IRCForumları - IRC ve mIRC Kullanıcılarının Buluşma Noktası
  odeaweb

>
+
Etiketlenen Kullanıcılar

275Beğeni(ler)

Yeni Konu aç Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 31 Aralık 2021, 20:31   #1
Çevrimdışı
Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
IF Ticaret Sayısı: (0)
IF Ticaret Yüzdesi:(%)
Kiraz Aldım Dikmeden - Türkülerimizin Hikayeleri




Kiraz Aldım Dikmeden - Türkülerimizin Hikayeleri



60-65 kadar sene önce Hüseyin Çavuşoğlu köyündeyiz… Hüseyin Çavuşoğlu’nun yarbaşında… Devrin ünlü Müderrislerinden Hüseyin Molla’nın oğlu Deli Mehmed ormana doğru şöyle bir geziye doğru çıkmış. Neden gezmesin ele güven olur mu hiç? Bakarsın kendilerine ait ormanda ağaç keserler.Nitekim ki öyle olmuş bir karı koca ağaç kesmişler.evlerine doğru dürüklerlerken Deli Mehmed çıkagelmiş karşılarına. Birden neye uğradıklarını anlayamamanın şaşkınlığı içinde donakalmış korkularından… Korkarlar tabii, koskoca Deli Mehmed kolay mı? Koskoca bir müderris oğlu , Müderris ki Hüseyin Çavuşoğlu ve civarı himayesinde. Deli Mehmed’in deliliklerine öylesine. Astığı astık. Kestiği kestik. Bıçağı da önünde keser arkasında… Hele omuzun da tüfeği olunca, gel de çık karşısına. İşte durum böyle iken adamcağız Deli Mehmed’in ayaklarına kapanarak af dilemiş.Deli bu delirmiş de delirmiş; doğrultmuş namluyu adama vurur mu vurur… Karısı “Ben nasıl olsa kadınım bana bir şey yapmaz” düşüncesiyle onu vurma beni vur çocuklarımıza acı diyerek merhamete getirmeye çalışmış.Ne gezer merhamet çifteyi boşaltmış kadının bağrına. Kocası daha durur mu kaçıp gitmiş. Ne yapsın şimdi Deli Mehmed? Devrin kanunları sıkı.. Kaçmak düşmüş aklına ama babasına bir yol danışmaya ihmal etmemiş tutmuş evin yolunu. Babası önce fena halde kızmış oğluna ama ne kadar kötü olsa da oğul gene… Kaçmanın kanundan kurtulmanın yollarını sıralayıvermiş oğluna. Sevdiği ve aşık olduğu kızdan "Tombul Halime” ayrılmak bir yandan da her an zaptiyelere yakalanmak düşüncesi ve sıkıntıları sarıvermiş içine. İstemiş ki Halimesi de gelsin onunla beraber. Hizmetçilerin kapıyı her açtığın da Halime’yi geldi zanneder, bir yol hoplarmış yerinden. Zavallı anacığı yolluğunu hazırlayıp vermiş eline. Deli Mehmedimiz yola revan olmuş.

Yarbaşından geçenken karşısında duran Halime ‘nin evine doğru bakmış derlenmiş, duygulanmış.

Bir yandan da kar heryanı ağartmaya devam ediyormuş.

Bakalım Halimesine neler demiş?


“Kiraz aldım dikmeden

Halimem dallarını bükmeden
Bir armağan ver bana
Halimem ben gurbete gitmeden

Tombalacık Halimem

Yarbaşına gel
Ben gidiyorum Bolu’ya
Düş peşime gel”

Öyle ya Halimesinden bir yadigar almadan gidebilir mi buralardan hiç, Beklememiş öylece biraz Halimeyi yar başında… belki duyar düşer peşime diye… ne gelen var ne giden.

Devam etmiş söylemeye:

Tütün aldım hendekten

Halimem hekim gelsin Devrek’ten
Hekim buna neylesin
Halimem yanıyorum yürekten

Alçaklara kar yağdı

Üşümedin mi
Sen bu işin sonun
Düşünmedin mi

Bu sıkıntılı bekleyiş esnasında hendek’ten getirdiği tütünü dumanlayan Deli Mehmedimizin iç yaralarını Devrek’in nam salmış hekimin iyi edebileceğine inanmış bir yol…

İnanmış ya, hekim neylesin buna?...

