IRC ve mIRC Kullanıcılarının Buluşma Noktası
  Mobil Sohbet, Sohbet ve Sohbet Odaları




Yeni Konu aç Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 24 Ekim 2017, 12:55   #1
Çevrimdışı
Trabzon yöresine ait Kelimeler & Anlamları


-- Sponsor Baglantı --


Cağnımm memleketimi temsilen;

-A-

Abraş: İri yarı,biçimsiz.

Aboskal: Bir işe ilk başlanılan yer.

Acer: Pek yeni.

Aftoz: Yar

Afkurmak: Havlamak, boş konuşmak

Ağu: Zehir.

Ahan: İşte.

Ahbin: Hayvan gübresi.

Ahır: Hayvanların barındıkları yer.

Ahlil: Hamsi kılçığı.

Alaf: Hayvan yiyeceği.

Alemira: Kendir yumağı.

Alemit: Çıkrık.

Anaç: Büyümüş, kemale ermiş

Anaba: Fasulye,bakla.

Ander: Uğursuz.

Andon: Anlayışsız, kalın kafalı.

Angona: Zararsız küçük yılan.

Ankmak: Bahsetmek, anmak.

Arahana: Örümcek.

Arık: Zayıf,cılız.

Arogop: Yeni büyüyen mısırın kurusu.

Arkuri: Çapraz, yanlamasına

tersine giden yol.

Astos: Tembel.

Aşana: Kiler.

Ateşluk: Evin içindeki ocak.

Avanak: Aptal,zavallı.

Avlu: Evin kapı önü.

Avuz (Ağuz): Yeni yavrulamış

ineğin sütünden elde edilen madde.

Ayan: Açık hava.



-B-

Bafficca: Kurutulmuş fasulyenin

Bakraç: Küçük kalaylı kap.

Bakuze: Buğday unu ile yapılan keşkül benzeri tatlı.

Bali:İneğin ahırda bağlandığı kazık.

Banfi: İneklerin bağlandığı yer.

Banoforti:Yük taşırken sırta alınan örtü.

Bardi: Çakal.

Basal: Otlayan hayvanları yere bağlamak için yere çakılan kazık.

Becit: Acele

Bedila: Altı düz yassı sepet

Bel: Tarlayı derin kazmak için kullanılan çift ayaklı alet.

Bet: Kötü.

Beydava: Bedava

Beydua: Beddua

Beygana: Nine, büyükana

Bezergenaşi: Fasulye turşusunun mısır ekmeği ile karıştırılması.

Biçkı: Hızar.

Bile: Birlikte, beraber.

Bilegi: Ekmek pişirmek için yapılan içi oyulmuş taş tepsi.

Bilema: Az, bir damla.

Bişe: Bir şey.

Bolaki: Umarım, belki, bu olur ki.

Bulama: Yeni doğmuş ineğin sütünden yapılan süt tatlısı.

Buldur: Geçen yıl.

Buli: Civciv.

Buzak: İnek yavrusu.

kabuğuyla yapılan yemek.



-C-Ç-

Cabula: Ayakkabı.

Cağna: Yengeç.

Cağra: Yün eğirme aleti.

Cahavel: Çalı süpürgesi.

Caleps: Başaklama.

Cameş: Manda.

Carambula: Ağustos böceği.

Carcara: Corar böceği.

Cavuklamak: Tırmalamak.

Cazi: Cadı.

Cazu: Cadı.

Cel (celi-seli): Mısır sapı.

Celeb: Hayvan satın alıp kesen, kasap.

Ceryan: Elektrik.

Cibur: Ufak ,tefek.

Cicil: Toprak solucanı.

Cifin: Çalı çiçeği.

Ciniviz: Açıkgöz, cin gibi.

Cirihta: Yağda kızartılan çörek.

Cisa: Kuş

Ciya: Kıvılcım.

Cordak: Evde yiyeceklerin konduğu oda.

Cubuş: Meyve koçanı, fındığın üzerindeki yeşil kabuk.

