IRCForumları - IRC ve mIRC Kullanıcılarının Buluşma Noktası
  Mobil Sohbet, Sohbet ve Sohbet Odaları




Yeni Konu aç Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 25 Aralık 2019, 12:57   #1
Çevrimdışı
Kibir Nedir





Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.


Kibir, kendini başkalarından üstün görmektir. Başkalarını beğenmeme ve kendini diğerlerinin üstünde görme davranışıdır. Bir davranış olarak dışarıya yansımayabilir. İnsan kendi içinde gizli bir büyüklenme hissine sahip olabilir. Bu his zaten genellikle gizliden gizliye yürütülür. İnsan kibrini genellikle ilan etmez. Hepimizin içinde bir şekilde büyüklük güdüsü vardır. Bunun farkına varmak epey zordur. Az ya da çok, büyüklük iddiasındayız. Bu iddianın kibir olması ölçüsüne bağlıdır. Büyüklük iddiasının aşırı olanı toplum tarafından günah, yani suç sayılmıştır. Davranış olarak dışarıya yansıyanı da toplum tarafından cezalandırılır. Hayata karşı büyüklenmesek ne insan olabilirdik ne de yetişkin bireyler. Doğanın koşullarına meydan okuyup en zor koşullara bile uyum sağladık. Hep aynı örneği veriyorum, ama evren olmak bile bir büyüklenmeydi. Küçük bir noktadan büyüğüne genişlemek ve insan denilen uzantıda büyüklenmenin doruklarına ulaşmak. Bebeklikten başlayarak büyüklük iddiamızı görmek mümkündür. Hep büyükleri taklit ederiz ve yetişkin olana kadar en büyük olma hevesindeyizdir. Büyük olmak genel bir varlık temayülüdür. Sonuçta yerçekimi diye bir şey var. Varlık büyümek istiyor. Her madde bir çekim alanına sahip ve içinde bulunduğu bütüne büyükleniyor.

Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.
Bununla birlikte hiçbir şeyin gerçekten büyük olamayacağını gözden kaçırıyoruz. Büyük dediğimiz şey bizim kabullerimizin ötesine geçememektedir. Politikacılar sürekli büyüklenmektedir. Büyük Türkiye’nin mimarı olmakla övünmektedir. Ancak büyüklük de diğer her şey gibi görelidir. Cumhuriyet kurulduğundan beri hiç büyümemiştir. Sayılar değişebilir, istatistikler büyüyebilir, ancak büyüklük referansa bağlıdır. Nitekim Türkiye diğer ülkelere göre büyümemektedir. Tüm dünyada sayılar büyümektedir. Bizimkiler de sayıların büyüklüğü ile övünmektedir. Kendi içimizde büyüklük ile övünemeyiz. Büyüklük her zaman dışarıya göredir. Dünya büyüktür, birey olarak küçük bir kısmını tecrübe ederiz, ancak bu gezegen Güneş Sistemi’nde bir toz tanesi bile değildir. Dünyadan binlerce kat büyük olan gök cisimleri de evrenin atom altı düzeyi denebilecek küçüklüktedir.

Büyüklenme doğaldır, ancak aşırı olanı, yani temelsiz büyüklenme hoş görülmez. Kibrin ilanı ise ayıptır. Kibri ahlaksız kılan da ilan edilmesidir. Büyük olduğunu söylemek edepsizliktir. Gizli gizli büyükleneceksin ki tadı çıksın. İnsanlar binlerce yıldır böyle yapıyor. Doğal hayattan sıyrılmak tamamen bu sayede oldu. Aslan, fil, mamut bile avladık ama hayvanların karşısına çıkıp gösteriş yaparak değil hep birlikte büyüklüğün asıl kaynağını oluşturarak, toplum sayesinde yaptık. Yani birlikte büyük olduk. Devlet haline gelince de büyüklüğün kurumsal şeklini gördük. Kurumsal yapılanmadan sonra büyüklüğü ile övünen toplumların da bir şekilde yok olduğu malumdur. Aslında tarihteki tüm devletler bir şekilde yok olmuştur. Bizim bakacağımız şey yok olma aşamasıdır. Osmanlı’nın son dönemine bakalım. Son yüzyılda batının bir sömürgesi olmasına rağmen büyüklük iddiasını sürdürmüş ve gösterişe kaçmıştır. Almanya mütevazı Frederick ile büyürken bizimkiler borç para ile gösterişli saray yaptırıp “hala büyüğüm” demeye çalışmıştır. Maalesef büyüklük ilanen olmuyor.

Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.
Türkçede kibrin birçok adı var. Büyüklük taslama, şişinme, kendini beğenme, büyüklenme, azamet, tafra ve izzetinefis bunlardan bazılarıdır. Doğal bir davranış olduğu için dilde yer alması olağandır. Hayatta yer almasından da korkmamalıyız. Her canlı bir işlemin parçasıdır. Kendi ölçüsünü tespit etmek ihtiyacındadır. Toplumsal rolümüzü ölçüp biçerken kibirli olduğumuz söylenemez. Benlik tasarımı deneme yanılma ile sınanır. Ancak başkasına gösteriş yapmak ve gerçek dışı davranmak kibir suçunu oluşturur. Kibirli olanla olmayanın ayrımı topluma yönelik davranışlarımızda gizlidir. Bir şeyi kötü yapan başkalarının ona bakışıdır. Toplumun diğer parçalarını gücendirecek hareketler kötülüktür.

