|
|
| | #1 | |
| Çevrimdışı ~ TeFeCi’nin KıZı ~ ![]() IF Ticaret Sayısı: (0) | Karanlıkları Aydınlatan Hüddam Süleyman – 47. Bölüm: Yakaza Tuzakları ve Büyü Kitabının Sırları [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] Gece vakti, Süleyman dua halkasının içinde oturmuş, mühürlü hatların arasındaki sessizliği dinliyordu. Kandilin solgun ışığı duvarlara vuruyor, odada yalnızca nefesinin yankısı kalıyordu. Kapıdan hafif bir tıkırtı geldi. Süleyman başını kaldırdı, ses duvarlardaki mühürleri titretti. “Gir,” dedi. Kapı yavaşça aralandı. İçeri, yüzü yorgun, gözleri solgun bir adam girdi. “Selamünaleyküm…” Süleyman’ın gözleri büyüdü. “Mehmet?” Karşısındaki, yıllar önce yetimhanede tanıdığı arkadaşıydı. Ama o masum çocuğun yerinde, sanki yıllar boyunca acı ve korkuyla yoğrulmuş bir yabancı vardı. Mehmet’in sesi titriyordu: “Sen… Sen Süleyman’sın, değil mi? Hüddam Süleyman… Yardım edecek tek kişi sensin. Başım büyük belada. Yalvarırım, yardım et.” Sabur gölgelerin içinden belirdi. “Efendim, dikkatli olun. Üzerinde garip bir titreşim var.” Süleyman’ın içgüdüleri uyarılmıştı. “Anlat bakalım Mehmet, neler yaşadın?” ⸻ Geçmişin Laneti Mehmet başını öne eğdi, elleri titriyordu. “Birkaç arkadaşla Bursa’nın bir köyüne gittik. Eski bir mezar… altın bulduğumuzu sanıyorduk. Yanımızda Sefa, Hoca, Bekir ve Davut vardı. Hoca dualar okuyordu ama toprağın altından fısıltılar gelmeye başladı. Rüzgâr yoktu ama kulaklarımızda sürekli bir uğultu vardı. Kazdıkça toprağın içinden yılanlar çıktı, siyah dumanlar… Sanki mezar nefes alıyordu.” Süleyman sessizce dinliyordu. “Sonra Hoca’nın sesi değişti. Dua ederken bir anda başka bir ses konuşmaya başladı. Davut çığlık atarak kaçtı, bir daha geri dönmedi. Sefa delirdi. Gözleri karardı, bana saldırdı. Herkes öldü. Ben… ben kaçtım.” “Kaçarken bir şey aldın, değil mi?” dedi Süleyman sessizce. Mehmet tereddüt etti. Cebinden kalın, deri ciltli bir kitap çıkardı. Kitabın kapağı yanıklarla doluydu. Sayfalarında Arapça harfler, aralarına karışmış garip İbranice semboller vardı. “Bunu mezarda buldum,” dedi kısık sesle. “Bilmiyorum neden ama beni çağırıyordu. Sanki bana aitmiş gibi hissettim.” Sabur hırladı. “Efendim, bu kitap Yakaza mühürlerinden biriyle bağlı. Bu tür kitaplar sadece lanetli ruhlara yol gösterir!” Süleyman’ın bakışları keskinleşti. “Bu kitabı sana kim verdi, Mehmet?” “Ben… söyleyemem.” O an, duvarlardaki mühürler titredi. Kandil bir anlık sönüp yeniden yandı. Sabur fısıldadı: “Efendim, bu adamın içinden iki ses geçiyor!” ⸻ Gerçek Ortaya Çıkıyor Süleyman ayağa kalktı, yüzüğünü bastı. “Ayet’el Kürsî!” Ayetin kelimeleri odada yankılandıkça, Mehmet’in gözleri karardı, bedeni kasıldı. Bir çığlık attı — ardından içinden siyah dumanlar yükseldi. Mehmet’in silueti bükülürken, içinden başka bir şekil çıktı: Uzun, kemiksi kollar, simsiyah gözler, başında kırık bir mühür iziyle bir Yakaza cini! Cin tısladı. “Bu beden benim artık, Hüddam!” Süleyman elini havaya kaldırdı. “Bu ev Allah’ın adını taşır, senin lanetli adımlarını değil.” Sabur yanında belirdi, gözleri alev gibi parladı. “Efendim, onun ilme dayalı kısmını siz okuyun, ben yakasını mühürleyeceğim!” Süleyman dua okumaya başladı. Her kelimesi duvarda yankılandıkça, cinin bedeni kıvrıldı. Cin, Mehmet’in sesinde konuştu: “O kitap… o