IRCForumları - IRC ve mIRC Kullanıcılarının Buluşma Noktası
  kral sohbet




Yeni Konu aç Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 07 Nisan 2012, 07:06   #1
Çevrimiçi
Çağın Verdiği Hasar


sohbet


Öyle bir insiyatifsiz bir çağın verdiği tek taraflı düşünce simgelerinin bollaştığı ve çoğulculuğun ve toplumsal dinamiğin çöktüğü evredir. Çağ globalleşen bir çağa dönmüş tarihte hiçbir zaman bulunmayacak bir ezdirilme politikaları sürdürülüyor. Tek kültürlü bir dünyada kişi, toplum farklılıkları nereye gidecek. İnsan farklılıklarını göz önünde bulundurmazsak insanların nereye kime değer vereceği belirsiz olacağı için sevgiden ki,gerçek sevgiden uzak bu sevgi o kadar önemli ki,insanlar arasındaki gerçek bağ budur.tekleşen dünyada çiftleşen dünya görüşleri olmayacak tek boyundurluk, tek hüküm,tek tüp insan.tek tip insan olacaksa ve bizden sonra gelecek insan da aynen tek tip olacaksa,o zaman sonraki insanların gelmesi kadar saçma bir olay olamaz. Eğer böyle giderse yaşam bilinci kaybetmeye bir alemde sonun yaklaşılacağı malum,bu son nasıl gelecekse? Doğru ve gerçek diye algıladıklarımız topluma uygun gördüklerimizdir, gerçek bireylerin ötesinde toplumsal kuralların dışında doğan bir şeydir. Birey doğada getirdikleri her nesne ve varlığa anlam vererek uzun güçlü düşüncesiyle hayata soru sorma ve algıladığı cevapların hızıyla gerçeğe ulaşabilir. Toplumsal sistemler çevresinde doğanlar gerçeklikten uzaktırlar. Somutluğun,maddiyatçılığın buyurduğu çağın bunlarla beraber insanlığı oluşturan her türlü maneviyatı da içine aldığı için somut ve soyut kavramların iç içe giriştiği böyle bir zamanda her şeyin yavaş yavaş kaybolduğu görülür.insanların maddiyatçı dünya üzerinde kurulmadığı gerçektir,bedensel ve bedeni ihtiyaçların kendine sonlanabileceği ama önemli olanın soyut düşünce bağlamında gerçekleştirilen birikimsel olayların olduğu kesin. Biz insanların en önemli unsuru olan düşünceyi bile kullanmadığımız bellidir, herkes düşünür,ama önemli düşünceyi nerede yoğunlaştıramadığımızdır. Maddiyatçı hayat geleneği mi yoksa gerçeğin maneviyata bağışlandığı yere mi? Düzgün bir algılayış kazandığımızda düşünceyi asla kuvvetlendirdiğimizde bedensel organları doyurmanın çarelerini kendimizce bulabiliriz,düşünce her şeyi kontrol eder. Bedenin sonlanacağı bir hayatta düşündüklerimiz arat kalır,ideal benliğin gerçek düşüncelerle dostluğunu öğrenmek ,peki gerçek düşünme? Gerçek düşünme,düşünmeden ;düşünme değildir,buradaki düşünmeden kelimesi içerisinde gerçek benli kavramı öz düşünce beceri toplum ve doğa iken,düşünme kelimesi ise toplum sistemine göre kendi kurduğu dünyadaki düşüncelerdir ve bizler düşündükçe sorguladıkça düşüneceğiz,hayatta bulunmamız toplumsal kurallara bağlı kalmaksızın öz iradeyle doğa ve insan gerçeğine sorgulamalı yorum kabiliyetlerimiz ile nesnelere verilen anlamlandırmadır,bu kaynaklardan edinilen edimin gerçek düşünmesidir. Yorum ve felsefeye ait duyusal akıl metoduyla mantığın nesneler üzerinde bıraktığı izlenim ve doğa gerçeklerine ait gözlemlerle ve bunu toplumsal dökümanla kıyasladıktan sonra öz benliğin saf düşüncenin verdiği sorulara bulunan cevaplardır.tabiiki insanlardaki en önemli öz hayata geldikleri ve şaşırdıkları izlenimlerdir. Fakat zamanla beraber toplum ve onun etmenleri duyulara açık olan insanların vücutlarını ve algılarını doldururcasına giriştikleri tüm olumsuz ifade ve görüşleri insan üzerinde kişilik oluşturdu. Artık insan kişiliğini toplumun hedef ve amaçları doğrultusunda yönlendirdi. Toplumun arzuhaline bırakılan kişilik,kendinde uzak bir yaşamı seçti,farklı insan genleri bir düşünceye büründü. Pusula onlarda,rüzgarı onlar savurur,sadece gemide kaptanız, halbuki gerçek kişi pusulaya da rüzgara da yön verendir,gemiyi kurtaracak kaptansa hayatını kendisi benden çizmeli.

