IRCForumları - IRC ve mIRC Kullanıcılarının Buluşma Noktası
  kral sohbet




Yeni Konu aç Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 07 Eylül 2019, 00:51   #1
Çevrimdışı
Edebiyatımıza ve Şairlere İlham Olmuş Ayların En Güzeli: Eylül


sohbet


Edebiyatımıza ve Şairlere İlham Olmuş Ayların En Güzeli: Eylül

“Eylülde aşk, eylülde acı, eylülde yalnızlık zordur,
Eylülde her şey zordur, ben eylülü onun için severim…”


Diyen şair gibi eylülde her şey zor ve güzeldir. Eylülün ilk günlerini yaşıyoruz, bir başka deyişle hazan mevsiminin başlangıcını. Günler kısalmaya başladı, gittikçe daha da kısalacak. Yaz günlerinin o kavurucu sıcakları yerini tatlı bir serinliğe terk ediyor yavaş yavaş. Doğa bir başka bahara kadar vedaya hazırlanıyor; sarının, kızılın her tonu sarıyor evreni, yapraklar rüzgarların peşi sıra koşturup duruyor. Yani eylül hüzünlerin ve ayrılıkların ayı… Bu nedenle de edebiyatçılara, şairlere ilham kaynağı olmuş hep…


Yasak aşkların ayı


Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.

Yirminci Yüzyılın ilk günlerinde yayınlanan Mehmet Rauf’un “Eylül” isimli romanı edebiyatımızdaki ilk psikolojik romandır. Necip ve Suat’ın yasak aşklarının anlatıldığı umutsuz bir aşk romanı olan Eylül’de yazar kahramanlarının ruh halleriyle eylül ayı arasında çok güzel bir bağlantı kurarak şöyle anlatır bu hüzün ve ayrılık ayını:

Eylül esef ve özlem ayıdır

“Eylül öyle bir ay ki geçen her güzel günü için ona minnettar olmak gerekliydi. Eylül esef ve özlem ayıdır, içine birkaç günlük kış hücumundan acı düştüğü için, insan o güzel havaların, devamlı yazın artık geçtiğini anlayıp esef eder ve özlem çeker.”

Durgun hava sanki hep su oluyordu


Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.

Eylül’ü okurken; eski İstanbul’un perspektifi içinde betimlenen sonbaharı, eylül ayını ve yüz yıl öncesinin naif aşklarını; o bakışlarla yetinilen, küçük tesadüflerle mutlu olunan birliktelikleri garip bir biçimde içimizde hissederiz: “Hava gittikçe serinliyor, durgun hava sanki hep su oluyordu; gece, berrak, altın pullu mavi tülleriyle titreyerek donuyordu.”

Eylül


Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.

Kadın gider ve bunun şiir olduğu söylenir
Kadın gider ve bir şair doğar bundan
(Ben hangi kadından şair olduğumu bilirim)
Yazın bittiği her yerde söylenirse
Kadının gittiği de her yerde söylenir
Kadın gittiği her yerde şiir diye söylenir:
Kadının gittiği yazın bittiğidir, her yerde
Yaz biter kadın giderse, bunun sonu şiirdir,
Yazın sonu şiirdir, şiirdir aşkın sonu…
Şehir her semtiyle yazın peşine düşse
Yaz uzar bundan ve aşklar da nasiplenir,
Yazın peşinde şehir, kadının peşinde şiir
Eylülün semtine kadar böyle gidilir
Bir gecede gittimdi hazirandan eylüle
Eylül yazdan terkedilmişti, şiirse haziranda
Kadın tarafından terkedildi o söylenceye:
Bütün oğullar anneyi bir şiire terk eder!
O kadın beni terk ederse şair olurum
Oğul olduğum kadın sakın beni terk etme,
Şiirdir söylenir, yazdır biter, kadındır gider

Bütün kadınlar şiiri bir kadına terk eder!


Ben Eylül Sen Haziran


Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.

Bir eylüldü başlayan içimde
Ağaçlar dökmüştü yapraklarını
Çimenler sararmıştı
Rengi solmuştu tüm çiçeklerin
Gökyüzünü kara bulutlar sarmıştı
Katar gidiyordu kuşlar uzaklara
Deli deli esiyordu rüzgar
Dağılmıştı yazdan kalan ne varsa
Yaşanmamış bir mevsim gibiydi bahar…

Ümit Yaşar Oğuzcan


Eylül Sabahının Serinliği


Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.




