IRCForumları - IRC ve mIRC Kullanıcılarının Buluşma Noktası
  Mobil Sohbet, Sohbet ve Sohbet Odaları




4Beğeni(ler)
  • 2 Post By Luthien
  • 1 Post By Luthien
  • 1 Post By Luthien

Yeni Konu aç Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 10 Mayıs 2013, 16:09   #1
Luthien
Guest
Luthien - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Hoşçakal Diyememek. - Pucca.


sohbet


Bence yeni çağın kadın sorunlarından biri, “Hayır” diyememek, birinden ayrıldığını söyleyememek olmalı,
o kadar zor ve karmaşık ki o ayrılmak istediğini fark edip bunu dile getirmek.


Zamanında ayrı şehirlerde yaşayacağımız için artık bu ilişkinin sürmeyeceğinin farkında olduğum bir erkek arkadaşım vardı.
Ne kendime acı çektireyim, ne de onu uğraştırayım diyerek ayrılmaya karar verdim. Evde günlerce ayrılık denemeleri yaptım, kendi kendime konuşma metinleri hazırladım, bahanelerimi sıraladım. Sonra adamın karşısına geçtim konuşmak için, yüzünü görünce bir anda vazgeçtim, ayrılamadım.
Niyeyse sanki ayrılırsam o kahrolacak, kendini yerden yere atacak, dağlara taşlara vuracak başını beni kaybetti diye gibi geliyordu.
Ya da “Ayrılalım” dediğim zaman hemen dizlerinin üzerine çöküp bana yalvaracakmış gibi hissediyorum. Sonra ne oldu, ben ayrılalım diyemiyorum ama adam çotanak diye gelip, “Canım ya bu ilişki beni yormaya başladı, boğulduğumu hissediyorum, hadi eyvallah” dedi. Ardından günlerce ağlamalar, Sezen Aksu şarkıları, sınırsız yemek ve arkadaş beyni tecavüzü...

“Hayır” diyememe sendorumu!


O yüzden “Acıma, acınacak hale düşersin” diye bir söz var ya, hah o işte tam bu olaya cuk diye oturuyor. Hoş ben niye acıyorsam onu da bilmiyorum, bilinçaltımda kendimi ilişkide bir dinamo, adeta yapı taşı gibi görüyor olmalıyım.
Oysa öyle bir şey yok tabii, “Ayrılalım” dediğim an, arkalarına bakmadan koşacaklarını da biliyorum. Sanırım birini üzdüğüm zaman beni sevmeyeceğinden korkuyorum, ‘Hayır Diyememe Sendromu’nun asıl kaynağı da bu olmalı. Beni bir daha ya sevmezse, ya benden neret ederse korkusu.
Arkadaşım doğum gününe çağırıyor mesela beni, gidemeyeceğim kabak gibi belli ama ben yine de “Kesin geliyorum” diyorum, sonra da gelemeyeceğim için binlerce yalan söylemek zorunda kalıyorum. Ya da tatil planı yapıyoruz topluca, tatilde de oysa başka bir planım var ama orada o insanlara onu söylemek istemiyorum.
Sanki o atmosferi bozacakmışım gibi geliyor, o yüzden ben de “Evet süper, kesinlikle Kaş’a gitmeliyiz” diye veriyorum gazı. Sonra Kaş’a gideceğimiz sabah “Ben gelemiyorum, boğazlarım çok şiş, zaten toplantım da var son dakika koydular, belki yarın gelebilirim, siz gidin” diyorum. Yani hâlâ umut verme sürecindeyim, hala beni plandan ayrı koymasınlar derdindeyim.

Biraz ilişkiler gibi.

Sadece tabii bunlar değil, mesela işten de ayrılamama durumuna sahiptim bir ara, onun da nedeni ne zaman ayrılmaya karar versem o gün ofiste harika şeyler oluyordu. Ben de “Bu kadar güzel şeyi nasıl kaçırabilirim, burası harika salak mıyım başka işe gideyim?” diyorum. Sonra aradan 2-3 gün geçiyor ben yine ‘bu işten ayrılmam gerek’ stresine giriyorum.
Bu biraz ilişkiler gibi oluyor aslında, tam gitmeye karar verince, ardında bırakacağın şey çok harika görünüyor, vazgeçmek için hazır hissetmiyorum kendimi o an, sonra uzadıkça uzuyor beni yoruyor, karşımdakini sıkıyor, aklımda gitmek kalbimde kalmak oluyor, sonrası sıkıntı, bunalım ve dengesizlikler...

