IRC ve mIRC Kullanıcılarının Buluşma Noktası
  Mobil Sohbet, Sohbet ve Sohbet Odaları




Yeni Konu aç Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 28 Ekim 2008, 13:16   #1
Kralice
Guest
Kralice - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Mustafa Filminin Gösterimi Yapıldı





Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.

Yönetmenliğini Can Dündar'ın üstlendiği, Atatürk'ün askeri, siyasal ve insani yönlerini anlatan ''Mustafa'' filminin gösterimi, Dolmabahçe Sarayı'nın bahçesinde kurulan 2 çadırda yapıldı.

Filmin gösterimi öncesinde konuşan Can Dündar, Atatürk'ün 10. Yıl Nutku'nda çok ilgilerini çeken 2 cümle olduğunu belirterek, bu cümlelerin ''Bu söylediklerimin gerçek olduğu gün senden ve beşeriyetten dileğim şudur; Beni hatırlayınız'' olduğunu söyledi.

Sonradan o satırların üzerinin 10. Yıl Nutku'nda çizili olduğunu gördüklerini belirten Dündar, ''Ve anılarından öğrendik ki yakınındakiler 'böyle bir ifadenin bir veda mesajı olarak algılanacağını' söylemişler. Yıl 1933 ve 'o mesajın kötü bir izlenim bırakacağını' söyleyerek kendisini vazgeçirmişler. Bunun üzerine o iki ifadenin üzerini çizmiş. Fakat diğer mektuplarındaki talepleriyle birleştirilince bizim için çok anlamlı göründü. Ölümünün 70. yılını anarken bu filmle, 'Beni hatırlayınız' direktifini, vasiyetini yerine getirmeye çalıştık. Bu film o yönde atılmış bir adımdır. Küçük de olsa 'beni hatırlayınız' vasiyetine bir karşılıktır. Umarım beğenirsiniz'' diye konuştu.

Dündar, filmin gösterimi için bu mekanı kendilerine açan ve ''Belge ve Fotoğraflarla Atatürk ve Milli Saraylar Sergisi'' ile beraber filmin burada gösterimine katkıda bulunan Dolmabahçe Sarayı yetkililerine ve TBMM Başkanı Köksal Toptan'a teşekkür etti.

Filmi 2 yapımcı ortakla yaptığını ve bunlardan birinin NTV olduğunu belirten Dündar, NTV'ye, filmin hazırlanması için kendisiyle beraber emek harcayan film ekibine, projeye destek sağlayan Sabancı Grubu ve eşine de teşekkür ettiğini söyledi.

-GÜLER SABANCI-

Filmin sponsorluğunu üstlenen Sabancı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Güler Sabancı da Can Dündar'ın bir gün kendisini ziyarete geldiğini ve henüz tamamlanmış olan ''Mustafa'' belgeselini ne denli titizlik ve özveriyle hazırladıklarını anlattığını kaydetti.

Kendisinin Dündar'ın heyecanından ve belgeselin isminin ''Mustafa'' olmasından çok etkilendiğini anlatan Sabancı, ''Bir kişi olarak, bir insan olarak Mustafa, bu iki faktör beni çok etkiledi. Biz de bu projeye katkıda bulunma şansını elde ettik. Merhum Sakıp Sabancı, yaşarken gerek yurtiçinde gerek de yurtdışında yapımcı ve yönetmenlere Mustafa Kemal Atatürk filmi yaptırmak için çok uğraştı. Bizim katkımıza onun o hayali de ayrıca destek oldu. Türkiye'de bu boyutta bir ilk olan belgeselin yurdumuz gençliğine Cumhuriyet Bayramı hatırası olmasını diliyorum'' diye konuştu.