Cuhna: Tutan yemeğin dibi.

Cumuklamak: Cimdiklemek.

Cumur (Sumur): Mısır ekmeği, tereyağı ile yapılan yemek.

Curan: Diken.

Çakraç: El kumandalı mikser.

Çalakop: Orağın büyük ve ucu düz olanı.

Çalımat: Toplanan bitkinin geri kalan kısmı.

Çarık: Deriden yapılan ayakkabı.

Çaynık: Demlik, çaydanlık.

Çenge: Çene.

Çeper: Tarlanın etrafındaki parmaklık.

Çifte: Ev ile çatı arasındaki bölüm.

Çivit: Çekirdek.

Çiyan: Kertenkele.

Çomber: Yazma, eşarp, çember.

Çor: Zehir, zıkkım.



-D-

Dağar: Beşik lazımlığı.

Dardağan: Dağınık.

Delim (denim): Sefer, dönüm.

Dink: Çay öğütme değirmeni.

Direni: Tavan arası.

Dolaylık: Bele sarılan önlük.



-E-

Ebisoy: Öbür türlü.

Ehya: Koku, reyiha.

Eniş: İniş.

Entare: Elbise, fistan.

Eslek: Uysal.

Esse: Doğru, sahi, essah.

Evlek: Su yolu, hendek.

Evza: Kibrit.

-F-

Façiya: Ateş,kıvılcım.

Fafatora (farfara): Kelebek.

Fanila: İç giysi.

Fecar: Çubuk sepeti.

Feli: Kabağın kare,dikdörtgen şeklinde dilimlenmesi.

Ferik: Genç tavuk.

Fermane: İşlemeli kadın yeleği.

Firahtı: Tarlaların etrafındaki basit parmaklık, çit.

Firfilika: Yemekleri karıştırıcı, fırıldak.

Firildak:

Firfilo: Hafif rüzgar.

Fistan: Kadın elbisesi.

Fitra: Mısırın küçüğü.

Fodiya: Gaz lambası.

Fodul: Fitne.

Fol: Kümes hayvanlarının yumurtladığı yer.

Folil (folit): Kabak ocağı.

Folos: Çürük.Ekini çapalama.

Foman: Sepetin yapıldığı fındık çubukları.

Forotika: Kendirin işlenmiş hali, İnce şeffaf bez.

Foter: Büyük şapka.

Fuçi: Fındığın yeşil dış kabuğu.

Fuduş: İneğin sütünden kesilmesi.

Fufut: Vücutta oluşan sivilceler.

Furno: Kurbağa.

Fuska: Böğürtlen.Patlamış mısır.

Fuşki: Pislik.

Fuştul: Telaş.

Futuş: Fındığın yeşil dış kabuğu.



-G-

Gaban: Yamaç.

Gadak: Manda yavrusu.

Gağar: Baykuş.

Galadiza: Taze mısır.

Gavut: Buğday , arpa ve çivitten elde edilen kavrulmuş un.

Gaybana: Menfur şey.

Gazel: Yaprak

Gazel: Yaprak.

Gebre: Gübre.

Gerdel: İneklerin yemlendiği tahtadan yapılan kova.

Gobel: Yaramaz haylaz çocuk, fırlama.

Golit: Sümüklü böcek.

Gorbagor: Uğursuz (kadınlar için)

Gordil: Düğüm.

Gorgot: Mısır tanelerinin parçalanmışı.

Gosva: Kara tavuk.

Govit: Kaya balığı

Gudal: Ucu çatallı çorba çırpıcı.

Guduk: Uc ,gaga.

Gugara: Meyve fındık dalı eğmeğe yarayan ucu eğri odun.

Gugu: Öten bir kuş.

Gugul: Otların toplanmış hali.

Gugula: Fes külah.

Guguvaga: Mantar.

Gumuş: Dikenli kestane kozası.

Guyusma: Feryat etmek,bağırmak.