Bu son yazım.

Bu kadar şeyi sadece bu yazının bugün Cadde’deki son yazım olduğunu söylemek için yazdım.
Hayatımda ilk defa olgunluk yapıp, birilerine “Hoşçakal” diyorum. 2 yıldan fazladır her pazar sizinle bütün saçmalıklarımı paylaşıyordum, siz de “N’apıyorsun ya sen?” demeden okuyordunuz. Teşekkür ederim.
Yeni projeler için sanırım biraz zaman kazanmam lazımdı, Cadde ekibine çok teşekkür ederim ayrıca, beni de beraber gittikleri yolda yanlarına aldıkları için. Hepimizin yolunun açık olması dileğiyle, umarım her şey çok güzel olur.

Yazının Norma’sı:
“Senin için her şeyi yaparım”la “Ben sana ne yaptım ya, bizi bu hale getirdin?”
arasında geçen zaman dilimine ilişki denir, maalesef...
Bence yeni çağın kadın sorunlarından biri, “Hayır” diyememek, birinden ayrıldığını söyleyememek olmalı,
o kadar zor ve karmaşık ki o ayrılmak istediğini fark edip bunu dile getirmek.


Zamanında ayrı şehirlerde yaşayacağımız için artık bu ilişkinin sürmeyeceğinin farkında olduğum bir erkek arkadaşım vardı.
Ne kendime acı çektireyim, ne de onu uğraştırayım diyerek ayrılmaya karar verdim. Evde günlerce ayrılık denemeleri yaptım, kendi kendime konuşma metinleri hazırladım, bahanelerimi sıraladım. Sonra adamın karşısına geçtim konuşmak için, yüzünü görünce bir anda vazgeçtim, ayrılamadım.
Niyeyse sanki ayrılırsam o kahrolacak, kendini yerden yere atacak, dağlara taşlara vuracak başını beni kaybetti diye gibi geliyordu.
Ya da “Ayrılalım” dediğim zaman hemen dizlerinin üzerine çöküp bana yalvaracakmış gibi hissediyorum. Sonra ne oldu, ben ayrılalım diyemiyorum ama adam çotanak diye gelip, “Canım ya bu ilişki beni yormaya başladı, boğulduğumu hissediyorum, hadi eyvallah” dedi. Ardından günlerce ağlamalar, Sezen Aksu şarkıları, sınırsız yemek ve arkadaş beyni tecavüzü...

“Hayır” diyememe sendorumu!


O yüzden “Acıma, acınacak hale düşersin” diye bir söz var ya, hah o işte tam bu olaya cuk diye oturuyor. Hoş ben niye acıyorsam onu da bilmiyorum, bilinçaltımda kendimi ilişkide bir dinamo, adeta yapı taşı gibi görüyor olmalıyım.
Oysa öyle bir şey yok tabii, “Ayrılalım” dediğim an, arkalarına bakmadan koşacaklarını da biliyorum. Sanırım birini üzdüğüm zaman beni sevmeyeceğinden korkuyorum, ‘Hayır Diyememe Sendromu’nun asıl kaynağı da bu olmalı. Beni bir daha ya sevmezse, ya benden neret ederse korkusu.
Arkadaşım doğum gününe çağırıyor mesela beni, gidemeyeceğim kabak gibi belli ama ben yine de “Kesin geliyorum” diyorum, sonra da gelemeyeceğim için binlerce yalan söylemek zorunda kalıyorum. Ya da tatil planı yapıyoruz topluca, tatilde de oysa başka bir planım var ama orada o insanlara onu söylemek istemiyorum.
Sanki o atmosferi bozacakmışım gibi geliyor, o yüzden ben de “Evet süper, kesinlikle Kaş’a gitmeliyiz” diye veriyorum gazı. Sonra Kaş’a gideceğimiz sabah “Ben gelemiyorum, boğazlarım çok şiş, zaten toplantım da var son dakika koydular, belki yarın gelebilirim, siz gidin” diyorum. Yani hâlâ umut verme sürecindeyim, hala beni plandan ayrı koymasınlar derdindeyim.