Konuşmaların ardından Can Dündar'ın senaryosunu yazıp yönettiği ve müziklerini Goran Bregoviç'in bestelediği ''Mustafa'' filminin gösterimi yapıldı. Filmi izlemeye gelen konuklar arasında yer alan Genelkurmay eski başkanı emekli orgeneral Yaşar Büyükanıt, gazetecilerin filme ilişkin soruları üzerine, ''Ata'yı çocukluğundan başlayarak anlatan bir film. Ben de detaylarını bilmiyorum'' karşılığını verdi. Filmin çok ilgi çekici olduğu ifade eden Büyükanıt, merakla izleyeceğini söyledi.

Büyükanıt, bir gazetecinin, ''televizyonlardaki görüntülerde, sivil hayata alıştığının görüldüğünü'' söylemesi üzerine de, ''Tabii alıştım niye alışmayayım?'' yanıtını verdi.

''Sivil hayatta neler yaptığına'' ilişkin bir soru üzerine de Büyükanıt, daha çok kültürel ve sanatsal faaliyetlere katıldığını, tiyatroya gittiğini, spor yaptığını, bol bol kitap okuduğunu belirterek, daha önce bir kısmını yapamadığı etkinlikleri şimdi yapma olanağı bulduğu için mutlu olduğunu bildirdi.

-FİLMLE İLGİLİ YORUMLAR-

Yaşar Büyükanıt, 2 saat süren filmin ardından basın mensuplarına yaptığı değerlendirmede de Atatürk'ü, belgeselin sınırları içinde bütünüyle anlatabilmenin mümkün olmadığını belirterek, ''Ama eldeki imkanlarla iyi bir arşiv çalışması yapılmış. Değerli bir çalışma olarak görüyorum'' dedi.

Atatürk'ün manevi kızı Ülkü Adatepe de filmin başının çok güzel olduğunu, ancak özellikle ikinci yarıda kimi yerleri beğenmediğini söyledi.

Adatepe, ''Atatürk, çok fazla boş, hiçbir şey yapmıyor, çok üzgün olarak anlatılmış. Atatürk çok üzgün değildi. O çok mutluydu. İnkılaplarını yapıyordu, yazılar yazıyordu, kitaplar okuyordu'' diye konuştu.

Can Dündar'ın, filmi hazırlarken kendilerine danışmadığını ifade eden Adatepe, ancak kendisine kırgın olmadığını, çekimlerin çok güzel olduğunu kaydetti.

ÖDP Genel Başkanı İstanbul Milletvekili Ufuk Uras ise devrim tarihi dersi verdiğini hatırlatarak, bu denli görsel ayrıntının çok ilginç olduğunu anlattı. Uras, ''Geçmişi olmayanın geleceği olmuyor. Hakikaten çok önemli dersler içeriyor. Emeği geçenleri bir kere daha kutluyorum'' dedi.

Gazeteci-Yazar Güneri Civaoğlu da, ''Can'ın yapacağı birşeyin zaten çok güzel olacağı'' önyargısıyla filmi izlediğini belirterek, ''Bir belgesel göreceğim diye geldim. Belgeseli çok aşan, içine ruh katılan, Can'ın buna içindeki sıcaklığı, şiiri verdiğini gördüm. Müzik, kurgu, çalışma çok güzel. Ben bunun uluslararası yarışmalara gönderilmesi gerektiğini düşünüyorum'' diye konuştu.

Civaoğlu, Ülkü Adatepe'nin eleştirileriyle ilgili olarak da her insanın mutsuz olduğu zamanlar olduğunu ve belgeselin belgelere dayanarak hazırlandığını söyledi.

Sanatçı Gülben Ergen ise olağanüstü etkileyici bir film izlediğini belirterek, ''İsterim ki herhangi bir belgesel gibi 1-2 ay gibi kısıtlı bir sürede oynamasın. 1-2 yıl hiç vizyondan inmese bu belgesel. Bütün Türkiye izlese. Eğer bir şekilde bizi üzen bir rakam olursa, bu çok korkutucu şeylerin sinyali demektir. Çok büyük gişesi olmalı. 10-20 milyon gişeli olmalı'' dedi.