Ğarğarizma: Feryat etmek, bağırmak.

Ğezep: Yaramaz baş belası, bela, gazap

Ğuliya: Lahana yemeği.



-H-

Hacabur: Yemek .

Haçan: Madem ki, ne zaman ki.

Hafis: Ham meyva.

Hakket: Hakikaten.

Halaz: Dolu.

Halt
Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.
ayburt’un Haldizen yaylasından olan.

Hamarat: Çalışkan.

Hamayil: Muska.

Hamucara: Çilek (dağ çileği).

Handoşer: Kirpi.

Hanega: Eski evlerde, yayla evlerinde kiler. Hanecik.

Hapşikol: Bir çeşit hamsili mısır ekmeği.

Hars: Fasulye salatalık yetiştirmekte kullanılan sırık.

Hartama: İnce çatı tahtası.

Has: İyi.

Haşıl: Kavrulmuş buğday unundan bir tür tatlı.

Haşimdi: Hemen.

Hatal: Eski.

Hatika: Tahta balkon.

Hatofolluk: Çöplük.

Havan: Sarmİsak döveceği.

Haviz: Mısır unu ile yapılan bir yemek.

Hayat: Evin salonu.

Hela: Tuvalet.

Hemençe: Bir çeşit çanta (yöresel).

Herek: Fasulye salatalık yetiştirmekte kullanılan sırık.

Hers: Öfke, hİrs.

Hılıca: Pişmemiş, taze mısır.

Hızan: Kötü, çirkin.

Hirli: Arlı uslu.

Hohol: Toz,böcek.

Hohor: Baykuş

Holovşera: Kertenkele.

Hoşot: Mısırın dış kabuğu.

Hubuç: Fındığın yeşil kabuğu.

Hurtul: Pırtlak.



-İ-

İbrik: Su kabı (kulplu).

İdare Lambası: Gaz lambası.

İfteri: Eğrelti otu.

İğriz: Araziyi çabalamak derin kazmak.

İskele: Merdiven.

İstemli: Büyük gügüm.

İşkebit: Eşek arısı.

İşkilo: Köpek.



-K-

Kafeka: Küçük güğüm.

Kaful: Bitki ya da ağaç demeti.

Kâhan: Mısırlar büyüdükden sonra yapılan ayıklama, çapalama.

Kalander: Ocak ayı.

Kalega: Küçük dana.

Kalif: Küçük kulûbe.

Kambol: Kaburka kemiği.

Kapisal: Değirmenin küçük kanalı.

Kapot: Palto.

Karaymiş: Kara yemiş.

Karnes: Bir çeşit ot.

Kartol: Patates.

Kaşıkçı: Kuyruklu kurbağa yavrusu.

Katma: İplik.

Katoful: Eşik, dış kapı eşiği (kadefor).

Kaviya: Odunların üst üste dizilmesi.

Kavran: Yağ, peynir saklamak için tahtadan yapılan kap.

Kayde vurmak: Besteli söz söylemek, birini kaale almamak.

Kayde: Şarkınİn bestesi.

Kaygana: Un ve hamsiden yapılan çörek.

Kele (koyle): Bit.

Kemre: Sığır gübresi.

Kenef: Tuvalet.

Kerenti: Tırpan.

Kertel: İneğin yalak kabı.

Keşan: Başa omuzlara örtülen yöresel atkı.

Kıraça: İstavrit balığının incesi.

Kıran: Karşı tepe.

Kırga (virga): Bir tür çapa.

Kıylı:Tepsi.

Kiremül: Ocak zinciri (askısı).

Kirika: Oyuncak.

Kitipiyoz: Cimri.

Kofi: Lahana sapı.

Kofin: Kuru yaprak taşıma sepeti.

Koğlil: Salyankoz,kokle.

Kokla: Dantel yumağı.

Kokoca: Böcek.

Kolendar: Bağırsak.

Koliva: Suda pişirilmiş taze mısır.

Kolof: Buğday unundan yapılan küçük ev ekmeği .

