IRCForumları - IRC ve mIRC Kullanıcılarının Buluşma Noktası
  Mobil Sohbet, Sohbet ve Sohbet Odaları




Yeni Konu aç Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 28 Nisan 2011, 11:17   #1
Çevrimdışı
ihtiyar heyetli sistem-presbiteryen


sohbet


Presbiteryen terimi, presbiter kelimesinden türetilmiştir. Presbiteryen Kilisesinin yönetiminin başlıca karakteristik özelliği Kilise yönetiminin ihtiyar (presbiter) heyetine, devredilmiş olmasıdır. Bu yönetim biçimi elçilerin zamanından günümüze miras kalmıştır.

Presbiteryen Kilisesi’nde her ihtiyar bir episkopos –sürünün gözetmenidir; yani görevi Tanrı’nın evinde önderlik yapmak olan bir ihtiyardır. İhtiyarlık tek bir mevki olmasına karşın iki farklı tür ihtiyar bulunmaktadır: Öğreten İhtiyar ve Yöneten İhtiyar.


Elçisel Kilise’nin her topluluğunda ihtiyarlar (gözetmenler)0 çoklu olarak mevcuttu. Bu yüzden de Presbiteryen Kiliselerinde de durum aynıdır. Her kilise topluluğunda Öğreten İhtiyarlar topluluk eğitimi konusunda hizmet verirken Yöneten İhtiyarlar da dikkat ve ilgilerini en yoğun biçimde Tanrı’nın Kilisesi’nin yönetimine verirler.


Öğretim ve yönetim aynı görevin farklı kollarıdır. Bu göreve atanan kişilerin teknik olarak bu iki alanda da aynı anda görev yapma haklarının olmasına karşın uygulamada, bir ihtiyarın bu iki alandan yapabileceği en uygun olanı üzerine en çok ilgiyi göstermesinin çok yararlı ve uygun olduğu görülmüştür. Tüm ihtiyarlar aynı zamanda gözetmenler olarak, Kutsal Kitaba göre, vaaz etmek, vaftiz etmek, Rab’bin Sofrası’nı yapmak ve atama yapmak konularında eşit hakka sahiptirler.


Ancak bu görevler sadece bir ihtiyarın sorumluluğuna verilir ve bu kişiye din adamı (pastör –kilise pastörü) denir. Fikir birliğiyle en fazla armağana ve başarıya sahip olan, uygulamaları Kilise’yi en fazla bina edici şekilde yerine getirmeye yeterli olduğu kararlaştırılan kişi seçilir ve bu görev için özel olarak eğitilir.


İhtiyarların büyük bir çoğunluğu ise sadece yönetir, hastaları ziyaret eder, Pazar okullarını denetler, dua toplantıları düzenler ve farklı yollarla Kiliseye yararlı olmaya çalışırlar. Elçilerin yaşadıkları günlerde olduğu gibi, Tanrı Sözü’nde (doktrinde) hizmet vermeyen ihtiyarların yönetimde yer alması gelenekseldir.


I.Timoteyus 5
:17 Topluluğu iyi yöneten ihtiyarlar, özellikle Tanrı sözünü duyurmak ve öğretmek için emek verenler iki kat saygıya layık görülsün.
Bu ayette Havariler döneminde ihtiyarlık görevinin kendi içinde iki büyük bölüme ayrıldığını görüyoruz. Bu ayette kilise topluluğunda yöneten ihtiyarlar yanında Tanrı Sözü’nü duyurmak ve öğretmek için çalışan ihtiyarlar olduğu anlamı çıkmaktadır. Bu yüzden de yönetici sorumluluğu olan ihtiyarların arasında, Tanrı Sözünü duyurmak ve öğretmek için emek veren ihtiyarlar bulunmaktadır.

Bu yüzden Elçisel Kilise’de olduğu gibi günümüz Presbiteryen Kilisesinin her topluluğunda ihtiyarlar çoklu olarak bulunur.


Elçisel Kilise’de Kilise görevlileri ihtiyarların el koymasıyla görevlerine atanırlardı. Presbiteryen Kilisesi bu İncilsel ilkeyi tümüyle uygulayan bir kilisedir.


