|
|
| | #11 |
| Çevrimdışı ![]() IF Ticaret Sayısı: (0) | Cevap: ..::baL'câ::.. Bahar rengi bir aldanıştan dönüyor gözlerim Ölüm kovalarken bedenimi ruhum bir güzelliğin yansımasını aşk diye giydiriyor hüznümün aynasına Yeşil bir arzu kanıyor ellerimden ve en çok da anlatırken eskiyor insan! Korkuyorum Kendime bile söyleyemediğim acılar çemberinde bütün yalnızlıklar boynuma halka oluyor Bütün suretleri sahibine sabitliyorum Kelimeler ki ağrıyan yerlerimin ağır işçileri Sahipsizliğimde kendime yollar bırakıyorum Hangi zaman dilimine sığmıştı bizim bizden gidişimiz O zamanlar zaman hayli gençti! Naftalin kokulu soruları vardı gözlerimin Zaman hayli gençti ve hayli zaman geçti Merdivenlerimizi kimler çıkıyor şimdi Kimler iniyor o masmavi zamanların ıslak kuyusuna Ki hepimizin kuyusunda bir Yusuf yalnızlığı! Büyürken yanımıza aldığımız o düşler kimin hücresinde sarıyor yaralarını Bembeyaz bir anın serpilmiş misk kokularıyla Bu yanma, bu gece, bu kan kokusu ellerimizin, bu gidip gelmelerimiz Bu bizi bizden çıkarıp ‘aşk’ yapan yaratılış Anlıyorum seyrederken kalabalıkları Anlamak ölmektir Ölmekse Aşk’a gidiş Yalnızsan eğer bakışlarım sende kalsın! Ben şimdi gözlerimde şekillenen bir akşamın yüreğime düşen şarkısındayım. $izofrenliğimin dı$a dönen Hayata akSeden yönüsün sen biliyor muSun..? Sana geldim, sona Sende yeryüzüdür gövde bulan Ey suların sonsuzluğu Bakışlarım demir alsın gözlerinden limanına Fırtınalar yorgun yüreğim, sana Bütün sabahlarım sesinde ağarsın Keder tırmanmasın yüzüme bir daha sarmaşık gibi Öpüşlerin damlasın çöl dudaklarıma Biliyorum yüreğin durgun sudur, dindiğim Korku kıyılarımı sildiğim Sana geldim sustum ve yondum İki damla ateş düşürdün gözlerime Al uslandır korsan bedenimi Gece kanat çırpsın parmaklarımda Birbirimizden kaçıracak neremiz kalmasın Birleşsin yağmur soylu ellerimiz Bırak öpüşlerim ağzını kapatsın Uzun uzadıya susarak kalalım birbirimizde Sabaha söyleyecek söz bırakmayalım Köp€kler gibi havlayan acılarımız sussun Sevda çözmesin kendini bizden Sularca gülüşelim Yüreğin alı koysun gitmelerimi Sona geldim, SANA Seyduna türküler... kavuşamayan iki aşık ırmağın öyküsü.. Yitik iki yüreK, iKi parça can Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir. Son zamanlar yaptıklarıma bakma ne olursun, Benim aklım başımda değil Bir yusufçuk kuşunun günaydını çınlıyor penceremde. Ne çabuk bitti gece? Ya uyku; neden gelmedi göz kapaklarımın ziyaretine? Aklımdaki tek düşünce hala çözülmemiş bir bilmece... Sana söylediklerimi kafana takma ne olursun, Onlar ipe, sapa gelir şeyler değil Şizofren duyguların aykırı limanında demirledim sorularımı. Dolunayı bekliyorum. Yorgun anıların solgun renklerini taşıyorum üzerimde. Hangi denize uzansam, koyu gri şimdi. Poseidon'un laneti gözlerimde... Seni sevmiyorum dedim yalandı, İstemiyorum artık, palavra Sözün, özü kaybettiği demdeyiz. İçi boş günlerin duvarlarında yankılanıyor değerlerimiz ve değerlilerimiz. Gerçeğin bile sahtesinden yana kullanıyoruz tercihimizi. Maskeli balonun kül kedisi herkes. Gece yarısına kadar her