IRCForumları - IRC ve mIRC Kullanıcılarının Buluşma Noktası




Yeni Konu aç Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 27 Nisan 2010, 10:36   #1
Çevrimdışı
Duvardaki Resim Başka Sen Başka.sahtemiyiz yoksa


sohbet


Aklınıza gelecek her şeyin sahtesinin yapıldığı garip bir dünyada yaşıyoruz. Antibiyotikten aspirine kadar bütün ilaçların sahteleri rahatlıkla yapılıp satılıyor yıllardır. Peynirinden sucuğuna, pekmezinden şekerine kadar aklınıza gelecek her şeyin sahtesi, uydurması var.Oturduğumuz evin sağlam olup olmadığından, çocuğumuza içirdiğimiz sütün gerçek olup olmadığına kadar her şeyden kuşku duyuyoruz artık.
Sahte hayatlar izliyoruz televizyonlarda. Politika dünyasında inanmadığı, beğenmediği bir yasaya karşı çıkamayan, inandığı ve arzu ettiği bir yasaya oy veremeyen vekiller, sahte kişilikler, paravan şirketler, yalnızca çalmak üzere kurulmuş dev holdingler, başka türlü görünüp başka türlü yaşayan insanlar... Bu ülkede her şeyin sahtesi var.
sahte bir hayat yaşıyoruz . İlköğretim sıralarında koro halinde hergün “Türküm, doğruyum…” diye ant içirtilip, sigara içme, uyuşturucu kullanma ve fuhuş yaşının istatistiklere göre 14 yaşa kadar inmesi de olayın bir başka boyutu.
Sanki gerçeğin giderek silindiği onun yerini sanal bir görüntünün aldığı hayat tarzı kapımıza dayanmış durumda.
Bakışlar sahte
Sevgiler sahte
İlgiler sahte
Övgüler sahte
Bir insan, tavır ve davranışlarıyla, kalbî ve ruhî hayatının önünde bir görüntü ortaya koymamalıdır. Diğer bir söyleyişle ‘olduğu gibi görünmeli’ sahte bir davranışın rolünü üstlenme-melidir.
Müslüman olmadığı halde müslüman gibi görünmek, Allah’a kul olmadığı halde Allah’a kulmuş gibi davranmak Allah’a bile olduğun gibi görünmemek ne kötü değil mi?
Bir kişiden söz edilirken bireyin dürüstlüğünden, çekin-genliğinden, kavgacılığından, tutu-culuğu veya benzeri özelliklerinden bahsedilir. Bu arada siz kendinizi nasıl tanımlıyorsunuz. Bu değer-lendirmeyi yaparken nefsimize karşı avukat gibi değil, savcı gibi dav-ranmamız gerektiğini unutmamak gerekir.
Gerçekten Kur’an ve sünnet kriterlerine uy-gun bir mü’min miyiz, yoksa ülkenin her ala-nında gördüğümüz sahtelikler, sahtekârlıklar, sahte kimlik ve kişilikler içerisinde bizde mi yer alıyoruz, diğer ifadeyle biz de müslümanın sahtesini mi oluşturuyoruz?
Peki, imânî anlamda "Göründüğümüz Gibi Olmak" ne anlama gelir?
"Mü’minlerden öyle erkek -adamlar vardır ki- Allah ile yaptıkları ahde sadakat gösterdiler; böylece onlardan kimi adağını gerçekleştirdi, kimi beklemektedir. Onlar hiçbir değiştirme ile (sözlerini) değiştirmediler" buyurularak müslümanca tavrın asla savsaklanmaması vurgulanmaktadır.
Kendimize olduğumuzdan farklı bir dış görün-tü vermeye çalışıyorsak; bu, ya daha iyi, daha güzel, daha sıcak, daha şık, daha kültürlü, daha çağdaş, daha etkileyici görünmek ihtiyacı ya da beğenilme içgüdümüzün dikte ettirdiği bir doğal ihtiyacı yüzündendir.
Zihinsel, sosyal ve ekonomik düzeyini oldu-ğundan yüksek göstermeye çalışmak, ikiyüzlü-lükler kalın birer maske değil de nedir?
Böylesi maskeler takarak dışa yansıttığımız sahte görü-nümü benimser ve o yapay görüntü gibi olursak iyi mi etmiş oluruz acaba?
Bu durumda, doğal yapımızı zorladığımız ve iç dünyamızda bir çift kişilik geliştirdiğimiz için kendimize büyük haksızlık etmiş ve özsaygımızı kaybetmiş oluruz.
