IRCForumları - IRC ve mIRC Kullanıcılarının Buluşma Noktası
  kral sohbet




Yeni Konu aç Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 21 Ekim 2010, 01:26   #1
Hande
Guest
Hande - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
~*türkiye’de kürt alevi var mıdır?


sohbet


Türk Tarih Kurumu Başkanı Prof. Yusuf Halaçoğlu, bir hafta önce Kayseri’de bir konuştu pir konuştu. Prof. Halaçoğlu; “Bugün Kürt olarak bilinen hatta hatta söyleyeyim; Alevi Kürt olarak bilinen insanlar maalesef Ermeni’den dönmedir” demişti. Onun sözleri; günümüzün önemli bir sorununun tartışılmasının da önünü açtı.

Şimdi soru şudur: Türkiye’de Kürt Alevi var mıdır? Ermenilerin bazıları 1915 sürgününden sonra Alevi olup Kürt Alevisi haline mi gelmişlerdir?

RESMİ TARİH GİZLİYOR

Bugün resmi tarihçi Yusuf Halaçoğlu’nun da PKK çizgisindeki Kürtçülerin de ‘Alevi Kürt’ veya ‘Kürt Alevisi’ gibi terimlerle anlattığı kesim; özbeöz Türk’tür.

1501 yılında, Anadolu’dan giden Türkmenler, İran’da Safevi Devleti’ni kurdular. Bu devleti daha 15 yaşında kuran Şah İsmail, Hatayi mahlasıyla şiirler yazıp deyişler söylüyordu. O, bugün bile Anadolu Alevileri için çok kutsal bir kişiliktir. Cem törenlerinde Hatayi’nin üç nefesi okunmazsa tören yürütülemez.

1514 yılında Çaldıran Ovası’nda Osmanlı Padişahı Yavuz Sultan Selim ile İran’daki Türk Safevi Devleti’nin sultanı Şah İsmail kapıştılar. Savaşı; Osmanlı kesimi kazandı.

Bu çatışmada Anadolu’daki göçebe Türkmenler (Alevi Türkmenler), Şah İsmail’in yanında yer almışlardı.

Kürt aşiretleri ise Osmanlı Devleti’nin tarafında kılıç sallamışlardı. Kürtlerin bu yardımı yüzünden Yavuz Sultan Selim; Doğu Anadolu’yu aşiret reislerine taksim etti. Kürt beyleri artık bulundukları şehrin hakimi olacaklar; bu mülkiyet hakkı babadan oğula kalacak ve dışarıdan kimse onlara karışamayacaktı.

Fakat; Yavuz Sultan Selim’in bir isteği vardı: Kürt aşiretleri; Şah İsmail adlı Kızılbaş’a yardım eden bu Türk aşiretlerin hakkından gelecekler; onlara aman vermeyeceklerdi.

ŞU AŞİRETLERE BAKIN

Bugün Alevi Kürt denilen aşiretlerin büyük bölümünü işte bu Osmanlı Devleti ile Kürt aşiretlerinin ezdiği; Alevi Türk aşiretleri oluşturmaktadır. Örneğin, Afşarlar’ın Doğu’da kalan kolu; zaman içinde Kürtleşmiştir. Afşarlar; Türk, Fars ve Arap kaynaklarında geçen ve padişah çıkartan çok büyük bir Türk boyudur. Afşarların bu özelliğini öğrenmek isteyenler Prof. Faruk Sümer’in ‘OĞUZLAR (Türkmenler) Tarihleri-Boy Teşkilatı-Destanlar’ isimli kitaba bakabilirler.

Hülya Avşar, eğer ailesi Afşar boyundan ise, kesinlikle Türktür. Ailesinde Kürtçe konuşuluyor olması, sözünü ettiğimiz bu tarihsel değişimin ürünüdür.

Diğer bir örnek de Beğdili (Beydili: Badıllı) aşiretidir. Alevi olan bu aşiret de Oğuz boylarından birisidir. Bu aşiretin Balaban Kolu tarihsel kayıtlarda 100 aile olarak yer almaktadır. İşte bu Balabanlı kolundan olan ve DTP’den milletvekili seçilen Sabahat Tuncel de bugün kendisini Kürt sanmaktadır. Kürt Alevisi denilen bu insanlar aslında Türk Alevisidir.

Bugün Doğu Anadolu’daki kolları Kürtleşmiş olan Iğdır, Bayat, Eyva (Yıva) gibi boylar da hakiki Türk topluluklarıdır.

Bugün Kürt sayılan Şikak aşireti, Kürt tarihi Şerefname’de, Türk aşireti gösterilmiştir. Bu aşiretin sol kolunu oluşturan ve Hakkari yöresinde bulunan Ertuşiler de Türk’tür. Ertuşlu demek olan bu isim; İrtişli anlamına gelir. İrtiş, Türklerin anayurdundaki ırmaklardan birisidir.

Günümüzde Tunceli yöresinde yaşayan Aleviler ise Türklerin Hun kolundandır. Tunceli halkı ile Kürt halkı arasında ne dil, ne kültür ne tarih bağı vardır.