Yine devam etmiş:


Ocak başında kaldım

Halimem ince fikire daldım
Kapılar açılırken
Halimem seni geliyor sandım…

Aygın mısın halimem

Baygın mısın gel
Hiç haberin gelmiyor
Dargınmısın gel

Deyip gitmiş Deli Mehmed Bolu’ya



Kaynak: Alıntılar

 
Alıntı ile Cevapla

Alt 31 Aralık 2021, 21:13   #2
Çevrimdışı
~ TeFeCi’nin KıZı ~
Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
IF Ticaret Sayısı: (0)
IF Ticaret Yüzdesi:(%)
Cevap: Kiraz Aldım Dikmeden - Türkülerimizin Hikayeleri




Hanımefendi emeğinize sağlık paylaşım için teşekkürler

__________________
''Zamanın Eli Değdi Bize
Artık Aynı Değiliz
İkimiz de''


Kullanıcı imzalarındaki bağlantı ve resimleri görebilmek için en az 20 mesaja sahip olmanız gerekir ya da üye girişi yapmanız gerekir.
 
Alıntı ile Cevapla

Alt 31 Aralık 2021, 20:31   #3
Çevrimdışı
Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
IF Ticaret Sayısı: (0)
IF Ticaret Yüzdesi:(%)
Asrı Gurbet Harap Etmiş Köyümü




Asrı Gurbet Harap Etmiş Köyümü
Bülbül Gitmiş Baykuş Konmuş Gelele
Ben Ağayım Ben Paşayım Diyenler
Kapıları Kitlemişler Gel Hele


Saz Elimde Şu Elleri Gezerdim
Dertli İdim Bazı Destan Yazardım
Sen Ali'ysen Niye Saçın Ağarttın
Kızıltuğ'a Benzemiyor Gel Hele



1944 yılında Sivas ili Divriği ilçesi Mursal köyünde dünyaya geldi. 1958 yılında bağlama çalmaya başladı. Bağlamaya ilişkin temel bilgileri köyünde bulunan Abbas ustadan öğrendi. İlk yıllarda başka aşıkların eserlerini ve yöresel türküleri seslendirdi.

1969 yılında ilk plağı olan "Asrı gurbet harab etmiş köyümü" çıktı. Bugüne kadar 103 plak ve 87 kaseti yayınlandı. 2160 eseri bulunmakta ve bunların 550 tanesi başka sanatçılar tarafından seslendirildi.

1969 dan bu yana sadece kendi eserlerini seslendiriyor. Eserlerini hazırlarken genellikle
önce şiir olarak yazıp sonra onları besteliyor. Ancak doğaçlamada çalıp söylüyor, 1971 yılında İstanbul Tepebaşında yapılan ve tüm ozanların katıldığı bir atışma yarışmasında birinci seçildi.

Geçim sıkıntısı nedeniyle göç etmek zorunda kalır ve 1973 de Ankaraya yerleşti.

Aşık Veysel ve Aşık Mahzuni onu en çok etkileyen aşıklardır.

Uzun sap bağlama çalıyor ve bağlamasını hüseyni düzenine akort ediyor.

"Baykuşlara kalan köy" ve "Sorma efendim" adında iki kitabı yayımlandı ve diğer eserlerini de 10 cilt kitap halinde yayınlamayı düşünmektedir.

Memur emeklisi ve 4 çocuk babası olan Ali Kızıltuğ halen Ankara'da ikamet etmekte ve kendisini şöyle özetliyor: "Ne yarimden vazgeçtim, ne sazımdan vazgeçtim, ne de vatanımdan vazgeçtim. Nasıl Mursal'dan geldiysem, o nazlım, sefil, tertemiz bir köylü çocuğu isem şimdide aynıyım...".

