IRC ve mIRC Kullanıcılarının Buluşma Noktası
  Mobil Sohbet, Sohbet ve Sohbet Odaları




Yeni Konu aç Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 26 Kasım 2014, 07:05   #1
Çevrimdışı
Adıyaman Yöresel Kelimeler ( A - Ş )


-- Sponsor Baglantı --


Adıyaman’ da Türkçe Kendine özel bir ağızla konuşulur. Ülkemizde bu ağıza en yakın sadece Kilis yöresinde rastlanır.

Kullanılan bu kelime ve deyimlerin etimolojik analizi yapıldığında; Azerbeycan, Gagavuz ve Türkmen Türkçeleri ile benzer özellikler taşıdığı görülmektedir. Ağırlık olarak Türkmen Türkçesinin özelliklerini taşıyan Adıyaman ağzının bu özelliğine M.Ö. yedinci yüzyılda bir süre Saka İskil Türklerinin egemenliği ve 1085 yılında da Selçuklu Türklerinin egemenliğinin etki ettiği söylenebilir.

A
A’llaf : Hutubat alıp-satan kişi.
Ahdaracah : Evde tandır üzerinde yapılan yufkaekmeği tandırın (sacın) üzerinde pişmesi için
çevirmeye yarayan tahta dan yapılmış kılıcı andıran alet.
Alamyon : Alimiyum.
Alıta : Sakat, arızalı, özürlü
Angut : Güvercin
Arıstah : Toprak damın ağaçla döşenmiş tavanı.
Asbap : Elbise
Avrat : Kadın-Bayan
Avrat namazı : Kuşluk namazı

B
Balah : Paça
Balıma : Bari
Baran : Çizgi, şerit halindeki çizgi, keder çizgisi,üzüm bağlarındaki asma (Tiyek) sıralı hali
Barmel : Fıçı
Baz : Bir kuş türü ( Kaz Kazına,baz bazınan herkes enteşınan ) ( Atasözü )
Berk : Sağlam
Bılata : Meyvelerin olgunlaşma zamanı
Bıldır : Geçen sene

C
Canan : Bağ bahçe işlerinde yardımcı hizmetçi
Cıncıh : Kuş veya kuş yavrusu
Cerbe’e : Su kenarında öten kurbağa
Cömçe : Kepçe
Cörten : Oluk
Cardah : Merdiven
Cığız : Yaramaz, oyun bozan huzursuzluk çıkaran
Cılğı : Şerit halinde kesilmiş bez
Cinik : Favori
Ç
Çağa : Bebek, yavru
Çağlın : Sakat, eli kolu tutmaz
Çeç : El
Çırtik : Eğlence anında baş parmakla orta parmağın sıkıca birbirine sürtülüp kaydırarak
Çıkarılan sese çırtiik çalma denir.
Çırtikli : Süslü olmaya çok meraklı, süslü-püslü, çıtkırıldım tavırlı
Çin : Omuz




D
Delbike : Darbuka
Deleme : Topaç
Dink : Buğdayı kepeğin ayırma işlemi yapılan yer
Dürmik : Dürüm
Darı : Mısır

E
Ehhe : Kaka
Elek : Oyunbaz,dilbaz, dalevereci
Elöpen : Kertenkele
Enik : Yavru, manıh
Enteş : Eş-Denk
Ergen : Evli olmayan, bekar
Evşen : Şiş
Eyiş : Küçük toz küreği
Etdor : Büyük dürüm
Erasa : Hutubat satılan yer
Etebe : Kapı ve pencerelerin üzerine çiriş olarak konulan kalas
Eyne : Ayna, ayrıca rötgen anlamına gelir

F
Fak : Tuzak
Fırınca : Kayık biçiminde ( Oval ) ekmek küreği
G
Gelin : Oğlun hanımı, gelen anlamına gelin derilmiştir.
Gever : Bahçe sulama için yapılan su kanalların suların kanallara taksim edildiği taksimat yeri
Gişi : Herif, koca, er, evin erkeği