Filmde Atatürk'ün, bugüne dek kendilerine anlatılan temel bilgilere sadık kalınarak çok daha sıcak, gerçekçi ve etkileyici bir biçimde anlatıldığını ifade eden Ergen, ''Bence zamanlaması çok doğru bir belgesel. Bunun altında yatan tüm gerçekleri biz biliyoruz. O yüzden de çok izlenmesi gerektiğini söylüyorum'' diye konuştu.

-''FİLM ATATÜRK'ÜN ANLATIMLARINA, NOTLARINA DAYANIYOR''-

Can Dündar da ekip olarak, ''farklı bir Atatürk yorumu ortaya koyabilir miyiz'' diye uğraştıklarını belirterek, ''Bundan sonra benim birşey söylemem doğru olmaz. Seyirci söyleyecek doğru olanı, nasıl bulduğunu, nelerin eksik kaldığını. Biz de farkındayız çok eksiğimiz var. Ama dediğim gibi bu kendi içinde bütünlüğü olan bir başka Atatürk'ü anlatma çabasıydı. Onu ne kadar gerçekleştirebildiğimizin takdiri seyircinin'' dedi.

Dündar, gazetecilerin eleştirileri hatırlatması üzerine, şunları kaydetti:

''Biz büyük oranda Atatürk'ün kendi anlatımlarına, kendi tuttuğu notlara, onunla ilgili anlatılan anılara dayanarak hazırladık bu belgeseli. Dolayısıyla pek azı benim yorumum, çoğu kendi anlattığı şeyler. Elbette başkaları başka fikirde olabilir ve onların da film yapıp bunun aksini söyleme hakları var. Bu da bizim Atatürk'ümüz. Burada şaşırtıcı olan, film çıkmadan eleştirilerin çıkmış olmasıydı. Böyle olması çok doğal. Buna hazırız. Sonuçta belgeselini yaptığımız insan Atatürk. 2 saatlik bir filme böyle bir hayat hikayesini ve böyle bir lideri sığdırmak zaten son derece güç. Dediğim gibi bunu bir adım varsayalım ve daha iyisini yapmak için hep birlikte seferber olalım.''

Dündar, filmin özünün röportajlara dayalı olmadığını, tamamıyla yazılı belgelere dayalı bir film yapmaya çalıştıklarını belirterek, tanıklıklara dayalı bir film yapması durumunda Ülkü Adatepe'nin de kapısını çalacağını dile getirdi.

Atatürk'ü seslendiren tiyatro sanatçısı Yetkin Dikinciler de filmin kendisini en mutlu eden tarafının, Atatürk'ün dokunulmaz tarafından öte ''Mustafa'' olarak çocukluktan başlayan insan haliyle beyazperdeye aktarılması olduğunu anlattı.

Dündar'ın, Atatürk'ün ''özgürlük ve bağımsızlık benim karakterimdir'' düsturunun devamı olarak, özgür ve bağımsızca kendi birikim ve estetik anlayışıyla filmi hazırladığını ve şu anda bulunulan mekanın da çok duygusal bir mekan olduğunu belirten Dikinciler, ''Burası onun son nefesini verdiği yer. Hepimizin aldığı nefesler onun sayesinde. Aynı duygusallık içindeyim'' diye konuştu.

Bu arada film gösterimini izleyeceği bildirilen TBMM Başkanı Köksal Toptan, ''Belge ve Fotoğraflarla Atatürk ve Milli Saraylar Sergisi''nin açılışının ardından, filmi izlemeden Dolmabahçe Sarayı'ndan ayrıldı.


timeturk...

Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.

Yönetmenliğini Can Dündar'ın üstlendiği, Atatürk'ün askeri, siyasal ve insani yönlerini anlatan ''Mustafa'' filminin gösterimi, Dolmabahçe Sarayı'nın bahçesinde kurulan 2 çadırda yapıldı.

