IRCForumları - IRC ve mIRC Kullanıcılarının Buluşma Noktası
  Mobil Sohbet, Sohbet ve Sohbet Odaları




7Beğeni(ler)
  • 1 Post By Sır
  • 1 Post By ZaLim
  • 2 Post By Sır
  • 1 Post By qüzeL
  • 2 Post By diShy

Yeni Konu aç Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 27 Aralık 2019, 00:59   #1
Çevrimdışı
İnsan kendine nasıl saygı duyar ?


sohbet


Kişinin kendisine saygı duyması, kendisinin kendisi üzerindeki hakkı gözetmesidir. Şahsına ait vazifelerini yerine getirmesidir.

Bu vücudun ve ruhun bizim üzerimizde bir hakkı vardır; vunun gereklerini yapmaktır.

Vermiş olduğu sözü tutmasıdır. Hak ile yapmış olduğu sözleşmeyi hatırlaması ve gereğini yapmasıdır.

Yaratılıştan getirdiği kişiliğini ve şahsiyetini korumasıdır. Saygı, kişilik oluşumudur. Özünü kaybetmeyerek, kendisi olmaya çalışmasıdır.

Bu, aynı zamanda hadiste buyurulan; “Nefsini bilen Rabbini de bilir.” (bk. Aclunî, 2/262) hakikatidir. Kişinin kendisini bilmesi, değerini anlaması ve kendisine, kendisini yaratan Yaratıcı'nın ne kadar ehemmiyet verdiğinin bilincinde olmasıdır. Zira insan saygı duyan ve saygı duyulan bir varlıktır.

İnsan, kâinatta ve tüm varlıklar içerisindeki farklılığını ve değerini bilirse, kendine olan saygısı da artacaktır. Saygısı artanın güven duygusu da paralel olarak gelişecektir.

İnsanın değişiminde her ne kadar çevrenin büyük bir etkisi söz konusu olsa da, ancak yaratılıştan getirdiği İslam fıtratı ve modeli üzerine yaratılmış ve bir çok donanımlarla donatılmış olarak gönderildiği için, en azından onların korunmasına sahip olmasıdır.

Örneğin, içki içerek sefalet içerisinde yaşayan, çamura bulanan bir insan; kendisine olan saygısını yitirdiği gibi, başkasının da kendisine bir saygı göstermesini bekleyemez.

Saygı duymak ve saygı duyulmak, seviye kazanmaktır. Saygının kendisi bir seviyedir.

Saygı istenilmez, verilir. Saygı saygıyı çeker.

Esasen kişinin kendine saygısının bir başka boyutu daha vardır; o da Allah’ın sanatına ve emanetine yapılan saygıdır. Soruda geçen sözden asıl maksat da bu olmalıdır.

Hiçbir şey bizim malımız değildir. Her şey emanettir. Çünkü mülkün sahibi Allah’tır. Bu nedenle, kendimize saygı duymanın anlamı, Allah’ın bize verdiği antika sanat eseri olan emanete saygı duymaktır. Emaneti, hakiki sahibinin rızası yolunda, izin verdiği yerde kullanmaktır.

İnsanın kendine saygısı derken, kendisi denilen şeyi belirlemek gerekiyor. “Şüphesiz, Allah müminlerden nefis ve mallarını cennet karşılığı olarak satın aldı...” (Tevbe, 9/111) mealindeki ayette geçen nefis, dahildeki bütün nimetleri, mal da harici nimetleri ifade ediyor. Yani, nefis “zat” manasına geliyor ve nefis denilince göz ve kulaktan, akıl ve kalbe kadar her türlü maddî ve manevi cihazlar anlaşılıyor. Bütün bunları Allah’ın rıza çizgisinde kullananlar ebedî bir saadete kavuşuyorlar.