H
Hamkef : Uykusu, henüz açılmamış, keyfi pek yerinde olmayan
Hampara : Orta boy taş, Toprak parçası, biçimsiz taş
Haphap : Takunya
Haraba : Boş arsa
Harar : Büyük çuval
Haraza : Kuyunun ağzına konulan 30-40 cm. yüksekliğinde taştan daire şeklinde tek parça
Çıkıntı.
Harıh : Ark, ince su yolu.
Hayma : Ahşaptan (ağaç ve dallardan) yapılmış bağ ve bahçelerde inşa edilen bekçi kulübesi.
Hazna : Su biriktirilen yer
Hecer : Yeni, teze
Hafdar : Çok yiyen canavar
Hellaç : Keçe işleri uğraşan, keçeci.
Hemam Leyenı : Büyükçe fazla derin olmayan yayvan su kab
Hevre : Kepekli undan yapılan hamur işi
Hışır : Takılar
Hıra : Cılız
Hım : Temel ( Evin Temili )
Hınd : Yuva ( Arının hındına barmah soğma)
Höllik : Huni şeklinde külah, normal külah
Hopan : Bakımsız bağ bahçe
Hökkız : Cevizin içinin tam bütün olarak çıkmış hali
Hökkeze : Olduğundan iri yapılı
Hölbe :Silindir ve elips şekilde genelde tuz konulan, katı ve sıvı bazı maddeler de konulan kap
Hölhöllı : Şüpheci
Höllik : Eskiden bebelerin kundakları içine çiş ve kakalarını yapmaları için konulan beyaz toprak
Hurç : Heybe
Hubar : Zerricik halinde toz
Hılt : Karışık tahıl
Hımbıl : Zarıf, cılız, avanak, enayi
İ
İdara : Tenekeden yapılmış, kumbara büyüklüğünde silindir veya koni şeklinde içerisinde
Gaz yağı ve fitil bundan aydınlatma aracı “ çıra “ da denilirdi.
İzar : Siyah çarçaf
İçme : Şifalı su, içmece
İnnedenlik : İğne tutturulan içi pamuk doldurulmuş minyatür yastık.
K
Kalın : Başlık parası
Kakma : Ağaç ve tahta kıymığı
Kantarma : Kemerli yapı
Kara kafir : Kertenkelenin büyükçesi.
Karulye : Karyola
Kaynana : Kaim ana, Kaim Valide(ana yerine geçen) anlamına
Kekre : Acımısı, dil büker şeklinde
Kuküç : Çekiç
Kelenguç : Kırlangıç.
Kelle : Tahta masanın çekmecesi, çekmece, para konulan çekmece.
Kendır : Kıldan yapılmış ( örülmüş ) kalın ip
Kenıf : Tuvalet –WC (Ayrıca tuvalet için, yüznumara, cartcurt damı, ay ahyolı, abdeshana
Hela isimlen de kullanılır. )
Keppır : Bozuk ve yokuşlu yol.
Keremet : İftira.
Kerrik : Olmamış, ham meyve.
Keşkeş : Farba, fırfır
Keveşe : Toprak damlarda, ağaçla toprak arasına giren tahta kamış v.s. malzeme.
Keyyim : Sağlam
Kıdik : Oğlak.
Kındırik : Ufak, tefek
Kırat : 7200 gr. Hububatı içine alan silindir şekilde ölçüm aleti.
Kırççik : Zayıf, cılız
Kildan : Hamamda yıkanılacak suyun içerisine konulması için bakırdan yapılmış özel kap.
Koka : Nakış ipi makarası.
Kordile : Kurdela
Kurrik : Eşek sıpası
Korrik : Belin bükük, kemiklerin çıkmış ve çok zayıf cılız hali.
Köm : Yığın tepecik
Kör kelız : Önü kapalı tabii su yolu.
Körefem : Pejmurde
Kört : Çukur
Köseği : Yarı yanmış odun
Kudımlı : Uğurlu
Kufa : Kamıştan ya da ağaç dalından yapılmış sepet
Kullep : Dalevre, hile hurda, oyun
Kulunç : İki omuz arası
Kuncik : Köşe duvar kenarı
Kuşkana : Bakırdan yapılmış derince, yemek pişirme tenceresi
Kuttik : Kısa boylu
Külınçe : Ekmek, yağlı yavan
L
Lallik : Dilsiz, ahraz
Lebbe : Boyuna takılan zincir gerdanlık
Lekkom : “ Koyayım “ anlamında sövme ve hakaret ifadesi
Lembır : Fincan kırığı
Lenger : Geniş, yayvan içine hamur ve köfte yoğrulan geniş kap
Loğ : Toprak damın yağmura karşı direncini antırmak üzere kullanılan taştan yapılmış silindir
Loğdır : Loğu toprak damın üzerinde gezdirmeye yarayan ahşaptan yapılmış makas şeklinde alet
Lop : Bedavadan elde edilen yiyecek, beleş yemek
Lopah : Bir lokma / Bir avuç
Lottik : Arkaya tekme atma
Lüllik : Musluk gibi suyun aktığı yer.
Lüllik : Oluk.
Lüllük : Tek elin içine sığabilecek bir sıkımlık ölçü. ( bir lülük köfte )