Kibir ile eziklik arasındaki alana da dikkat çekmek gerekiyor. Çok büyüklenirseniz ahlaksız olursunuz. İnsandan büyük şeyler var, bunlardan ilki de toplumdur. Toplum küçük bir parçası olduğunuzu size hatırlatır. Bununla birlikte çok altta kalırsanız da ezik oluyorsunuz. Bu da aşağılanma getirir ve toplum bunu da hoş görmez. İkisinin arasında bir yerde dengeyi tutturmanız beklenir. Kimse çevresinde ezik insanlar görmek istemez. Bu, aynen büyüklenme gibi, birer doğal parçası olduğumuz bütünü aksatır. Herkesin yerinde olması iş bölümünden beklenen bir karşılıktır.
Tevazuyu eziklik ile karıştırmayalım. Tevazu, yani alçak gönüllülük tam da olması gereken “davranıştır.” Kendinizi istediğiniz kadar büyük görebilirsiniz, ancak bunu davranışa dökmek kabul edilemez. Herkes hayal kurar ve dünyanın hakimi olduğunu bile tasarlar. Hayallere engel olamayız. Önemli olan bunu hayata zorlamamak, diğerlerini gücendirmemek. Biz toplumsal canlılarız. Kibir davranışını kaldıramayız. Tam tersi olan tevazu ise sevap, yani doğrudur. Ne kadar büyük olsak ve büyük olmayı hayal etsek de toplum herkes için alçak gönüllü olmamızı bekler.

Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.


Kibir, kendini başkalarından üstün görmektir. Başkalarını beğenmeme ve kendini diğerlerinin üstünde görme davranışıdır. Bir davranış olarak dışarıya yansımayabilir. İnsan kendi içinde gizli bir büyüklenme hissine sahip olabilir. Bu his zaten genellikle gizliden gizliye yürütülür. İnsan kibrini genellikle ilan etmez. Hepimizin içinde bir şekilde büyüklük güdüsü vardır. Bunun farkına varmak epey zordur. Az ya da çok, büyüklük iddiasındayız. Bu iddianın kibir olması ölçüsüne bağlıdır. Büyüklük iddiasının aşırı olanı toplum tarafından günah, yani suç sayılmıştır. Davranış olarak dışarıya yansıyanı da toplum tarafından cezalandırılır. Hayata karşı büyüklenmesek ne insan olabilirdik ne de yetişkin bireyler. Doğanın koşullarına meydan okuyup en zor koşullara bile uyum sağladık. Hep aynı örneği veriyorum, ama evren olmak bile bir büyüklenmeydi. Küçük bir noktadan büyüğüne genişlemek ve insan denilen uzantıda büyüklenmenin doruklarına ulaşmak. Bebeklikten başlayarak büyüklük iddiamızı görmek mümkündür. Hep büyükleri taklit ederiz ve yetişkin olana kadar en büyük olma hevesindeyizdir. Büyük olmak genel bir varlık temayülüdür. Sonuçta yerçekimi diye bir şey var. Varlık büyümek istiyor. Her madde bir çekim alanına sahip ve içinde bulunduğu bütüne büyükleniyor.

Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.
Bununla birlikte hiçbir şeyin gerçekten büyük olamayacağını gözden kaçırıyoruz. Büyük dediğimiz şey bizim kabullerimizin ötesine geçememektedir. Politikacılar sürekli büyüklenmektedir. Büyük Türkiye’nin mimarı olmakla övünmektedir. Ancak büyüklük de diğer her şey gibi görelidir. Cumhuriyet kurulduğundan beri hiç büyümemiştir. Sayılar değişebilir, istatistikler büyüyebilir, ancak büyüklük referansa bağlıdır. Nitekim Türkiye diğer ülkelere göre büyümemektedir. Tüm dünyada sayılar büyümektedir. Bizimkiler de sayıların büyüklüğü ile övünmektedir. Kendi içimizde büyüklük ile övünemeyiz. Büyüklük her zaman dışarıya göredir. Dünya büyüktür, birey olarak küçük bir kısmını tecrübe ederiz, ancak bu gezegen Güneş Sistemi’nde bir toz tanesi bile değildir. Dünyadan binlerce kat büyük olan gök cisimleri de evrenin atom altı düzeyi denebilecek küçüklüktedir.

