IRCForumları - IRC ve mIRC Kullanıcılarının Buluşma Noktası
  Mobil Sohbet, Sohbet ve Sohbet Odaları




2Beğeni(ler)
  • 1 Post By Fragile
  • 1 Post By Hesna

Yeni Konu aç Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 14 Şubat 2020, 18:28   #1
Çevrimiçi
Onlarınki bir 'mektuplu aşk' hikayesi


aşk sohbet odaları


Onlarınki bir 'mektuplu aşk' hikayesi



Muğla'da yaşayan 78 yaşındaki Günay Gökcan, eşi Saniye'ye 58 yıldır özel günlerde ilk günkü heyecanla sevgisini kelimelere döktüğü mektup yazıyor.


Muğla'da yaşayan Günay Gökcan, yıllardır aynı yastığa baş koyduğu hayat arkadaşı Saniye'ye, sevgililer ve anneler günü gibi özel günlerde mektup yazarak aşkını ilan ediyor.


Menteşe ilçesinde yaşayan 78 yaşındaki Günay ile 77 yaşındaki Saniye Gökcan çifti, ortaokulda başlayan aşklarını 58 yıl önce evlenerek taçlandırdı.

Evliliklerinden üç çocukları olan Gökcan çifti, mutluluklarını ilk günkü heyecanla sürdürüyor.

Gökcan, 9 yıl nişanlı kaldıkları dönemde mektuplaştığı eşi Saniye'ye, evlendikten sonra da her özel günde mektup yazmaya devam etti.



Her özel günde mektup bekliyor
Günay Gökcan, muhabire, 1955'te tanıştıkları eşini evlilikleri boyunca hiç üzmediğini söyledi.

Geçen yıllara rağmen sevgisini kelimelere döktüğü mektuplarına devam ettiğini vurgulayan Gökcan, "Eşim çok utangaç biridir. Saniye, 'Ölsek, mektuplar çocukların eline geçerse rezil olacaktık. Ondan yaktım' deyince çok üzüldüm. 'Aşkımızı yaktın, kül ettin, beni perişan ettin' diyerek sitemde bulundum. Bir mektup için bir ayımı ayırıyorum. Çünkü cümleleri okşatayım, özenle seçeyim isterim. Hala özel günlerde elimden geldiğince, dilim döndüğünce ona yazıyorum." diye konuştu.



Gökcan, eşinin gözünün hediyede olmadığını belirterek, şu ifadeleri kullandı:

"Onun gözü hediyede değildir. Yapma bir ağaç yaprağına bile sarsam benden mektup bekler. Ben onu böyle alıştırdım. Kapıdan girdiğim zaman hemen yanıma gelir. Yazdığım yazıyı merak eder. Hemen boynuma sarılır, öper yanaklarımdan. Geçer karşıma oturur. İnsanların bizim bu sevgimizden örnek almasını isterim. Sevginin bir zorluğu yoktur. İki karşılıklı cinsin arasında üç özel sevgi vardır. Beyin, kalp, beden sevgisi. Fakat beden sevgisi anlıktır. Gelir geçer. Hiç önemli değildir. Şu beyinle kalp sevgisi var ya işte bu uyumu sağladıktan sonra o evlilik uzun müddet devam eder."

"Daha dün tanışmış gibiyiz"

Saniye Gökcan ise eşinin her özel günde yazdığı mektubu okurken ağladığını dile getirdi.

Sevgi, saygı çerçevesinde bugüne kadar birbirlerini hiç üzmediklerini anlatan Gökcan, "İkimiz bir büyüdük. İkimiz bir genç olduk. İkimiz bir yaşlandık. ‘Dünyaya bir kere daha gelsem sana varırım’ diyorum. Daha dün tanışmış gibiyiz. Birbirinizin kusuruna bakmayacaksınız. Hep affedici olacaksınız. Kocalarınızı ebedi seveceksiniz. Aynı ilk günkü gibi. 'O da beni sevecek' diyeceksin." diye konuştu.
Onlarınki bir 'mektuplu aşk' hikayesi



Muğla'da yaşayan 78 yaşındaki Günay Gökcan, eşi Saniye'ye 58 yıldır özel günlerde ilk günkü heyecanla sevgisini kelimelere döktüğü mektup yazıyor.