Eylül sabahının serinliğini
Yaprakların serinliğini
Ciğerlerime dolduruyorum

Sessizlik ve serinlik
Birleşiyor
Yıkanmış güvercinler
Ve çok uzakta bir tren sesi

Her zaman yeniden başlamak duygusu
Doğuyor içimde
Her uyanışımda

Düşmanlarımı bağışlıyorum
Daha çok seviyorum dostlarımı
Her uyanışımda

Eylül sabahının serinliğini
Yaprakların serinliğini
Yüreğime dolduruyorum

Ataol Behramoğlu


Eylüldü

Eylüldü
Dalından kopan yaprakların
Sararan yanlarına yazdım adını
Sahte bir gülüşten ibarettin oysa
Ve hiç bilmedin ellerimin soğuğunu…

Eylüldü
Di ‘li geçmiş bir zamandı yaşadığımız
Adımlarımızın kısalığı bundandı
Bundandı gözlerimin durgunluğu
Sarı sıcak cümlelerde sözün kadar yalan
Ellerin kadar ıssız
Sen kadar zamansız molalar veriyordum
Ve çocuksu bir bencillikti hüznümüz

Eylüldü
İzlerini çizdiği zaman ansızın gidişin
Şimdi yoktu bir anlamı suskunluğun
Çırılçıplak kalakaldım sessizliğin orta yerinde
Sonra sesime yankı vermeyen uçurumlar kıyısında yürüdüm bir zaman
En çok sesini aradım
Gözlerinse asılı bıraktığın yerdeydiler hâlâ
Gözlerini sildi zaman

Dedim ya… Eylüldü.
Savruluşu bundandı kimsesizliğimin…

Cemal Süreya

Ayrılık Ayracı


Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.

Bütün ayraçları kaldırdın ama unuttuğun
Bir şey vardı yine de, çiçekleri sulamadın
Gökyüzü sarardı o zaman bulutlar kirlendi
Ve ne kadar az konuşur olduk gün boyu
Birden ayrımsadık ki ayrılık orda başlıyor
Tam da susuşların birbirine eklendiği yerde
Ezberlenecek hiçbir şey yok bu dünyada
Kirletilmemiş bir bulut bile yok artık
Böyle diyorsun her yolculuğa çıkışımda
Yaşadığın kent de sana benziyor gitgide
Ne zaman dönmeyi düşünsem yangın çıkıyor
Ya da erteletiyorum biletimi son anda
Uzun bir sessizlik oluyorsun dağlara baksam
Karşılıksız mektuplar kadar burkuluyor kalbin
Yazdığım şiirler de canımı sıkıyor artık
Fotoğraflarımı yırtıp atıyorum tek tek
Ve ben bütün yapraklarımı döküyorken şimdi
Eylül diyorsun, tam da orda başlıyor ayrılık
Üşüyünce ağlıyorsun yalnızım dememek için
Uçaklar, gemiler, trenler çiziyorsun duvarlara
Kendine bir deniz bul artık, bir de rüzgâr
Parçalanacağın bir uçurum bul bu dünyada
Tek tutkun o kenti bırakıp gelmek olmalı
Ve gelirken havaya uçurmak bindiğin otobüsü
Birden ayrımsadık ki ayrılık orda başlıyor
Tam da çiçeklerin sulanmadığı yerde
Konuşacak bir şeyler bulamıyorsak gün boyu
Derim ki ayrılık gündemdedir ne yapılsa
Ve sen bütün ayraçları kaldırdığını sanmıştın
Ama unutmuşsun yine de ayrılık ayracını

Ahmet Telli


Eylül Akşamı


Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.

Bu eylül akşamında
O güzel deli gözlerini
Görebilmek için
Canımı verirdim
Nerdesin, nerdesin
Nerdesin, nerde…

İçim dışım ızdırap
Bir çıkış yolu bilmiyorum
Bana dönmen için
Canımı verirdim
Nerdesin, nerdesin
Nerdesin, nerde…

Her akşam fırtına kar yağmur
Gezdiğimiz yerlerde
Her akşam uğruna ağlıyorum
Sen hiç bilmesen bile
Ruhumdan ayrılığını koparıp
Unutmak istiyorum seni
Unutamıyorum…

Erhan Güleryüz


Eylül

eylül! daha çocukluğumdan
beri size bakardım ben
bir yazın azalmakta olan
sözcüklerinden nasıl da
ansızın sökülürdünüz
bahçelerle ve kül
dolardı içim… Eylül!

