|
|
| | #1 | |
| Çevrimdışı ~ TeFeCi’nin KıZı ~ ![]() IF Ticaret Sayısı: (0) | Karanlıkları Aydınlatan Hüddam Süleyman — 19. Bölüm: Kanlı Savaş ve Sadık Dostun Vedası [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] Süleyman, evinin sakinliğinde bir nefes alırken, Melike’nin karnındaki ilk ışığın yerini almış kız çocuklarıyla dolu evin sıcaklığını hissetti. Berzah düğününden ve dünyadaki nikâhtan sonra ilk kez bir çocukları olmuş, evin yeni neşesi ve geleceğin sembolü olarak yanında duruyordu. Küçük kız, Melike’nin kucağında huzurla uyurken, Süleyman’ın gözü ufukta toplanan karanlık gölgelerdeydi. Yskaza kabilesi artık harekete geçmişti. Cinlerin kani zehirli yeşil renkte akıyor, kıskançlık ve öfkeyle Süleyman’a yöneliyordu. Gecenin karanlığında, kabilelerin en ölümcül savaşçıları, eski maharetlerini ve tecrübelerini birleştirerek saldırıya hazırlanıyordu. Süleyman, Melike, Sabur ve Mahir hazırlandı. Mahir’in yüzünde bir kararlılık vardı: artık tamamen Süleyman’a sadık, Müslüman olmuş ve yanında savaşacak bir dosttu. Ama aklında, eski kabilesinin hileleri ve sinsiliği hep vardı. Savaş başladığında, Yskaza kabilesi şiddetli ve acımasızdı. Cinler, Süleyman’ın çevresini sarmaya çalıştı; yeşil kanlarıyla saldırıyor, her hamleleriyle hem fiziksel hem de ruhsal yıkım yaratıyordu. Süleyman ve ekibi, koruyucu mühürler, ritüeller ve keskin sezgilerle direniyordu. Mahir, en ön safta, Süleyman’a destek veriyor, tehlikeyi savuşturuyor, savaş alanındaki stratejik hamleleriyle Süleyman’ın yanında hareket ediyordu. Fakat bir anda, eski kabilesinden, Mahir’i tanıyan ve ona kin besleyen bir cin savaşçısı ortaya çıktı. Mahir’i hedef alarak sinsice saldırdı. Mahir, Süleyman’ın ve Sabur’un önünde, savunmaya geçti, cesurca mücadele etti ama saldırı ölümcül bir hamleydi. Savaşın ortasında, Mahir’in yeşil kani hızla çarpıyor, kanı savaş alanında parlıyor, gözlerinde hem korku hem de sadakat vardı. Son nefesinde Süleyman’a döndü: “Efendim… ben… sadık kaldım… şimdi… senin yolunda…” Mahir yere yığıldı, savaşın ortasında sessizlik çöktü. Melike ve küçük kızları, Süleyman’ın kollarında dehşetle izlerken, Sabur gözlerinden yaşları silmeye çalıştı. Mahir’in fedakarlığı, savaşın kazanılmasında kritik rol oynamıştı; ama bedeli çok ağırdı. Süleyman, Mahir’in bedenine eğildi ve sessizce dua etti. Bu kayıp, hem bir dostun ölümü hem de Müslüman olarak sadakatini göstermesi açısından derin bir boşluk yaratmıştı. Yskaza kabilesi, Mahir’in kaybını gördü ve öfkeyle daha şiddetli saldırılar planladı; ama Süleyman’ın gücü, Melike’nin sezgileri ve Sabur’un desteğiyle savaşın seyri değişmeye başladı.
__________________ ''Zamanın Eli Değdi Bize Artık Aynı Değiliz İkimiz de'' Kullanıcı imzalarındaki bağlantı ve resimleri görebilmek için en az 20 mesaja sahip olmanız gerekir ya da üye girişi yapmanız gerekir. | |
| | |
![]() |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Karanlıkları Aydınlatan Hüddam Süleyman – 1. Bölüm: Kayıp ve İşaretler | Tanem | Tanem | 5 | 03 Ekim 2025 13:36 |
| Karanlıkları Aydınlatan Hüddam Süleyman — 17. Bölüm: Süleyman’a Mahir’in Sessiz Sadakati | Tanem | Tanem | 0 | 02 Ekim 2025 23:11 |
| Karanlıkları Aydınlatan Hüddam Süleyman — 11. Bölüm: Savaş Öncesi Fırtına | Tanem | Tanem | 0 | 01 Ekim 2025 20:40 |
| Karanlıkları Aydınlatan Hüddam Süleyman — 9. Bölüm : Kâbuslar, Kapı, Savaş ve Kayıp | Tanem | Tanem | 0 | 01 Ekim 2025 20:08 |
| Karanlıkları Aydınlatan Hüddam Süleyman – 2. Bölüm: Çıraklık ve İlk İşaretler | Tanem | Tanem | 0 | 01 Ekim 2025 18:38 |