IRCForumları - IRC ve mIRC Kullanıcılarının Buluşma Noktası
  kral sohbet




86Beğeni(ler)

 
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 25 Ekim 2011, 21:02   #1
Çevrimdışı
Birand'ın yorumu şaşırtmadı.


sohbet



Ünlü Sunucu Mehmet Ali Birand, Kanal D Ana Haber'de Van'daki depremle ilgili şu ilginç yorumu yaptı: “Burada insanlar depremin Allah'tan geldiğine inanıyorlar. Çünkü orda dikkat ettim Allah'u ekber, Allah... Sanki Allah'tan gelmiş bir şey gibi..”


[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]


Milli Gazete'den Nedim Odabaş, Birand'ın bu sözleriyle ilgili “Elbette, bu bir doğal afettir... Ama, Allah'ın takdirinde olan, Allah'ın belirlediği bir doğal afettir. Ne gelirse O'ndandır...” hatırlatmasında bulundu.

Odabaş'ın yazısı şöyle: “Bu yürek yangınını, bu acıyı, bu sancıyı, bu korkuyu, bu paniği Türkiye çok iyi bilir, biz de biliriz. Hepimizin yüreklerini yakan 1999 Gölcük depreminde, öncelikle bir çaresizlik ve paniği yaşamıştık hepimiz. Sonra tek vücut olduk, kısa zamanda toparlandık, toparlanmaya çalıştık.

O günlerin Kandilli Rasathanesi Müdürü Ahmet Mete Işıkara'nın deyimiyle, "Türkiye bir deprem ülkesidir, deprem her an gelebilir, bizim depremden çıkaracağımız dersler olmalı, depreme hazırlanmalıyız"... Ahmet Mete Işıkara, yüreklerimizi yakan Van depreminden sonra da televizyon ekranlarındaydı ve aynı şeyleri söylüyordu. "Türkiye bir deprem ülkesidir. Türkiye üzerindeki fay hatları, 7'nin üzerinde deprem üretme riski ile karşı karşıyadır. Gölcük depreminden sonra Türkiye'de 7'nin üzerinde deprem olmadı. Bu anlaşılabilir bir durum değildi. Biz her an böyle bir depremin olmasını bekliyorduk"

Ders almak... Dersine çalışmak... Ders yapmak... Ama nasıl?

Depreme hazırlanma konusunda özellikle yerel yöneticilere düşen büyük vazifeler var. Şöyle bir tasavvur edelim: Yüreklerimizi yakan Gölcük depreminden sonra, her an gelme riski olduğu söylenen İstanbul depremi için bu devasa kentte neler yapıldı? İstanbul'un yapı bloğu depreme hazırlıklı mı? Kentin bir çok bölgesinde rehabilitasyon çalışmaları yapılacağı, kentsel dönüşüm projelerinin uygulanacağı söylenmişti, bütün bu çalışmalar hangi aşamadadır?

Tüm bu soruları yüreklerimizi yakan Van depremi için de sormamız mümkün. Doğu Anadolu fay hattının en tehlikeli bölümünde bulunan Van için, depreme dayanıklılık noktasında hangi türden çalışmalar yapıldı?
Diyeceksiniz ki, meydana gelen depremin şiddeti çok fazlaydı. Yıkım ve tahribat gücü en üst zirve noktasındaydı. Böyle çalışmalar yapılsa ne olur? Olabilir. Depremin yıkıcı etkisi, 9 da olabilir, 10 da olabilir. Siz öncelikle tedbirinizi alacaksınız. Sonra tevekkül edeceksiniz. Eninde sonunda başımıza gelenler Allah'ın takdiri.

Bu arada Kanal D ekranlarında Deprem Uzmanı Oğuz Gündoğdu'nun konuk olduğu Mehmet Ali Birand'la Haber Bülteni'nde, Birand, "Burada insanlar depremin Allah'tan geldiğine inanıyorlar" gibisinden bir cümle kurdu. Zira, ekranlara gelen haber görüntülerinde, bazıları "Tekbir" çekiyor, Allah'u Ekber şeklinde yüreklerini yakan duyguyu dışarıya vurmaya çalışıyorlardı. Elbette, bu bir doğal afettir... Ama, Allah'ın takdirinde olan, Allah'ın belirlediği bir doğal afettir. Ne gelirse O'ndandır...