İnanan bir insanın ruhuna neşe veren, onu yükselten, terakki ettiren sebepler sayısız denecek kadar çoktur:

• Allah’ın en mükemmel eseri olmanın zevki.
• Dünyada diğer canlıların kendi hizmetine verilmiş olmasının zevki.
• Hastalıkların günahlara kefaret olup insanı manen terakki ettirdiğini bilmenin zevki.
• Ölümün hiçlik olmayıp bu dünyadan daha güzel bir aleme göçme olduğunu bilmenin zevki.
• Ruhun baki olup, hayatını kabirde de, mahşerde de, ahirette de devam ettireceğini düşünmenin zevki.

Bütün bu manevî hazlar ve lezzetler hiçbir dünya nimetiyle kıyaslanmayacak kadar değerlidir, büyüktür.

Bütün bunlar kalbin, ruhun, vicdanın zevkleridir ve bunlar bedenle alınan lezzetlerden çok ileridir.

İşte insanın kendine saygısı ve bundan aldığı zevk…

Diğer taraftan, kedine saygısı olmayan, yani emaneti sahibinin iznine göre kullanmayan kimse, kendine zulmetmiş olur. Nitekim bir ayette: “Kim bir günah kazanırsa onu sırf kendi aleyhine kazanmış olur.” (Nisa, 4/111) buyrulmaktadır. Bu açıdan baktığımızda örneğin şirk, inkar, ayetleri yalanlama, ahiret gününe inanmama gibi tutumlar da itikadi açıdan nefse karşı işlenen bir zulüm olarak değerlendirilirler.

“Biz onlara zulmetmedik, asıl onlar kendi kendilerine zulmettiler. Rabbinin azap emri gelince Allah’tan başka taptıkları tanrılar, kendilerine hiçbir fayda vermedi. Hatta onların ziyanlarını arttırmaktan başka bir şeye yaramadı.”
(Hud, 11/101)

Konuya ameli açıdan yaklaştığımızda da görüyoruz ki Kur’an-ı Kerim’deki pek çok ayet-i kerime büyük ve küçük günahlar manasında birçok davranışı “nefse zulüm” içerisinde mütalaa etmiştir. Adam öldürmek, Allah’ın çizdiği sınırları aşmak, kadınları boşadıktan sonra yanlarında tutarak onların evlenmelerine mani olmak vs. bunlar hep kişinin nefsine/kendine karşı işlemiş olduğu zulümlerdir.

Demek ki, insan ister Allah’a, ister diğer insanlara, isterse kendi nefsine zulmetmiş olsun, sonuç itibarıyla aslında o kendi nefsine zulmetmiştir ve kendine saygısızlık etmiştir. Çünkü insanın işlediği bütün günahlar ancak kendi aleyhinedir.

Allah bu kimseler için çok bağışlayıcı ve esirgeyici olduğunu bildiriyor:
“Kim bir kötülük eder veya günah işleyerek nefsine zulmeder de sonra Allah’tan af dilerse, Allah’ı gafûr ve rahîm bulur.” (Nisa, 4/110)
Kişinin kendisine saygı duyması, kendisinin kendisi üzerindeki hakkı gözetmesidir. Şahsına ait vazifelerini yerine getirmesidir.

Bu vücudun ve ruhun bizim üzerimizde bir hakkı vardır; vunun gereklerini yapmaktır.

Vermiş olduğu sözü tutmasıdır. Hak ile yapmış olduğu sözleşmeyi hatırlaması ve gereğini yapmasıdır.

Yaratılıştan getirdiği kişiliğini ve şahsiyetini korumasıdır. Saygı, kişilik oluşumudur. Özünü kaybetmeyerek, kendisi olmaya çalışmasıdır.

Bu, aynı zamanda hadiste buyurulan; “Nefsini bilen Rabbini de bilir.” (bk. Aclunî, 2/262) hakikatidir. Kişinin kendisini bilmesi, değerini anlaması ve kendisine, kendisini yaratan Yaratıcı'nın ne kadar ehemmiyet verdiğinin bilincinde olmasıdır. Zira insan saygı duyan ve saygı duyulan bir varlıktır.