Kolof: Pidenin biraz kalını.

Kom: Mezra,dağ evi.

Komri: İskemle.

Kopça: Düğme.

Korkoç: Mısır tanesi.

Korop: Küçük kulûbe.

Koruk: Orman.

Korz: Tahtadan yapılan oturak.

Kosi: Kuluçkaya yatmak.

Kot: 5 kiloluk ölçü.

Kotol: Küt.

Kovelik: Salyangoz.

Kösre: Bilevi aracı.

Kuba: Bardak.

Kubli: Asma kilİt.

Kuful: Meyvelerin çekirdeklerinin bulunduğu kısım.

Kufur: Kalın odun parçası.

Kukar: Ucu eğri dal eğmeye yarar.

Kukul: Yığın tepesi.

Kumul: Bir araya getirip toplamak, toprak yığını.

Kumuş: Dikenli kestane kabuğu.

Kunuba: Küçük sinek.

Kurum: Kibir gösteriş.

Kurun: Peynir kabı (tahtadan).

Kurut: Yoğurtla yapılmış sert peynir.

Kusina: Fırınlı soba.

Kutliga: Hıçkırık.

Kutur: Mısırın ufalandıktan sonraki odunsu kısmı.

Kuymak: Yemek, mİsİr unu, peynir ve yağla yapİlan yöresel yemek.

Kuyus: Bağırma.

Kuyutça (kuvitça): Küçük el sepeti.

Küfür: Kötü söz.

Külfet: Ev halkı.

Küspe: Sığır yemi.



-L-

Lahmi: Köpeğin yediği kab

Lahre: Sini altı

Lahtura: Gevşek insan

Laluş: Lal olan

Lapa: Mısır unundan yemek

Lavuz: Mısır

Layinka: Salıncak

Lazut: Mısır

Leğen: Çamaşır yıkanılan tekne

Lenger: Büyük kap

Libas : Elbise

Ligarba: Ormanda yetişen bir çeşit meyve

Lobiya: Fasulye

Lodor: Ucuna torba bağlanıp meyve toplamaya yarar.

Lori: Kabağın dikine bölünmesi



-M-

Maçot: Beceriksiz , sakat

Makoç: Mekik

Malez: Sütten yapılan kabak yemeği

Mamula: Diken meyvesi

Mança: Çorba

Maneya: Is, kül

Maraz: Hastalık

Martin: Tüfek

Maşraba: Plastik su kabı

Mayhoş: Ekşi

Mazudal: Yabani ifteri

Merek: Otların konulduğu yer

Mertek: Çit

Mezere: Yayla, küçük ev, köyden yukarıda ikinci ev.

Mıh: Çivi

Mıhlama: Peynir, yağ,un yemeği

Mile: Misket, bilye

Mintan: Gömlek

Minzi: Taze peynir, çökelek

Mirmiga: Karınca

Miyanci: Görücü

Mizmilak: Diken

Momol: Küçük böcek, toz

Morodiya: Hamsi, pazı, pırasa, patates, soğandan kiremit ve tepside yapılan yemek

Mucurum: Felçli, beceriksiz

Munzur: Ağız burun bölgesi

Musubet: Baş belası

Muşi: Hayvanların ayakları

Muşmul: Yeni dünya meyvesi

Muşmula: Zerdali, yeni dünya

Muzur: Meraklı, yaramaz, maraz çıkaran.



-N-

Naçak: Küçük balta

Nahır: Sürü

Namazgah: Seccade

Nanay: Akılsız

Nemrut: Hain

Nife: Gelin

Nuzul: Felç



-O-

Ocak: Şömine

Oflan: Raf

Ofurmak: Üflemek
Cağnımm memleketimi temsilen;

-A-

Abraş: İri yarı,biçimsiz.

Aboskal: Bir işe ilk başlanılan yer.

Acer: Pek yeni.

Aftoz: Yar

Afkurmak: Havlamak, boş konuşmak

Ağu: Zehir.