M
Mağ : Uzun olan maskan. ( Odanın arka tarafında ağaçla ikiye bölünmüş kısım )
Makat : Divan, Oturacak yer.
Mamız : Nabız.
Manca : Salata.
Mangaç : Cımbız
Marama : Mendil
Markama : Bonyo havlusu
Mehsere Kazanı: Büyük kazan
Mekir : Üzerine, den dolayı
Mesboh : Makbul olan.
Meyrat : Ölenden kalan giyisi
Mıh : Çivi
Melevız : Salak, sünepe
Mıllik : Kambur
Mırğıbı : Küçük karınca topluluğu
Mısandara : Evin salonun girişinde ahşaptan yapılmış korkuluk
Mısır Tovığı : Hindi.
Motorsıhlet : Motosiklet
Muhatara : Hastalıklı.

N
Nacar : Marangoz
Nanır : Bir yerde bulunan herkese ait hayvanların toplanıp gün boyu o yerin dağ ve meralarında otlatılıp akşam olunca getirilme işi. ( hayvan kendi evine kendi gelir )
Nehit : Beyaz yapı taşı
Nukkıl : Gaga

O
Ohlağı : Ekmek açılan yuvarlak ince uzun merdane
Omça : İşlenebilir tahta parçası, odun
Oturah : İskembe

Ö
Öhlez : Cılız, ağır hareket eden, uyuz görüntülü.
Öhlez : Zayıf ışık
Örken : Pamuktan örülmüş kalın ip
Örtme : Kapatmak, örtmek ayrıca : Evin avluya açık üstü kapalı önü açık kısmı
Öttirikli : Hastalıklı
P
Pağa : Zornaklı kapının kilit yeri.
Pangılot : Lira
Papah : Sünnet çocuklarının başlarına taktıkları silindir şeklinde başlık
Partal : Mitil, ekski giysi
Patlah : Olmamış incirin yeşil hali
Peççel : Beceriksiz
Perçem : Saçın alına sarkan kısmı.
Perensek : Fır dönme
Perize : Biçilen ekinin tarlada kalan kısmı.
Peşkir : Havlu
Pızzik : Lahananın nazik kısmı
Pırtik : Küçük bez parçası
Pıssik : Kedi.
Pızzik(Pezzik): Ciltte çıkan sivilce ve benzer şeyler,
Pörçikli : Havuç
Post : Deri.
Pöçcik : Bir şeyin son kısmı, kuyruk sokumu, kıç
Pöççik : Sap, kuyruk
Pöççik : Kuyruk, izmarit.
Puşirik : Toprak damlarda ağaç dizildikten ve keveşe konulduktan sonra ince bir tabaka halinde
Konulan çamur.

R
Rıççik : Kökün ince dalları, kök
Rik : Kin, nefret
Rüzkatiye : Belge.