Ali Kızıltuğ (d. 1944 - ö. 13 Aralık 2017,

Eserlerinden bazıları:

Asrı Gurbet Harap Etmiş Köyümü

Asrı Gurbet Harap Etmiş Köyümü
Bülbül Gitmiş Baykuş Konmuş Gelele
Ben Ağayım Ben Paşayım Diyenler
Kapıları Kitlemişler Gel Hele

Bir Ev Burda Bir Ev Karşıda Kalmış
Sorun Hele Bizim Komşular N'olmuş
Kırk Senelik Ağaç Kurumuş Kalmış
Bizim Köye Benzemiyor Gel Hele

Saz Elimde Şu Elleri Gezerdim
Dertli İdim Bazı Destan Yazardım
Sen Ali'ysen Niye Saçın Ağarttın
Kızıltuğ'a Benzemiyor Gel Hele


Hangi Dağın Ardındasın Sevdiğim*

Hangi Dağın Ardındasın Sevdiğim
Oyannıya Dönem Dönem Ağlıyam
Bir Mektup Yolla Ki Gurban Olduğum
Yüzlerime Sürem Sürem Ağlıyam

Ya Bir Komşularda Ya Bir Dosttaysan
Bir Şeye Üzüldün Kara Yastaysan
Yataklara Düştün Ağır Hastaysan
Karaları Giyem Giyem Ağlıyam

Kızıltuğ'um Gurbet Elin Yolunda
Nazlı Yarinen Ayrı Düştük Sonunda
Sen Öldüysen Neyim Kaldı Sılada
Gurbet Elde Duram Duram Ağlıyam


Sen Gittin Gideli Deliye Döndüm

Sen Gittin Gideli Deliye Döndüm
Her Gün Gözyaşımı Dökerim Ali
Ana Bacı Gardaş Bilmez Diyorlar
Duydukça İçimi Çekerim Ali

Seni Sevenlerin Yaralı Dertli
Şu Elin Zalımı Bizden Kıymetli
Keramet Sahibiydin Güçlü Kuvvetli
Yoksa Bir Kul İdin Öldünmü Ali

Zalimin Zulumü Bizi Yakarsa
Ağladıp Karşıdan Bakarsa
Ahirette Elimiz Boşa Çıkarsa
Tutar Zülfikarı Kırarım Ali

Zalim Yazdı Katlimize Fermanı
Tütüyor Başımda Derdin Dumanı
Geleceksen Tez Gel Tam Da Zamanı
Yoksa İkrarımdan Dönerim Ali

Kızıltuğ'um Pire Gönül Bağladım
Yıllar Var Ki İçin İçin Ağladım
Can Boğaza Geldi Küstüm Söyledim
Yine Senden Özür Dilerim Ali


Değirmenim Terse Döndü Bu Sene

Değirmenim Terse Döndü Bu Sene
Bulgura Mı Yanam, Una Mı Yanam.
Yar Orada Kanser Olmuş Ben Burada Verem
Ben Bana Mı Yanam Sana Mı Yanam

Öyle Güzel Bulamam Ki Kusursuz
Seven Neşeliymiş Kendisi Mutsuz
Kendi Muratsızsa Bende Huzursuz
Ben Bana Mı Yanam Sana Mı Yanam

Sadık Yarim Deyip Beni Aldattı
Gözlerimden Kanlı Yaşlar Çağlattı
Kendi Yattı Bana Tohum Arattı
Ben Bana Mı Yanam Sana Mı Yanam

Kızıltuğ'um Dert Bürüdü Sinemi
Sevenler Gülmezmiş Gürcüm Öyle Mi
Sen Aslıyı Geçtiysen Bende Keremi
Ben Bana Mı Yanam Sana Mı Yanam


Karşıki Tarlanın Ekini Seyrek (U.H.)