Ünlü Türkmen boylarından Karakeçili aşiretinin Batı’daki kolu Türkçe konuşurken Urfa bölgesindekiler Kürtçe konuşmaktadırlar. Küresinliler; Samsun bölgesinden Van civarına yerleştirilmiş Türkler olmalarına karşın zamanla dillerini yitirmişlerdir. Kürt kökenliler ile sonradan Kürtleşenler arasında bir statü farkı bile oluşmuş idi. Van çevresindeki Kürt aşiret reislerinden Kinyas Kartal; Kürtleşmiş Türkler ile ilişki kurmadıklarını, onlara kız vermediklerini dile getirmiştir. (Bakınız: Macit Gürbüz; Kürtleşen Türkler, s. 149)

Örneğin, Türkan adı Türkler anlamına gelen aşiret bile Kürtleşmiş bulunuyor. Kürdili oymağının da Barak Türkmenler’ine bağlı olduğu biliniyor. Öz Türk boyu olduğu adından bile anlaşılan Döğer aşireti de Urfa bölgesinde Kürtleşmiştir.

Ayrıca Gaziantep ve Kilis dolaylarında Musabeyli, İlbeyli, Okçu İzzeddin boyları; Şanlıurfa’da Torunlar; Sincar Dağı çevresindeki Saçlılar; Sekiz Büklüler, Amik Ovası’ndaki Kırıklar ve hatta Akkoyunlu, Karakoyunlu gibi büyük Türk boyları bugün Kürtleşmiş durumdadır.

Sivas yöresinde Koçgiri diye bilinen büyük aşiret de bazılarınca Kürt sayılıyor. Gel gör ki dünya çapında bir otorite olan Türkiyatçı İrene Melikoff bu bölgede yaptığı araştırmada bunların Türk kimliğini net biçimde tespit etmiştir.

MİLLET-İ SADIKA: ERMENİLER

Ermeni halkı, milattan öncesinden beri Kuzeydoğu Anadolu ile Kafkas hattında yaşamaktadır. En eski Hıristiyanlar’dan birisi Ermeni halkıdır ve bunlar dinlerini asla terk etmemişlerdir. Türkler bölgeyi ele geçirdikten sonra Ermenilerle dost olarak yaşamaya başlamışlardır. Osmanlı Devleti, Türkmenleri topluca katlederken; Ermenileri “Millet-i Sadıka (Sadık Millet)” ilan etmiş, devletin yönetim katında bunlara her türlü olanağı tanımıştır. Meşhur 1915 sürgünü; Ermenilerin devlet içinde olay çıkarmaması için yapılmıştır.

Bu sürgünden kaçanlar, kendilerini gizleyenler, hemen hemen yok denecek kadar azdır. Kalan Ermeniler, devletin ve halkın bilgisi dahilinde kalan ailelerdir. Bunları, Alevilerin içine gizlenmiş olarak göstermek; tarihi çarpıtmaktır.

Kürtler ise tarihte, adı çok az geçen bir kavimdir. Bunlar; Doğu Anadolu’nun dağlık kesiminde yaşayan göçebelerdir. Bir devlet kuramamışlardır. Ancak 1514’ten sonra aşiret reisleri güç kazanmışlardır.

Kürtler; inanç olarak İslam’ın Şafii kolundandır. Tarikat olarak da büyük ölçüde Nakşibendiliği seçmişlerdir. Bu yönüyle de Alevilerle Kürtler arasında derin uçurum bulunmaktadır.

ANADOLU ALEVİLİĞİ

Anadolu’daki Alevilik; özü itibarıyla Türk kimliklidir. Bu topraklardaki Aleviliğin kendisini anlatma aracı, ‘bağlama’dır. Bu saz Türk’e özgüdür. Aleviler, bağlamayı kutsamış; ona “Telli Kuran” denilmiştir. Kürtlerde bağlama olmadığı gibi onun kutsanması da yoktur.

Anadolu Alevileri’nin ibadeti olan cem töreni de Türkçe ibadet biçimidir. Bu topraklarda asla Kürtçe cem yapılmamıştır. Bugün Kürt Alevi diye bilinen veya kendilerini öyle sananlar bile cemlerini Türkçe yapmaktadırlar. Sadece bu olgu bile Kürt Alevi’nin, Türk Alevi olduğunu göstermeye yeter.

Yine Anadolu Aleviliği’nin “Yedi Ulular” diye kutsadığı ozanların tümü Türk’tür. Seyyit Nesimi, Hatayi (Şah İsmail), Yemini, Virani, Pir Sultan Abdal, Fuzuli, Kul Himmet Türkçe yazan ozanlardır. Günümüzde bile Kürt kökenli bir Alevi ozanı yoktur. Anadolu Alevileri’nin kutsal kişileri arasında Kürt kökenli kimse bulunmamaktadır.

Kürtlerde kadının durumu ile Aleviler’de kadının durumu birbirine hiç benzememektedir. Ayrıca sivil yaşam modeli de birbirine taban tabana zıttır.

Bu yüzden Anadolu’da dikkat çekecek bir kitle olarak Kürt Alevisi veya Alevi Kürt olmamıştır. Bu terimler, son yirmi yılda ortaya çıkmıştır. Bir taraftan Osmanlı zihniyetindeki resmi tarihçiler; bir taraftan, Alevileri de Kürt göstermeye çabalayan PKK’lılar; Alevi Kürt terimini icat etmişlerdir.

Bazı Alevi’nin Ermeni olduğu iddiası da tamamen yanlıştır. Çünkü; Ermeni milleti, Hıristiyan olarak kalmıştır. Bunlardan İslam’ı seçenler de çok azdır. Bu gibi Ermenilerin Alevi nüfus içinde belirleyici olduğunu düşünmek, tarihi tersyüz etmekten başka şey değildir.