Filmin gösterimi öncesinde konuşan Can Dündar, Atatürk'ün 10. Yıl Nutku'nda çok ilgilerini çeken 2 cümle olduğunu belirterek, bu cümlelerin ''Bu söylediklerimin gerçek olduğu gün senden ve beşeriyetten dileğim şudur; Beni hatırlayınız'' olduğunu söyledi.

Sonradan o satırların üzerinin 10. Yıl Nutku'nda çizili olduğunu gördüklerini belirten Dündar, ''Ve anılarından öğrendik ki yakınındakiler 'böyle bir ifadenin bir veda mesajı olarak algılanacağını' söylemişler. Yıl 1933 ve 'o mesajın kötü bir izlenim bırakacağını' söyleyerek kendisini vazgeçirmişler. Bunun üzerine o iki ifadenin üzerini çizmiş. Fakat diğer mektuplarındaki talepleriyle birleştirilince bizim için çok anlamlı göründü. Ölümünün 70. yılını anarken bu filmle, 'Beni hatırlayınız' direktifini, vasiyetini yerine getirmeye çalıştık. Bu film o yönde atılmış bir adımdır. Küçük de olsa 'beni hatırlayınız' vasiyetine bir karşılıktır. Umarım beğenirsiniz'' diye konuştu.

Dündar, filmin gösterimi için bu mekanı kendilerine açan ve ''Belge ve Fotoğraflarla Atatürk ve Milli Saraylar Sergisi'' ile beraber filmin burada gösterimine katkıda bulunan Dolmabahçe Sarayı yetkililerine ve TBMM Başkanı Köksal Toptan'a teşekkür etti.

Filmi 2 yapımcı ortakla yaptığını ve bunlardan birinin NTV olduğunu belirten Dündar, NTV'ye, filmin hazırlanması için kendisiyle beraber emek harcayan film ekibine, projeye destek sağlayan Sabancı Grubu ve eşine de teşekkür ettiğini söyledi.

-GÜLER SABANCI-

Filmin sponsorluğunu üstlenen Sabancı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Güler Sabancı da Can Dündar'ın bir gün kendisini ziyarete geldiğini ve henüz tamamlanmış olan ''Mustafa'' belgeselini ne denli titizlik ve özveriyle hazırladıklarını anlattığını kaydetti.

Kendisinin Dündar'ın heyecanından ve belgeselin isminin ''Mustafa'' olmasından çok etkilendiğini anlatan Sabancı, ''Bir kişi olarak, bir insan olarak Mustafa, bu iki faktör beni çok etkiledi. Biz de bu projeye katkıda bulunma şansını elde ettik. Merhum Sakıp Sabancı, yaşarken gerek yurtiçinde gerek de yurtdışında yapımcı ve yönetmenlere Mustafa Kemal Atatürk filmi yaptırmak için çok uğraştı. Bizim katkımıza onun o hayali de ayrıca destek oldu. Türkiye'de bu boyutta bir ilk olan belgeselin yurdumuz gençliğine Cumhuriyet Bayramı hatırası olmasını diliyorum'' diye konuştu.

Konuşmaların ardından Can Dündar'ın senaryosunu yazıp yönettiği ve müziklerini Goran Bregoviç'in bestelediği ''Mustafa'' filminin gösterimi yapıldı. Filmi izlemeye gelen konuklar arasında yer alan Genelkurmay eski başkanı emekli orgeneral Yaşar Büyükanıt, gazetecilerin filme ilişkin soruları üzerine, ''Ata'yı çocukluğundan başlayarak anlatan bir film. Ben de detaylarını bilmiyorum'' karşılığını verdi. Filmin çok ilgi çekici olduğu ifade eden Büyükanıt, merakla izleyeceğini söyledi.

Büyükanıt, bir gazetecinin, ''televizyonlardaki görüntülerde, sivil hayata alıştığının görüldüğünü'' söylemesi üzerine de, ''Tabii alıştım niye alışmayayım?'' yanıtını verdi.