Orijinal olmaya çalışmalıyız.
Orijinal olmak demek; doğuştan gelen ruhsal yeteneklerimizi bulup çıkarmak, işlemek, geliştirmek ve miza-cımızı maskeler yüzünden baskı altında tutmadan ruhsal dünyamızla iç içe bir ilişki içinde düşün-memiz, sezmemiz ve hareket etmemiz demektir.
Esas orijinallik; maskesiz, taklit etmeden, sağduyuyu ve ilhamları iyi tercüme ederek, daha önce söylenmemiş sözü,çizilmemiş resmi, bes-telenmemiş müziği, oynanma-mış oyunu, yapılmamış heykeli, denenmemiş mimariyi, kurul-mamış kurguyu üretmektir.
Dolandırıcılığın bu kadar yaygınlaştığı, bu kadar sıradan hale geldiği, hatta yapanların kendilerini çeşitli mazeretlerle acaba ülkenin gerçekten büyük çoğunluğu sahte bir hayat mı yaşıyor yoksa bu duruma tepki bile göstermeyecek kadar hayattan vaz mı geçti bilemiyorum.
(Hakiki tereyağı alın, hilelisini, karışık olanını almayın) demek tereyağına hakaret olur mu?
Bilakis tereyağının önemi bildirilmiş olur.
Bir şarkı sözünde "Duvardaki resim başka sen başka."şeklinde ifade edildiği gibi, iman başka amel başka, namaz başka ticaret başka, sakal başka banka hesabı başka, seçimlerden önce başka seçimden sonra başka, Ramazan ayında başka Ramazandan sonra başka… Umrede, hacda başka, oradan dönünce bambaşka. Yoksa olduğumuz gibi mi görünmüyoruz da görünmek istediğimiz şekilde mi görünüyoruz cevabını kendi kendimize dürüst davranarak cevaplayalım. Duvardaki resim başka sen başka mısın yoksa resimle sen aynı kişi misin kararını kendin ver..
Aklınıza gelecek her şeyin sahtesinin yapıldığı garip bir dünyada yaşıyoruz. Antibiyotikten aspirine kadar bütün ilaçların sahteleri rahatlıkla yapılıp satılıyor yıllardır. Peynirinden sucuğuna, pekmezinden şekerine kadar aklınıza gelecek her şeyin sahtesi, uydurması var.Oturduğumuz evin sağlam olup olmadığından, çocuğumuza içirdiğimiz sütün gerçek olup olmadığına kadar her şeyden kuşku duyuyoruz artık.
Sahte hayatlar izliyoruz televizyonlarda. Politika dünyasında inanmadığı, beğenmediği bir yasaya karşı çıkamayan, inandığı ve arzu ettiği bir yasaya oy veremeyen vekiller, sahte kişilikler, paravan şirketler, yalnızca çalmak üzere kurulmuş dev holdingler, başka türlü görünüp başka türlü yaşayan insanlar... Bu ülkede her şeyin sahtesi var.
sahte bir hayat yaşıyoruz . İlköğretim sıralarında koro halinde hergün “Türküm, doğruyum…” diye ant içirtilip, sigara içme, uyuşturucu kullanma ve fuhuş yaşının istatistiklere göre 14 yaşa kadar inmesi de olayın bir başka boyutu.
Sanki gerçeğin giderek silindiği onun yerini sanal bir görüntünün aldığı hayat tarzı kapımıza dayanmış durumda.
Bakışlar sahte
Sevgiler sahte
İlgiler sahte
Övgüler sahte
Bir insan, tavır ve davranışlarıyla, kalbî ve ruhî hayatının önünde bir görüntü ortaya koymamalıdır. Diğer bir söyleyişle ‘olduğu gibi görünmeli’ sahte bir davranışın rolünü üstlenme-melidir.
Müslüman olmadığı halde müslüman gibi görünmek, Allah’a kul olmadığı halde Allah’a kulmuş gibi davranmak Allah’a bile olduğun gibi görünmemek ne kötü değil mi?
Bir kişiden söz edilirken bireyin dürüstlüğünden, çekin-genliğinden, kavgacılığından, tutu-culuğu veya benzeri özelliklerinden bahsedilir. Bu arada siz kendinizi nasıl tanımlıyorsunuz. Bu değer-lendirmeyi yaparken nefsimize karşı avukat gibi değil, savcı gibi dav-ranmamız gerektiğini unutmamak gerekir.