--------------------------------------------------------------------------------



HAMİDİYE ALAYLARI DARBESİ

1826’da Osmanlı padişahı 2. Mahmut, Yeniçeri Ordusu’nu kaldırdıktan sonra bütün Alevi dergahlarını yıktırıyor; Bektaşi babalarını astırıyor; dedeleri sürüyor; imparatorluk içinde Aleviler’i yeniden dağlara kaçırıyordu. Dağ başlarına sığınan çaresiz insanlar, meşe ağacının palamutlarını öğütüp yiyerek hayatta kalmaya çalışıyorlardı.

Aleviler’e yönelik yeni bir saldırı dalgası da Hamidiye Alayları ile geliyordu. Padişah 2. Abdülhamit, 1894 yılında Doğu Anadolu’da; Kürt aşiret reislerine 26 kadar alay kurdurttu. Bu alaya girenler; uzun ve tehlikeli askerlik hizmetinden ve vergi vermekten kurtuluyorlardı. Ayrıca bölgede astığı astık, kestiği kestik hale geliyorlardı.

Ermeniler’e karşı kurulduğu iddia edilen Hamidiye Alayları, bulundukları yerde direnen son Alevi aşiretlerini de bastırıp yağmaladılar... Çünkü bu aşiretler Şafii Kürtler’den oluşturulmuştu. Bugün Kürt gösterilen Alevi aşiretlere bu hak verilmemişti. Hamidiye Alayları’na ilişkin ayrıntılı bilgiler, o günleri yaşayan M. Şerif Fırat’ın Doğu İlleri ve Varto Tarihi adlı kitabında bulunmaktadır.

En az 500 sene süren bu ezme politikası sonucunda Alevi Türkmenler dillerini unutup Kürtçe konuşmaya başladılar. Özbeöz Türk olan bu Aleviler zamanla kendilerini Kürt sandılar.
Akşam Gazetesi- 26.08.2007


----------

İnsana Türk sıfatını taktığınız zaman sizin için daha mı önemli oluyor.İnsanlar şu milliyetçiliği bırakamadılar bir türlü.İnsan kendisini nasıl tanımlarsa öyle yaşar, toplumun tanımlamalarıyla yaşasaydı, her gün farklı bir tanımlama yapılıp, her gün farklı bir kimlik yapıştırılırdı üzerlerine...

Neticede bu Alevilik denilen mevzu İslamiyet yorumu bir dini mezhep değil mi?

Niye olmasınmış...İsterse Japon da Alevi olur, Çinli de...

Millet şovanist, ırkçı dürtüleri eşliğinde artık neler iddia edeceklerini, nerelerden medet umacaklarını şaşırmış halde...

Resmi tarih denilen zırvalığın geldiği son nokta bu ise, ben şahsen sevindim...Bana bu iddiaların söyleyebildiği tek veri bunlar artık kemalist statükonun son çaresiz çırpınışları ve yıkılmak üzere şeklindedir zira bunlara artık kargalar dahi inanmaz...güler...
Türk Tarih Kurumu Başkanı Prof. Yusuf Halaçoğlu, bir hafta önce Kayseri’de bir konuştu pir konuştu. Prof. Halaçoğlu; “Bugün Kürt olarak bilinen hatta hatta söyleyeyim; Alevi Kürt olarak bilinen insanlar maalesef Ermeni’den dönmedir” demişti. Onun sözleri; günümüzün önemli bir sorununun tartışılmasının da önünü açtı.

Şimdi soru şudur: Türkiye’de Kürt Alevi var mıdır? Ermenilerin bazıları 1915 sürgününden sonra Alevi olup Kürt Alevisi haline mi gelmişlerdir?

RESMİ TARİH GİZLİYOR

Bugün resmi tarihçi Yusuf Halaçoğlu’nun da PKK çizgisindeki Kürtçülerin de ‘Alevi Kürt’ veya ‘Kürt Alevisi’ gibi terimlerle anlattığı kesim; özbeöz Türk’tür.

1501 yılında, Anadolu’dan giden Türkmenler, İran’da Safevi Devleti’ni kurdular. Bu devleti daha 15 yaşında kuran Şah İsmail, Hatayi mahlasıyla şiirler yazıp deyişler söylüyordu. O, bugün bile Anadolu Alevileri için çok kutsal bir kişiliktir. Cem törenlerinde Hatayi’nin üç nefesi okunmazsa tören yürütülemez.

1514 yılında Çaldıran Ovası’nda Osmanlı Padişahı Yavuz Sultan Selim ile İran’daki Türk Safevi Devleti’nin sultanı Şah İsmail kapıştılar. Savaşı; Osmanlı kesimi kazandı.

Bu çatışmada Anadolu’daki göçebe Türkmenler (Alevi Türkmenler), Şah İsmail’in yanında yer almışlardı.

Kürt aşiretleri ise Osmanlı Devleti’nin tarafında kılıç sallamışlardı. Kürtlerin bu yardımı yüzünden Yavuz Sultan Selim; Doğu Anadolu’yu aşiret reislerine taksim etti. Kürt beyleri artık bulundukları şehrin hakimi olacaklar; bu mülkiyet hakkı babadan oğula kalacak ve dışarıdan kimse onlara karışamayacaktı.

Fakat; Yavuz Sultan Selim’in bir isteği vardı: Kürt aşiretleri; Şah İsmail adlı Kızılbaş’a yardım eden bu Türk aşiretlerin hakkından gelecekler; onlara aman vermeyeceklerdi.

