|
|
| | #11 |
| Çevrimdışı ![]() IF Ticaret Sayısı: (0) | Cevap: Şakk-ı Kamer Mu'cizesi Hüzün Yılı Üç senelik müşrik ablukasından kurtulmanın sevincini acı olaylar takib etti. Acı hâdiseler zincirinin ilk halkası, Resûl-i Ekremin dört yaşındaki en büyük oğlu Kasım’ın vefâtı oldu. Gönlü şefkat şelâlesini andıran Peygamber Efendimiz, büyük oğlunun vefâtından çok müteessir oldu. Derin teessürünü ciğerpâresinin cenazesini götürürken, karşısında dim dik duran Kuaykıan Dağına, “Ey dağ! Benim başıma gelen şey, senin başına gelseydi, dayanmaz yıkılırdın” hitabıyla ifâdeye çalışıyordu. Mübârek gönülleri henüz Kasım’ın vefat hüznünden kurtulmamışken, bir acı hâdise daha vuku buldu. Diğer oğlu Abdullah da vefât etti. Allah’ın kader hükmüne teslimiyetin zirvesinde bulunan Kâinatın Efendisi, bu acı hâdiseler karşısında yine de göz yaşlarını tutamıyordu. Hz. Hatice, hakiki sabihine iâde ettiği bu ciğerpârelerini kastederek, “Yâ Resûlallah! Onlar, şimdi nerededirler?” diye sordu. Resûl-i Kibriya, “Onlar, Cennettedirler” diye cevap verdi. Bu acı hâdiseler sebebiyle Peygamber Efendimizin kalbi mahzun, gözleri yaşlıydı. Müslümanlar da onun bu hüznünü paylaşıyorlardı. Ama şirk cephesinin keyfine diyecek yoktu. Birer insan olmaları haysiyetiyle, insanlığın gereği olan başsağlığı dilemek şöyle dursun, Efendimizi daha da üzmek için ne lâzımsa yapıyorlardı. Hatta içlerinden As bin Vâil ve Ebû Cehil gibi azılılar işi daha da ileri götürerek, “Artık, Muhammed ebterdir, nesli kesilmiştir. Neslini devam ettirecek erkek çocuğu kalmamıştır. Kendisi de ölünce adı sanı unutulacaktır”1 diyecek kadar küstahlık gösteriyorlardı. Resûlünü , hiç bir zaman yardım ve tesellisinden uzak bulundurmayan Cenâb-ı Hak, bu dedikodular üzerine de Kevser Sûresini inzâl buyurarak, müşriklerin dedikodularını ağızlarına tıkadı ve Peygamber Efendimizi şöyle teselli etti: “Şüphesiz ki Biz sana kevseri2 verdik. Öyleyse Rabbin için namaz kıl ve kurban kes. Asıl nesli kesik olan, sana düşmanlık edenin tâ kendisidir.” Evet asıl, adı sanı toprağa karışıp kaybolan Ebû Cehiller, Ebû Lehebler oldu. Resûl-i Kibriyanın (a.s.m.) adı ve dâvâsı ise, asırlardır inananların gönlünde bayrak bayrak dalgalanmakta ve Kıyamete kadar da dalgalanmaya devam edecektir. |
| | |
| Etiketler |
| kamer, mucizesi, Şakkı |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Hazret-i Peygamber’in En Mühim Mu’cizesi KUR’AN-I KERİM | AEKyazılım | İslamiyet | 1 | 22 Nisan 2022 18:14 |
| Parmaklarından Su Kaynaması Mu`cizesi | Sarya | Hadis-i Şerifler | 0 | 03 Ağustos 2021 14:24 |
| ŞAKK-I SADR: | PySSyCaT | Dini Sözlük | 0 | 30 Eylül 2016 22:32 |
| ŞAKK-I KAMER: | PySSyCaT | Dini Sözlük | 0 | 30 Eylül 2016 22:31 |
| Şakk-ı Kamer Mu'cizesi | Metin | İslamiyet | 0 | 26 Ekim 2008 23:12 |