|
|
| | #4 |
| Çevrimdışı ![]() IF Ticaret Sayısı: (0) | Cevap: Platonun Devlet Anlayışı Bu nedenle Thrasymakhos’a göre yönetici tarafı hep bencil olan ve bencilliğini karşı tarafa dayatmaya gücü yeten kişilerden oluşacak; yönetilen tarafsa bencil olmayı istese de buna gücü yetmeyen ya da büyük bir talihsizlikle başkasını düşünmeye doğal olarak eğilimli olanlardan oluşacaktır. Yöneten yararların hep fazlasına, yönetilenler ise yararların daha azına sahip olur. Thrasymakhos, insanı tasarlarken yalnızca insanı tasarlamakla yetinmiyor, buradan hareketle insanlar arasındaki ilişkilere dair çıkarımlarda da bulunuyor. Örneğin bir doğruyla bir eğri ortaklık etse, bu ortaklığın sonunda doğru olanın hep zararlı çıktığını ve çıkacağını söylüyor. Bu ikisi yönetimin başına gelse doğru kişi kendini insanlara adayacağından evine bakmaz. Hiçbir yakınına ayrıcalık yapmaz. Eğri insansa çevresindekileri, onu destekleyenleri gözetir. Bu nedenle doğru kişi ailesi, akrabaları arasında bile tutulmaz. Ama eğri kişinin bir sürü destekleyeni, koruyanı, savunucusu olur. Thrasymakhos’a göre adil, erdemli olmanın doğası sefillik üzerine kuruludur. Çünkü hep vermek üzerine kuruludur. Kendinden sürekli kısmak, sürekli başkaları için yaşamak anlamını taşır. Kötülüğün doğasıysa almak ve zenginleşmek üzerine kuruludur. Ona göre erdemin doğası sefalete götürdüğü için, kimse bilerek erdemli olmayı istemez. Erdemi kendisi için kimse tercih etmez, sadece kötülüğe uğramaktan korktukları için iyiymiş gibi görünmeye çalışırlar. İnsanların hiçbiri samimi olarak iyi değildir. İyi desinler diye, görünüşte iyidir. Erdemin doğası ile insanın doğası çekişir, ona göre. Erdem başkasını gözetmeyi gerektirir, insanın doğasıysa kendini gözetmeye yöneltir. Dolayısıyla bir insan özgürse eğriliği tercih eder. İnsan zorlamalardan, sorumluluklardan, bağlarından sıyrıldığı anda kötülüğe eğilimlidir. Yapısı gereği, bencilliğe, kendini merkeze almaya eğimlidir. Toplumsal yaşam, insanların aslında iyi olmadığı, yalnızca iyi göründüğü bir ortamdır. Bu nedenle eğri kişi, gücü de yetiyorsa, giderek daha da güçlenir, efendi olur. Yöneticiler de bu kişilerdir. Sokrates bu düşünceleri savunan Thrasymakhos’a iki temel noktadan hareketle itiraz eder. İlkin, güçlü olmanın işine geleni elde etmeye yetmeyeceğini söyler. Çünkü bunun ne olduğunu ve nasıl elde edileceğini bilmek gerekir. Bilgi olmadığında, kişi, işine geldiğini (yararına olduğunu) sandığı şeylere yönelir, ancak burada hedefe isabet ancak rastlantısal olacaktır. Çünkü bunun güçle değil akılla ilgisi vardır.
__________________ ~ P .İ .R ~ |
| | |
| Etiketler |
| platon, platonundevlatanlayışı, toplumvedevlet |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Abdullah Gül: 'Bir devlet içerisinde ayrı bir devlet olamaz' | Bozkurt- | Haber Arşivi | 5 | 07 Ocak 2014 13:16 |
| Osmanlı'da Devlet Anlayışı | Rüzgar | Tarih | 0 | 16 Mayıs 2012 00:31 |