Büyüklenme doğaldır, ancak aşırı olanı, yani temelsiz büyüklenme hoş görülmez. Kibrin ilanı ise ayıptır. Kibri ahlaksız kılan da ilan edilmesidir. Büyük olduğunu söylemek edepsizliktir. Gizli gizli büyükleneceksin ki tadı çıksın. İnsanlar binlerce yıldır böyle yapıyor. Doğal hayattan sıyrılmak tamamen bu sayede oldu. Aslan, fil, mamut bile avladık ama hayvanların karşısına çıkıp gösteriş yaparak değil hep birlikte büyüklüğün asıl kaynağını oluşturarak, toplum sayesinde yaptık. Yani birlikte büyük olduk. Devlet haline gelince de büyüklüğün kurumsal şeklini gördük. Kurumsal yapılanmadan sonra büyüklüğü ile övünen toplumların da bir şekilde yok olduğu malumdur. Aslında tarihteki tüm devletler bir şekilde yok olmuştur. Bizim bakacağımız şey yok olma aşamasıdır. Osmanlı’nın son dönemine bakalım. Son yüzyılda batının bir sömürgesi olmasına rağmen büyüklük iddiasını sürdürmüş ve gösterişe kaçmıştır. Almanya mütevazı Frederick ile büyürken bizimkiler borç para ile gösterişli saray yaptırıp “hala büyüğüm” demeye çalışmıştır. Maalesef büyüklük ilanen olmuyor.

Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.
Türkçede kibrin birçok adı var. Büyüklük taslama, şişinme, kendini beğenme, büyüklenme, azamet, tafra ve izzetinefis bunlardan bazılarıdır. Doğal bir davranış olduğu için dilde yer alması olağandır. Hayatta yer almasından da korkmamalıyız. Her canlı bir işlemin parçasıdır. Kendi ölçüsünü tespit etmek ihtiyacındadır. Toplumsal rolümüzü ölçüp biçerken kibirli olduğumuz söylenemez. Benlik tasarımı deneme yanılma ile sınanır. Ancak başkasına gösteriş yapmak ve gerçek dışı davranmak kibir suçunu oluşturur. Kibirli olanla olmayanın ayrımı topluma yönelik davranışlarımızda gizlidir. Bir şeyi kötü yapan başkalarının ona bakışıdır. Toplumun diğer parçalarını gücendirecek hareketler kötülüktür.

Kibir ile eziklik arasındaki alana da dikkat çekmek gerekiyor. Çok büyüklenirseniz ahlaksız olursunuz. İnsandan büyük şeyler var, bunlardan ilki de toplumdur. Toplum küçük bir parçası olduğunuzu size hatırlatır. Bununla birlikte çok altta kalırsanız da ezik oluyorsunuz. Bu da aşağılanma getirir ve toplum bunu da hoş görmez. İkisinin arasında bir yerde dengeyi tutturmanız beklenir. Kimse çevresinde ezik insanlar görmek istemez. Bu, aynen büyüklenme gibi, birer doğal parçası olduğumuz bütünü aksatır. Herkesin yerinde olması iş bölümünden beklenen bir karşılıktır.
Tevazuyu eziklik ile karıştırmayalım. Tevazu, yani alçak gönüllülük tam da olması gereken “davranıştır.” Kendinizi istediğiniz kadar büyük görebilirsiniz, ancak bunu davranışa dökmek kabul edilemez. Herkes hayal kurar ve dünyanın hakimi olduğunu bile tasarlar. Hayallere engel olamayız. Önemli olan bunu hayata zorlamamak, diğerlerini gücendirmemek. Biz toplumsal canlılarız. Kibir davranışını kaldıramayız. Tam tersi olan tevazu ise sevap, yani doğrudur. Ne kadar büyük olsak ve büyük olmayı hayal etsek de toplum herkes için alçak gönüllü olmamızı bekler.
__________________
Eğer "dokuz" CanLı oLsaydın biLe En fazLa "sekiz" kez kaçabiLirdin öLümden..
BiLki "
yedi" düveLe suLtan oLsan dahi Yerin "aLtı" mekan oLacak sana
En fazLa "beş" metre kumaş götürebileceksin Kapatacaksın "dört" açsanda gözünü..
Bu dünya "
üç" günLük dünya , AzraiLin yanında "iki" kat oLup yaLvarsanda nafiLe
ELbet "
bir" gün öLeceksin İşte o gün herşey "sıfır"dan başLayacak..!
  Alıntı ile Cevapla

IRCForumlari.NET Reklamlar
radyo44.com.tr
Alt 07 Şubat 2020, 22:11   #2
Çevrimiçi
Cevap: Kibir Nedir




Çok iyi bir şey değildir .d

__________________
Ez Ji Te Hez Dıkım Delalamın

Seni Seviyorum Delalamın
  Alıntı ile Cevapla

Cevapla

Etiketler
kibir

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
KİBR (Kibir) PySSyCaT Dini Sözlük 0 12 Ağustos 2018 16:32
Kibir Lcia Kıssadan Hisse 0 09 Mart 2015 17:34
Ego ve Kibir Bab Tartışma & Meydan 4 28 Ocak 2013 23:15
Kibir Kalemzede Felsefe Dersleri 0 30 Mayıs 2012 16:34
Kibir ve Gurur Kalemzede İslami Makaleler 0 07 Ağustos 2011 01:15