Eylül, kırılgan mevsim!
Cam hançeri güzün
Dağılırdı kalbimde
Birden gecenin ve gündüzün
Perdesiyle örtülürdünüz
Tenhâyla ve tül
dolardı içim… Eylül!

Eylül, unuttum sizi!
Dağ kızarır, yol sararırdı
Ve ben dönüşlere bakardım
O aman vermez belleğin
Paramparça güldüğüydünüz
aynalarla ve gül
dolardı içim… Eylül!

Hilmi Yavuz


Yağmur Kaçağı


Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.

Elimden tut yoksa düşeceğim
Yoksa bir bir yıldızlar düşecek
Eğer şairsem, beni tanırsan
Yağmurdan korktuğumu bilirsen
Gözlerim aklına gelirse
Elimden tut yoksa düşeceğim
Yağmur beni götürecek yoksa beni

Geceleri bir çarpıntı duyarsan
Telâş telâş yağmurdan kaçıyorum
Sarayburnu’ndan geçiyorum
Akşamsa eylülse ıslanmışsam
Beni görsen belki anlayamazsın
İçlenir gizli gizli ağlarsın
Eğer ben yalnızsam, yanılmışsam
Elimden tut, yoksa düşeceğim
Yağmur beni götürecek yoksa beni

Attila İlhan



Otağ


Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.

Sevgilim, işte eylül
Ve işte senin usul usul seğiren yüzün.

Zaman ki sonsuzdur
Bitmemiş şiirler gibidir.

Bazı hüzünleri
Bazı nehirleri tutup anlatmak gibidir.

Biz ki zamanı tırnak içine alıp yaşadık
(İsteğin bulanık kıyısında).

Bundan değil midir bizim aşkımızda
Sürekli bir akşam hüznü vardır.

delta ve çocuk

İlhan Berk


Cam Yaz


Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.

Adını arayan rumuz
Eylüllerden yaz yap bana
Bir dönümlük bir dünyada
Şiirim mıntıka temizliği
Cam şişelere koyduğum
Eylüllerden yaz yap bana
Bir dönümlük bir çocukluk
Gökkuşağı uçurtma
Mayın mantar ütopya
Yalancı mücevherler gibi
Birbirine benzemeyen şiirler yazdım
Okyanusa karşı ağladım sonra
Bak ay karışıyor akşama
Acemi mevsimlerdi
Aşk adı altında yıllarca tek kale top oynadım
Cam üfledi şiirlerimi
Batık gökkuşağı, patlamış mayın
Yırtık uçurtma
Eylül gelmeden bavulumda ütopya
Kendime trenlerden ayrılık aldım
Bak ay karışıyor alnıma
Adını arayan rumuz
Bu mantar sende kalsın
Yırt at bu şiiri okuduktan sonra

Murathan Mungan


Eylül Kadınları


Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.

Suskun bir Eylül’ün dizelerine kapanmıştım
Sessizce ağlamıştım ağrılarımı tırnaklayıp
Bahtımdan bütün zamanların tozunu kazıyıp
Yıkanmışlık, arınmışlık, arındığımı sanmıştım

Kurtuldum derken yolumu tutan hanginizsiniz
Artık ne kadarınızla benimsiniz, değilsiniz

Gel yarışalım diyorsunuz hoyratça. Hangimiz
Önce unutacağız yorgun bir Eylül’e yaslanıp
Hafızamıza saldırıyorum bu yüzden, size kızıp
Eski ne varsa kazıyıp atıyorum bir kez daha

Ama hanginiz hala kıpırtılar gömüyor tenime
Bu yangınları düşlerime süren hanginizsiniz

Durduk yere göller buharlaşıyor gözlerimden
İçimde nehir yatağını bozuyor… Eylül eylül
Duvarlarım yıkılıyor yılların yoksunluğuyla

Kayıp aşklarım, eski kadınlarım, eyvahlarım
Eskilerinizi bana rehin bırakıp gitmiştiniz
Unutmaya attığım adımlarda sırtıma saplanan
Eylül kokulu ölümlerin sahibi hanginizsiniz

Hasan Basri Ünlü

Edebiyatımıza ve Şairlere İlham Olmuş Ayların En Güzeli: Eylül

“Eylülde aşk, eylülde acı, eylülde yalnızlık zordur,
Eylülde her şey zordur, ben eylülü onun için severim…”