İnsan, kâinatta ve tüm varlıklar içerisindeki farklılığını ve değerini bilirse, kendine olan saygısı da artacaktır. Saygısı artanın güven duygusu da paralel olarak gelişecektir.

İnsanın değişiminde her ne kadar çevrenin büyük bir etkisi söz konusu olsa da, ancak yaratılıştan getirdiği İslam fıtratı ve modeli üzerine yaratılmış ve bir çok donanımlarla donatılmış olarak gönderildiği için, en azından onların korunmasına sahip olmasıdır.

Örneğin, içki içerek sefalet içerisinde yaşayan, çamura bulanan bir insan; kendisine olan saygısını yitirdiği gibi, başkasının da kendisine bir saygı göstermesini bekleyemez.

Saygı duymak ve saygı duyulmak, seviye kazanmaktır. Saygının kendisi bir seviyedir.

Saygı istenilmez, verilir. Saygı saygıyı çeker.

Esasen kişinin kendine saygısının bir başka boyutu daha vardır; o da Allah’ın sanatına ve emanetine yapılan saygıdır. Soruda geçen sözden asıl maksat da bu olmalıdır.

Hiçbir şey bizim malımız değildir. Her şey emanettir. Çünkü mülkün sahibi Allah’tır. Bu nedenle, kendimize saygı duymanın anlamı, Allah’ın bize verdiği antika sanat eseri olan emanete saygı duymaktır. Emaneti, hakiki sahibinin rızası yolunda, izin verdiği yerde kullanmaktır.

İnsanın kendine saygısı derken, kendisi denilen şeyi belirlemek gerekiyor. “Şüphesiz, Allah müminlerden nefis ve mallarını cennet karşılığı olarak satın aldı...” (Tevbe, 9/111) mealindeki ayette geçen nefis, dahildeki bütün nimetleri, mal da harici nimetleri ifade ediyor. Yani, nefis “zat” manasına geliyor ve nefis denilince göz ve kulaktan, akıl ve kalbe kadar her türlü maddî ve manevi cihazlar anlaşılıyor. Bütün bunları Allah’ın rıza çizgisinde kullananlar ebedî bir saadete kavuşuyorlar.

İnanan bir insanın ruhuna neşe veren, onu yükselten, terakki ettiren sebepler sayısız denecek kadar çoktur:

• Allah’ın en mükemmel eseri olmanın zevki.
• Dünyada diğer canlıların kendi hizmetine verilmiş olmasının zevki.
• Hastalıkların günahlara kefaret olup insanı manen terakki ettirdiğini bilmenin zevki.
• Ölümün hiçlik olmayıp bu dünyadan daha güzel bir aleme göçme olduğunu bilmenin zevki.
• Ruhun baki olup, hayatını kabirde de, mahşerde de, ahirette de devam ettireceğini düşünmenin zevki.

Bütün bu manevî hazlar ve lezzetler hiçbir dünya nimetiyle kıyaslanmayacak kadar değerlidir, büyüktür.

Bütün bunlar kalbin, ruhun, vicdanın zevkleridir ve bunlar bedenle alınan lezzetlerden çok ileridir.

İşte insanın kendine saygısı ve bundan aldığı zevk…

Diğer taraftan, kedine saygısı olmayan, yani emaneti sahibinin iznine göre kullanmayan kimse, kendine zulmetmiş olur. Nitekim bir ayette: “Kim bir günah kazanırsa onu sırf kendi aleyhine kazanmış olur.” (Nisa, 4/111) buyrulmaktadır. Bu açıdan baktığımızda örneğin şirk, inkar, ayetleri yalanlama, ahiret gününe inanmama gibi tutumlar da itikadi açıdan nefse karşı işlenen bir zulüm olarak değerlendirilirler.