Topluluk içerisinde herhangi bir ayrılık çıktığında üyeler bu sorunu heyete başvurmadan çözmeye muktedirlerdir. Ancak bunu yapmada başarısız olmaları halinde, yine tüm kişilerin, gerek öğüt gerekse bir karar verilmesi için meseleyi ihtiyar heyetine götürme hakları bulunmaktadır.


Mezhebin Genel Kurul (Ruhani Kurul), yerel kilise Kurulu üzerinde yetki sahibidir. Bunun sebebi ise Genel Kurulun Yerel Kuruldan daha büyük bir heyet olmasıdır. Tecrübeler açıkça gösteriyor ki, bu düzen Kilise’nin birliği ve kuvvetine en iyi bir şekilde katkıda bulunmaktadır. Bir topluluğun anlaşmazlıkları çözmesi için başvurabileceği tek bir heyetin olması bile bu elçisel ilkenin korunumu için yeterlidir.


Temsilcilik
var olan bu sistemin getirdiği bir sonuçtur. Her ne kadar tüm ihtiyarlar eşit yetkiye ve ihtiyar heyetinde oy verme ve yer alma hakkına eşit düzeyde sahipse de, pratikte ihtiyarların aynı anda bu yetkiyi kullanmaması esastır. İrlanda Presbiteryen Kilisesi’nde çok eski bir gelenek vardır ve geçen zaman da bu geleneğin avantajlarının görülmesine fırsat vermiştir. Bu geleneğe göre bir öğretimden sorumlu ihtiyar bir de yönetimden sorumlu ihtiyar olmak üzere iki kişi ihtiyar heyetinde sandalye sahibidir. Bu düzenin sonucunda ise temsilcilik ortaya çıkar ve sistem sahip olduğu tüm avantajların rahatlığını yaşar.

Temsilcilik
ve Kilise mahkemelerinin büyükten küçüğe düzenlenmesine karşın Presbiteryen yönetim sistemi topluluğa, ihtiyar heyetine başvurma ve ihtiyar heyetine de Kiliseyi yönetme hakkını verir.

Temsilcilik
düzenin amacı her topluluğun diğerlerinden daha fazla bir etki gücüne sahip olmasını engellemek ve verilen kararların olabildiğince iyi düşünülmüş ve adil olmalarını sağlamaktır.

Elçisel Kilise’de sadece Rab İsa Kral ve Baş’dır. Tüm Presbiteryen Kiliseleri, Mesih Kilise’nin tek Baş’ı ve Kralıdır ilkesinin en değer verilen ve onların en ayırıcı ilkesi olduğunu kabul ederler. Bu yüzden de mezhep olarak Presbiteryenler, Kilisenin dünyasal liderlerden bağımsız olarak tüm ruhsal konularda üstün yetkiye sahip olduğunu ve görevlilerin de bu yetkiyi Tanrı Sözü’nde açıklandığı gibi Mesih’in düşüncesine uygun olarak kullanmak zorunda olduklarını savunmuştur.


Detaylı ve sabırlı bir incelemenin sonucu olarak görüyoruz ki, Elçisel Kilise’de yerleşmiş olan Kilise Yönetim prensipleri Presbiteryenler tarafından açıkça kabul edilip uygulanmaktadır.
SONUÇ
I.
Tanrı Sözü’nde Kilise yönetimi ile ilgili çok önemli ve iyi tanımlanmış ilkeler aynı zamanda Rab’bin elçileri tarafından kurulup organize edilen Kilise’de kabul edilip uygulanmıştır.

Yönetim sisteminde elçisel ilkeleri en fazla oranda bulunduran modern Kilise, yönetim açısından Elçisel Kilise örneğine o denli yakındır.
Bu yüzden de Persbiteryen Kilisesi Elçilerin Kilisesine en yakın model olduğunda ısrarlıdır.

Elçisel Kilisenin her yönüyle eşsiz olduğunu görmek fazla düşünce isteyen bir iş değildir. Elçisel Kilise, her yönüyle dünyada bir daha hiç görülemeyecek bir Kilisedir. O Kilise’de, kendilerinden sonra hiç bir kişiye devredilmemiş, doğa üstü güçlerle donatılmış elçiler, peygamberler ve elçisel delegeler vardı. O günlerde, vaizlerin öğretilerini kendi yaptıkları mucizelerle kanıtlamaları ve el koyma yoluyla insanlara Kutsal Ruh’u vermeleri çok rastlanan bir olaydı. Bazı zamanlar, topluluğun içinde geleceğe bakıp Tanrı’nın düşüncelerini mükemmel bir doğrulukla diğerlerine bildiren birkaç armağanlı kardeşler vardı. Elçiler tarafından organize edilen ve tüm diğer Kiliselerin anası olan Kudüs Kilisesi’nin malları ve eşyaları vardı. Kalpleri Rab İsa’nın sevgisinin ateşiyle hala sıcak olan insanlar için tüm mallarını satıp elçilerin ayakları altına koymaları çok rastlanan bir olaydı.


Tüm elçisel çağ boyunca Hristiyan tapınması için inşa edilmiş umumi hiçbir bina yoktu. Hayat boyu sürdürdükleri hizmetlerini küçük bir mahalle ile sınırlamak yerine her yere gidip Tanrı Sözünü vaaz eden öğretmenler vardı. Bunlar şu ana kadar hiçbir mezhebin sahip olamadığı ya da olması çok zor olan özelliklerdir.


İhtiyarlar topluluk tarafından seçilir ve Kilise’de aynı görevi yerine getirirler. Aralarındaki tek fark eğitim, yaptıkları işler ve aldıkları ödüldür. Çoğu ihtiyarın dünyevi işlerle uğraştığı gerçeği bu düzeni makul kılmaktadır. Bir elçi bile ellerinin emeğiyle yaşıyordu (Elçilerin İşleri 20:34; 18:3; I.Korintliler 4:12; I.Selanikliler 2:9; II.Selanikliler 3:8).


Aynı zamanda bu, Pavlus’un Efes Kilisesi’nin gözetmenlerine “... böyle emek vererek güçsüzlere yardım etmemiz ...” yolunda tembih ettiği bir şeydi (Elçilerin İşleri 20:35). Eğer dünyasal işlerde çalışmak ihtiyarlarımızı birer yardımcı yapıyorsa o zaman Efes’in gözetmenleri de, ulusların Elçisi de bir yardımcı idi.


Bunun yanında bugün hala bazı kiliselerde var olan diyakonluk yeniden yapılandırılmalıdır. Çünkü Kiliselerde ihtiyarlar dünyasal işlerle sadece esas görevleri olan ruhsal meseleleri göz ardı ederek uğraşabilmektedirler. Presbiteryen Kilise yönetiminin sahip olduğu bir çok avantajdan biri de, kendi bünyesinde arıtıcı ve yenileyici bir güç bulundurmasıdır. Bunun aracılığıyla sistemin gerekli ve İncilsel tüm ilkeleri korunur ve uygulamada yararlı olduğu görülmeyen düzen durdurulur ya da ortadan kaldırılır.


II.

Kilise yönetiminde elçisel ilkeler Presbiteryen Sistemin özelliklerini oluşturmaktadır. Diğer Kiliselerin bu ilkeleri kabul etmeyip uygulamamaları, Presbiteryenlerin onlardan ayrı olmalarının ana sebebidir.

Presbiteryen Kilisesinin en önemli yönü diğer farklı kilise sistemlerinin yapamadığını, yani korumayı başaramadığı elçisel yönetim ilkelerini korumuş olmasıdır. Bu sebeple, Presbiteryenlik, diğer kilise sistemlerinin sahip olamayacağı birlik, uyum, kuvvet ve İncilsel desteğe sahiptir.
Thomas Witherow, Elçisel Kilise (The Apostolic Church) kitabından özetlenmiştir.

Presbiteryen Kilisesi’nde bu gibi dinsel uygulamaları sadece, hizmet görevine İhtiyar Heyeti tarafından atanıp kendisine yetki verilmiş kişiler yönetebilirler.
Presbiteryen terimi, presbiter kelimesinden türetilmiştir. Presbiteryen Kilisesinin yönetiminin başlıca karakteristik özelliği Kilise yönetiminin ihtiyar (presbiter) heyetine, devredilmiş olmasıdır. Bu yönetim biçimi elçilerin zamanından günümüze miras kalmıştır.

Presbiteryen Kilisesi’nde her ihtiyar bir episkopos –sürünün gözetmenidir; yani görevi Tanrı’nın evinde önderlik yapmak olan bir ihtiyardır. İhtiyarlık tek bir mevki olmasına karşın iki farklı tür ihtiyar bulunmaktadır: Öğreten İhtiyar ve Yöneten İhtiyar.


Elçisel Kilise’nin her topluluğunda ihtiyarlar (gözetmenler)0 çoklu olarak mevcuttu. Bu yüzden de Presbiteryen Kiliselerinde de durum aynıdır. Her kilise topluluğunda Öğreten İhtiyarlar topluluk eğitimi konusunda hizmet verirken Yöneten İhtiyarlar da dikkat ve ilgilerini en yoğun biçimde Tanrı’nın Kilisesi’nin yönetimine verirler.


Öğretim ve yönetim aynı görevin farklı kollarıdır. Bu göreve atanan kişilerin teknik olarak bu iki alanda da aynı anda görev yapma haklarının olmasına karşın uygulamada, bir ihtiyarın bu iki alandan yapabileceği en uygun olanı üzerine en çok ilgiyi göstermesinin çok yararlı ve uygun olduğu görülmüştür. Tüm ihtiyarlar aynı zamanda gözetmenler olarak, Kutsal Kitaba göre, vaaz etmek, vaftiz etmek, Rab’bin Sofrası’nı yapmak ve atama yapmak konularında eşit hakka sahiptirler.


Ancak bu görevler sadece bir ihtiyarın sorumluluğuna verilir ve bu kişiye din adamı (pastör –kilise pastörü) denir. Fikir birliğiyle en fazla armağana ve başarıya sahip olan, uygulamaları Kilise’yi en fazla bina edici şekilde yerine getirmeye yeterli olduğu kararlaştırılan kişi seçilir ve bu görev için özel olarak eğitilir.


İhtiyarların büyük bir çoğunluğu ise sadece yönetir, hastaları ziyaret eder, Pazar okullarını denetler, dua toplantıları düzenler ve farklı yollarla Kiliseye yararlı olmaya çalışırlar. Elçilerin yaşadıkları günlerde olduğu gibi, Tanrı Sözü’nde (doktrinde) hizmet vermeyen ihtiyarların yönetimde yer alması gelenekseldir.


I.Timoteyus 5
:17 Topluluğu iyi yöneten ihtiyarlar, özellikle Tanrı sözünü duyurmak ve öğretmek için emek verenler iki kat saygıya layık görülsün.
Bu ayette Havariler döneminde ihtiyarlık görevinin kendi içinde iki büyük bölüme ayrıldığını görüyoruz. Bu ayette kilise topluluğunda yöneten ihtiyarlar yanında Tanrı Sözü’nü duyurmak ve öğretmek için çalışan ihtiyarlar olduğu anlamı çıkmaktadır. Bu yüzden de yönetici sorumluluğu olan ihtiyarların arasında, Tanrı Sözünü duyurmak ve öğretmek için emek veren ihtiyarlar bulunmaktadır.

Bu yüzden Elçisel Kilise’de olduğu gibi günümüz Presbiteryen Kilisesinin her topluluğunda ihtiyarlar çoklu olarak bulunur.


Elçisel Kilise’de Kilise görevlileri ihtiyarların el koymasıyla görevlerine atanırlardı. Presbiteryen Kilisesi bu İncilsel ilkeyi tümüyle uygulayan bir kilisedir.


Topluluk içerisinde herhangi bir ayrılık çıktığında üyeler bu sorunu heyete başvurmadan çözmeye muktedirlerdir. Ancak bunu yapmada başarısız olmaları halinde, yine tüm kişilerin, gerek öğüt gerekse bir karar verilmesi için meseleyi ihtiyar heyetine götürme hakları bulunmaktadır.


Mezhebin Genel Kurul (Ruhani Kurul), yerel kilise Kurulu üzerinde yetki sahibidir. Bunun sebebi ise Genel Kurulun Yerel Kuruldan daha büyük bir heyet olmasıdır. Tecrübeler açıkça gösteriyor ki, bu düzen Kilise’nin birliği ve kuvvetine en iyi bir şekilde katkıda bulunmaktadır. Bir topluluğun anlaşmazlıkları çözmesi için başvurabileceği tek bir heyetin olması bile bu elçisel ilkenin korunumu için yeterlidir.


Temsilcilik
var olan bu sistemin getirdiği bir sonuçtur. Her ne kadar tüm ihtiyarlar eşit yetkiye ve ihtiyar heyetinde oy verme ve yer alma hakkına eşit düzeyde sahipse de, pratikte ihtiyarların aynı anda bu yetkiyi kullanmaması esastır. İrlanda Presbiteryen Kilisesi’nde çok eski bir gelenek vardır ve geçen zaman da bu geleneğin avantajlarının görülmesine fırsat vermiştir. Bu geleneğe göre bir öğretimden sorumlu ihtiyar bir de yönetimden sorumlu ihtiyar olmak üzere iki kişi ihtiyar heyetinde sandalye sahibidir. Bu düzenin sonucunda ise temsilcilik ortaya çıkar ve sistem sahip olduğu tüm avantajların rahatlığını yaşar.

Temsilcilik
ve Kilise mahkemelerinin büyükten küçüğe düzenlenmesine karşın Presbiteryen yönetim sistemi topluluğa, ihtiyar heyetine başvurma ve ihtiyar heyetine de Kiliseyi yönetme hakkını verir.

Temsilcilik
düzenin amacı her topluluğun diğerlerinden daha fazla bir etki gücüne sahip olmasını engellemek ve verilen kararların olabildiğince iyi düşünülmüş ve adil olmalarını sağlamaktır.

Elçisel Kilise’de sadece Rab İsa Kral ve Baş’dır. Tüm Presbiteryen Kiliseleri, Mesih Kilise’nin tek Baş’ı ve Kralıdır ilkesinin en değer verilen ve onların en ayırıcı ilkesi olduğunu kabul ederler. Bu yüzden de mezhep olarak Presbiteryenler, Kilisenin dünyasal liderlerden bağımsız olarak tüm ruhsal konularda üstün yetkiye sahip olduğunu ve görevlilerin de bu yetkiyi Tanrı Sözü’nde açıklandığı gibi Mesih’in düşüncesine uygun olarak kullanmak zorunda olduklarını savunmuştur.


Detaylı ve sabırlı bir incelemenin sonucu olarak görüyoruz ki, Elçisel Kilise’de yerleşmiş olan Kilise Yönetim prensipleri Presbiteryenler tarafından açıkça kabul edilip uygulanmaktadır.
SONUÇ
I.
Tanrı Sözü’nde Kilise yönetimi ile ilgili çok önemli ve iyi tanımlanmış ilkeler aynı zamanda Rab’bin elçileri tarafından kurulup organize edilen Kilise’de kabul edilip uygulanmıştır.

Yönetim sisteminde elçisel ilkeleri en fazla oranda bulunduran modern Kilise, yönetim açısından Elçisel Kilise örneğine o denli yakındır.
Bu yüzden de Persbiteryen Kilisesi Elçilerin Kilisesine en yakın model olduğunda ısrarlıdır.

Elçisel Kilisenin her yönüyle eşsiz olduğunu görmek fazla düşünce isteyen bir iş değildir. Elçisel Kilise, her yönüyle dünyada bir daha hiç görülemeyecek bir Kilisedir. O Kilise’de, kendilerinden sonra hiç bir kişiye devredilmemiş, doğa üstü güçlerle donatılmış elçiler, peygamberler ve elçisel delegeler vardı. O günlerde, vaizlerin öğretilerini kendi yaptıkları mucizelerle kanıtlamaları ve el koyma yoluyla insanlara Kutsal Ruh’u vermeleri çok rastlanan bir olaydı. Bazı zamanlar, topluluğun içinde geleceğe bakıp Tanrı’nın düşüncelerini mükemmel bir doğrulukla diğerlerine bildiren birkaç armağanlı kardeşler vardı. Elçiler tarafından organize edilen ve tüm diğer Kiliselerin anası olan Kudüs Kilisesi’nin malları ve eşyaları vardı. Kalpleri Rab İsa’nın sevgisinin ateşiyle hala sıcak olan insanlar için tüm mallarını satıp elçilerin ayakları altına koymaları çok rastlanan bir olaydı.


Tüm elçisel çağ boyunca Hristiyan tapınması için inşa edilmiş umumi hiçbir bina yoktu. Hayat boyu sürdürdükleri hizmetlerini küçük bir mahalle ile sınırlamak yerine her yere gidip Tanrı Sözünü vaaz eden öğretmenler vardı. Bunlar şu ana kadar hiçbir mezhebin sahip olamadığı ya da olması çok zor olan özelliklerdir.


İhtiyarlar topluluk tarafından seçilir ve Kilise’de aynı görevi yerine getirirler. Aralarındaki tek fark eğitim, yaptıkları işler ve aldıkları ödüldür. Çoğu ihtiyarın dünyevi işlerle uğraştığı gerçeği bu düzeni makul kılmaktadır. Bir elçi bile ellerinin emeğiyle yaşıyordu (Elçilerin İşleri 20:34; 18:3; I.Korintliler 4:12; I.Selanikliler 2:9; II.Selanikliler 3:8).


Aynı zamanda bu, Pavlus’un Efes Kilisesi’nin gözetmenlerine “... böyle emek vererek güçsüzlere yardım etmemiz ...” yolunda tembih ettiği bir şeydi (Elçilerin İşleri 20:35). Eğer dünyasal işlerde çalışmak ihtiyarlarımızı birer yardımcı yapıyorsa o zaman Efes’in gözetmenleri de, ulusların Elçisi de bir yardımcı idi.


Bunun yanında bugün hala bazı kiliselerde var olan diyakonluk yeniden yapılandırılmalıdır. Çünkü Kiliselerde ihtiyarlar dünyasal işlerle sadece esas görevleri olan ruhsal meseleleri göz ardı ederek uğraşabilmektedirler. Presbiteryen Kilise yönetiminin sahip olduğu bir çok avantajdan biri de, kendi bünyesinde arıtıcı ve yenileyici bir güç bulundurmasıdır. Bunun aracılığıyla sistemin gerekli ve İncilsel tüm ilkeleri korunur ve uygulamada yararlı olduğu görülmeyen düzen durdurulur ya da ortadan kaldırılır.


II.

Kilise yönetiminde elçisel ilkeler Presbiteryen Sistemin özelliklerini oluşturmaktadır. Diğer Kiliselerin bu ilkeleri kabul etmeyip uygulamamaları, Presbiteryenlerin onlardan ayrı olmalarının ana sebebidir.

Presbiteryen Kilisesinin en önemli yönü diğer farklı kilise sistemlerinin yapamadığını, yani korumayı başaramadığı elçisel yönetim ilkelerini korumuş olmasıdır. Bu sebeple, Presbiteryenlik, diğer kilise sistemlerinin sahip olamayacağı birlik, uyum, kuvvet ve İncilsel desteğe sahiptir.
Thomas Witherow, Elçisel Kilise (The Apostolic Church) kitabından özetlenmiştir.

Presbiteryen Kilisesi’nde bu gibi dinsel uygulamaları sadece, hizmet görevine İhtiyar Heyeti tarafından atanıp kendisine yetki verilmiş kişiler yönetebilirler.
  Alıntı ile Cevapla

IRCForumlari.NET Reklamlar
radyo44.com.tr
Cevapla

Etiketler
heyetli, ihtiyar, sistempresbiteryen

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
3 yaşında ihtiyar heyetine girdi, nasıl mı? Lucifer Haber Arşivi 0 22 Eylül 2010 17:34