''Sivil hayatta neler yaptığına'' ilişkin bir soru üzerine de Büyükanıt, daha çok kültürel ve sanatsal faaliyetlere katıldığını, tiyatroya gittiğini, spor yaptığını, bol bol kitap okuduğunu belirterek, daha önce bir kısmını yapamadığı etkinlikleri şimdi yapma olanağı bulduğu için mutlu olduğunu bildirdi.

-FİLMLE İLGİLİ YORUMLAR-

Yaşar Büyükanıt, 2 saat süren filmin ardından basın mensuplarına yaptığı değerlendirmede de Atatürk'ü, belgeselin sınırları içinde bütünüyle anlatabilmenin mümkün olmadığını belirterek, ''Ama eldeki imkanlarla iyi bir arşiv çalışması yapılmış. Değerli bir çalışma olarak görüyorum'' dedi.

Atatürk'ün manevi kızı Ülkü Adatepe de filmin başının çok güzel olduğunu, ancak özellikle ikinci yarıda kimi yerleri beğenmediğini söyledi.

Adatepe, ''Atatürk, çok fazla boş, hiçbir şey yapmıyor, çok üzgün olarak anlatılmış. Atatürk çok üzgün değildi. O çok mutluydu. İnkılaplarını yapıyordu, yazılar yazıyordu, kitaplar okuyordu'' diye konuştu.

Can Dündar'ın, filmi hazırlarken kendilerine danışmadığını ifade eden Adatepe, ancak kendisine kırgın olmadığını, çekimlerin çok güzel olduğunu kaydetti.

ÖDP Genel Başkanı İstanbul Milletvekili Ufuk Uras ise devrim tarihi dersi verdiğini hatırlatarak, bu denli görsel ayrıntının çok ilginç olduğunu anlattı. Uras, ''Geçmişi olmayanın geleceği olmuyor. Hakikaten çok önemli dersler içeriyor. Emeği geçenleri bir kere daha kutluyorum'' dedi.

Gazeteci-Yazar Güneri Civaoğlu da, ''Can'ın yapacağı birşeyin zaten çok güzel olacağı'' önyargısıyla filmi izlediğini belirterek, ''Bir belgesel göreceğim diye geldim. Belgeseli çok aşan, içine ruh katılan, Can'ın buna içindeki sıcaklığı, şiiri verdiğini gördüm. Müzik, kurgu, çalışma çok güzel. Ben bunun uluslararası yarışmalara gönderilmesi gerektiğini düşünüyorum'' diye konuştu.

Civaoğlu, Ülkü Adatepe'nin eleştirileriyle ilgili olarak da her insanın mutsuz olduğu zamanlar olduğunu ve belgeselin belgelere dayanarak hazırlandığını söyledi.

Sanatçı Gülben Ergen ise olağanüstü etkileyici bir film izlediğini belirterek, ''İsterim ki herhangi bir belgesel gibi 1-2 ay gibi kısıtlı bir sürede oynamasın. 1-2 yıl hiç vizyondan inmese bu belgesel. Bütün Türkiye izlese. Eğer bir şekilde bizi üzen bir rakam olursa, bu çok korkutucu şeylerin sinyali demektir. Çok büyük gişesi olmalı. 10-20 milyon gişeli olmalı'' dedi.

Filmde Atatürk'ün, bugüne dek kendilerine anlatılan temel bilgilere sadık kalınarak çok daha sıcak, gerçekçi ve etkileyici bir biçimde anlatıldığını ifade eden Ergen, ''Bence zamanlaması çok doğru bir belgesel. Bunun altında yatan tüm gerçekleri biz biliyoruz. O yüzden de çok izlenmesi gerektiğini söylüyorum'' diye konuştu.