Diyen şair gibi eylülde her şey zor ve güzeldir. Eylülün ilk günlerini yaşıyoruz, bir başka deyişle hazan mevsiminin başlangıcını. Günler kısalmaya başladı, gittikçe daha da kısalacak. Yaz günlerinin o kavurucu sıcakları yerini tatlı bir serinliğe terk ediyor yavaş yavaş. Doğa bir başka bahara kadar vedaya hazırlanıyor; sarının, kızılın her tonu sarıyor evreni, yapraklar rüzgarların peşi sıra koşturup duruyor. Yani eylül hüzünlerin ve ayrılıkların ayı… Bu nedenle de edebiyatçılara, şairlere ilham kaynağı olmuş hep…


Yasak aşkların ayı


Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.

Yirminci Yüzyılın ilk günlerinde yayınlanan Mehmet Rauf’un “Eylül” isimli romanı edebiyatımızdaki ilk psikolojik romandır. Necip ve Suat’ın yasak aşklarının anlatıldığı umutsuz bir aşk romanı olan Eylül’de yazar kahramanlarının ruh halleriyle eylül ayı arasında çok güzel bir bağlantı kurarak şöyle anlatır bu hüzün ve ayrılık ayını:

Eylül esef ve özlem ayıdır

“Eylül öyle bir ay ki geçen her güzel günü için ona minnettar olmak gerekliydi. Eylül esef ve özlem ayıdır, içine birkaç günlük kış hücumundan acı düştüğü için, insan o güzel havaların, devamlı yazın artık geçtiğini anlayıp esef eder ve özlem çeker.”

Durgun hava sanki hep su oluyordu


Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.

Eylül’ü okurken; eski İstanbul’un perspektifi içinde betimlenen sonbaharı, eylül ayını ve yüz yıl öncesinin naif aşklarını; o bakışlarla yetinilen, küçük tesadüflerle mutlu olunan birliktelikleri garip bir biçimde içimizde hissederiz: “Hava gittikçe serinliyor, durgun hava sanki hep su oluyordu; gece, berrak, altın pullu mavi tülleriyle titreyerek donuyordu.”

Eylül


Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.

Kadın gider ve bunun şiir olduğu söylenir
Kadın gider ve bir şair doğar bundan
(Ben hangi kadından şair olduğumu bilirim)
Yazın bittiği her yerde söylenirse
Kadının gittiği de her yerde söylenir
Kadın gittiği her yerde şiir diye söylenir:
Kadının gittiği yazın bittiğidir, her yerde
Yaz biter kadın giderse, bunun sonu şiirdir,
Yazın sonu şiirdir, şiirdir aşkın sonu…
Şehir her semtiyle yazın peşine düşse
Yaz uzar bundan ve aşklar da nasiplenir,
Yazın peşinde şehir, kadının peşinde şiir
Eylülün semtine kadar böyle gidilir
Bir gecede gittimdi hazirandan eylüle
Eylül yazdan terkedilmişti, şiirse haziranda
Kadın tarafından terkedildi o söylenceye:
Bütün oğullar anneyi bir şiire terk eder!
O kadın beni terk ederse şair olurum
Oğul olduğum kadın sakın beni terk etme,
Şiirdir söylenir, yazdır biter, kadındır gider

Bütün kadınlar şiiri bir kadına terk eder!


Ben Eylül Sen Haziran


Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.

Bir eylüldü başlayan içimde
Ağaçlar dökmüştü yapraklarını
Çimenler sararmıştı
Rengi solmuştu tüm çiçeklerin
Gökyüzünü kara bulutlar sarmıştı
Katar gidiyordu kuşlar uzaklara
Deli deli esiyordu rüzgar
Dağılmıştı yazdan kalan ne varsa
Yaşanmamış bir mevsim gibiydi bahar…

Ümit Yaşar Oğuzcan


Eylül Sabahının Serinliği


Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.