Ahan: İşte.

Ahbin: Hayvan gübresi.

Ahır: Hayvanların barındıkları yer.

Ahlil: Hamsi kılçığı.

Alaf: Hayvan yiyeceği.

Alemira: Kendir yumağı.

Alemit: Çıkrık.

Anaç: Büyümüş, kemale ermiş

Anaba: Fasulye,bakla.

Ander: Uğursuz.

Andon: Anlayışsız, kalın kafalı.

Angona: Zararsız küçük yılan.

Ankmak: Bahsetmek, anmak.

Arahana: Örümcek.

Arık: Zayıf,cılız.

Arogop: Yeni büyüyen mısırın kurusu.

Arkuri: Çapraz, yanlamasına

tersine giden yol.

Astos: Tembel.

Aşana: Kiler.

Ateşluk: Evin içindeki ocak.

Avanak: Aptal,zavallı.

Avlu: Evin kapı önü.

Avuz (Ağuz): Yeni yavrulamış

ineğin sütünden elde edilen madde.

Ayan: Açık hava.



-B-

Bafficca: Kurutulmuş fasulyenin

Bakraç: Küçük kalaylı kap.

Bakuze: Buğday unu ile yapılan keşkül benzeri tatlı.

Bali:İneğin ahırda bağlandığı kazık.

Banfi: İneklerin bağlandığı yer.

Banoforti:Yük taşırken sırta alınan örtü.

Bardi: Çakal.

Basal: Otlayan hayvanları yere bağlamak için yere çakılan kazık.

Becit: Acele

Bedila: Altı düz yassı sepet

Bel: Tarlayı derin kazmak için kullanılan çift ayaklı alet.

Bet: Kötü.

Beydava: Bedava

Beydua: Beddua

Beygana: Nine, büyükana

Bezergenaşi: Fasulye turşusunun mısır ekmeği ile karıştırılması.

Biçkı: Hızar.

Bile: Birlikte, beraber.

Bilegi: Ekmek pişirmek için yapılan içi oyulmuş taş tepsi.

Bilema: Az, bir damla.

Bişe: Bir şey.

Bolaki: Umarım, belki, bu olur ki.

Bulama: Yeni doğmuş ineğin sütünden yapılan süt tatlısı.

Buldur: Geçen yıl.

Buli: Civciv.

Buzak: İnek yavrusu.

kabuğuyla yapılan yemek.



-C-Ç-

Cabula: Ayakkabı.

Cağna: Yengeç.

Cağra: Yün eğirme aleti.

Cahavel: Çalı süpürgesi.

Caleps: Başaklama.

Cameş: Manda.

Carambula: Ağustos böceği.

Carcara: Corar böceği.

Cavuklamak: Tırmalamak.

Cazi: Cadı.

Cazu: Cadı.

Cel (celi-seli): Mısır sapı.

Celeb: Hayvan satın alıp kesen, kasap.

Ceryan: Elektrik.

Cibur: Ufak ,tefek.

Cicil: Toprak solucanı.

Cifin: Çalı çiçeği.

Ciniviz: Açıkgöz, cin gibi.

Cirihta: Yağda kızartılan çörek.

Cisa: Kuş

Ciya: Kıvılcım.

Cordak: Evde yiyeceklerin konduğu oda.

Cubuş: Meyve koçanı, fındığın üzerindeki yeşil kabuk.

Cuhna: Tutan yemeğin dibi.

Cumuklamak: Cimdiklemek.

Cumur (Sumur): Mısır ekmeği, tereyağı ile yapılan yemek.

Curan: Diken.

Çakraç: El kumandalı mikser.

Çalakop: Orağın büyük ve ucu düz olanı.

Çalımat: Toplanan bitkinin geri kalan kısmı.

Çarık: Deriden yapılan ayakkabı.

Çaynık: Demlik, çaydanlık.

Çenge: Çene.

Çeper: Tarlanın etrafındaki parmaklık.