Biraz ilişkiler gibi.

Sadece tabii bunlar değil, mesela işten de ayrılamama durumuna sahiptim bir ara, onun da nedeni ne zaman ayrılmaya karar versem o gün ofiste harika şeyler oluyordu. Ben de “Bu kadar güzel şeyi nasıl kaçırabilirim, burası harika salak mıyım başka işe gideyim?” diyorum. Sonra aradan 2-3 gün geçiyor ben yine ‘bu işten ayrılmam gerek’ stresine giriyorum.
Bu biraz ilişkiler gibi oluyor aslında, tam gitmeye karar verince, ardında bırakacağın şey çok harika görünüyor, vazgeçmek için hazır hissetmiyorum kendimi o an, sonra uzadıkça uzuyor beni yoruyor, karşımdakini sıkıyor, aklımda gitmek kalbimde kalmak oluyor, sonrası sıkıntı, bunalım ve dengesizlikler...

Bu son yazım.

Bu kadar şeyi sadece bu yazının bugün Cadde’deki son yazım olduğunu söylemek için yazdım.
Hayatımda ilk defa olgunluk yapıp, birilerine “Hoşçakal” diyorum. 2 yıldan fazladır her pazar sizinle bütün saçmalıklarımı paylaşıyordum, siz de “N’apıyorsun ya sen?” demeden okuyordunuz. Teşekkür ederim.
Yeni projeler için sanırım biraz zaman kazanmam lazımdı, Cadde ekibine çok teşekkür ederim ayrıca, beni de beraber gittikleri yolda yanlarına aldıkları için. Hepimizin yolunun açık olması dileğiyle, umarım her şey çok güzel olur.

Yazının Norma’sı:
“Senin için her şeyi yaparım”la “Ben sana ne yaptım ya, bizi bu hale getirdin?”
arasında geçen zaman dilimine ilişki denir, maalesef...
  Alıntı ile Cevapla

IRCForumlari.NET Reklamlar
radyo44.com.tr
Alt 10 Mayıs 2013, 16:46   #2
Çevrimdışı
Cevap: Hoşçakal Diyememek. - Pucca.




hoşçakal olacaklar sensiz olsun luti

  Alıntı ile Cevapla

Alt 14 Mayıs 2013, 16:45   #3
Luthien
Guest
Luthien - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Cevap: Hoşçakal Diyememek. - Pucca.




Bensiz değil, sensiz olsun

  Alıntı ile Cevapla

Alt 27 Mayıs 2013, 18:06   #4
Çevrimdışı
Cevap: Hoşçakal Diyememek. - Pucca.




pucca okuyan kaldı mı hala ya

--IRCForumlari.NET ; Flood Engellendi -->-> Yeni yazılan mesaj 18:06 -->-> Daha önceki mesaj 17:58 --

saka yaptım bunu söyleyen insanların kafasını hep merak ettim hatta tek merakım budur diyebilirim

  Alıntı ile Cevapla

Alt 01 Haziran 2013, 09:33   #5
Luthien
Guest
Luthien - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Cevap: Hoşçakal Diyememek. - Pucca.




Yine ugrasacak bir sey bulamadiniz siz herhalde.

  Alıntı ile Cevapla

Cevapla

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Sonrası Pişmanlık. - Pucca. Luthien Şairler ve Şiirleri 1 14 Temmuz 2012 21:10
Akıllı Kadın. Pucca * Milencer Serbest Kürsü 0 18 Haziran 2012 10:29
Pucca Günlük ve Geri Kalan Her Şey - Pucca Burce Kitap Tanıtımları 0 02 Nisan 2012 23:32
MEGAN FOX VE SEVGiLiM*PUCCA Aze Şiir, Hikaye ve Güzel Sözler 0 23 Ocak 2012 14:28
Pucca Günlük ve geri kalan her şey Ay Kültür ve Sanat 0 07 Kasım 2011 14:53