Eylül sabahının serinliğini
Yaprakların serinliğini
Ciğerlerime dolduruyorum

Sessizlik ve serinlik
Birleşiyor
Yıkanmış güvercinler
Ve çok uzakta bir tren sesi

Her zaman yeniden başlamak duygusu
Doğuyor içimde
Her uyanışımda

Düşmanlarımı bağışlıyorum
Daha çok seviyorum dostlarımı
Her uyanışımda

Eylül sabahının serinliğini
Yaprakların serinliğini
Yüreğime dolduruyorum

Ataol Behramoğlu


Eylüldü

Eylüldü
Dalından kopan yaprakların
Sararan yanlarına yazdım adını
Sahte bir gülüşten ibarettin oysa
Ve hiç bilmedin ellerimin soğuğunu…

Eylüldü
Di ‘li geçmiş bir zamandı yaşadığımız
Adımlarımızın kısalığı bundandı
Bundandı gözlerimin durgunluğu
Sarı sıcak cümlelerde sözün kadar yalan
Ellerin kadar ıssız
Sen kadar zamansız molalar veriyordum
Ve çocuksu bir bencillikti hüznümüz

Eylüldü
İzlerini çizdiği zaman ansızın gidişin
Şimdi yoktu bir anlamı suskunluğun
Çırılçıplak kalakaldım sessizliğin orta yerinde
Sonra sesime yankı vermeyen uçurumlar kıyısında yürüdüm bir zaman
En çok sesini aradım
Gözlerinse asılı bıraktığın yerdeydiler hâlâ
Gözlerini sildi zaman

Dedim ya… Eylüldü.
Savruluşu bundandı kimsesizliğimin…

Cemal Süreya

Ayrılık Ayracı


Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.

Bütün ayraçları kaldırdın ama unuttuğun
Bir şey vardı yine de, çiçekleri sulamadın
Gökyüzü sarardı o zaman bulutlar kirlendi
Ve ne kadar az konuşur olduk gün boyu
Birden ayrımsadık ki ayrılık orda başlıyor
Tam da susuşların birbirine eklendiği yerde
Ezberlenecek hiçbir şey yok bu dünyada
Kirletilmemiş bir bulut bile yok artık
Böyle diyorsun her yolculuğa çıkışımda
Yaşadığın kent de sana benziyor gitgide
Ne zaman dönmeyi düşünsem yangın çıkıyor
Ya da erteletiyorum biletimi son anda
Uzun bir sessizlik oluyorsun dağlara baksam
Karşılıksız mektuplar kadar burkuluyor kalbin
Yazdığım şiirler de canımı sıkıyor artık
Fotoğraflarımı yırtıp atıyorum tek tek
Ve ben bütün yapraklarımı döküyorken şimdi
Eylül diyorsun, tam da orda başlıyor ayrılık
Üşüyünce ağlıyorsun yalnızım dememek için
Uçaklar, gemiler, trenler çiziyorsun duvarlara
Kendine bir deniz bul artık, bir de rüzgâr
Parçalanacağın bir uçurum bul bu dünyada
Tek tutkun o kenti bırakıp gelmek olmalı
Ve gelirken havaya uçurmak bindiğin otobüsü
Birden ayrımsadık ki ayrılık orda başlıyor
Tam da çiçeklerin sulanmadığı yerde
Konuşacak bir şeyler bulamıyorsak gün boyu
Derim ki ayrılık gündemdedir ne yapılsa
Ve sen bütün ayraçları kaldırdığını sanmıştın
Ama unutmuşsun yine de ayrılık ayracını

Ahmet Telli


Eylül Akşamı


Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.

Bu eylül akşamında
O güzel deli gözlerini
Görebilmek için
Canımı verirdim
Nerdesin, nerdesin
Nerdesin, nerde…

İçim dışım ızdırap
Bir çıkış yolu bilmiyorum
Bana dönmen için
Canımı verirdim
Nerdesin, nerdesin
Nerdesin, nerde…

Her akşam fırtına kar yağmur
Gezdiğimiz yerlerde
Her akşam uğruna ağlıyorum
Sen hiç bilmesen bile
Ruhumdan ayrılığını koparıp
Unutmak istiyorum seni
Unutamıyorum…

Erhan Güleryüz


Eylül

eylül! daha çocukluğumdan
beri size bakardım ben
bir yazın azalmakta olan
sözcüklerinden nasıl da
ansızın sökülürdünüz
bahçelerle ve kül
dolardı içim… Eylül!

Eylül, kırılgan mevsim!
Cam hançeri güzün
Dağılırdı kalbimde
Birden gecenin ve gündüzün
Perdesiyle örtülürdünüz
Tenhâyla ve tül
dolardı içim… Eylül!

Eylül, unuttum sizi!
Dağ kızarır, yol sararırdı
Ve ben dönüşlere bakardım
O aman vermez belleğin
Paramparça güldüğüydünüz
aynalarla ve gül
dolardı içim… Eylül!

