|
|
| | #1 | |
| Çevrimdışı ~ TeFeCi’nin KıZı ~ ![]() IF Ticaret Sayısı: (0) | Karanlıkları Aydınlatan Hüddam Süleyman – 46. Bölüm: Yıllar Sonra Gelen Geçmişin Yardım Sesi [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] Süleyman, odasında dua ve mühürlerle çevrili sessizlikte otururken, kapının tıkırtısı dikkatini çekti. Kapının ardında duran kişi, yıllar önce yetimhanede tanıştığı arkadaşı Mehmet’ti. Yüzünde yılların acısı ve korku vardı; gözleri, yıllardır bastırdığı çaresizliği anlatıyordu. Süleyman, uzun süredir kopardığı bağın yeniden hissedildiğini fark etti. “Sen… Sen Süleyman’sın… Hüddam Süleyman… Yardım edecek tek kişi sensin,” dedi Mehmet titrek bir sesle. “Başım büyük belada… ve sadece sen yardım edebilirsin.” Süleyman, temkinliydi; içgüdüleri tetiklenmişti. Mehmet’in anlattıkları sadece basit bir musallat hikayesi değildi; yıllar boyunca başına gelenler Yakaza cinlerinin karmaşık bir planının parçasıydı. Mehmet, yetimhaneden ayrıldıktan sonra hayatının nasıl kötüye gittiğini, evlilik ve boşanma süreçlerini, serbest meslekle geçinemeyen ve yalnız bir hayat sürdürdüğünü anlattı. Sefa adında üçkağıtçı bir adamla tanışmış, birlikte bir hazine peşine düşmüşlerdi. ⸻ Mehmet’in Hatıraları: Hazine Faciası Bursa’nın uzak bir köyünde, eski bir mezar… Mehmet ve arkadaşları Sefa, Hoca, Bekir ve Davut kazıya başladıklarında, hava aniden soğudu, toprağın kokusu keskinleşti. Mezara yaklaştıklarında tuhaf sesler, fısıltılar ve görünmez dokunuşlar onları sarmıştı. Kazdıkça, mezarın toprağı sanki canlıymış gibi direniyor, bir şeyleri gizliyor gibiydi. “Bir şey hissetmiyor musunuz?” dedi Mehmet, titreyerek. “Saçmalama,” dedi Sefa, ama gözleri korkuyla büyüyordu. Kazı derinleştikçe yılanlar toprağın altından çıkmaya başladı. Parlayan gözleriyle mezarı koruyan varlıklar onları izliyordu. Mehmet, her adımda panikliyordu; kalbi yerinden çıkacakmış gibi atıyordu. Hoca, kazı sırasında aniden acı içinde yere yığıldı. Mehmet ve arkadaşları fark etmeden, Hoca’nın bedenine bir Yakaza cin girdi. Artık Hoca, onların düşmanı hâline gelmiş, mezarı koruyan tuzakları yönlendiren bir araç olmuştu. Mehmet’in gözleriyle gördükleri, gerçek ile yanılsamanın iç içe geçtiği bir kabus gibiydi. Davut ve Bekir, anlaşılmaz kazalar sonucu hayatlarını kaybetti. Sefa, açgözlülük ve korku arasında aklını yitirmeye başladı. Mehmet, tek başına kaldığında, cinlerin oyunlarına maruz kalıyor, mezarın her köşesinden gelen görünmez güçlerle yüzleşiyordu. Mezardan çıkarmaya çalıştıkları altınlar bile huzur vermiyordu; çünkü Hoca’nın kılığına giren cin, mezarın sırrını korumaya devam ediyordu. ⸻ Mehmet’in Psikolojik Korkusu Mehmet, arkadaşlarının ölümünü, Sefa’nın cinnetini ve her adımda hissettiği görünmez güçleri düşünüyordu. Ellerini ovuşturuyor, nefesini tutuyor, korku ve çaresizlik arasında bocalıyordu. Artık neyin gerçek neyin cinlerin oyunu olduğunu ayırt edemiyordu. Gece çökerken mezarın üzerindeki gölgeler uzuyor, fısıltılar daha da belirginleşiyordu. Mehmet’in zihni dehşet içinde bir labirentte sıkışmış gibiydi; her hareketi, her ses bir tuzak, her gölge bir tehdit anlamına geliyordu. ⸻ Mehmet’in Hüddam Süleyman’a Ulaşması Kaçıp eve döndüğünde, Sefa’nın cinneti, altınların ağırlığı ve polis soruşturmaları altında eziliyordu. Mehmet artık hayatta yalnızdı; arkadaşlarını kaybetmiş, yaşamı karanlık ve belirsiz bir labirente dönmüştü. Tek çıkış yolu Hüddam Süleyman’dı. Süleyman, Mehmet’i dikkatle süzdü ve sakin ama sert bir sesle konuştu: “Bana anlattıkların sadece başlangıç. Yakaza cinleri oyunlar oynar, yanıltır, korku yaratır. Bu işin içinde hem fiziksel hem ruhsal tuzaklar var. Seninle beraber ilerleyeceğiz, ama dikkatli olmalısın.” Mehmet titreyen ellerini ovuşturdu, ama gözlerinde bir umut ışığı belirdi. Yıllar boyunca kaybolan güveni, Hüddam Süleyman’ın yanında yeniden doğacaktı. Süleyman, dua ve mühürlerini hazırlarken, zihninde planlar kurdu. Geçmişin korkuları ve Yakaza cinlerinin sinsice kurduğu tuzaklar, onları bekliyordu. Ama bir Hüddam için korku sadece başlangıçtı.
__________________ ''Zamanın Eli Değdi Bize Artık Aynı Değiliz İkimiz de'' Kullanıcı imzalarındaki bağlantı ve resimleri görebilmek için en az 20 mesaja sahip olmanız gerekir ya da üye girişi yapmanız gerekir. | |
| | |
![]() |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Karanlıkları Aydınlatan Hüddam Süleyman – 44. Bölüm: Tarikatın Peşinden Gelen Karanlık İttifak | Tanem | Tanem | 0 | 11 Ekim 2025 12:20 |
| Karanlıkları Aydınlatan Hüddam Süleyman – 37. Bölüm: Musallatın Gölgesinde: Aşktan Gelen Lanet | Tanem | Tanem | 0 | 08 Ekim 2025 12:15 |
| Karanlıkları Aydınlatan Hüddam Süleyman – 35. Bölüm: Rüyanın İzinde Gelen – İlmin Emaneti Asaf | Tanem | Tanem | 0 | 06 Ekim 2025 11:10 |
| Karanlıkları Aydınlatan Hüddam Süleyman 27. Bölüm – Berrak’ın Işıkla Gelen Büyük Sınavı | Tanem | Tanem | 0 | 04 Ekim 2025 10:17 |
| Karanlıkları Aydınlatan Hüddam Süleyman — 20. Bölüm: Zaferin Ardından Gelen Huzur | Tanem | Tanem | 0 | 02 Ekim 2025 23:54 |