ŞU AŞİRETLERE BAKIN

Bugün Alevi Kürt denilen aşiretlerin büyük bölümünü işte bu Osmanlı Devleti ile Kürt aşiretlerinin ezdiği; Alevi Türk aşiretleri oluşturmaktadır. Örneğin, Afşarlar’ın Doğu’da kalan kolu; zaman içinde Kürtleşmiştir. Afşarlar; Türk, Fars ve Arap kaynaklarında geçen ve padişah çıkartan çok büyük bir Türk boyudur. Afşarların bu özelliğini öğrenmek isteyenler Prof. Faruk Sümer’in ‘OĞUZLAR (Türkmenler) Tarihleri-Boy Teşkilatı-Destanlar’ isimli kitaba bakabilirler.

Hülya Avşar, eğer ailesi Afşar boyundan ise, kesinlikle Türktür. Ailesinde Kürtçe konuşuluyor olması, sözünü ettiğimiz bu tarihsel değişimin ürünüdür.

Diğer bir örnek de Beğdili (Beydili: Badıllı) aşiretidir. Alevi olan bu aşiret de Oğuz boylarından birisidir. Bu aşiretin Balaban Kolu tarihsel kayıtlarda 100 aile olarak yer almaktadır. İşte bu Balabanlı kolundan olan ve DTP’den milletvekili seçilen Sabahat Tuncel de bugün kendisini Kürt sanmaktadır. Kürt Alevisi denilen bu insanlar aslında Türk Alevisidir.

Bugün Doğu Anadolu’daki kolları Kürtleşmiş olan Iğdır, Bayat, Eyva (Yıva) gibi boylar da hakiki Türk topluluklarıdır.

Bugün Kürt sayılan Şikak aşireti, Kürt tarihi Şerefname’de, Türk aşireti gösterilmiştir. Bu aşiretin sol kolunu oluşturan ve Hakkari yöresinde bulunan Ertuşiler de Türk’tür. Ertuşlu demek olan bu isim; İrtişli anlamına gelir. İrtiş, Türklerin anayurdundaki ırmaklardan birisidir.

Günümüzde Tunceli yöresinde yaşayan Aleviler ise Türklerin Hun kolundandır. Tunceli halkı ile Kürt halkı arasında ne dil, ne kültür ne tarih bağı vardır.

Ünlü Türkmen boylarından Karakeçili aşiretinin Batı’daki kolu Türkçe konuşurken Urfa bölgesindekiler Kürtçe konuşmaktadırlar. Küresinliler; Samsun bölgesinden Van civarına yerleştirilmiş Türkler olmalarına karşın zamanla dillerini yitirmişlerdir. Kürt kökenliler ile sonradan Kürtleşenler arasında bir statü farkı bile oluşmuş idi. Van çevresindeki Kürt aşiret reislerinden Kinyas Kartal; Kürtleşmiş Türkler ile ilişki kurmadıklarını, onlara kız vermediklerini dile getirmiştir. (Bakınız: Macit Gürbüz; Kürtleşen Türkler, s. 149)

Örneğin, Türkan adı Türkler anlamına gelen aşiret bile Kürtleşmiş bulunuyor. Kürdili oymağının da Barak Türkmenler’ine bağlı olduğu biliniyor. Öz Türk boyu olduğu adından bile anlaşılan Döğer aşireti de Urfa bölgesinde Kürtleşmiştir.

Ayrıca Gaziantep ve Kilis dolaylarında Musabeyli, İlbeyli, Okçu İzzeddin boyları; Şanlıurfa’da Torunlar; Sincar Dağı çevresindeki Saçlılar; Sekiz Büklüler, Amik Ovası’ndaki Kırıklar ve hatta Akkoyunlu, Karakoyunlu gibi büyük Türk boyları bugün Kürtleşmiş durumdadır.

Sivas yöresinde Koçgiri diye bilinen büyük aşiret de bazılarınca Kürt sayılıyor. Gel gör ki dünya çapında bir otorite olan Türkiyatçı İrene Melikoff bu bölgede yaptığı araştırmada bunların Türk kimliğini net biçimde tespit etmiştir.

MİLLET-İ SADIKA: ERMENİLER

Ermeni halkı, milattan öncesinden beri Kuzeydoğu Anadolu ile Kafkas hattında yaşamaktadır. En eski Hıristiyanlar’dan birisi Ermeni halkıdır ve bunlar dinlerini asla terk etmemişlerdir. Türkler bölgeyi ele geçirdikten sonra Ermenilerle dost olarak yaşamaya başlamışlardır. Osmanlı Devleti, Türkmenleri topluca katlederken; Ermenileri “Millet-i Sadıka (Sadık Millet)” ilan etmiş, devletin yönetim katında bunlara her türlü olanağı tanımıştır. Meşhur 1915 sürgünü; Ermenilerin devlet içinde olay çıkarmaması için yapılmıştır.

Bu sürgünden kaçanlar, kendilerini gizleyenler, hemen hemen yok denecek kadar azdır. Kalan Ermeniler, devletin ve halkın bilgisi dahilinde kalan ailelerdir. Bunları, Alevilerin içine gizlenmiş olarak göstermek; tarihi çarpıtmaktır.

Kürtler ise tarihte, adı çok az geçen bir kavimdir. Bunlar; Doğu Anadolu’nun dağlık kesiminde yaşayan göçebelerdir. Bir devlet kuramamışlardır. Ancak 1514’ten sonra aşiret reisleri güç kazanmışlardır.

Kürtler; inanç olarak İslam’ın Şafii kolundandır. Tarikat olarak da büyük ölçüde Nakşibendiliği seçmişlerdir. Bu yönüyle de Alevilerle Kürtler arasında derin uçurum bulunmaktadır.