“Biz onlara zulmetmedik, asıl onlar kendi kendilerine zulmettiler. Rabbinin azap emri gelince Allah’tan başka taptıkları tanrılar, kendilerine hiçbir fayda vermedi. Hatta onların ziyanlarını arttırmaktan başka bir şeye yaramadı.”
(Hud, 11/101)

Konuya ameli açıdan yaklaştığımızda da görüyoruz ki Kur’an-ı Kerim’deki pek çok ayet-i kerime büyük ve küçük günahlar manasında birçok davranışı “nefse zulüm” içerisinde mütalaa etmiştir. Adam öldürmek, Allah’ın çizdiği sınırları aşmak, kadınları boşadıktan sonra yanlarında tutarak onların evlenmelerine mani olmak vs. bunlar hep kişinin nefsine/kendine karşı işlemiş olduğu zulümlerdir.

Demek ki, insan ister Allah’a, ister diğer insanlara, isterse kendi nefsine zulmetmiş olsun, sonuç itibarıyla aslında o kendi nefsine zulmetmiştir ve kendine saygısızlık etmiştir. Çünkü insanın işlediği bütün günahlar ancak kendi aleyhinedir.

Allah bu kimseler için çok bağışlayıcı ve esirgeyici olduğunu bildiriyor:
“Kim bir kötülük eder veya günah işleyerek nefsine zulmeder de sonra Allah’tan af dilerse, Allah’ı gafûr ve rahîm bulur.” (Nisa, 4/110)
__________________
Eğer "dokuz" CanLı oLsaydın biLe En fazLa "sekiz" kez kaçabiLirdin öLümden..
BiLki "
yedi" düveLe suLtan oLsan dahi Yerin "aLtı" mekan oLacak sana
En fazLa "beş" metre kumaş götürebileceksin Kapatacaksın "dört" açsanda gözünü..
Bu dünya "
üç" günLük dünya , AzraiLin yanında "iki" kat oLup yaLvarsanda nafiLe
ELbet "
bir" gün öLeceksin İşte o gün herşey "sıfır"dan başLayacak..!
  Alıntı ile Cevapla

IRCForumlari.NET Reklamlar
radyo44.com.tr
Alt 27 Aralık 2019, 01:04   #2
Çevrimdışı
Cevap: İnsan kendine nasıl saygı duyar ?




Allah affetsin saygıdan ziyade vücuduma çok eziyet etmişliğim vardır. Derin izler taşır hala yüreğimde ve bedenimde..

__________________
𝔰𝔦𝔫𝔠𝔢 շօօՅ 𝓑𝔂 𝓖𝓪𝓛𝓪𝓽𝓪𝓢𝓪𝓡𝓪𝔂𝓛𝓲

Kullanıcı imzalarındaki bağlantı ve resimleri görebilmek için en az 20 mesaja sahip olmanız gerekir ya da üye girişi yapmanız gerekir.

вüℓвüℓℓεя çσк үαη∂ı, güℓℓεя∂ε үαηsıη...
  Alıntı ile Cevapla

Alt 27 Aralık 2019, 01:10   #3
Çevrimdışı
Cevap: İnsan kendine nasıl saygı duyar ?




insan hıc bır zaman kendının farkında degıldır.. önce kendımızdekı saygıyı kaybettık soonra baskalarına nasıl davranacagımızı.. samımıyetı kaybettık o sammıyettekı saygıyı kaybettık.. bu boyle zıncırleme gıder zaten..