Muğla'da yaşayan Günay Gökcan, yıllardır aynı yastığa baş koyduğu hayat arkadaşı Saniye'ye, sevgililer ve anneler günü gibi özel günlerde mektup yazarak aşkını ilan ediyor.


Menteşe ilçesinde yaşayan 78 yaşındaki Günay ile 77 yaşındaki Saniye Gökcan çifti, ortaokulda başlayan aşklarını 58 yıl önce evlenerek taçlandırdı.

Evliliklerinden üç çocukları olan Gökcan çifti, mutluluklarını ilk günkü heyecanla sürdürüyor.

Gökcan, 9 yıl nişanlı kaldıkları dönemde mektuplaştığı eşi Saniye'ye, evlendikten sonra da her özel günde mektup yazmaya devam etti.



Her özel günde mektup bekliyor
Günay Gökcan, muhabire, 1955'te tanıştıkları eşini evlilikleri boyunca hiç üzmediğini söyledi.

Geçen yıllara rağmen sevgisini kelimelere döktüğü mektuplarına devam ettiğini vurgulayan Gökcan, "Eşim çok utangaç biridir. Saniye, 'Ölsek, mektuplar çocukların eline geçerse rezil olacaktık. Ondan yaktım' deyince çok üzüldüm. 'Aşkımızı yaktın, kül ettin, beni perişan ettin' diyerek sitemde bulundum. Bir mektup için bir ayımı ayırıyorum. Çünkü cümleleri okşatayım, özenle seçeyim isterim. Hala özel günlerde elimden geldiğince, dilim döndüğünce ona yazıyorum." diye konuştu.



Gökcan, eşinin gözünün hediyede olmadığını belirterek, şu ifadeleri kullandı:

"Onun gözü hediyede değildir. Yapma bir ağaç yaprağına bile sarsam benden mektup bekler. Ben onu böyle alıştırdım. Kapıdan girdiğim zaman hemen yanıma gelir. Yazdığım yazıyı merak eder. Hemen boynuma sarılır, öper yanaklarımdan. Geçer karşıma oturur. İnsanların bizim bu sevgimizden örnek almasını isterim. Sevginin bir zorluğu yoktur. İki karşılıklı cinsin arasında üç özel sevgi vardır. Beyin, kalp, beden sevgisi. Fakat beden sevgisi anlıktır. Gelir geçer. Hiç önemli değildir. Şu beyinle kalp sevgisi var ya işte bu uyumu sağladıktan sonra o evlilik uzun müddet devam eder."

"Daha dün tanışmış gibiyiz"

Saniye Gökcan ise eşinin her özel günde yazdığı mektubu okurken ağladığını dile getirdi.

Sevgi, saygı çerçevesinde bugüne kadar birbirlerini hiç üzmediklerini anlatan Gökcan, "İkimiz bir büyüdük. İkimiz bir genç olduk. İkimiz bir yaşlandık. ‘Dünyaya bir kere daha gelsem sana varırım’ diyorum. Daha dün tanışmış gibiyiz. Birbirinizin kusuruna bakmayacaksınız. Hep affedici olacaksınız. Kocalarınızı ebedi seveceksiniz. Aynı ilk günkü gibi. 'O da beni sevecek' diyeceksin." diye konuştu.
  Alıntı ile Cevapla

IRCForumlari.NET Reklamlar
radyo44.com.tr
Alt 19 Şubat 2020, 13:57   #2
Çevrimiçi
Cevap: Onlarınki bir 'mektuplu aşk' hikayesi






Ayy ne güzeller😍
Allah'ım bize de böyle koca
çokamin🙏🏻

  Alıntı ile Cevapla

Cevapla

Etiketler
aşk, mektup

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Cübbeli'den mektuplu fuhuş savunması PassioN Haber Arşivi 0 04 Ocak 2012 12:12