Yüreklerimizi yakan Van depreminden, her an risk altında olan İstanbul'un alması gereken dersler çoktur. İstanbul'un başında bulunan yerel idarecilerin, bu noktada kapsamlı ve detaylı bir çalışmayı en kısa zamanda yapmaları zaruridir. Özellikle yapı bloğunun artık deprem şiddetini kaldıramaz boyutta olduğu mahallelerde, caddelerde, sokaklarda, ilçelerde en kısa zamanda dönüşüm projeleri hayata geçirilmelidir.

Eminiz ki, İstanbul'un Valisi'nin, İstanbul'un Büyükşehir Belediye Başkanı'nın ve İstanbul'un İlçe Belediye Başkanları'nın elinde bölgelerle ilgili deprem risk haritası durmakta ve bu risk haritaları üzerinde neler yapılması gerektiğini onlar da kara kara düşünmektedirler.
Fakat, zaman düşünme vakti değil, eyleme geçme vaktidir!
Deprem'in zamanı, zemini yok!
Allah (c.c.) yüreklerimizi yakan bu türden büyük acıları yaşatmasın!”


Böylesi cahile ne denir ki?

Ünlü Sunucu Mehmet Ali Birand, Kanal D Ana Haber'de Van'daki depremle ilgili şu ilginç yorumu yaptı: “Burada insanlar depremin Allah'tan geldiğine inanıyorlar. Çünkü orda dikkat ettim Allah'u ekber, Allah... Sanki Allah'tan gelmiş bir şey gibi..”


[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]


Milli Gazete'den Nedim Odabaş, Birand'ın bu sözleriyle ilgili “Elbette, bu bir doğal afettir... Ama, Allah'ın takdirinde olan, Allah'ın belirlediği bir doğal afettir. Ne gelirse O'ndandır...” hatırlatmasında bulundu.

Odabaş'ın yazısı şöyle: “Bu yürek yangınını, bu acıyı, bu sancıyı, bu korkuyu, bu paniği Türkiye çok iyi bilir, biz de biliriz. Hepimizin yüreklerini yakan 1999 Gölcük depreminde, öncelikle bir çaresizlik ve paniği yaşamıştık hepimiz. Sonra tek vücut olduk, kısa zamanda toparlandık, toparlanmaya çalıştık.

O günlerin Kandilli Rasathanesi Müdürü Ahmet Mete Işıkara'nın deyimiyle, "Türkiye bir deprem ülkesidir, deprem her an gelebilir, bizim depremden çıkaracağımız dersler olmalı, depreme hazırlanmalıyız"... Ahmet Mete Işıkara, yüreklerimizi yakan Van depreminden sonra da televizyon ekranlarındaydı ve aynı şeyleri söylüyordu. "Türkiye bir deprem ülkesidir. Türkiye üzerindeki fay hatları, 7'nin üzerinde deprem üretme riski ile karşı karşıyadır. Gölcük depreminden sonra Türkiye'de 7'nin üzerinde deprem olmadı. Bu anlaşılabilir bir durum değildi. Biz her an böyle bir depremin olmasını bekliyorduk"

Ders almak... Dersine çalışmak... Ders yapmak... Ama nasıl?

Depreme hazırlanma konusunda özellikle yerel yöneticilere düşen büyük vazifeler var. Şöyle bir tasavvur edelim: Yüreklerimizi yakan Gölcük depreminden sonra, her an gelme riski olduğu söylenen İstanbul depremi için bu devasa kentte neler yapıldı? İstanbul'un yapı bloğu depreme hazırlıklı mı? Kentin bir çok bölgesinde rehabilitasyon çalışmaları yapılacağı, kentsel dönüşüm projelerinin uygulanacağı söylenmişti, bütün bu çalışmalar hangi aşamadadır?