Çifte: Ev ile çatı arasındaki bölüm.

Çivit: Çekirdek.

Çiyan: Kertenkele.

Çomber: Yazma, eşarp, çember.

Çor: Zehir, zıkkım.



-D-

Dağar: Beşik lazımlığı.

Dardağan: Dağınık.

Delim (denim): Sefer, dönüm.

Dink: Çay öğütme değirmeni.

Direni: Tavan arası.

Dolaylık: Bele sarılan önlük.



-E-

Ebisoy: Öbür türlü.

Ehya: Koku, reyiha.

Eniş: İniş.

Entare: Elbise, fistan.

Eslek: Uysal.

Esse: Doğru, sahi, essah.

Evlek: Su yolu, hendek.

Evza: Kibrit.

-F-

Façiya: Ateş,kıvılcım.

Fafatora (farfara): Kelebek.

Fanila: İç giysi.

Fecar: Çubuk sepeti.

Feli: Kabağın kare,dikdörtgen şeklinde dilimlenmesi.

Ferik: Genç tavuk.

Fermane: İşlemeli kadın yeleği.

Firahtı: Tarlaların etrafındaki basit parmaklık, çit.

Firfilika: Yemekleri karıştırıcı, fırıldak.

Firildak:

Firfilo: Hafif rüzgar.

Fistan: Kadın elbisesi.

Fitra: Mısırın küçüğü.

Fodiya: Gaz lambası.

Fodul: Fitne.

Fol: Kümes hayvanlarının yumurtladığı yer.

Folil (folit): Kabak ocağı.

Folos: Çürük.Ekini çapalama.

Foman: Sepetin yapıldığı fındık çubukları.

Forotika: Kendirin işlenmiş hali, İnce şeffaf bez.

Foter: Büyük şapka.

Fuçi: Fındığın yeşil dış kabuğu.

Fuduş: İneğin sütünden kesilmesi.

Fufut: Vücutta oluşan sivilceler.

Furno: Kurbağa.

Fuska: Böğürtlen.Patlamış mısır.

Fuşki: Pislik.

Fuştul: Telaş.

Futuş: Fındığın yeşil dış kabuğu.



-G-

Gaban: Yamaç.

Gadak: Manda yavrusu.

Gağar: Baykuş.

Galadiza: Taze mısır.

Gavut: Buğday , arpa ve çivitten elde edilen kavrulmuş un.

Gaybana: Menfur şey.

Gazel: Yaprak

Gazel: Yaprak.

Gebre: Gübre.

Gerdel: İneklerin yemlendiği tahtadan yapılan kova.

Gobel: Yaramaz haylaz çocuk, fırlama.

Golit: Sümüklü böcek.

Gorbagor: Uğursuz (kadınlar için)

Gordil: Düğüm.

Gorgot: Mısır tanelerinin parçalanmışı.

Gosva: Kara tavuk.

Govit: Kaya balığı

Gudal: Ucu çatallı çorba çırpıcı.

Guduk: Uc ,gaga.

Gugara: Meyve fındık dalı eğmeğe yarayan ucu eğri odun.

Gugu: Öten bir kuş.

Gugul: Otların toplanmış hali.

Gugula: Fes külah.

Guguvaga: Mantar.

Gumuş: Dikenli kestane kozası.

Guyusma: Feryat etmek,bağırmak.

Ğarğarizma: Feryat etmek, bağırmak.

Ğezep: Yaramaz baş belası, bela, gazap

Ğuliya: Lahana yemeği.



-H-

Hacabur: Yemek .

Haçan: Madem ki, ne zaman ki.

Hafis: Ham meyva.

Hakket: Hakikaten.

Halaz: Dolu.

Halt
Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.
ayburt’un Haldizen yaylasından olan.

Hamarat: Çalışkan.

Hamayil: Muska.

Hamucara: Çilek (dağ çileği).

Handoşer: Kirpi.

Hanega: Eski evlerde, yayla evlerinde kiler. Hanecik.