Kaynak: Ali Kızıltuğ

Karşıki Tarlanın Ekini Seyrek
Yorulmuş Nazlı Yar Yardıma Gidek
Dedimki Sevdiğim Benim Olursan
Dediki Sevdiğim Barabar Gidek

Başına Bağlamış Oyalı Yazma
Yazmanın Etrafı Gülünen Dizme
Mevlayı Seversen Elinen Gezme
Elinen Gezersen Ar Gelir Bana

Yüce Dağ Başında Bir Kuru Dikme
Dikmenin Dibine Karanfil Ekme
Mevlayı Seversen Hışmınan Bakma
Hışmınan Bakarsan Zor Gelir Bana

Mursal'dan Çıktım Hekme'ye Doğru (Barabar)

Mursal'dan Çıktım Hekme'ye Doğru
Bir Gelin Yavruma Çağrıyı Nenni Nenni Nenni
Dedim Bacım Nerelisin Dedi Mursal'lı
Yoldaş Olam Şu Yollarda Barabar

Barabar Barabar Barabar
Ölek Ölek Ölek Barabar
Gelin Dedi Bu Yoncalık Gayrı Çamırlık
Bir Ahd Eyledim Ki Gardaş Of Of O Da Ömürlük
Ali'mi Salmıyı Zalım Ayrılık
Mektup Yazak Şu Yollarda Barabar

Oğlan Dedi Tanımam Ki Yazayım
Goyver Bacım Şu Dağları Gezeyim
Evliyisen Sennen Nasıl Gideyim
Ben Ayrıldım Garşı Yoldan Barabar

Barabar Barabar Barabar
Ölek Ölek Ölek Barabar
Gelin Dedi Bu Yoncalık Gayrı Çamırlık
Bir Ahd Eyledim Ki Gardaş Of Of O Da Ömürlük
Ali'mi Salmıyı Zalım Ayrılık
Mektup Yazak Şu Yollarda Barabar

Gelin Dedi Şu Gediği Savuştur
Gorkiyim Allah Ali Nerdeyse Bana Kavuştur
Gardaş Oruyaca Beni Yolla Barabar

Barabar Barabar Barabar
Ölek Ölek Ölek Barabar
Gelin Dedi Bu Yoncalık Gayrı Çamırlık
Bir Ahd Eyledim Ki Gardaş Of Of O Da Ömürlük
Ali'mi Salmıyı Zalım Ayrılık
Mektup Yazak Şu Yollarda Barabar

Oğlan Dedi Ki Ben Ölem Bacım
Ekin Değmiş Keçeye Dönmüş Saçı
İşte Ben Ali'yim Canımın İçi
Yol Üstünde Ağladırlar Ki Barabar

Barabar Barabar Barabar
Ölek Ölek Ölek Barabar
Gelin Dedi Bu Yoncalık Gayrı Çamırlık
Bir Ahd Eyledim Ki Gardaş Of Of O Da Ömürlük
Ali'mi Salmıyı Zalım Ayrılık
Mektup Yazak Şu Yollarda Barabar


Dam Üstüne Çul Serer

Kaynak: Ali Kızıltuğ

Dam Üstüne Çul Serer Loyluda Yar,
Leylide Yar, Loy Loy Loy
Bilmem Bu Kimi Sever Halelim
Nennide Kınalım Nennide,
Belalım Nennide Nenni
Bunun Bir Sevdiği Var
Loyluda Yar, Leylide Yar, Loy Loy Loy
Günde On Çeşit Geyer Halelim
Nennide Kınalım Nennide,
Belalım Nennide Nenni

Onu Bana Verseler Loyluda Yar,
Leylide Yar, Loy Loy Loy
Cihana Bildirseler Halelim
Nennide Kınalım Nennide,
Belalım Nennide Nenni
Gitsem Yarin Yanına Loyluda Yar,
Leylide Yar, Loy Loy Loy
Sabahtan Öldürseler Halelim
Nennide Kınalım Nennide,
Belalım Nennide Nenni

Ağ Daşı Kaldırsalar Loyluda Yar,
Leylide Yar, Loy Loy Loy
Yılanı Öldürseler Halelim
Nennide Kınalım Nennide,
Belalım Nennide Nenni
Küçükten Yar Seveni Loyluda Yar,
Leylide Yar, Loy Loy Loy
Cennete Gönderseler Halelim
Nennide Kınalım Nennide,
Belalım Nennide Nenni

(Alıntı)

 
Alıntı ile Cevapla

Alt 31 Aralık 2021, 21:13   #4
Çevrimdışı
~ TeFeCi’nin KıZı ~
Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
IF Ticaret Sayısı: (0)
IF Ticaret Yüzdesi:(%)
Cevap: Asrı Gurbet Harap Etmiş Köyümü




Hanımefendi emeğinize sağlık paylaşım için teşekkürler

__________________
''Zamanın Eli Değdi Bize
Artık Aynı Değiliz
İkimiz de''


Kullanıcı imzalarındaki bağlantı ve resimleri görebilmek için en az 20 mesaja sahip olmanız gerekir ya da üye girişi yapmanız gerekir.
 