__________________
Eğer "dokuz" CanLı oLsaydın biLe En fazLa "sekiz" kez kaçabiLirdin öLümden..
BiLki "
yedi" düveLe suLtan oLsan dahi Yerin "aLtı" mekan oLacak sana
En fazLa "beş" metre kumaş götürebileceksin Kapatacaksın "dört" açsanda gözünü..
Bu dünya "
üç" günLük dünya , AzraiLin yanında "iki" kat oLup yaLvarsanda nafiLe
ELbet "
bir" gün öLeceksin İşte o gün herşey "sıfır"dan başLayacak..!
  Alıntı ile Cevapla

Alt 07 Şubat 2020, 22:05   #4
Çevrimiçi
Cevap: İnsan kendine nasıl saygı duyar ?




Herkese saygin varsa kendine de vardır zaten

__________________
Ez Jite Hez Dıkım Delalamın
  Alıntı ile Cevapla

Alt 10 Mart 2020, 22:53   #5
Çevrimdışı
Cevap: İnsan kendine nasıl saygı duyar ?




Zor olan birsey..

__________________
Eğer "dokuz" CanLı oLsaydın biLe En fazLa "sekiz" kez kaçabiLirdin öLümden..
BiLki "
yedi" düveLe suLtan oLsan dahi Yerin "aLtı" mekan oLacak sana
En fazLa "beş" metre kumaş götürebileceksin Kapatacaksın "dört" açsanda gözünü..
Bu dünya "
üç" günLük dünya , AzraiLin yanında "iki" kat oLup yaLvarsanda nafiLe
ELbet "
bir" gün öLeceksin İşte o gün herşey "sıfır"dan başLayacak..!
  Alıntı ile Cevapla

Alt 10 Mart 2020, 23:12   #6
Çevrimiçi
Cevap: İnsan kendine nasıl saygı duyar ?




başkalarına saygı duymayan insanın kendine de saygısı yoktur..

__________________

Kullanıcı imzalarındaki bağlantı ve resimleri görebilmek için en az 20 mesaja sahip olmanız gerekir ya da üye girişi yapmanız gerekir.





~ 𝒽𝒶𝓅𝓅𝒾𝓁𝓎 , 𝓂𝒶𝓇𝓇𝒾𝑒𝒹 , ϣ𝒾𝓉𝒽 𝒸𝒽𝒾𝓁𝒹𝓇𝑒𝓃 ..
  Alıntı ile Cevapla

Alt 10 Mart 2020, 23:19   #7
Çevrimiçi
Cevap: İnsan kendine nasıl saygı duyar ?




Bunu bunca yıl hiç düşünmemiştim. Kendimi seviyorum ))

__________________


Kullanıcı imzalarındaki bağlantı ve resimleri görebilmek için en az 20 mesaja sahip olmanız gerekir ya da üye girişi yapmanız gerekir.



ÇALIŞAN; Hata Yapar
ÇALIŞMAYAN; Dedikodu Yapar
ASİL İNSAN; İdare Eder
ACİZ İNSAN; Şikâyet Eder
BASİT İNSAN; İftira eder
DÜRÜST İNSAN; Sabreder...
  Alıntı ile Cevapla

Alt 11 Mart 2020, 01:58   #8
Çevrimiçi
Cevap: İnsan kendine nasıl saygı duyar ?




Kendine saygı duyan insan başkalarına da saygı duyar. Kendini seven herkesi sever. Kendinden başlar bütün güzellikler.

  Alıntı ile Cevapla

Cevapla

Etiketler
insan, saygı

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Erkek Kadına Nasıl Saygı Gösterir? Haje Ah Erkekler 1 26 Haziran 2019 19:04
Hey İnsan! Kendine gel! Adalet İste! Sanem Ruh Sağlığı 0 21 Şubat 2018 14:07
İnsan, Cinleri Nasıl Kendine Musahhar Ediyor? Swat Havas & Hüddam 0 29 Kasım 2014 15:10
İnsan İlişkilerinde Kendine Güven Ve Güç N999 Kişisel Gelişim 0 24 Şubat 2012 20:20
İnsan ilişkilerinde kendine güven ve güç elde etmenin yolları Nickolas Serbest Kürsü 0 02 Mart 2011 12:33