-''FİLM ATATÜRK'ÜN ANLATIMLARINA, NOTLARINA DAYANIYOR''-

Can Dündar da ekip olarak, ''farklı bir Atatürk yorumu ortaya koyabilir miyiz'' diye uğraştıklarını belirterek, ''Bundan sonra benim birşey söylemem doğru olmaz. Seyirci söyleyecek doğru olanı, nasıl bulduğunu, nelerin eksik kaldığını. Biz de farkındayız çok eksiğimiz var. Ama dediğim gibi bu kendi içinde bütünlüğü olan bir başka Atatürk'ü anlatma çabasıydı. Onu ne kadar gerçekleştirebildiğimizin takdiri seyircinin'' dedi.

Dündar, gazetecilerin eleştirileri hatırlatması üzerine, şunları kaydetti:

''Biz büyük oranda Atatürk'ün kendi anlatımlarına, kendi tuttuğu notlara, onunla ilgili anlatılan anılara dayanarak hazırladık bu belgeseli. Dolayısıyla pek azı benim yorumum, çoğu kendi anlattığı şeyler. Elbette başkaları başka fikirde olabilir ve onların da film yapıp bunun aksini söyleme hakları var. Bu da bizim Atatürk'ümüz. Burada şaşırtıcı olan, film çıkmadan eleştirilerin çıkmış olmasıydı. Böyle olması çok doğal. Buna hazırız. Sonuçta belgeselini yaptığımız insan Atatürk. 2 saatlik bir filme böyle bir hayat hikayesini ve böyle bir lideri sığdırmak zaten son derece güç. Dediğim gibi bunu bir adım varsayalım ve daha iyisini yapmak için hep birlikte seferber olalım.''

Dündar, filmin özünün röportajlara dayalı olmadığını, tamamıyla yazılı belgelere dayalı bir film yapmaya çalıştıklarını belirterek, tanıklıklara dayalı bir film yapması durumunda Ülkü Adatepe'nin de kapısını çalacağını dile getirdi.

Atatürk'ü seslendiren tiyatro sanatçısı Yetkin Dikinciler de filmin kendisini en mutlu eden tarafının, Atatürk'ün dokunulmaz tarafından öte ''Mustafa'' olarak çocukluktan başlayan insan haliyle beyazperdeye aktarılması olduğunu anlattı.

Dündar'ın, Atatürk'ün ''özgürlük ve bağımsızlık benim karakterimdir'' düsturunun devamı olarak, özgür ve bağımsızca kendi birikim ve estetik anlayışıyla filmi hazırladığını ve şu anda bulunulan mekanın da çok duygusal bir mekan olduğunu belirten Dikinciler, ''Burası onun son nefesini verdiği yer. Hepimizin aldığı nefesler onun sayesinde. Aynı duygusallık içindeyim'' diye konuştu.

Bu arada film gösterimini izleyeceği bildirilen TBMM Başkanı Köksal Toptan, ''Belge ve Fotoğraflarla Atatürk ve Milli Saraylar Sergisi''nin açılışının ardından, filmi izlemeden Dolmabahçe Sarayı'ndan ayrıldı.


timeturk...
  Alıntı ile Cevapla

IRCForumlari.NET Reklamlar
radyo44.com.tr
Alt 15 Kasım 2008, 13:40   #2
Çevrimdışı
Cevap: Mustafa Filminin Gösterimi Yapıldı




Ulu Önder Atatürk'ü alkolik olarak gösterdiği için çok eleştiri aldı film.

  Alıntı ile Cevapla

Cevapla

Etiketler
filminin, gösterimi, mustafa, yapıldı

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Gambit filminin dünya prömiyeri yapıldı! Kalemzede Haber Arşivi 0 12 Kasım 2012 16:32
"Ateşin Düştüğü Yer" Filminin Galası Bursa'da Yapıldı Thetis Tiyatro 0 06 Mayıs 2012 13:10
"Entelköy-Efeköy'e Karşı" Filminin Tanıtımı Yapıldı System Kültür ve Sanat 0 27 Kasım 2011 02:24
'Veda' filminin galası Haliç Kongre Merkezi'nde yapıldı! BaRoN Sinema Dünyası 0 28 Şubat 2010 15:45