ANADOLU ALEVİLİĞİ

Anadolu’daki Alevilik; özü itibarıyla Türk kimliklidir. Bu topraklardaki Aleviliğin kendisini anlatma aracı, ‘bağlama’dır. Bu saz Türk’e özgüdür. Aleviler, bağlamayı kutsamış; ona “Telli Kuran” denilmiştir. Kürtlerde bağlama olmadığı gibi onun kutsanması da yoktur.

Anadolu Alevileri’nin ibadeti olan cem töreni de Türkçe ibadet biçimidir. Bu topraklarda asla Kürtçe cem yapılmamıştır. Bugün Kürt Alevi diye bilinen veya kendilerini öyle sananlar bile cemlerini Türkçe yapmaktadırlar. Sadece bu olgu bile Kürt Alevi’nin, Türk Alevi olduğunu göstermeye yeter.

Yine Anadolu Aleviliği’nin “Yedi Ulular” diye kutsadığı ozanların tümü Türk’tür. Seyyit Nesimi, Hatayi (Şah İsmail), Yemini, Virani, Pir Sultan Abdal, Fuzuli, Kul Himmet Türkçe yazan ozanlardır. Günümüzde bile Kürt kökenli bir Alevi ozanı yoktur. Anadolu Alevileri’nin kutsal kişileri arasında Kürt kökenli kimse bulunmamaktadır.

Kürtlerde kadının durumu ile Aleviler’de kadının durumu birbirine hiç benzememektedir. Ayrıca sivil yaşam modeli de birbirine taban tabana zıttır.

Bu yüzden Anadolu’da dikkat çekecek bir kitle olarak Kürt Alevisi veya Alevi Kürt olmamıştır. Bu terimler, son yirmi yılda ortaya çıkmıştır. Bir taraftan Osmanlı zihniyetindeki resmi tarihçiler; bir taraftan, Alevileri de Kürt göstermeye çabalayan PKK’lılar; Alevi Kürt terimini icat etmişlerdir.

Bazı Alevi’nin Ermeni olduğu iddiası da tamamen yanlıştır. Çünkü; Ermeni milleti, Hıristiyan olarak kalmıştır. Bunlardan İslam’ı seçenler de çok azdır. Bu gibi Ermenilerin Alevi nüfus içinde belirleyici olduğunu düşünmek, tarihi tersyüz etmekten başka şey değildir.




--------------------------------------------------------------------------------



HAMİDİYE ALAYLARI DARBESİ

1826’da Osmanlı padişahı 2. Mahmut, Yeniçeri Ordusu’nu kaldırdıktan sonra bütün Alevi dergahlarını yıktırıyor; Bektaşi babalarını astırıyor; dedeleri sürüyor; imparatorluk içinde Aleviler’i yeniden dağlara kaçırıyordu. Dağ başlarına sığınan çaresiz insanlar, meşe ağacının palamutlarını öğütüp yiyerek hayatta kalmaya çalışıyorlardı.

Aleviler’e yönelik yeni bir saldırı dalgası da Hamidiye Alayları ile geliyordu. Padişah 2. Abdülhamit, 1894 yılında Doğu Anadolu’da; Kürt aşiret reislerine 26 kadar alay kurdurttu. Bu alaya girenler; uzun ve tehlikeli askerlik hizmetinden ve vergi vermekten kurtuluyorlardı. Ayrıca bölgede astığı astık, kestiği kestik hale geliyorlardı.

Ermeniler’e karşı kurulduğu iddia edilen Hamidiye Alayları, bulundukları yerde direnen son Alevi aşiretlerini de bastırıp yağmaladılar... Çünkü bu aşiretler Şafii Kürtler’den oluşturulmuştu. Bugün Kürt gösterilen Alevi aşiretlere bu hak verilmemişti. Hamidiye Alayları’na ilişkin ayrıntılı bilgiler, o günleri yaşayan M. Şerif Fırat’ın Doğu İlleri ve Varto Tarihi adlı kitabında bulunmaktadır.

En az 500 sene süren bu ezme politikası sonucunda Alevi Türkmenler dillerini unutup Kürtçe konuşmaya başladılar. Özbeöz Türk olan bu Aleviler zamanla kendilerini Kürt sandılar.
Akşam Gazetesi- 26.08.2007


----------

İnsana Türk sıfatını taktığınız zaman sizin için daha mı önemli oluyor.İnsanlar şu milliyetçiliği bırakamadılar bir türlü.İnsan kendisini nasıl tanımlarsa öyle yaşar, toplumun tanımlamalarıyla yaşasaydı, her gün farklı bir tanımlama yapılıp, her gün farklı bir kimlik yapıştırılırdı üzerlerine...

Neticede bu Alevilik denilen mevzu İslamiyet yorumu bir dini mezhep değil mi?

Niye olmasınmış...İsterse Japon da Alevi olur, Çinli de...

Millet şovanist, ırkçı dürtüleri eşliğinde artık neler iddia edeceklerini, nerelerden medet umacaklarını şaşırmış halde...