şey. Anılar, kristal pabuç yerine elde kalan. Ellerimde çiçekler, kapında sırılsıklam Görürsen bir gün şaşırma İçten pazarlıklı samimiyetin rüzgarında serinliyor ruhumuz. Yapılacaklar listesinin bir parçası sadece yüreğimizdeki kıpırtı. Bizim yerimize şarkılar belirliyor çiçeğin bile rengini. Kendi adımıza yaptığımız sadece kendimize üzülmek... Beni böyle çaresiz, beni böyle derbeder, Beni böyle ortalarda bırakma! Günün geceden farkıydı oysa bir çift gözün derininde yatan inci tanesi. Kaybettiğimiz ışık, doğurgan sevdanın pusulasıydı. Şimdi ne yana baksak kızılcık rengi çaresizlik akıyor üzerimizden. Acemi adımlarla gidiyoruz denizin yosun kokusuna... Hasretin uzak yakası: Daha kaç gelinciğe cansuyu olacak bu gözyaşları? Yağmurun sesine bak Aşka davet ediyor Cama vuran her damla Beni harab ediyor Yoksun ya, yokluğunu çoğaltıyor yağmur her damlasıyla ve arsızca. Yüzüme vuran serinlik içimdeki yangının harını artırıyor daha çok. Eriyor yağmur, eriyor kalbim, eriyor umut... Toprakta demleniyor sevdam yağmurun kokusuyla. Hasretin koyusuna çalıyor şimdi teninin rengi... Bu yağmur seni benden Alıp götüren yağmur Aşkımızı sel gibi Silip süpüren yağmur Puslu bir dağ manzarasının ardına gizlenmişken gelemeyişlerin, burnumu sızlatıyor "gitmek için" geleceğin gerçeği. Beklemenin ölüme eş aceleciliğinde kayıp gidiyor zaman avuçlarımın arasından. "An"ı hayalinle doldurmak kesmiyor dolu dizgin sevdamın açlığını. Aşeriyorum sana ve bekliyorum hala... Her damlada ah ettim Hayatıma kahrettim O kadar üzgünüm ki Seni nasıl kaybettim Seni nasıl kaybettim İsyankar şiirlerin nakaratlarına işledim adını usulca. Bir sen bileceksin okunduğunda sana gelen sesimi. Bir sen bileceksin adın kulağıma her çarptığında içime biriken gözyaşını. İnadına ağlamayacağımı da bileceksin, tıpkı inadına yaşamayı seçtiğimi bildiğin gibi bu zülfikarı... Ne zaman kapım çalsa Sen geldin sanıyorum Korkarım ki aşkımı Boşyere arıyorum Yokluğunda seni sevmenin cezası belki de ayrılık. Oysa ne çok ihtiyacı vardı başımın dizlerine, saçımın ellerine, gözümün gözlerine... Evet; sensiz de yaşanıyor aşk. Ama hep sen geleceksin diye doğuyor güneşim tan yerinden, senin gelişine batıyor batarken ufkumdan. Yine yağmur yağacak Beni benden alacak En acı ızdırabın Deryasına salacak Başı sonu belli bir sevdanın gönüllü kısır döngüsünde eriyorum. Bittiğin yerde yeniden başlıyorsun. Her seferinde bir başka seviyorum seni ve seni sevmeyi. En başından öğreniyorum hayatı seninle. Acıyı sevmeyi öğreniyorum acı çektikçe... Her damlada ah ettim Hayatıma kahrettim O kadar üzgünüm ki Seni nasıl kaybettim Seni nasıl kaybettim "İyi ki" ile başlıyor sana yönelen cümlelerimin hepsi. Pişmanlığım ise sadece geç kalmışlığıma ve geç kalınmışlığımıza. çatlamış toprağın yağmura siteminden öte değil yokluğundan yakınışım. Biliyorum; sen geleceksin ve kapanacak bütün yarıklarım. Yağ hadi... Kokunu bekliyorum!... Gideceksen; ÖyLe ßir Git Ki.. ßana Söyleyecek Söz, ßana Gidecek Yer KaLmasIn... .. . |
| | |
| Etiketler |
| balcâ |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| |