Hapşikol: Bir çeşit hamsili mısır ekmeği.

Hars: Fasulye salatalık yetiştirmekte kullanılan sırık.

Hartama: İnce çatı tahtası.

Has: İyi.

Haşıl: Kavrulmuş buğday unundan bir tür tatlı.

Haşimdi: Hemen.

Hatal: Eski.

Hatika: Tahta balkon.

Hatofolluk: Çöplük.

Havan: Sarmİsak döveceği.

Haviz: Mısır unu ile yapılan bir yemek.

Hayat: Evin salonu.

Hela: Tuvalet.

Hemençe: Bir çeşit çanta (yöresel).

Herek: Fasulye salatalık yetiştirmekte kullanılan sırık.

Hers: Öfke, hİrs.

Hılıca: Pişmemiş, taze mısır.

Hızan: Kötü, çirkin.

Hirli: Arlı uslu.

Hohol: Toz,böcek.

Hohor: Baykuş

Holovşera: Kertenkele.

Hoşot: Mısırın dış kabuğu.

Hubuç: Fındığın yeşil kabuğu.

Hurtul: Pırtlak.



-İ-

İbrik: Su kabı (kulplu).

İdare Lambası: Gaz lambası.

İfteri: Eğrelti otu.

İğriz: Araziyi çabalamak derin kazmak.

İskele: Merdiven.

İstemli: Büyük gügüm.

İşkebit: Eşek arısı.

İşkilo: Köpek.



-K-

Kafeka: Küçük güğüm.

Kaful: Bitki ya da ağaç demeti.

Kâhan: Mısırlar büyüdükden sonra yapılan ayıklama, çapalama.

Kalander: Ocak ayı.

Kalega: Küçük dana.

Kalif: Küçük kulûbe.

Kambol: Kaburka kemiği.

Kapisal: Değirmenin küçük kanalı.

Kapot: Palto.

Karaymiş: Kara yemiş.

Karnes: Bir çeşit ot.

Kartol: Patates.

Kaşıkçı: Kuyruklu kurbağa yavrusu.

Katma: İplik.

Katoful: Eşik, dış kapı eşiği (kadefor).

Kaviya: Odunların üst üste dizilmesi.

Kavran: Yağ, peynir saklamak için tahtadan yapılan kap.

Kayde vurmak: Besteli söz söylemek, birini kaale almamak.

Kayde: Şarkınİn bestesi.

Kaygana: Un ve hamsiden yapılan çörek.

Kele (koyle): Bit.

Kemre: Sığır gübresi.

Kenef: Tuvalet.

Kerenti: Tırpan.

Kertel: İneğin yalak kabı.

Keşan: Başa omuzlara örtülen yöresel atkı.

Kıraça: İstavrit balığının incesi.

Kıran: Karşı tepe.

Kırga (virga): Bir tür çapa.

Kıylı:Tepsi.

Kiremül: Ocak zinciri (askısı).

Kirika: Oyuncak.

Kitipiyoz: Cimri.

Kofi: Lahana sapı.

Kofin: Kuru yaprak taşıma sepeti.

Koğlil: Salyankoz,kokle.

Kokla: Dantel yumağı.

Kokoca: Böcek.

Kolendar: Bağırsak.

Koliva: Suda pişirilmiş taze mısır.

Kolof: Buğday unundan yapılan küçük ev ekmeği .

Kolof: Pidenin biraz kalını.

Kom: Mezra,dağ evi.

Komri: İskemle.

Kopça: Düğme.

Korkoç: Mısır tanesi.

Korop: Küçük kulûbe.

Koruk: Orman.

Korz: Tahtadan yapılan oturak.

Kosi: Kuluçkaya yatmak.

Kot: 5 kiloluk ölçü.

Kotol: Küt.

Kovelik: Salyangoz.

Kösre: Bilevi aracı.

Kuba: Bardak.

Kubli: Asma kilİt.