Resmi tarih denilen zırvalığın geldiği son nokta bu ise, ben şahsen sevindim...Bana bu iddiaların söyleyebildiği tek veri bunlar artık kemalist statükonun son çaresiz çırpınışları ve yıkılmak üzere şeklindedir zira bunlara artık kargalar dahi inanmaz...güler...
  Alıntı ile Cevapla

IRCForumlari.NET Reklamlar
radyo44.com.tr
Alt 21 Ekim 2010, 01:48   #2
Çevrimdışı
Cevap: ~*türkiye’de kürt alevi var mıdır?




müthiş bir araştırma, kendini tarihçi sanan Halaçoğluna güzel bir yanıt olmuş. aleviler ve kürtlerin ermenilerle ilgisi yoktur. ermenilik bir ırktır fakat aleviler Türktür ve alevilik İslam dininin bir mezhebidir. diğer dinlerinde mezhepleri vardır elbette, şaşılacak birşey değildir. aleviliğin doğuşu, yüzyıllar boyunca yaygınlaşması ve kerbeladan bu yana uğradığı zulümler konusunda bilgi sahibiyim. kendini gerçekten Türk sananlardan bile, daha has ve öz bir Türklüktür alevilik. yüzyıllardır ötekileştirilmeye çalışılmıştır. ötekileştirmeye çalışanlar ise yeryüzünde tek ve hakim olmak isteyen geri kafatasçıladır. sadece alevileri mi, hayır. abcd mezhebini, xyz ırkınıda ötekeleştirmiş, dışlamıştır.

  Alıntı ile Cevapla

Alt 21 Ekim 2010, 11:57   #3
Çevrimdışı
Cevap: ~*türkiye’de kürt alevi var mıdır?




Şu cümle hiç olmamış.. Kendini tarihçi sanan... Allah aşkına, tarih üzerine kaç kitap yazdın, kaç makale yazdın, kaç kurumda üst düzey yönetici oldun? Bu sorular çoğaltılabilir. Birinin düşüncelerini beğenmek yada beğenmemek senin hür iradendir. Kimse karışamaz. Ancak birisinin yargılayabilmen için yada o kişinin mesleki erbablığı hakkında bu denli uç yorumu yazabilmen için o kişiden sanırım bir kaç gömlek üstte olman gerekmektedir.

Gelelim yazıda ki buram buram sosyalizm kokusuna... En son cümlesinden başlıyorum ki yazdığımız yazı daha akılda kalıcı olsun. İnsana Türk sıfatı taktığımız zaman tabi ki bizim için daha önemli olmaktadır. Çünkü kişi kendi kanından olanı daha çok önemsemektedir. Bugün iki kişi yere düşse önce insan kendi kardeşini yerden kaldırır. Türk milletine mensup olanlar bizim için bu yüzden doğal olarak önemlidir. Milliyetçiliği insanlar neden bıraksın ki ? Milliyetçilik bir devletin dinamikleridir. Bugün ister tarihsel açıdan değerlendirelim ister sosyal olarak değerlendirelim. Milliyetçiliğin olmadığı bir devlet anlayışı hangi zamanda olmuş ? Alevilikle ilgili ise... Bildiğim kadarıyla 4 hak mezhep var, bunlardan Alevilik kaçıncı sırada ???? Yukarıda yazılmış Hülya Avşar kürt değil Türk'tür diye. Bugün kardeşim bu cümleyi bu ülkede ilk kuran Yusuf Hoca olmuştur. Hangi karalama kampanyasında şovanistlikten bahsediyorsunuz siz ? 1915 olaylarında yerlerinden ayrılmak istemeyen Ermenilerin kürt olduğunu iddia ettikleri aşikar bir hadisedir. Bir olayı değerlendirecekseniz oturup her açıdan değerlendireceksiniz. Siz Türkmen olun kürt olun farketmez. Bağlı olduğunuz devlet yerine gidip şah ismail'i desteklerseniz devletin bekası için sizi katledebilirler. hangi vaatlerle şah ismail'in yanında yer aldı 40 bin türkmen alevi ? Dediğim gibi bir hadiseyi değerlendirirken her açıdan değrlendirmekte fayda olduğunu düşünüyorum.

----------

Bu arada islamiyet yorumu diye nitelendirdiğiniz din ne diye kendini ayrı bir din gibi göstermeye çalışmaktadır ? Neden ibadeti cami yerine cem evlerinde yapmak istemekte veya kkalkıp zorunlu din eğitimine karşı çıkmaktadır ? Ben Hanefi mezhebine tabii kişilerin buna isyan ettiğini görmedim.. Hani bir söz vardır ya, Hırsızın hiç mi suçu yok ????

  Alıntı ile Cevapla

Alt 21 Ekim 2010, 15:09   #4
Hande
Guest
Hande - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Cevap: ~*türkiye’de kürt alevi var mıdır?




merhaba, öncelikle fikirlerini sunduğun için ve konuya ilgi gösterdiğin için teşekkür ederim Ruhadam

Alıntı:
Şu cümle hiç olmamış.. Kendini tarihçi sanan... Allah aşkına, tarih üzerine kaç kitap yazdın, kaç makale yazdın, kaç kurumda üst düzey yönetici oldun? Bu sorular çoğaltılabilir. Birinin düşüncelerini beğenmek yada beğenmemek senin hür iradendir. Kimse karışamaz. Ancak birisinin yargılayabilmen için yada o kişinin mesleki erbablığı hakkında bu denli uç yorumu yazabilmen için o kişiden sanırım bir kaç gömlek üstte olman gerekmektedir.



Akli ve dengesi yerinde olan her düşünebilen insan bir konu hakkında fikrini beyan edipte onu doğru bulduğu şekilde savunabilir.
Buna düşünce özgürlüğünden ziyade; düşünce/fikiri özgürce ifade etme hakkı diyoruz.
Demem o ki sizin dokunulmaz kılıpta bir vatandaşın bir doktorun üstünde söz hakkını kullanması kısıtlanamaz..
bir insan yüzbinlerce kitap yazıp binbirlerce araştırmalar yapmış olupta eserlerinin kifayetsiz olmasıyla karşı karşıya kalabilir.