S
Sadana : Saf, salak, ağzı sağır
Salaca : Tabutun üzerine konulduğu dört kolu olan tahta*
Sefertası : Birkaç çeşit yemek taşımak için yapılmış üst üste konulan kap.
Sehen : Sahan
Seklem : Sırtta taşıyabilecek kadar yük
Sele : Sepet
Sete : Kalas
Seki : Evin avlusunda topraktan yapılmış divan şeklinde yer
Sırğı : Toprak damlarda, yağan karı sıyırmak için tahtadan yapılmış kar küreği
Sırım : İp
Sikke : Demir kazık ( yere çakılan ) .
Sitam : Üşütme hastalığı, Sıtma
Sitil : Kova
Siyeç : Büyük çalı
Sokı : İçinde bulgur dövülen oyuk taş, dibek
Soyha : Ölünün sırtından çıkarılan giyecek.
Surfa : Sofra
Surha : Angarya iş, onun-bunun işi
Süngil : Genelikle ellerde görülen nokta şeklinde çıkıntı, siğil.
Süllüm : Toprak damlara çıkılmak için ağaçtan yapılmış merdiven.
Süvik : Toprak evlerin damının kenar kısımları




Ş
Şapşah : Sürahi
Şarmıta : Yaramazlık yapan kız çocuğu
Şavır olma : Aleme farş olma.
Şeb : Toprak sıva yaparken veya toprak zemini ıslatıp, çatlaklar varsa el sürerek kapatarak düzgün ve kaygan hale getirme ( şıkıllama )
Şekerdenlıh : Şeker konulan kap.
Şekgal : Eskimiş ayakkabı
Şekuka : Yapan armudu
Şellek : İnsanların taşıdığı yük biçimi.
Şendik : Kalabalık
Şenkor : Okun atıldığı ‘ Yay ‘ şeklinde ip ve yaydan oluşan bir ucu ilmek şeklinde kuş yakalamada kullanılan tuzak.
Şerdenlik : Bahşiş
Şev : Yörep, iniş aşağı.
Şığvın : Şiddetli sağanak yağmur
Şırğa : Ekinden kalan sapları taşımak için eşeğin sırtına uygun ağaçtan üçgen biçiminde yapılmış malzeme
Şibik : Göz çapağı.
Şörrik : Salya
Şimre : Yüzde yara halinde çıkan bir hastalık.
Adıyaman’ da Türkçe Kendine özel bir ağızla konuşulur. Ülkemizde bu ağıza en yakın sadece Kilis yöresinde rastlanır.

Kullanılan bu kelime ve deyimlerin etimolojik analizi yapıldığında; Azerbeycan, Gagavuz ve Türkmen Türkçeleri ile benzer özellikler taşıdığı görülmektedir. Ağırlık olarak Türkmen Türkçesinin özelliklerini taşıyan Adıyaman ağzının bu özelliğine M.Ö. yedinci yüzyılda bir süre Saka İskil Türklerinin egemenliği ve 1085 yılında da Selçuklu Türklerinin egemenliğinin etki ettiği söylenebilir.

A
A’llaf : Hutubat alıp-satan kişi.
Ahdaracah : Evde tandır üzerinde yapılan yufkaekmeği tandırın (sacın) üzerinde pişmesi için
çevirmeye yarayan tahta dan yapılmış kılıcı andıran alet.
Alamyon : Alimiyum.
Alıta : Sakat, arızalı, özürlü
Angut : Güvercin
Arıstah : Toprak damın ağaçla döşenmiş tavanı.
Asbap : Elbise
Avrat : Kadın-Bayan
Avrat namazı : Kuşluk namazı

B
Balah : Paça
Balıma : Bari
Baran : Çizgi, şerit halindeki çizgi, keder çizgisi,üzüm bağlarındaki asma (Tiyek) sıralı hali
Barmel : Fıçı
Baz : Bir kuş türü ( Kaz Kazına,baz bazınan herkes enteşınan ) ( Atasözü )
Berk : Sağlam
Bılata : Meyvelerin olgunlaşma zamanı
Bıldır : Geçen sene

C
Canan : Bağ bahçe işlerinde yardımcı hizmetçi
Cıncıh : Kuş veya kuş yavrusu
Cerbe’e : Su kenarında öten kurbağa
Cömçe : Kepçe
Cörten : Oluk
Cardah : Merdiven
Cığız : Yaramaz, oyun bozan huzursuzluk çıkaran
Cılğı : Şerit halinde kesilmiş bez
Cinik : Favori
Ç
Çağa : Bebek, yavru
Çağlın : Sakat, eli kolu tutmaz
Çeç : El
Çırtik : Eğlence anında baş parmakla orta parmağın sıkıca birbirine sürtülüp kaydırarak
Çıkarılan sese çırtiik çalma denir.
Çırtikli : Süslü olmaya çok meraklı, süslü-püslü, çıtkırıldım tavırlı
Çin : Omuz




