|
|
| | #1 | |
| Çevrimdışı ~ TeFeCi’nin KıZı ~ ![]() IF Ticaret Sayısı: (0) | Karanlıkları Aydınlatan Hüddam Süleyman – 61. Bölüm: Issız Yolda Bir Çocuk Mirza’nın Gölgesi [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] Adıyaman’ın dağ köyleri sabahın ilk ışıklarıyla uyanıyordu; ama hava hâlâ ağır, sessizlik neredeyse boğucu bir hâl almıştı. Yol boyunca rüzgârın uğultusu, ağaçların gölgelerinin dansı, köyün sakinliğini ürkütüyordu. Süleyman bastonuna dayanarak yürüyordu, yanında Asaf, gözlerini ustasının yüzündeki yorgun çizgilere ve titreyen bakışlarına dikmişti. Birden yolun kıyısında, hafifçe boğuk bir ağlama sesi duyuldu. Sessizliği delen bu ses, Asaf’ı ürpertmişti. Süleyman adımlarını yavaşlatıp sese yöneldi. Yolun kenarında, on yaşlarında bir çocuk oturuyordu. Üstü başı toz içindeydi; dizlerinde yaralar vardı ve gözlerinden süzülen yaşlar, sessizliği boğucu hâle getiriyordu. Ama bir şey vardı: yüzündeki masumiyet tamamen yapaydı; bakışlarında hafif bir gölge, bir tuzak parıltısı vardı. “Evladım… neyin var? Korkma… Annen baban nerede?” Süleyman’ın sesi yumuşak, ama dikkatliydi. Çocuk, burnunu çekip ağlamaya devam ederek yanıtladı: “Kayboldum… Annemle babam… artık yoklar… gece olunca karanlıklar geliyor, beni alıyorlar…” Süleyman ilk anda çocuğun masumiyetine inandı; merhameti öne çıktı. Ama sezgisi onu temkinli olmaya zorladı. İçinden sessizce düşündü: “Sabur…” Aniden, rüzgârın içinde ince bir sis kıvrıldı ve Sabur belirdi. Sessizce eğildi, başını eğdi: “Buyrun efendim.” Süleyman çocuğa yardım etmeyi teklif etti, ama gözleri ciddiydi: “Sana yardım edebilirim… ama önce Sabur, bu çocuğu araştır. Kimdir, neyi gizliyor, neyin habercisi, öğrenelim.” Sabur gözlerini kapatıp Berzah tarafına süzüldü. Orada Babil cinleri ve Musabbar kabilesi, çocuğun masumiyet görüntüsünü kullanarak tuzaklarını tamamlıyordu. Küçük gölge çocuk, tuzağın görünmeyen iplerini oynatıyordu. Sabur kısa süre içinde geri döndü ve Süleyman’a rapor verdi: “Efendim… çocuk masum değil. Bu bir tuzak. Eğer müdahale edilseydi, size ciddi zarar verilecekti. Ama fark ettiniz; şimdilik tehlike savuşturuldu. Fakat bozmanız, onların savaş çağrısı olacak.” Süleyman derin bir nefes aldı. Yorgunluğu yüzüne vurmuştu; gözlerinde Allah’a teslimiyetin huzuru vardı, ama kalbinde bir uyarı çanları çalıyordu: “Her tuzak bir sınavdır. Sabır ve hikmetle yürürüz. Allah’ın izni olmadan hiçbir kötülük amacına ulaşamaz.” O günün ilerleyen saatlerinde kapısı tekrar çalındı. Orta yaşlı, şatafatlı giyimli bir kadın, telaşla Süleyman’a yaklaştı: “Hocam… kocam Yasin… içkiliyken cinlere sövdü. Sabah kalktığında tanınmaz hâle geldi!” Süleyman sessizce başını salladı: “Getirin onu.” Bir süre sonra Yasin, gözleri boş, elleri titreyerek getirildi. Odanın havası aniden değişti; küçük bir uğultu, gölgelerin kıpırdanışı, rüzgârın soğuk bir fısıltısı… musallatın etkisi hâlâ üzerindeydi. Süleyman yanına oturdu, elini Yasin’in alnına koydu ve sessizce dua okumaya başladı. Oda, bir anlık fırtına gibi titreşti; Yasin’in gözleri bir anlık ışıkla parladı ve derin bir nefes aldı. “Ne… ne oldu bana?” “Oynandın, Yasin. Ama Allah’ın rahmeti büyüktür. Artık dikkatli olacaksın. Bu lütuf ikinci bir şanstır.” Süleyman dolabından küçük bir kesecik çıkardı; içinde dualarla dolu bir Cevşen vardı: “Bunu yanında taşı. Ama sadece taşımak yetmez; her sabah birkaç ayet oku ve namazını kıl.” Yasin başını eğdi: “Hocam… Rabbime dönmek istiyorum.” Süleyman omzuna dokundu: “Dönmek istemen bile dönüşün başlangıcıdır.” O akşam Süleyman bir kez daha rüyasına daldı. Mirza, artık çocuk formunda değildi; yüzü gölgelerle karışmış, gözlerinde hain bir parıltı vardı. “Sen fark ettin… ama yakında her yol karanlığa çıkacak,” dedi gölge, sesi rüzgârla odada çınlıyordu. Süleyman bastonuna yaslandı, gökyüzüne baktı. Yorgunluğu yüzüne vurmuştu, ama kalbinde sarsılmaz bir huzur vardı. Allah dostu olduğunu hatırlıyor, kudretini O’ndan aldığını biliyordu. Uzakta gölgeler kıpırdanıyordu; yaklaşan bir fırtınanın ilk işaretleri… Ama Süleyman’ın içindeki ışık hâlâ karanlığın üzerinde parlıyordu.
__________________ ''Zamanın Eli Değdi Bize Artık Aynı Değiliz İkimiz de'' Kullanıcı imzalarındaki bağlantı ve resimleri görebilmek için en az 20 mesaja sahip olmanız gerekir ya da üye girişi yapmanız gerekir. | |
| | |
![]() |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Karanlıkları Aydınlatan Hüddam Süleyman – 43. Bölüm: Zuzula’nın İntikamı | Tanem | Tanem | 0 | 10 Ekim 2025 13:20 |
| Karanlıkları Aydınlatan Hüddam Süleyman — 17. Bölüm: Süleyman’a Mahir’in Sessiz Sadakati | Tanem | Tanem | 0 | 02 Ekim 2025 23:11 |
| Karanlıkları Aydınlatan Hüddam Süleyman — 10. Bölüm: Berzah’da Hazırlıklar ve Musallat Çocuk | Tanem | Tanem | 0 | 01 Ekim 2025 20:22 |
| Karanlıkları Aydınlatan Hüddam Süleyman – 7. Bölüm: Bağımsız Sınav | Tanem | Tanem | 0 | 01 Ekim 2025 19:37 |
| Karanlıkları Aydınlatan Hüddam Süleyman – 6. Bölüm: Yeni Yol Arkadaşları | Tanem | Tanem | 0 | 01 Ekim 2025 19:18 |