Hilmi Yavuz


Yağmur Kaçağı


Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.

Elimden tut yoksa düşeceğim
Yoksa bir bir yıldızlar düşecek
Eğer şairsem, beni tanırsan
Yağmurdan korktuğumu bilirsen
Gözlerim aklına gelirse
Elimden tut yoksa düşeceğim
Yağmur beni götürecek yoksa beni

Geceleri bir çarpıntı duyarsan
Telâş telâş yağmurdan kaçıyorum
Sarayburnu’ndan geçiyorum
Akşamsa eylülse ıslanmışsam
Beni görsen belki anlayamazsın
İçlenir gizli gizli ağlarsın
Eğer ben yalnızsam, yanılmışsam
Elimden tut, yoksa düşeceğim
Yağmur beni götürecek yoksa beni

Attila İlhan



Otağ


Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.

Sevgilim, işte eylül
Ve işte senin usul usul seğiren yüzün.

Zaman ki sonsuzdur
Bitmemiş şiirler gibidir.

Bazı hüzünleri
Bazı nehirleri tutup anlatmak gibidir.

Biz ki zamanı tırnak içine alıp yaşadık
(İsteğin bulanık kıyısında).

Bundan değil midir bizim aşkımızda
Sürekli bir akşam hüznü vardır.

delta ve çocuk

İlhan Berk


Cam Yaz


Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.

Adını arayan rumuz
Eylüllerden yaz yap bana
Bir dönümlük bir dünyada
Şiirim mıntıka temizliği
Cam şişelere koyduğum
Eylüllerden yaz yap bana
Bir dönümlük bir çocukluk
Gökkuşağı uçurtma
Mayın mantar ütopya
Yalancı mücevherler gibi
Birbirine benzemeyen şiirler yazdım
Okyanusa karşı ağladım sonra
Bak ay karışıyor akşama
Acemi mevsimlerdi
Aşk adı altında yıllarca tek kale top oynadım
Cam üfledi şiirlerimi
Batık gökkuşağı, patlamış mayın
Yırtık uçurtma
Eylül gelmeden bavulumda ütopya
Kendime trenlerden ayrılık aldım
Bak ay karışıyor alnıma
Adını arayan rumuz
Bu mantar sende kalsın
Yırt at bu şiiri okuduktan sonra

Murathan Mungan


Eylül Kadınları


Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.

Suskun bir Eylül’ün dizelerine kapanmıştım
Sessizce ağlamıştım ağrılarımı tırnaklayıp
Bahtımdan bütün zamanların tozunu kazıyıp
Yıkanmışlık, arınmışlık, arındığımı sanmıştım

Kurtuldum derken yolumu tutan hanginizsiniz
Artık ne kadarınızla benimsiniz, değilsiniz

Gel yarışalım diyorsunuz hoyratça. Hangimiz
Önce unutacağız yorgun bir Eylül’e yaslanıp
Hafızamıza saldırıyorum bu yüzden, size kızıp
Eski ne varsa kazıyıp atıyorum bir kez daha

Ama hanginiz hala kıpırtılar gömüyor tenime
Bu yangınları düşlerime süren hanginizsiniz

Durduk yere göller buharlaşıyor gözlerimden
İçimde nehir yatağını bozuyor… Eylül eylül
Duvarlarım yıkılıyor yılların yoksunluğuyla

Kayıp aşklarım, eski kadınlarım, eyvahlarım
Eskilerinizi bana rehin bırakıp gitmiştiniz
Unutmaya attığım adımlarda sırtıma saplanan
Eylül kokulu ölümlerin sahibi hanginizsiniz

Hasan Basri Ünlü

  Alıntı ile Cevapla

IRCForumlari.NET Reklamlar
radyo44.com.tr
Cevapla

Etiketler
edebiyat, eylül, ilham

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Üç Ayların Faziletleri Elysian Genel İslami Konular 0 02 Mayıs 2014 12:22
Hicri ayların kelime anlamları Sevda Genel İslami Konular 1 08 Temmuz 2013 10:46
Ayların ve Taşların İlişkisi Sim Burçlar, Fallar ve Kehanetler 0 06 Temmuz 2013 02:54
Ayların söylentisi çöpe gitti! Zen Nokia 0 26 Mart 2013 22:00
Üç Ayların Önemi Liaaa Genel İslami Konular 0 17 Mayıs 2012 14:54