Alıntı:
Gelelim yazıda ki buram buram sosyalizm kokusuna... En son cümlesinden başlıyorum ki yazdığımız yazı daha akılda kalıcı olsun. İnsana Türk sıfatı taktığımız zaman tabi ki bizim için daha önemli olmaktadır.


İnsana Türk sıfatını taktığınız zaman sizin için daha mı önemli oluyor.İnsanlar şu milliyetçiliği bırakamadılar bir türlü.İnsan kendisini nasıl tanımlarsa öyle yaşar, toplumun tanımlamalarıyla yaşasaydı, her gün farklı bir tanımlama yapılıp, her gün farklı bir kimlik yapıştırılırdı üzerlerine...

Alıntı:
Çünkü kişi kendi kanından olanı daha çok önemsemektedir. Bugün iki kişi yere düşse önce insan kendi kardeşini yerden kaldırır. Türk milletine mensup olanlar bizim için bu yüzden doğal olarak önemlidir. Milliyetçiliği insanlar neden bıraksın ki ? Milliyetçilik bir devletin dinamikleridir. Bugün ister tarihsel açıdan değerlendirelim ister sosyal olarak değerlendirelim. Milliyetçiliğin olmadığı bir devlet anlayışı hangi zamanda olmuş ?




Bir ülkenin milli bütünlüğüne ve birliğine karşı gelmiyorum.
gelemem. hiç bir hukuk buna karşı gelemez.
Ülkenin bütünlüğü demek içinde yaşayan vatandaşların bir milli kimliğe sahip olmaları demektir. Ama sanılmasın ki 'a milli kimliği.. b milli kimliğinden değerlidir.. yücedir.. daha önemlidir..'
Irkçılığa karşı genilmesini tekrarlamama gerek yoktur diye umuyorum şayet tarihte bir çok şovenizm ve ırkçılık manifestolarının insanları INSANLIKTAN uzaklaştırdığına şahit olduk bu yuzden yere düşen Türk kardeşime can olurum kucak açarımda söz konusu Fransız ise.. önce Türk'ü kurtarırım sonra Fransız'ı.
Lakin.. insanları hala yaşadığımız yüzyılda bu şekilde 'ayırmak' oldukça üzücü.
Enternasyonalist bir görüşe herzaman davet etmişimdir.
Siz sadece X Cumhuriyeti Vatandaşları değilsiniz.. herşeyden önce Dünya Vatandaşlarısınız.. ve INSANLIK arasında toprak sınırı yoktur.


Alıntı:
Alevilikle ilgili ise... Bildiğim kadarıyla 4 hak mezhep var, bunlardan Alevilik kaçıncı sırada ???? Yukarıda yazılmış Hülya Avşar kürt değil Türk'tür diye. Bugün kardeşim bu cümleyi bu ülkede ilk kuran Yusuf Hoca olmuştur. Hangi karalama kampanyasında şovanistlikten bahsediyorsunuz siz ?




Makalede ki amaç karalamak degildir, elestirmektir.



Alıntı:
1915 olaylarında yerlerinden ayrılmak istemeyen Ermenilerin kürt olduğunu iddia ettikleri aşikar bir hadisedir. Bir olayı değerlendirecekseniz oturup her açıdan değerlendireceksiniz. Siz Türkmen olun kürt olun farketmez. Bağlı olduğunuz devlet yerine gidip şah ismail'i desteklerseniz devletin bekası için sizi katledebilirler. hangi vaatlerle şah ismail'in yanında yer aldı 40 bin türkmen alevi ? Dediğim gibi bir hadiseyi değerlendirirken her açıdan değrlendirmekte fayda olduğunu düşünüyorum.



Hiç bir hukukta devletin katledebilme hakkina sahip oldugu gorulmemistir, degil ki bir dusunce "suç"undan dolayi, katledilmek?
Hala bunlara inaniyor musunuz gerçekten?
Devlet dokunulmaz değildir.
Devleti devlet yapan HALKtır; devletin vatandaşlarıdır
eğer devlet amacından şaşarsa haliyle isyanlarda olur.



Alıntı:
Bu arada islamiyet yorumu diye nitelendirdiğiniz din ne diye kendini ayrı bir din gibi göstermeye çalışmaktadır ? Neden ibadeti cami yerine cem evlerinde yapmak istemekte veya kkalkıp zorunlu din eğitimine karşı çıkmaktadır ? Ben Hanefi mezhebine tabii kişilerin buna isyan ettiğini görmedim.. Hani bir söz vardır ya, Hırsızın hiç mi suçu yok ????




Bunun açıklaması şudur bildiğim kadarıyla zamanında Hz. Ali camide bıçaklandığı için Hz. Ali yolunda ilerleyenler camilere gitmeye korkmuşlar ve bu yüzden farklı topluluklar belirlemişler.. farkli yerlerde birleşmişler.
Herşeyin üstüne geçiyorum
Olay camiye gidip gitmemek değildir bence..
İnsanların düşüncelerine saygı ve anlayış göstermeniz gerekiyor.. kendisini müslüman hisseden herkes camiye gitme zorunluluğu yok (kuranda bu geçiyor ne saçmalıyorsun sen Nora diyebilirsiniz şayet kuran'a uymadığı için onu yargılayacak olan Allah'tır siz değil.)


-sevgiler-





  Alıntı ile Cevapla

Alt 22 Ekim 2010, 12:02   #5
Çevrimdışı
Cevap: ~*türkiye’de kürt alevi var mıdır?




Öncelikle Nora yazıdıklarıma cevap verdiğin için ben teşekkür ederim.

