı sokaklara dökülmüş. “Olur mu canım, bir insan nasıl çaydanlık olabilir ki ?” diye konuşmaya başlamışlar. Ama prens anlamamış hiç . birini, elindeki çaydanlığı hiç bırakmamış, hayran hayran çaydanlığı izler olmuş. Kral ve kraliçe ne kadar alim varsa toplamışlar saraya . Baba çıkmış ortaya ve konuşmuş onlarla.



- Sevgili prensimiz çaydanlık olmak istiyor. Haydi bir çözüm bulun buna , demiş. Siz çözüm buldunuz , buldunuz bulamadınız çıkıp üstünde tepineceğim, görecek çaydanlık . olmak ne demek ? diye eklemiş.



Alimlerden biri çıkmış hemen:



- Ülkedeki bütün çaydanlıkları attıralım, demiş.



Kral bu fikri beğenmiş, emir vermiş, bütün çaydanlıklar yok edilmiş birkaç saat içinde. Ama prens nereden bulduysa bulmuş yine bir çaydanlık almış eline. Bu bir çözüm olmamış yani. Kralın siniri daha da artmış:



- Yeter yahu , bunca alim bir çözüm bulamadınız mı bu işe ? diye bağırmış. Alimlerden biri yerinden kalkmış;



- Siz konuştunuz mu hiç prensimizle ? diye sormuş.



Kral önce şaşırmış, sonra “ Ne konuşacağım ben onunla”diye kükremiş... O kadar çok bağırıyormuş ki, kendi sesinden kendi bile korkmuş. Alim :



- Efendimiz, siz sevgili prensimizle de böyle bağırarak konuşuyorsunuz, bazen o kadar çok korkuyor ki, sizi duymamak için kulaklarını kapatıyor, demiş. Kral durmuş, düşünmüş bu işte doğruluk payı var diye de aklından geçirmiş. Prensi yanına çağırmışlar :



- Oğulcuğum, yavrucuğum niye üzüyorsun bizi ? Bak biz senin için ne güzel şeyler düşünüyoruz”



diye konuşmaya başlamış. Sesi o kadar yumuşakmış ki, kendisi bile şaşırmış buna. Prens de çok şaşırmış. Babasının yanına oturmuş, elindeki çaydanlığı atmış:



- Babacığım işte ben de hep bunu bekliyordum” demiş. Bir gün beni sevdiğini anlarsam, işte o zaman ülkeyi yönetmek için senin yerine geçeceğim diye düşünüyordum.



Bizim kral ve Prens o günden sonra o kadar mutlu yaşamışlar ki, baba bir daha oğluna hiç kötü söz söylememiş, prens de çaydanlık olmak istememiş.
__________________
''Zamanın Eli Değdi Bize
Artık Aynı Değiliz
İkimiz de''


Kullanıcı imzalarındaki bağlantı ve resimleri görebilmek için en az 20 mesaja sahip olmanız gerekir ya da üye girişi yapmanız gerekir.
  Alıntı ile Cevapla

IRCForumlari.NET Reklamlar
radyo44.com.tr
Cevapla

Etiketler
çoçuk masalları

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Estetik Ameliyatı Olmak İsteyen Kadının Dolgu Maddesine Çimento Kattılar Violent Haber Arşivi 4 16 Nisan 2015 10:57
Mutlu Olmak İsteyen Adam - Laurent Gounelle Afrodit Kitap Tanıtımları 0 08 Şubat 2013 20:37
Bakımlı Olmak İsteyen Erkekler İçin Öneriler Sevda Ah Erkekler 1 26 Ekim 2011 22:12
Çaydanlık küpeler Sır Ah Kadınlar 0 29 Mart 2011 20:57
HİÇ Kİmse Olmak İsteyen Bİr İnsan ReMEMBeR Şiir, Hikaye ve Güzel Sözler 0 03 Temmuz 2006 16:52