Alıntı ile Cevapla

Alt 31 Aralık 2021, 21:35   #5
Çevrimdışı
Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
IF Ticaret Sayısı: (0)
IF Ticaret Yüzdesi:(%)
Cevap: Çanakkale Türküsünün Hikayesi (Öyküsü)




Ah Çanakkale ne büyük destanlar yazıldı topraklarında
Rabbim şehadetlerini kabul etsin. Mekanları cennet olsun. Bu vatan sizlere borcunu asla ödeyemez.

__________________
~ Adım YaLnızLık ~
 
Alıntı ile Cevapla

Alt 01 Ocak 2022, 16:49   #6
Çevrimdışı
Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
IF Ticaret Sayısı: (0)
IF Ticaret Yüzdesi:(%)
Sen




Hiç bir sey için "benimdir" deme
Sadece de ki "yanimdadir";
Çünkü ne altin, ne toprak, ne sevgili,
Ne hayat, ne ölüm,
Ne huzur, ne de keder
Daima seninle kalmaz...

 
Alıntı ile Cevapla

Alt 01 Ocak 2022, 16:51   #7
Çevrimdışı
Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
IF Ticaret Sayısı: (0)
IF Ticaret Yüzdesi:(%)
Gülüşlerimden öperek uyandır beni...




GÜLÜŞLERİMDEN ÖPEREK UYANDIR BENİ...



Tanyeri ağarırken çiğ taneleri üzerinden şavkını paylaştırdığı zamanlardan sesleniyorum sana.

Güneşin, karanlıkla aydınlığın üzerine tüllendiğinde "imkansız sevdamı " yolluyorum sana.


Durgun suyun dibinden görünen beyaz çakıl taşların üzerine adını yazıp sana geliyorum ve bu sevda mektubunu kelebeğin kanadında sana yolluyorum.

Dolunayda çığlık atan bir gecede sevdim seni.

Göremesem de gülüşlerini, seher yelinde yapraklarını güneşe açan çiçeklerin yüreğinde bildim gözlerini.

Sırtımı sıvası dökülmüş duvarlara yaslayıp seni anlatırım karanlıkla inatlaşan yıldızlara.

Her sabah papatyanın ayakuçlarında uykuya dalmış ceylanları kaldırıp onlarla nice selamlar yollarım sana…

Sakın kederlenme sen. Kozasından hayata gülümseyen kelebeğin kirpiklerinde öğüttüm arsız acılarını.

Çünkü sen, doğan güne “ umutla " uyanmalısın. Ne olur düşünme içinde kanattığın sancılara.

Yüreğin irin toplasa da ne olur ağlama. Ben sen uyanmadan gül kokulu yağmurlarla yıkarım kanayan dudaklarını.

Çünkü sen, her soluğunda “ baharları “ solumasın.

Duası ıslak, yarınları aydınlık çocukların düşlerinde büyüttüm seni. Karakışlara sürgüledim dudaklarına acıyı süren ayazları.

Kaç kez dualarıma kattım o narin yüreğini.

Kaç kez iç geçirdim alnımdan dudaklarıma yuvarlanan damlaların gözyaşı değil, senin gül kokulu terin olmasını bilemiyorum… Sen uyanmadan rüzgârı giyinip üzerime, nice uçurumları aştım saçlarına iğde kokuları bırakmak için.

Gelincik tarlalarının üzerinde gezinen çardak kuşlarının kirpikleriyle sildim alnının terleyen çizgilerini.