Kuful: Meyvelerin çekirdeklerinin bulunduğu kısım.

Kufur: Kalın odun parçası.

Kukar: Ucu eğri dal eğmeye yarar.

Kukul: Yığın tepesi.

Kumul: Bir araya getirip toplamak, toprak yığını.

Kumuş: Dikenli kestane kabuğu.

Kunuba: Küçük sinek.

Kurum: Kibir gösteriş.

Kurun: Peynir kabı (tahtadan).

Kurut: Yoğurtla yapılmış sert peynir.

Kusina: Fırınlı soba.

Kutliga: Hıçkırık.

Kutur: Mısırın ufalandıktan sonraki odunsu kısmı.

Kuymak: Yemek, mİsİr unu, peynir ve yağla yapİlan yöresel yemek.

Kuyus: Bağırma.

Kuyutça (kuvitça): Küçük el sepeti.

Küfür: Kötü söz.

Külfet: Ev halkı.

Küspe: Sığır yemi.



-L-

Lahmi: Köpeğin yediği kab

Lahre: Sini altı

Lahtura: Gevşek insan

Laluş: Lal olan

Lapa: Mısır unundan yemek

Lavuz: Mısır

Layinka: Salıncak

Lazut: Mısır

Leğen: Çamaşır yıkanılan tekne

Lenger: Büyük kap

Libas : Elbise

Ligarba: Ormanda yetişen bir çeşit meyve

Lobiya: Fasulye

Lodor: Ucuna torba bağlanıp meyve toplamaya yarar.

Lori: Kabağın dikine bölünmesi



-M-

Maçot: Beceriksiz , sakat

Makoç: Mekik

Malez: Sütten yapılan kabak yemeği

Mamula: Diken meyvesi

Mança: Çorba

Maneya: Is, kül

Maraz: Hastalık

Martin: Tüfek

Maşraba: Plastik su kabı

Mayhoş: Ekşi

Mazudal: Yabani ifteri

Merek: Otların konulduğu yer

Mertek: Çit

Mezere: Yayla, küçük ev, köyden yukarıda ikinci ev.

Mıh: Çivi

Mıhlama: Peynir, yağ,un yemeği

Mile: Misket, bilye

Mintan: Gömlek

Minzi: Taze peynir, çökelek

Mirmiga: Karınca

Miyanci: Görücü

Mizmilak: Diken

Momol: Küçük böcek, toz

Morodiya: Hamsi, pazı, pırasa, patates, soğandan kiremit ve tepside yapılan yemek

Mucurum: Felçli, beceriksiz

Munzur: Ağız burun bölgesi

Musubet: Baş belası

Muşi: Hayvanların ayakları

Muşmul: Yeni dünya meyvesi

Muşmula: Zerdali, yeni dünya

Muzur: Meraklı, yaramaz, maraz çıkaran.



-N-

Naçak: Küçük balta

Nahır: Sürü

Namazgah: Seccade

Nanay: Akılsız

Nemrut: Hain

Nife: Gelin

Nuzul: Felç



-O-

Ocak: Şömine

Oflan: Raf

Ofurmak: Üflemek
__________________
kar havası gibisin dışarda, içimde elmanın dişlenişi.
  Alıntı ile Cevapla

IRCForumlari.NET Reklamlar
radyo44.com.tr
Cevapla

Etiketler
kelimeler, trabzon, yöre

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Çorum Yöresine ait Sözler ve anlamları MasteR06 Yöresel Kelimeler ve Anlamları 1 06 Mart 2014 14:23
Türkçe kelimeler ve anlamları [P] Zen Sözlük 0 05 Aralık 2012 19:59
Türkçe kelimeler ve anlamları [O-Ö] Zen Sözlük 0 05 Aralık 2012 19:58
Türkçe kelimeler ve anlamları [Ç] Zen Sözlük 0 05 Aralık 2012 19:37
Kelimeler ve bilinmeyen anlamları. Zeynep Ekstra 2 01 Aralık 2010 00:13