Genbilim
Öyle bir insiyatifsiz bir çağın verdiği tek taraflı düşünce simgelerinin bollaştığı ve çoğulculuğun ve toplumsal dinamiğin çöktüğü evredir. Çağ globalleşen bir çağa dönmüş tarihte hiçbir zaman bulunmayacak bir ezdirilme politikaları sürdürülüyor. Tek kültürlü bir dünyada kişi, toplum farklılıkları nereye gidecek. İnsan farklılıklarını göz önünde bulundurmazsak insanların nereye kime değer vereceği belirsiz olacağı için sevgiden ki,gerçek sevgiden uzak bu sevgi o kadar önemli ki,insanlar arasındaki gerçek bağ budur.tekleşen dünyada çiftleşen dünya görüşleri olmayacak tek boyundurluk, tek hüküm,tek tüp insan.tek tip insan olacaksa ve bizden sonra gelecek insan da aynen tek tip olacaksa,o zaman sonraki insanların gelmesi kadar saçma bir olay olamaz. Eğer böyle giderse yaşam bilinci kaybetmeye bir alemde sonun yaklaşılacağı malum,bu son nasıl gelecekse? Doğru ve gerçek diye algıladıklarımız topluma uygun gördüklerimizdir, gerçek bireylerin ötesinde toplumsal kuralların dışında doğan bir şeydir. Birey doğada getirdikleri her nesne ve varlığa anlam vererek uzun güçlü düşüncesiyle hayata soru sorma ve algıladığı cevapların hızıyla gerçeğe ulaşabilir. Toplumsal sistemler çevresinde doğanlar gerçeklikten uzaktırlar. Somutluğun,maddiyatçılığın buyurduğu çağın bunlarla beraber insanlığı oluşturan her türlü maneviyatı da içine aldığı için somut ve soyut kavramların iç içe giriştiği böyle bir zamanda her şeyin yavaş yavaş kaybolduğu görülür.insanların maddiyatçı dünya üzerinde kurulmadığı gerçektir,bedensel ve bedeni ihtiyaçların kendine sonlanabileceği ama önemli olanın soyut düşünce bağlamında gerçekleştirilen birikimsel olayların olduğu kesin. Biz insanların en önemli unsuru olan düşünceyi bile kullanmadığımız bellidir, herkes düşünür,ama önemli düşünceyi nerede yoğunlaştıramadığımızdır. Maddiyatçı hayat geleneği mi yoksa gerçeğin maneviyata bağışlandığı yere mi? Düzgün bir algılayış kazandığımızda düşünceyi asla kuvvetlendirdiğimizde bedensel organları doyurmanın çarelerini kendimizce bulabiliriz,düşünce her şeyi kontrol eder. Bedenin sonlanacağı bir hayatta düşündüklerimiz arat kalır,ideal benliğin gerçek düşüncelerle dostluğunu öğrenmek ,peki gerçek düşünme? Gerçek düşünme,düşünmeden ;düşünme değildir,buradaki düşünmeden kelimesi içerisinde gerçek benli kavramı öz düşünce beceri toplum ve doğa iken,düşünme kelimesi ise toplum sistemine göre kendi kurduğu dünyadaki düşüncelerdir ve bizler düşündükçe sorguladıkça düşüneceğiz,hayatta bulunmamız toplumsal kurallara bağlı kalmaksızın öz iradeyle doğa ve insan gerçeğine sorgulamalı yorum kabiliyetlerimiz ile nesnelere verilen anlamlandırmadır,bu kaynaklardan edinilen edimin gerçek düşünmesidir. Yorum ve felsefeye ait duyusal akıl metoduyla mantığın nesneler üzerinde bıraktığı izlenim ve doğa gerçeklerine ait gözlemlerle ve bunu toplumsal dökümanla kıyasladıktan sonra öz benliğin saf düşüncenin verdiği sorulara bulunan cevaplardır.tabiiki insanlardaki en önemli öz hayata geldikleri ve şaşırdıkları izlenimlerdir. Fakat zamanla beraber toplum ve onun etmenleri duyulara açık olan insanların vücutlarını ve algılarını doldururcasına giriştikleri tüm olumsuz ifade ve görüşleri insan üzerinde kişilik oluşturdu. Artık insan kişiliğini toplumun hedef ve amaçları doğrultusunda yönlendirdi. Toplumun arzuhaline bırakılan kişilik,kendinde uzak bir yaşamı seçti,farklı insan genleri bir düşünceye büründü. Pusula onlarda,rüzgarı onlar savurur,sadece gemide kaptanız, halbuki gerçek kişi pusulaya da rüzgara da yön verendir,gemiyi kurtaracak kaptansa hayatını kendisi benden çizmeli.

Genbilim
__________________

English Preparatory Department
School of Foreign Languages
Assistant English Teacher
Ankara Baskent University
2017-18

“Benim, senden öncem ve senden sonram yok, yalnızca sen varsın...”
C.A - 31.12.2010 - ∞

English Language and Literature
Faculty of Humanities and Letters
Ankara Bilkent University
2010-15
  Alıntı ile Cevapla

IRCForumlari.NET Reklamlar
radyo44.com.tr
Cevapla

Etiketler
çağın, hasar

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Modern çağın hastalığı telaştan kurtulun! Ruj Kişisel Gelişim 0 06 Eylül 2011 15:41
Destursuz Çağın Körebe Satuk Şiir, Hikaye ve Güzel Sözler 0 27 Nisan 2010 05:25
Çağın Keşfi: Güzellik Yogası Kralice Güzellik, Sağlık ve Bakım Önerileri 1 12 Mart 2009 03:32
Aids(ÇağıN Vebası) AustrieL Sağlık Köşesi 0 13 Temmuz 2005 23:01