kitap bizimdir! Bizim mühürlerimiz onun içinde!” Süleyman sağ elini kaldırdı, mühürlü taş yüzüğüyle cini işaret etti: “Yakaza’nın fitnesiyle gelen, Allah’ın nuruyla yanar.” Cin haykırdı. Duvarlardaki mühürler bir anda alev aldı, Süleyman’ın duası ateşe dönüştü. Karanlık, alev içinde bükülerek yok oldu. Süleyman dizlerinin üzerine çöktü, alnını secdeye koydu. “Rabbim… beni vesile kıldın. Kudret sendendir.” ⸻ Korunan Ev ve Mehmet’in Gözetimi Mehmet, baygın halde yere düştü. Sabur hemen kontrol etti. “Efendim, temizlendi. Cin yandı, ama hâlâ dışarıda Yakaza kalıntıları var. Evin etrafında dönüyorlar. İçeri giremiyorlar.” Süleyman yavaşça doğruldu. “Bu ev Allah’ın adını taşır. Onlar, sınırın ötesinde kalacak.” Sonra Mehmet’i işaret etti. “Onu ayrı bir odaya götürün. Başında iki nöbetçi Müslüman cin bulunsun. Sürekli gözlem altında tutun. Ne uykuda ne uyanıkken yalnız kalmayacak.” Sabur başını eğdi. “Emredersiniz, efendim.” Süleyman derin bir nefes aldı, gözleri hâlâ yanık kitapta idi. Kitabı masaya koydu, etrafına mühür çizgileri çekti, dualarla çevreledi. “Rabbim,” dedi içten bir sesle, “Bana bu ilmi sen verdin. Şimdi senden kudret, sabır ve nur istiyorum. Çünkü bu işin kökü derinde.” ⸻ Sabahın Işığı ve Kitabın Sırrı Sabah ezanının yankısı duvarlara çarparken, evin üzerindeki karanlık yavaş yavaş dağılıyordu. Süleyman ellerini son kez yüzüne sürdü, derin bir nefes aldı. Sabur sessizce yaklaştı. “Efendim, tehlike geçti. Yakaza cinleri uzaklaştı. Kitap da mühür altında.” Süleyman başını eğdi, derin bir sessizlikle masaya döndü. Kitap hâlâ oradaydı — yakılmış mühürlerin ışığıyla çevrili, ama sanki içten içe nefes alıyormuş gibi… Elini temkinle uzattı, kapağı hafifçe araladı. Sayfalardan biri kendi kendine açıldı. Koyu mürekkeple yazılmış bir dua satırı, aniden parlamaya başladı. “Her mühür, bir sır saklar; her sır, zamanı geldiğinde sahibini çağırır.” Işık aniden söndü, kitap sessizliğe gömüldü. Süleyman derin bir nefes aldı ve kapağı kapattı. “Henüz zamanı değil,” dedi kısık bir sesle. Sabur başını salladı. “Ve o zaman geldiğinde, dünya bir kez daha sarsılacak.” Kandilin alevi dalgalandı, odanın içindeki mühürler yeniden sükûnete kavuştu. Sabah ışığı pencereden süzülürken, Hüddam Süleyman gözlerini kapadı. Bu gece karanlık yenilmişti — ama karanlığın asıl kaynağı hâlâ bekliyordu.
__________________ ''Zamanın Eli Değdi Bize Artık Aynı Değiliz İkimiz de'' Kullanıcı imzalarındaki bağlantı ve resimleri görebilmek için en az 20 mesaja sahip olmanız gerekir ya da üye girişi yapmanız gerekir. Konu Tanem tarafından (12 Ekim 2025 Saat 13:00 ) değiştirilmiştir. | |
| | |
![]() |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Karanlıkları Aydınlatan Hüddam Süleyman – 30. Bölüm: Kırılan Büyü, Açılan Kapı | Tanem | Tanem | 0 | 05 Ekim 2025 07:58 |
| Karanlıkları Aydınlatan Hüddam Süleyman — 17. Bölüm: Süleyman’a Mahir’in Sessiz Sadakati | Tanem | Tanem | 0 | 02 Ekim 2025 23:11 |
| Karanlıkları Aydınlatan Hüddam Süleyman – 7. Bölüm: Bağımsız Sınav | Tanem | Tanem | 0 | 01 Ekim 2025 19:37 |
| Karanlıkları Aydınlatan Hüddam Süleyman – 3. Bölüm: Kardeşin İzinde | Tanem | Tanem | 0 | 01 Ekim 2025 18:45 |
| Karanlıkları Aydınlatan Hüddam Süleyman – 2. Bölüm: Çıraklık ve İlk İşaretler | Tanem | Tanem | 0 | 01 Ekim 2025 18:38 |