Sanırım yazdığım cümlelerden ötürü ırkçılık yaptığımı düşünmene neden oldum. Öncelikle şunu belirteyim. Türk'üm. Ondan öncesinde Müslümanım. Ve inandığım din, benim ırkçılık yapmamı bana yasak kılmıştır. Benim Türk'lük anlayışım sadece orta asya'dan Anadolu'ya göçüp buraya yerleşip kalan insanlar değil. Bu coğrafya üzerinde yaşayan, lazı, kürdü, türkmeni, abhazı ve diğerlerinin bütünlüğünün adıdır. Bu cümleden yola çıkarsan hakkımda daha sağlıklı bir düşünceye varabilirsin. Bir insanın akl-ı selim olması iş erbabına iş öğretme haddini ona vermez. Ben profesyonel olarak spor yapan, geçimini bundan sağlayan biriyim. Sen kalkıp bana televizyondan izlediğin kadarıyla hiç bir birikimin olmadan yada okuduğun 2 kitabın etkisinde kalıp yumruk atmayı öğretmeye kalkarsan komik duruma düşersin. Çünkü ben bu spor için yıllarca emek vermiş, bunun akademik olarak eğitimini almış, ve geçimini bu sayede sağlayan biriyimdir. Bu alanda ki rüştümü ıspatlamışımdır...

Eğer senin devletinin tebaası ayrı bir devlet kurabilmek için, üstelik bu devleti de senin topraklarından alacağı yerler üzerine kurabilmek için sana savaş açarsa, senin insanlarını öldürmeye başlarsa, senin insanların ibadet halindeyken camileri basıp onları pala'larla keserse, sen hem devlet olarak hem de millet olarak bu olaylara tepki gösterirsin. Rus devletinin desteği ile Ermeni çetecilerin yapmış oldukları fiili hareketleri araştırıp görebilirsin. Burada anlatmaya gerek olduğunu düşünmüyorum.

Ve son olarak Hz. Ali (r.a) bizimde değer verdiğimiz bir insandı. Yaşarken cennet ile müjdelenmiş bir sahabeydi. Ancak hiç kimse Hz. Ali'yi kullanarak kalkıp islamiyet'i ayrı bir şekilde yorumlamaya kalkamaz. Aleviler hakkında biraz daha fazla bilgi edinmeni öneririm. Mutlaka içlerinde islamiyeti gerektirdiği şekilde yaşayanlar mevcuttur ancak genel hatları itibariyle değerlendirirsek islam'ın bize emrettiği şeylerin bir çoğunu yaşamamakta ve karşı çıkmaktadırlar. Kimseyi yargılama haddine sahip olmadığımı biliyorum. Bizleri yargılayacak olan mahkeme-i kübra'da Cenab-ı Hak olacaktır.

Saygılarımla...

Dip Not: Dün bu konu üzerine tarihçi bir büyüğüm ile konuştum. Yazılan yazıyı okuttum. Verdiği cevap şu olmuştur. Evet hem Yusuf Hoca doğru söylemiş hemde yazı doğru bir yazı. Ancak yazı biraz çarpıtılarak yazılmış. Sebebi ise ; 1915 olaylarında benimde yazdığım gibi bazı ermeniler kendilerini kürt-alevi olarak tanıtmış. Kürtleşmiş olmak ayrı bir kavramdır. Asimile olmuş Türkmen aşiretleridir yazıda verilenler dedi.Aslında kürt-alevi yoktur. Kürtlemişmiş Türkmen aleviler ve ermeniden dönme kürt aleviler vardır.

  Alıntı ile Cevapla

Alt 22 Ekim 2010, 12:06   #6
Çevrimdışı
Cevap: ~*türkiye’de kürt alevi var mıdır?




Günümüzde Tunceli yöresinde yaşayan Aleviler ise Türklerin Hun kolundandır. Tunceli halkı ile Kürt halkı arasında ne dil, ne kültür ne tarih bağı vardır.


BİZ ZAZAYIZ
Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.
)


  Alıntı ile Cevapla

Alt 23 Ekim 2010, 14:09   #7
Çevrimdışı
Cevap: ~*türkiye’de kürt alevi var mıdır?




Valla ben , yok şu kürt, yok bu alevi, yok bu arap, yok bu azeri vs vs anlamam ben.
Kürdüde insan,aleviside insan,türkmenide insan,azeriside insan.
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

Bu Toprakların Üstünde Hepimizin Hakkı Var. Hepimiz Kardeşiz.

  Alıntı ile Cevapla

Alt 27 Ekim 2010, 13:14   #8
Çevrimdışı
Cevap: ~*türkiye’de kürt alevi var mıdır?




Türkler tarafından kurulan safevi devleti mi? :d aklıma bir taraf yazısı geldi bulayim hemen

edit:

Avrupa tarihinin çok çeşitli prens, kral ve imparatorları aslen Türk olduklarını bilmiyorlardı tahminen. Bilseler, kısa bir şaşkınlık geçirdikten sonra, gurur duyarlardı herhalde.


Kuşkusuz duyarlardı. Çünkü Tarih kitabından öğrendiğime göre, Türk olmak başka bir şey olmaktan çok daha iyi. Ölçülemeyecek kadar daha iyi. Özellikle askerî açıdan.

yazının tamamı: [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

Roni Margulies / Taraf

__________________
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
  Alıntı ile Cevapla

Cevapla

Etiketler
alevi, kã¼rt, kürt, mıdır, mä±dä±r, türkiyeâ��de, türkiye’de, var

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Alevi dedesi müdür oldu Lucifer Haber Arşivi 0 15 Aralık 2011 01:58