D
Delbike : Darbuka
Deleme : Topaç
Dink : Buğdayı kepeğin ayırma işlemi yapılan yer
Dürmik : Dürüm
Darı : Mısır

E
Ehhe : Kaka
Elek : Oyunbaz,dilbaz, dalevereci
Elöpen : Kertenkele
Enik : Yavru, manıh
Enteş : Eş-Denk
Ergen : Evli olmayan, bekar
Evşen : Şiş
Eyiş : Küçük toz küreği
Etdor : Büyük dürüm
Erasa : Hutubat satılan yer
Etebe : Kapı ve pencerelerin üzerine çiriş olarak konulan kalas
Eyne : Ayna, ayrıca rötgen anlamına gelir

F
Fak : Tuzak
Fırınca : Kayık biçiminde ( Oval ) ekmek küreği
G
Gelin : Oğlun hanımı, gelen anlamına gelin derilmiştir.
Gever : Bahçe sulama için yapılan su kanalların suların kanallara taksim edildiği taksimat yeri
Gişi : Herif, koca, er, evin erkeği

H
Hamkef : Uykusu, henüz açılmamış, keyfi pek yerinde olmayan
Hampara : Orta boy taş, Toprak parçası, biçimsiz taş
Haphap : Takunya
Haraba : Boş arsa
Harar : Büyük çuval
Haraza : Kuyunun ağzına konulan 30-40 cm. yüksekliğinde taştan daire şeklinde tek parça
Çıkıntı.
Harıh : Ark, ince su yolu.
Hayma : Ahşaptan (ağaç ve dallardan) yapılmış bağ ve bahçelerde inşa edilen bekçi kulübesi.
Hazna : Su biriktirilen yer
Hecer : Yeni, teze
Hafdar : Çok yiyen canavar
Hellaç : Keçe işleri uğraşan, keçeci.
Hemam Leyenı : Büyükçe fazla derin olmayan yayvan su kab
Hevre : Kepekli undan yapılan hamur işi
Hışır : Takılar
Hıra : Cılız
Hım : Temel ( Evin Temili )
Hınd : Yuva ( Arının hındına barmah soğma)
Höllik : Huni şeklinde külah, normal külah
Hopan : Bakımsız bağ bahçe
Hökkız : Cevizin içinin tam bütün olarak çıkmış hali
Hökkeze : Olduğundan iri yapılı
Hölbe :Silindir ve elips şekilde genelde tuz konulan, katı ve sıvı bazı maddeler de konulan kap
Hölhöllı : Şüpheci
Höllik : Eskiden bebelerin kundakları içine çiş ve kakalarını yapmaları için konulan beyaz toprak
Hurç : Heybe
Hubar : Zerricik halinde toz
Hılt : Karışık tahıl
Hımbıl : Zarıf, cılız, avanak, enayi
İ
İdara : Tenekeden yapılmış, kumbara büyüklüğünde silindir veya koni şeklinde içerisinde
Gaz yağı ve fitil bundan aydınlatma aracı “ çıra “ da denilirdi.
İzar : Siyah çarçaf
İçme : Şifalı su, içmece
İnnedenlik : İğne tutturulan içi pamuk doldurulmuş minyatür yastık.
K
Kalın : Başlık parası
Kakma : Ağaç ve tahta kıymığı
Kantarma : Kemerli yapı
Kara kafir : Kertenkelenin büyükçesi.
Karulye : Karyola
Kaynana : Kaim ana, Kaim Valide(ana yerine geçen) anlamına
Kekre : Acımısı, dil büker şeklinde
Kuküç : Çekiç
Kelenguç : Kırlangıç.
Kelle : Tahta masanın çekmecesi, çekmece, para konulan çekmece.
Kendır : Kıldan yapılmış ( örülmüş ) kalın ip
Kenıf : Tuvalet –WC (Ayrıca tuvalet için, yüznumara, cartcurt damı, ay ahyolı, abdeshana
Hela isimlen de kullanılır. )
Keppır : Bozuk ve yokuşlu yol.
Keremet : İftira.
Kerrik : Olmamış, ham meyve.
Keşkeş : Farba, fırfır
Keveşe : Toprak damlarda, ağaçla toprak arasına giren tahta kamış v.s. malzeme.
Keyyim : Sağlam
Kıdik : Oğlak.
Kındırik : Ufak, tefek
Kırat : 7200 gr. Hububatı içine alan silindir şekilde ölçüm aleti.
Kırççik : Zayıf, cılız
Kildan : Hamamda yıkanılacak suyun içerisine konulması için bakırdan yapılmış özel kap.
Koka : Nakış ipi makarası.
Kordile : Kurdela
Kurrik : Eşek sıpası
Korrik : Belin bükük, kemiklerin çıkmış ve çok zayıf cılız hali.
Köm : Yığın tepecik
Kör kelız : Önü kapalı tabii su yolu.
Körefem : Pejmurde
Kört : Çukur
Köseği : Yarı yanmış odun
Kudımlı : Uğurlu
Kufa : Kamıştan ya da ağaç dalından yapılmış sepet
Kullep : Dalevre, hile hurda, oyun
Kulunç : İki omuz arası
Kuncik : Köşe duvar kenarı
Kuşkana : Bakırdan yapılmış derince, yemek pişirme tenceresi
Kuttik : Kısa boylu
Külınçe : Ekmek, yağlı yavan
L
Lallik : Dilsiz, ahraz
Lebbe : Boyuna takılan zincir gerdanlık
Lekkom : “ Koyayım “ anlamında sövme ve hakaret ifadesi
Lembır : Fincan kırığı
Lenger : Geniş, yayvan içine hamur ve köfte yoğrulan geniş kap
Loğ : Toprak damın yağmura karşı direncini antırmak üzere kullanılan taştan yapılmış silindir
Loğdır : Loğu toprak damın üzerinde gezdirmeye yarayan ahşaptan yapılmış makas şeklinde alet
Lop : Bedavadan elde edilen yiyecek, beleş yemek
Lopah : Bir lokma / Bir avuç
Lottik : Arkaya tekme atma
Lüllik : Musluk gibi suyun aktığı yer.
Lüllik : Oluk.
Lüllük : Tek elin içine sığabilecek bir sıkımlık ölçü. ( bir lülük köfte )