Tüm bu soruları yüreklerimizi yakan Van depremi için de sormamız mümkün. Doğu Anadolu fay hattının en tehlikeli bölümünde bulunan Van için, depreme dayanıklılık noktasında hangi türden çalışmalar yapıldı?
Diyeceksiniz ki, meydana gelen depremin şiddeti çok fazlaydı. Yıkım ve tahribat gücü en üst zirve noktasındaydı. Böyle çalışmalar yapılsa ne olur? Olabilir. Depremin yıkıcı etkisi, 9 da olabilir, 10 da olabilir. Siz öncelikle tedbirinizi alacaksınız. Sonra tevekkül edeceksiniz. Eninde sonunda başımıza gelenler Allah'ın takdiri.

Bu arada Kanal D ekranlarında Deprem Uzmanı Oğuz Gündoğdu'nun konuk olduğu Mehmet Ali Birand'la Haber Bülteni'nde, Birand, "Burada insanlar depremin Allah'tan geldiğine inanıyorlar" gibisinden bir cümle kurdu. Zira, ekranlara gelen haber görüntülerinde, bazıları "Tekbir" çekiyor, Allah'u Ekber şeklinde yüreklerini yakan duyguyu dışarıya vurmaya çalışıyorlardı. Elbette, bu bir doğal afettir... Ama, Allah'ın takdirinde olan, Allah'ın belirlediği bir doğal afettir. Ne gelirse O'ndandır...

Yüreklerimizi yakan Van depreminden, her an risk altında olan İstanbul'un alması gereken dersler çoktur. İstanbul'un başında bulunan yerel idarecilerin, bu noktada kapsamlı ve detaylı bir çalışmayı en kısa zamanda yapmaları zaruridir. Özellikle yapı bloğunun artık deprem şiddetini kaldıramaz boyutta olduğu mahallelerde, caddelerde, sokaklarda, ilçelerde en kısa zamanda dönüşüm projeleri hayata geçirilmelidir.

Eminiz ki, İstanbul'un Valisi'nin, İstanbul'un Büyükşehir Belediye Başkanı'nın ve İstanbul'un İlçe Belediye Başkanları'nın elinde bölgelerle ilgili deprem risk haritası durmakta ve bu risk haritaları üzerinde neler yapılması gerektiğini onlar da kara kara düşünmektedirler.
Fakat, zaman düşünme vakti değil, eyleme geçme vaktidir!
Deprem'in zamanı, zemini yok!
Allah (c.c.) yüreklerimizi yakan bu türden büyük acıları yaşatmasın!”


Böylesi cahile ne denir ki?
 

IRCForumlari.NET Reklamlar
radyo44.com.tr
Alt 25 Ekim 2011, 22:58   #2
Çevrimdışı
Cevap: Birand'ın yorumu şaşırtmadı.




Alıntı:
"Burada insanlar depremin Allah'tan geldiğine inanıyorlar"

Millete ne oluyor yahu.
Vaktin zamanın geldiyse kaçışın yok.14 günlük bebek o enkazdan sağ çıkabiliyorsa minicik bedeniyle bu Allahın takdiridir.
Yaradan bize hayırlı kaderler nasip eylemiş olsun..

 

Alt 25 Ekim 2011, 23:13   #3
Çevrimdışı
Cevap: Birand'ın yorumu şaşırtmadı.




cahil kim? milli gazete yazarı mı yoksa mali mi?

 

Alt 25 Ekim 2011, 23:17   #4
Çevrimdışı
Cevap: Birand'ın yorumu şaşırtmadı.




Kilimci.

Kim olduğu belli değil mi? Özel acıklama mı yapayım yani.
Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.

 

Alt 25 Ekim 2011, 23:20   #5
Çevrimdışı
Cevap: Birand'ın yorumu şaşırtmadı.




cahil kim cahil? anlamadım. son cümle sana mı ait? ona göre yorum yapacağım, yorum yapmak istiyorum bu konuya. yorum yapmak üzereyim.

 

Alt 25 Ekim 2011, 23:20   #6
Çevrimdışı
Cevap: Birand'ın yorumu şaşırtmadı.




Evet.
Yap yorum heyecanla bekliyorum.
Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.

 

Alt 25 Ekim 2011, 23:25   #7
Çevrimdışı
Cevap: Birand'ın yorumu şaşırtmadı.