Beli kırık virgüllerle uzattım senli cümleleri. Susamış karanfillerin dudaklarına sundum ıslak kirpiklerini.

Ve birazdan tüm şehir uyanacak. Kaldır üzerindeki hüznün ağır yorganını. Pencerelerini aç ve hayatı solu bir an.

Ilık nefesinden bir yudumunu uzat şehrin titrek tenine.

Yüreğinin sıcaklığını avuçlarından akıtıp yetim güvercinleri emzir terinle..

Perdelerini güneşe aralayıp aynalara gülümse. Karanlıklarda ezilmiş bu topal şehir senin varlığında ayağa kalksın. Ve güneş ısıtmadan karlı tepeleri, memleketimin mahzun yüklü çocuklarına sevdanın umutlarını uzat.

Uzat ki ; yetim uçurtmalar karanlık göğü aşıp vuslat yağmurlarını getirsin kurak bozkırlara..

“ Sana baharları getirirken terlemiş yüreğimi ılık nefesinle kurula.
Sevdanın kundağına sarıp düşlerinde uyut beni.
Üşüyen tenimi nefesinin sıcaklığıyla sar.
Avuç içlerinde uyurken gülüşlerimden öperek uyandır beni."


Alıntı

 
Alıntı ile Cevapla

Alt 01 Ocak 2022, 16:55   #8
Çevrimdışı
Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
IF Ticaret Sayısı: (0)
IF Ticaret Yüzdesi:(%)
Cevap: Gülüşlerimden öperek uyandır beni...




Emeğine sağlık Paylaşım için Teşekkürler.

__________________

Kullanıcı imzalarındaki bağlantı ve resimleri görebilmek için en az 20 mesaja sahip olmanız gerekir ya da üye girişi yapmanız gerekir.
 
Alıntı ile Cevapla

Alt 01 Ocak 2022, 16:51   #9
Çevrimdışı
Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
IF Ticaret Sayısı: (0)
IF Ticaret Yüzdesi:(%)
BEKLE BENİ




BEKLE BENİ
Bekle beni, döneceğim
Bütün direncinle bekle beni.
Bekle hüzün yağmurları
Gökyüzünü kaplayınca,
Karakış üşütürken bekle,
Sarısıcaklar yakarken bekle.
Kimseler beklemezken bekle beni,
Unut anılarla yüklü bir geçmişi
Ne bir mektup ne bir haber
Gelmesin ne çıkar, bekle beni
Bekle beni döneceğim
Bekle, yalnızca sen bekle beni.
Bekle beni döneceğim, bırak
Beklemekten usanmış dostlarım
Oğlum, anam, yoldaşlarım
Öldüğümü sansınlar benim
Umudu kesip bir ateşin başında
Beni yadedip içsinler ama sen
İçme sakın yürek acısı o şaraptan
İnançla, sabırla bekle beni.
Bekle beni, döneceğim
Tüm ölümlere inat bekle.
Çünkü o büyük bekleyişin
Düşman ateşinden kurtaracak beni.
Bekle kızgın sıcaklar içinde,
Karlar savrulurken bekle beni,
Yalnızca seninle ben, ikimiz
Ölümsüz olduğumuzu bileceğiz;
O sırrı, o hiç kimsenin bilmediği.
Kimseler beklemezken
Beni beklediğini.

 
Alıntı ile Cevapla

Alt 01 Ocak 2022, 16:55   #10
Çevrimdışı
Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
IF Ticaret Sayısı: (0)
IF Ticaret Yüzdesi:(%)
Cevap: BEKLE BENİ




Emeğine sağlık Paylaşım için Teşekkürler.

__________________

Kullanıcı imzalarındaki bağlantı ve resimleri görebilmek için en az 20 mesaja sahip olmanız gerekir ya da üye girişi yapmanız gerekir.
 