M
Mağ : Uzun olan maskan. ( Odanın arka tarafında ağaçla ikiye bölünmüş kısım )
Makat : Divan, Oturacak yer.
Mamız : Nabız.
Manca : Salata.
Mangaç : Cımbız
Marama : Mendil
Markama : Bonyo havlusu
Mehsere Kazanı: Büyük kazan
Mekir : Üzerine, den dolayı
Mesboh : Makbul olan.
Meyrat : Ölenden kalan giyisi
Mıh : Çivi
Melevız : Salak, sünepe
Mıllik : Kambur
Mırğıbı : Küçük karınca topluluğu
Mısandara : Evin salonun girişinde ahşaptan yapılmış korkuluk
Mısır Tovığı : Hindi.
Motorsıhlet : Motosiklet
Muhatara : Hastalıklı.

N
Nacar : Marangoz
Nanır : Bir yerde bulunan herkese ait hayvanların toplanıp gün boyu o yerin dağ ve meralarında otlatılıp akşam olunca getirilme işi. ( hayvan kendi evine kendi gelir )
Nehit : Beyaz yapı taşı
Nukkıl : Gaga

O
Ohlağı : Ekmek açılan yuvarlak ince uzun merdane
Omça : İşlenebilir tahta parçası, odun
Oturah : İskembe

Ö
Öhlez : Cılız, ağır hareket eden, uyuz görüntülü.
Öhlez : Zayıf ışık
Örken : Pamuktan örülmüş kalın ip
Örtme : Kapatmak, örtmek ayrıca : Evin avluya açık üstü kapalı önü açık kısmı
Öttirikli : Hastalıklı
P
Pağa : Zornaklı kapının kilit yeri.
Pangılot : Lira
Papah : Sünnet çocuklarının başlarına taktıkları silindir şeklinde başlık
Partal : Mitil, ekski giysi
Patlah : Olmamış incirin yeşil hali
Peççel : Beceriksiz
Perçem : Saçın alına sarkan kısmı.
Perensek : Fır dönme
Perize : Biçilen ekinin tarlada kalan kısmı.
Peşkir : Havlu
Pızzik : Lahananın nazik kısmı
Pırtik : Küçük bez parçası
Pıssik : Kedi.
Pızzik(Pezzik): Ciltte çıkan sivilce ve benzer şeyler,
Pörçikli : Havuç
Post : Deri.
Pöçcik : Bir şeyin son kısmı, kuyruk sokumu, kıç
Pöççik : Sap, kuyruk
Pöççik : Kuyruk, izmarit.
Puşirik : Toprak damlarda ağaç dizildikten ve keveşe konulduktan sonra ince bir tabaka halinde
Konulan çamur.

R
Rıççik : Kökün ince dalları, kök
Rik : Kin, nefret
Rüzkatiye : Belge.

S
Sadana : Saf, salak, ağzı sağır
Salaca : Tabutun üzerine konulduğu dört kolu olan tahta*
Sefertası : Birkaç çeşit yemek taşımak için yapılmış üst üste konulan kap.
Sehen : Sahan
Seklem : Sırtta taşıyabilecek kadar yük
Sele : Sepet
Sete : Kalas
Seki : Evin avlusunda topraktan yapılmış divan şeklinde yer
Sırğı : Toprak damlarda, yağan karı sıyırmak için tahtadan yapılmış kar küreği
Sırım : İp
Sikke : Demir kazık ( yere çakılan ) .
Sitam : Üşütme hastalığı, Sıtma
Sitil : Kova
Siyeç : Büyük çalı
Sokı : İçinde bulgur dövülen oyuk taş, dibek
Soyha : Ölünün sırtından çıkarılan giyecek.
Surfa : Sofra
Surha : Angarya iş, onun-bunun işi
Süngil : Genelikle ellerde görülen nokta şeklinde çıkıntı, siğil.
Süllüm : Toprak damlara çıkılmak için ağaçtan yapılmış merdiven.
Süvik : Toprak evlerin damının kenar kısımları




Ş
Şapşah : Sürahi
Şarmıta : Yaramazlık yapan kız çocuğu
Şavır olma : Aleme farş olma.
Şeb : Toprak sıva yaparken veya toprak zemini ıslatıp, çatlaklar varsa el sürerek kapatarak düzgün ve kaygan hale getirme ( şıkıllama )
Şekerdenlıh : Şeker konulan kap.
Şekgal : Eskimiş ayakkabı
Şekuka : Yapan armudu
Şellek : İnsanların taşıdığı yük biçimi.
Şendik : Kalabalık
Şenkor : Okun atıldığı ‘ Yay ‘ şeklinde ip ve yaydan oluşan bir ucu ilmek şeklinde kuş yakalamada kullanılan tuzak.
Şerdenlik : Bahşiş
Şev : Yörep, iniş aşağı.
Şığvın : Şiddetli sağanak yağmur
Şırğa : Ekinden kalan sapları taşımak için eşeğin sırtına uygun ağaçtan üçgen biçiminde yapılmış malzeme
Şibik : Göz çapağı.
Şörrik : Salya
Şimre : Yüzde yara halinde çıkan bir hastalık.
  Alıntı ile Cevapla

IRCForumlari.NET Reklamlar
radyo44.com.tr
Cevapla

Etiketler
adıyaman, kelimeler, yöresel, Ş

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Rize Yöresel Kelimeler Violent Yöresel Kelimeler ve Anlamları 3 23 Aralık 2013 19:32
Osmaniye Yöresel Kelimeler Ecrin Yöresel Kelimeler ve Anlamları 0 28 Haziran 2013 18:29
Bolu-Mengen yöresel kelimeler Ecrin Yöresel Kelimeler ve Anlamları 0 28 Haziran 2013 18:15
Çankırı Yöresel Kelimeler Ecrin Yöresel Kelimeler ve Anlamları 0 28 Haziran 2013 18:13
Giresun (Yöresel Kelimeler) xena Yöresel Kelimeler ve Anlamları 0 30 Aralık 2012 15:37