Programı izledim. Deprem Uzmanı Oğuz Gündoğdu, bu bir doğa olayıdır diye ısrarla söylüyordu. O esnada arka planda Allah-u Ekber nidalarıyla kaçışan insanları gösteriyorlardı, Birand o sözü ile beni de şaşırtmadı değil. Yani doğa olayıysa bunu şirinlerdeki doğa ana yapmıyor elbette. Her şey olduğu gibi doğa ve doğa olaylarından deprem de Allah'ın takdirindedir. Rabb'im ülkemizi böyle afetlerden korusun.

 

Alt 25 Ekim 2011, 23:29   #8
Çevrimdışı
Cevap: Birand'ın yorumu şaşırtmadı.




haddimi aşmak istemiyorum ama, nedim bey ne gelirse o'ndandır diyerek suçu tanrıya atmakla; kaçak malzeme kullanan mühendis kadar yapı denetimi yapmayan devlet kadar, o yıkılan apartmanların zemin katındaki süpermarket sahiplerinin yer işgal etmesin diye kolonları kirişleri yoketmesiyle işlediği günahlar kadar yetimin fakirin fukaranın hakkını yediği kadar suça ortak olmuştur. asıl cehalet; nedim beyin bu yazısıdır. birand'ın tepkiside enteresan, insanların başka sığınacak neyi var tanrılarından başka, elbette allahım diyecek, feryat edecek. başka tutunacak dalı mı var.
günahsızlar, sübyanlar, masum çocuklar, körpe çocuklar anne babalarından ayrıldılar, kimi öldü kimi sakat kaldı, bu nasıl adalettir ya, tanrının işi diyip geçmek kolaycılıktır. japonya'da bir taş düşmüyor, bir taş. günde 2 milyon defa sallanıyorlar, hemde 6'dan aşağı sallanmıyorlar.

 

Alt 25 Ekim 2011, 23:39   #9
Çevrimdışı
Cevap: Birand'ın yorumu şaşırtmadı.




Deprem olayı Allah'tan değil midir yani?
"Suc atmak" bu cok cirkin bir tabir. Hayır da ser de Allah'tandır ki her Müslüman bunun bilincinde olmalidir. Sonuçta burası bizim icin imtihan yeridir, gülüp eğlenme değil.
Evlerin yıkılmasında tabiki o dediğiniz etkenler rol oynamistir ama Allah'ın izni olmadan o evler yıkılabilir miydi? Minicik bir bedenin o enkazin altından sağ çıkarılması mucizeden ibaretmi yani?
Tedbir insanlardan, takdir Allah'tan.
Biz elimizden gelen tedbiri alıp gerisini Allah'ın takdirine bırakacağız.

 

Alt 25 Ekim 2011, 23:55   #10
Çevrimdışı
Cevap: Birand'ın yorumu şaşırtmadı.




metafiziğe girmek istemiyorum, sonuçta yaratıcının varlığını bilim insanlarıda kabul ediyor, yaratıcı ''ol'' deyince olmuyor deprem. selin, kimse burada gayriciddi bir yazı yazmıyor, özellikle bugünlerde şaklabanlığa kimsenin cürümü yetmez.
evreni, galaksiyi, doğayı, canlıyı, cansızı da evet bir yaratan var. çünkü neden biliyor musun, aynada kendine baktığında ve kendine dokunduğunda, hissettiğinde 5 duyu organını ve mucizeyi görebiliyorsun, bu bir sanat eseri resmen. evet öyle. hayatın küçücük bir kırıntısı bile zevk, kuşun ötmesi, böceğin zırlaması, kedinin miyavlaması. hepsi birer mucize ve bu mucizeyi gerçekleştiren, tüm ilimleri ve bilimleri bilen biri var.
Alıntı:
Tedbir insanlardan, takdir Allah'tan.

yüzde yüz katılıyorum, insanlar nankör, insanlar bilinçsiz, insanlar acımasız. sorun mükemmel dünyayı mükemmel yaratana karşı nefsi(parayı, büyüklüğü, zevki) tercih eden nankör insanlarda. sen onlara beyinsiz de ben mantıksız, aynı kapı..
mevzu bu.

 

 

Etiketler
birandın, yorumu, şaşırtmadı

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık