IRCForumları - IRC ve mIRC Kullanıcılarının Buluşma Noktası
  kral sohbet




Anketimiz: Ak Parti İktidar Parti oLarak GörevLerini Tam anLamıyLa YapabiLiyor mu ?
YapabiLiyor 0 0%
Yapamıyor 0 0%
Yapıyor ama EksikLeri Var 1 100,00%
Hiçbiri 0 0%
Birden fazla seçeneğe oy verilebilir. Katılımcı sayısı: 1. Sizin bu Ankette oy kullanma yetkiniz bulunmuyor

 
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 13 Mart 2013, 20:16   #1
Çevrimdışı
Bir İnsanLık Abidesi


sohbet


Bugüne kadar kim bilir hakkında ne kadar kitap, makale ve şiir yazılmıştır Yunus Emre’nin… İnsanlara birçok konuda rehberlik etmiş, ışık tutmuş ve adını asırlar ötesine taşımasını bilmiş, insanoğluna örnek bir şahsiyetin adıdır Yunus Emre…

Biz Yunus Emre falanca yerde doğmuş falanca kitap ve şiirleri yazmış gibi klasik konuları ele almaktan ziyade Yunus Emre’nin ruh halini, ona bu kadar derin şiirleri yazmasına vesile olan düşünce yapısının neler olabileceği noktasına değinirsek sanırım daha faydalı olacağız. Çünkü diğer tüm bilgiler sevgili ansiklopedimiz google’da binlerce sayfada olduğu için birçoğumuz bir tıkla bu tür bilgilere çok rahatlıkla ulaşabilir. Tabi bu konudan Yunus Emre’nin hayatını önemsemediğimiz manası çıkmasın. Bizim asıl derdimiz Yunus Emre’yi Yunus Emre yapan o halet-i ruhiyenin ne olduğu konusunda fikirlerimizi sunmaktır.

Yunus Emre’nin eserlerini incelediğimiz vakit çok rahatlıkla görülebilir ki en öncelikli olarak büyük bir teslimiyet söz konusudur. O, dünyevi aşkların ötesinde Yaradan’ıyla aşık-maşuk ilişkisi kurmuş, ve bunu hayatının en önemli sırasına koymuştur. Öyleki bunu “Sofilere sohbet gerek, Ahilere Ahret gerek, Mecnunlara Leyli gerek, bana seni gerek seni” diye devam eden “Bana seni gerek seni” şiirinde çok rahatlıkla görebilir ve ifade edebiliriz. Hayatı boyunca insanlarla kurduğu ikili ilişkilere son derece dikkat eden kimsenin kalbini kırmayan tam anlamıyla İslami bir hayat süren Yunus Emre, zamanın bütün insanlığına hitap eden en büyük şairlerinden biridir. Allah vergisi bu yeteneğiyle çağlar devirerek günümüze kadar gelebilmiş, şiirlerinin hemen hepsi birer başyapıt niteliğini korumuştur. O, insanoğlunun Hakk’a olan teslimiyetinin timsalidir. Aslında Yunus’a o şiirleri yazdıran Rabbine duyduğu sevgi ve muhabbettir. Günümüzdeki mecazi aşklarda bazen duygu yoğunluğu yaşadığımız vakitte nasıl ki hepimiz birden şair oluveriyoruz işte onun gibi. Teşbih biraz yerine oturmadı ama aslında vurgulamak istediğim O’nun âşık hali hiç geçmedi. “Ben yürürüm yana yana, Aşk boyadı beni kana, Ne akilim ne divane, Gel gör beni aşk neyledi” diyerek aşkını dile getiren Yunus’un gözünde dünya “yalan” sıfatıyla özdeşleşmiştir adeta. “Bilirim seni yalan dünyasın, evliyaları alan dünyasın, kaçan kurtulmaz senin elinden demir kafesler kıran dünyasın” ilahisi Yunus’un dünyaya ne gözle nazar ettiğini daha net göstermektedir.

En başta da söylediğimiz gibi aslında Yunus Emre’yi anlatmaya ne sayfalar ne kitaplar yeter. O’nun sadece “İlim ilim bilmektir, ilim kendin bilmektir, eğer sen kendin bilmezsen, ilim nice(nasıl) okumaktır.” Söz dizesine bile yüzlerce kitap yazılabilir. Biz gençler bu düşünce yapısının sanırım pek farkında olamıyoruz. Gündelik hayat meşguliyetleri, teknolojinin bizleri esir aldığı bu zaman diliminde elimizden geldiğince bu önemli şahsiyetleri araştırmalı ve bu değerlerimize sahip çıkmalıyız. Bizler belki Yunus Emre’ler olamayız ama Yunus Emre’yi anlamak bile kesinlikle bizi bulunduğumuz yerden daha üst seviyelere taşıyacağı aşikârdır…
Bugüne kadar kim bilir hakkında ne kadar kitap, makale ve şiir yazılmıştır Yunus Emre’nin… İnsanlara birçok konuda rehberlik etmiş, ışık tutmuş ve adını asırlar ötesine taşımasını bilmiş, insanoğluna örnek bir şahsiyetin adıdır Yunus Emre…

Biz Yunus Emre falanca yerde doğmuş falanca kitap ve şiirleri yazmış gibi klasik konuları ele almaktan ziyade Yunus Emre’nin ruh halini, ona bu kadar derin şiirleri yazmasına vesile olan düşünce yapısının neler olabileceği noktasına değinirsek sanırım daha faydalı olacağız. Çünkü diğer tüm bilgiler sevgili ansiklopedimiz google’da binlerce sayfada olduğu için birçoğumuz bir tıkla bu tür bilgilere çok rahatlıkla ulaşabilir. Tabi bu konudan Yunus Emre’nin hayatını önemsemediğimiz manası çıkmasın. Bizim asıl derdimiz Yunus Emre’yi Yunus Emre yapan o halet-i ruhiyenin ne olduğu konusunda fikirlerimizi sunmaktır.

Yunus Emre’nin eserlerini incelediğimiz vakit çok rahatlıkla görülebilir ki en öncelikli olarak büyük bir teslimiyet söz konusudur. O, dünyevi aşkların ötesinde Yaradan’ıyla aşık-maşuk ilişkisi kurmuş, ve bunu hayatının en önemli sırasına koymuştur. Öyleki bunu “Sofilere sohbet gerek, Ahilere Ahret gerek, Mecnunlara Leyli gerek, bana seni gerek seni” diye devam eden “Bana seni gerek seni” şiirinde çok rahatlıkla görebilir ve ifade edebiliriz. Hayatı boyunca insanlarla kurduğu ikili ilişkilere son derece dikkat eden kimsenin kalbini kırmayan tam anlamıyla İslami bir hayat süren Yunus Emre, zamanın bütün insanlığına hitap eden en büyük şairlerinden biridir. Allah vergisi bu yeteneğiyle çağlar devirerek günümüze kadar gelebilmiş, şiirlerinin hemen hepsi birer başyapıt niteliğini korumuştur. O, insanoğlunun Hakk’a olan teslimiyetinin timsalidir. Aslında Yunus’a o şiirleri yazdıran Rabbine duyduğu sevgi ve muhabbettir. Günümüzdeki mecazi aşklarda bazen duygu yoğunluğu yaşadığımız vakitte nasıl ki hepimiz birden şair oluveriyoruz işte onun gibi. Teşbih biraz yerine oturmadı ama aslında vurgulamak istediğim O’nun âşık hali hiç geçmedi. “Ben yürürüm yana yana, Aşk boyadı beni kana, Ne akilim ne divane, Gel gör beni aşk neyledi” diyerek aşkını dile getiren Yunus’un gözünde dünya “yalan” sıfatıyla özdeşleşmiştir adeta. “Bilirim seni yalan dünyasın, evliyaları alan dünyasın, kaçan kurtulmaz senin elinden demir kafesler kıran dünyasın” ilahisi Yunus’un dünyaya ne gözle nazar ettiğini daha net göstermektedir.

En başta da söylediğimiz gibi aslında Yunus Emre’yi anlatmaya ne sayfalar ne kitaplar yeter. O’nun sadece “İlim ilim bilmektir, ilim kendin bilmektir, eğer sen kendin bilmezsen, ilim nice(nasıl) okumaktır.” Söz dizesine bile yüzlerce kitap yazılabilir. Biz gençler bu düşünce yapısının sanırım pek farkında olamıyoruz. Gündelik hayat meşguliyetleri, teknolojinin bizleri esir aldığı bu zaman diliminde elimizden geldiğince bu önemli şahsiyetleri araştırmalı ve bu değerlerimize sahip çıkmalıyız. Bizler belki Yunus Emre’ler olamayız ama Yunus Emre’yi anlamak bile kesinlikle bizi bulunduğumuz yerden daha üst seviyelere taşıyacağı aşikârdır…
 

IRCForumlari.NET Reklamlar
radyo44.com.tr
 

Etiketler
abidesi, bir, İnsanlık

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Vittorio Emanuele II Abidesi efLatun Müzeler Ve Tarihi Eserler 0 03 Mart 2012 23:45
Sadâkat Âbidesi Şemsi Nine... Hesna Şiir, Hikaye ve Güzel Sözler 0 05 Şubat 2011 20:04