|
|
| | #1 | |
| Çevrimdışı ~ TeFeCi’nin KıZı ~ ![]() IF Ticaret Sayısı: (0) | Karanlıkları Aydınlatan Hüddam Süleyman: 67. Bölüm — Karanlığın Fısıltısı – Yakaza’nın Sonu ve Asaf’ın Berzah Yolculuğu [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] Adıyaman’ın köy yolları sessizdi ama hava tuhaftı; rüzgâr yaprakları oynatıyor, uzaklardan çığlık gibi fısıltılar geliyordu. Köy halkı kahvede toplanmış, Samet hakkında fısıldıyordu: “Sevdiği kızı alamayınca delirmiş,” “Cinlerle karıştı, görüyorlar,” dedikodular bir yanaktan öteye geçiyordu. Samet, köyün dışında bir ağacın gölgesinde sessizce oturuyor, görünmeyen varlıklarla konuşur gibi titriyordu. Gözleri, fark edenin görebileceği bir huzursuzlukla doluydu. Gizem’in ailesi çaresizdi. 15 yaşındaki kız, son günlerde tuhaf davranıyor; geceleri uyanıyor, aniden gülüyor ya da ağlıyor, bazen odasında garip hareketler yapıyordu. Ailesi ne yapacağını bilemedi; sonunda Süleyman’a başvurdular. Asaf da yanındaydı, kalbindeki heyecan ve korku birbirine karışmıştı. Süleyman eve vardığında, kızın üzerinde yoğun bir musallat enerjisi hissedildi. Sessizlik ağırdı. “Bu musallat Yakaza kabilesinden,” dedi Süleyman. “Kolay temizlenmeyecek.” Asaf, babasının sözlerini dinlerken kendi içindeki işaretleri hatırladı; geçmiş uyarılar, küçük detaylar ve içgüdüleri bir araya geliyordu. Gizem’in gözleri aniden değişti. Kararan, hırçın ama tuhaf çekici bir ışık belirdi. Ses, kızın içinden yükseldi: “Seni bırakmam… öldürürüm ama ondan vazgeçmem,” dedi Yakaza. Keskin, tiz ve ürkütücü bir ton; kızın bedeninden çıkan kelimeler sanki karanlık bir nefes gibiydi. Asaf irkildi, kalbi hızla atıyordu. Küçük bir hata yaptı — sehpayı yanlışlıkla itti, mumlardan biri sönmek üzereydi. Ama hemen toparlandı, dikkatini toparlayarak hatasını düzeltti. Bu, onun liderlik ve dikkat sınavının bir parçasıydı. Süleyman, Yakaza’ya karşı kararlılıkla durdu: “Bu çocuğun ruhunu kirletmene izin vermem. Git, şimdi.” Çatışma uzun ve yorucuydu. Yakaza, kızın bedenini sarsıyor, gölgeler duvarlarda kıvrılıyordu. Asaf ve Melike hemen müdahale etti; Melike dualarla çevreyi korurken, Asaf içindeki karışık duyguları ve önceki işaretlerden gelen ipuçlarını hatırlayarak doğru hamleleri yaptı. Sonunda Yakaza, çocuğun ruhundan çekilmek zorunda kaldı; Gizem bayıldı ama artık güvenliydi. Asaf, nefesini derin bir şekilde aldı; hem sınavını vermiş hem de kendi iç çatışmasıyla yüzleşmişti. Gizem’in annesi gözyaşları içinde teşekkür ederken, Samet sessizce köşede izliyordu; gördükleri onu derinden etkilemişti. Asaf, babasının yanında duruyor, yaşadığı her küçük hata ve telafi anını düşünüyordu. Bu deneyim, onun liderlik yolunda bir basamaktı. Süleyman Asaf’a döndü: “Berzah’a bir kez daha gitmek ister misin? Bu, hem ödülün hem de ilminin sınavı olacak.” Asaf, gözlerini babasına dikti; kalbinde hem heyecan hem sorumluluk hissiyle: “Evet, baba. Hazırım,” dedi. Gece çökerken Süleyman elini Asaf’ın omzuna koydu; dua ile birlikte Berzah geçişi başladı. Işıklar değişti, yerin dokusu farklılaştı; rüzgâr uğulduyordu. Asaf, daha önce Berzah’a gitmişti ama bu kez daha önce görmediği semboller ve işaretlerle karşılaştı. • Gölgeler, önceki deneyiminden farklı bir biçimde şekilleniyor, bazı musallat enerjileri daha belirgin ve keskin hissediliyordu. • Hafif uğultular, eski musallat uyarıları, küçük ışık kırıntıları… Asaf dikkatle gözlemledi, kalbindeki dersleri hatırladı. • Bu ipuçları, onun liderlik yolunda karşılaşacağı büyük sınavın ilk sessiz işaretleriydi; Asaf henüz bu sınavın büyüklüğünü bilmiyordu. Nefesini derin aldı; Berzah’ın havasını, işaretlerini ve sessiz sınavlarını içselleştirdi. Hem ödül hem de yeni sorumluluk, onun olgunlaşma sürecinde önemli bir basamaktı. İç çatışmaları tamamen çözülmese de, ipuçları onun yolunu aydınlatıyor, gelecekteki sınavlara hazırlıyordu. Dışarıda rüzgâr hâlâ yaprakları oynatıyor, ama Asaf artık hazırdı: hem dünyada hem Berzah’da sınav vermeye, sınırlarını zorlamaya ve kendi liderliğini kanıtlamaya. Berzah’ın sessizliği, Asaf’ın adımlarını izler gibi onu çevreliyordu. Daha önce görmediği işaretler, gölgeler arasında kıvılcımlar gibi parlıyor, her biri gelecekteki sınavların ipuçlarını fısıldıyordu. Asaf derin bir nefes aldı; biliyordu ki buradaki her adımı, her dikkatli hamlesi, hem kendi kaderini hem de sevdiklerini korumak için atacağı büyük adımların başlangıcı olacaktı.
__________________ ''Zamanın Eli Değdi Bize Artık Aynı Değiliz İkimiz de'' Kullanıcı imzalarındaki bağlantı ve resimleri görebilmek için en az 20 mesaja sahip olmanız gerekir ya da üye girişi yapmanız gerekir. | |
| | |
![]() |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Karanlıkları Aydınlatan Hüddam Süleyman – 48. Bölüm: Karanlığın Gölgesinde Sevda | Tanem | Tanem | 0 | 13 Ekim 2025 16:40 |
| Karanlıkları Aydınlatan Hüddam Süleyman – 47. Bölüm: Yakaza Tuzakları ve Büyü Kitabının Sırları | Tanem | Tanem | 0 | 12 Ekim 2025 12:53 |
| Karanlıkları Aydınlatan Hüddam Süleyman – 39. Bölüm: Işık ve Karanlığın Çarpışması | Tanem | Tanem | 0 | 09 Ekim 2025 12:34 |
| Karanlıkları Aydınlatan Hüddam Süleyman — 18. Bölüm: Sessiz İntikamın Fısıltısı | Tanem | Tanem | 0 | 02 Ekim 2025 23:26 |
| Karanlıkları Aydınlatan Hüddam Süleyman – 5. Bölüm: El Verme ve Berzah Alemine Yolculuk | Tanem | Tanem | 0 | 01 Ekim 2025 19:05 |