Gerçekten Kur’an ve sünnet kriterlerine uy-gun bir mü’min miyiz, yoksa ülkenin her ala-nında gördüğümüz sahtelikler, sahtekârlıklar, sahte kimlik ve kişilikler içerisinde bizde mi yer alıyoruz, diğer ifadeyle biz de müslümanın sahtesini mi oluşturuyoruz?
Peki, imânî anlamda "Göründüğümüz Gibi Olmak" ne anlama gelir?
"Mü’minlerden öyle erkek -adamlar vardır ki- Allah ile yaptıkları ahde sadakat gösterdiler; böylece onlardan kimi adağını gerçekleştirdi, kimi beklemektedir. Onlar hiçbir değiştirme ile (sözlerini) değiştirmediler" buyurularak müslümanca tavrın asla savsaklanmaması vurgulanmaktadır.
Kendimize olduğumuzdan farklı bir dış görün-tü vermeye çalışıyorsak; bu, ya daha iyi, daha güzel, daha sıcak, daha şık, daha kültürlü, daha çağdaş, daha etkileyici görünmek ihtiyacı ya da beğenilme içgüdümüzün dikte ettirdiği bir doğal ihtiyacı yüzündendir.
Zihinsel, sosyal ve ekonomik düzeyini oldu-ğundan yüksek göstermeye çalışmak, ikiyüzlü-lükler kalın birer maske değil de nedir?
Böylesi maskeler takarak dışa yansıttığımız sahte görü-nümü benimser ve o yapay görüntü gibi olursak iyi mi etmiş oluruz acaba?
Bu durumda, doğal yapımızı zorladığımız ve iç dünyamızda bir çift kişilik geliştirdiğimiz için kendimize büyük haksızlık etmiş ve özsaygımızı kaybetmiş oluruz.
Orijinal olmaya çalışmalıyız.
Orijinal olmak demek; doğuştan gelen ruhsal yeteneklerimizi bulup çıkarmak, işlemek, geliştirmek ve miza-cımızı maskeler yüzünden baskı altında tutmadan ruhsal dünyamızla iç içe bir ilişki içinde düşün-memiz, sezmemiz ve hareket etmemiz demektir.
Esas orijinallik; maskesiz, taklit etmeden, sağduyuyu ve ilhamları iyi tercüme ederek, daha önce söylenmemiş sözü,çizilmemiş resmi, bes-telenmemiş müziği, oynanma-mış oyunu, yapılmamış heykeli, denenmemiş mimariyi, kurul-mamış kurguyu üretmektir.
Dolandırıcılığın bu kadar yaygınlaştığı, bu kadar sıradan hale geldiği, hatta yapanların kendilerini çeşitli mazeretlerle acaba ülkenin gerçekten büyük çoğunluğu sahte bir hayat mı yaşıyor yoksa bu duruma tepki bile göstermeyecek kadar hayattan vaz mı geçti bilemiyorum.
(Hakiki tereyağı alın, hilelisini, karışık olanını almayın) demek tereyağına hakaret olur mu?
Bilakis tereyağının önemi bildirilmiş olur.
Bir şarkı sözünde "Duvardaki resim başka sen başka."şeklinde ifade edildiği gibi, iman başka amel başka, namaz başka ticaret başka, sakal başka banka hesabı başka, seçimlerden önce başka seçimden sonra başka, Ramazan ayında başka Ramazandan sonra başka… Umrede, hacda başka, oradan dönünce bambaşka. Yoksa olduğumuz gibi mi görünmüyoruz da görünmek istediğimiz şekilde mi görünüyoruz cevabını kendi kendimize dürüst davranarak cevaplayalım. Duvardaki resim başka sen başka mısın yoksa resimle sen aynı kişi misin kararını kendin ver..
  Alıntı ile Cevapla

IRCForumlari.NET Reklamlar
radyo44.com.tr
Cevapla

Etiketler
başka, başkasahtemiyiz, resim, sen, yoksa

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
resim yüklenmemişse başka resim yüklemek onerror() hAte HTML/CSS/JavaScript 0 16 Ekim 2014 15:18
Lady Gaga: “Yatak başka, sahne başka..” Kalemzede Magazin Haberleri 5 07 Eylül 2011 17:38