Alıntı ile Cevapla

Cevapla

Etiketler
., .., 80 lerde çocuk olmak, acı doktor (bak bebeğe), ağgül seni cemekanda görmüşler, ah bir ateş ver, aksaray develisi, ankara'da yedim taze meyvayı, asrı gurbet harap etmiş köyümü, ataol behramoğlu | ben mi? evet, aşk için sevgi için, aşk mı hayat mı, bazen aklıma geliyorsun, bazen bildiklerin, bedir türküsü, bekle beni, ben seni urfa'da sevdim, bir dolu kelimemiz var ancak hiç biri içimize dokunmuyor, bir gün elbet aylara, bir sus bırak, birbirimizin yarasını kanattık, birgün bıkarsan benden ali akçeken, bu şehrin baharları, bugün anladım, bulduğunu sandığı şey gerçekte aradığı değildir, bütün teller ses vermez olur acılar diner, cahil ama mutluyduk, çanakkale türküsünün hikayesi (öyküsü), çarşambayı sel aldı, deniz gibi, fırtına, gidenler gitmişti..., gitme, gururu olmaz, gülüşlerimden öperek uyandır beni..., günahlarin bedeli, günlere de bölünür, gök gibi, görünmez, gözlerin gibi mavi şeyler, hastane önünde incir ağacı, hayal oyunlari, hayrola .., hekimoğlu, ihanet, kesik çayır biçilir mi, kesik çayır biçilir mi? - konya yöresi, kilitli kutu, kiraz aldım dikmeden - türkülerimizin hikayeleri, kiziroğlu mustafa bey, kırmızı gül demet demet, kıyamıyorum, merak etme, mihriban’ın gerçek hikayesi, molla ahmed'in türküsü, müebbet bir zaman hasan tomuk, nerde aşk görsen kana buluyorsun., neyin sabrı bu gösterdiğim, oğuz esen - akrep şarkı sözü, oğuz esen - sensiz kaldım şarkı sözü, oğuz esen - sevmedim şarkı sözü, oğuz esen - you lost şarkı sözü, ogün sanlısoy - anla dünü şarkı sözü, ogün sanlısoy - dayanamam (düet özlem tekin) şarkı sözü, olmadi iste, ormancı türküsü, pencereden bir taş geldi (mamoş), pentagram - sonsuzluk şarkı sözü, pentagram - sır şarkı sözü, pınar dilşeker - ben miyim zalim şarkı sözü, pınar dilşeker - dur gitme şarkı sözü, pınar dilşeker - gel etme şarkı sözü, raci alkır - aya bak nice gider şarkı sözü, romantik erhan - acılı bacılı, rubato - bir ayrılık bir yoksulluk bir ölüm, sanatın kamburları, sardunyalar, sarı yıldız mavi yıldız, savruldum rüzgarında, sen, sen git iyisi, sen hiç, sence aşktan daha gerçek olan ne var, seni bende unuttun !!, sessiz gidiş, sildim seni bir kalemde, sonunda bitti galiba, söyle, tutku, tutuyorum gözyaşlarımı, umudum olurmusun, varmısın benimle, vazgecemedık, ve gözüm yoktu senin gözlerinde doğmayan sabahlara, yağmur şehre bir yağdı ben ağladım, yandım hudey türküsü (türkmen gelini), yarım istanbul'u mesken mi tuttun?, yasandı bitti, yaşa, yaşama tekrar doğduğumu hissediyorum., yeni yılımız, Ümit, yüksek yüksek tepelere, zülüf dökülmüş yüze - orta anadolu yöresi, ö., öğrendiklerinin acı verir., şen olasın ürgüp (cemal'ım)


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Yaşam ile ilgili Anlamlı Sözler, Hayatla ilgili Özlü Sözler PauL Şiir, Hikaye ve Güzel Sözler 0 12 Mart 2012 15:44
Anlamlı Sözler Anlamlı Mesajlar PauL Aşk ve Sevgi Köşesi 0 05 Kasım 2011 15:01
Cemal Süreya dan; Aşk Ve Anlamlı Sözler.. / Şiir Sözleri + Şiirsel Sözler.. Sevda Şiir, Hikaye ve Güzel Sözler 1 07 Ekim 2011 21:52
Güzel ve Anlamlı Sözler ... BiaT IF Ekstra 0 16 Haziran 2009 03:08
Anlamlı Sözler noLove Şiir, Hikaye ve Güzel Sözler 4 31 Mart 2009 01:39

×