|
|
| | #1 | |
| Çevrimdışı ~ TeFeCi’nin KıZı ~ ![]() IF Ticaret Sayısı: (0) | Karanlığın Gelini Yezra – 2. Bölüm: Baharın Ardındaki Gölge Eskişehir’in yaz güneşi, mezuniyet töreni alanını altın bir sis gibi sarmıştı. Kampüs, kahkahalar, müzik ve rüzgârın hafifliğiyle doluydu. Kalabalığın arasında, Yezra ile Gamze yan yana duruyorlardı. İkisi de aynı bölümden mezun oluyordu. Dört yıl boyunca birlikte ders çalışmış, birlikte gülmüş, bazen birlikte ağlamışlardı. Şimdi ellerinde diplomalar, birbirlerine sarılmış haldeydiler. Gamze’nin sesi her zamanki gibi canlıydı. “Bitti be Yezra! Gerçekten bitti!” dedi neşeyle. Yezra gülümsedi ama yüzündeki ifade buruk bir sevinç taşıyordu. İçinde garip bir sıkıntı vardı, adını koyamıyordu. Sanki bir şey bitmişti ama başka bir şey, sessizce, onun yerini almak üzere bekliyordu. Törenin seyirci kısmında, Gül’ün yüzü yorgun ama mutluydu. Zayıflamış bedeniyle oturduğu yerden kızını alkışlarken gözlerinden birkaç damla yaş süzüldü. Altı ay öncesine kadar Gül ve Yezra çok daha mutluydu; o zamanlarda Gül’e kanser teşhisi konmuş ve tedaviye başlamıştı. Yine de annesi o an sadece gurur hissediyordu. Kızı, bütün zorluklara rağmen mezun olmuştu. “Seninle gurur duyuyorum kızım,” dedi, Yezra sahneden inerken. Yezra, annesine içten bir gülümsemeyle karşılık verdi ve onu sımsıkı sarıldı. Kalbinin derinlerinde bir uğultu hissetti; bu cümle, nedense ona bir veda gibi gelmişti. Mezuniyet töreni sona ermiş, Yezra ve Gamze şehir merkezinden yavaş yavaş eve dönüyordu. Gül, yorgun ama mutluydu; arabada sessizce oturuyor, kızını izliyordu. Evlerinin kapısını açtıklarında, bahçe ışıklarının altında ev sıcak ve davetkardı. Çiçekler, gün boyu güneşin altında hafifçe kurumuş ama akşam serinliğinde yeniden canlanmış gibiydi. Gül ve Yezra, dört yıl önce Yezra üniversiteyi kazanınca Bursa’dan Eskişehir’e taşınmış ve küçük ama bahçeli iki katlı bir ev satın almışlardı. Sakin ama sıcak bir mahallede yaşıyor, komşularla çabuk kaynaşıp güzel ilişkiler kurmuşlardı. Yuvanın huzuru, günün yorgunluğunu biraz olsun unutturuyordu. Bahçe kapısından içeri girdiklerinde, Yezra yorgun olduğunu söyledi; Gül ise onunla biraz konuşmak istedi. Yezra annesine bir kez daha sarıldı ve kafasını omzuna dayadı. “Anne… Bugün çok güzeldi. Bu günü seninle paylaşmak… her şey daha anlamlıydı,” dedi Yezra, sesi hem sevinçli hem de biraz hüzünlü bir şekilde. Gül gülümsedi, hafifçe başını salladı ve kızının elinden tutup yanına oturtturdu. “Ben de çok mutluyum kızım. Sen… seninle gurur duyuyorum. Senin için her şeyin en iyisi olsun istedim hep. Bütün zorluklara rağmen… bak, bugün burada, mezuniyetin… işte bu an… her şey… değerli.” Yezra annesine iyice sarıldı, kafasını annesinin omzuna dayadı. “Ben de seni çok seviyorum anne. Yanımda olduğun için… sonsuz teşekkür ederim,” dedi, gözleri dolu doluydu. Ve annesinin yanağına hafifçe bir öpücük kondurdu. Gül, hafifçe Yezra’nın saçlarını okşadı. O yorgun hâline rağmen: “Ben hep yanındayım, kızım. Hep olacağım.” Bir süre sessizlik vardı; sadece bahçedeki rüzgârın ve uzaklardan gelen kuş cıvıltılarının sesi duyuluyordu. Gül sessizliği bozdu ve gülerek Yezra’ya seslendi: “Tamam artık kızım, üzülmek yok. Hem sen yorgun değil miydin? Hadi bakalım, artık yatma zamanı! Yarın erkenden kalkacağız, biraz dinlenelim.” “Evet, iyi geceler anne,” dedi Yezra, Gül’ün gözlerinin içine bakarak. “İyi geceler kızım,” diye karşılık verdi Gül, hafifçe gülümseyerek. Yezra odasına çekildi, kapıyı kapattı ve yatağına uzandı. Gözlerini kapattığında hâlâ günün coşkusu ve annesinin sıcaklığı içindeydi. Ama kalbinin derinlerinde, açıklayamadığı bir huzursuzluk yükselmeye başlamıştı. Derin bir sessizlik çöktü evin üzerine. Bahçedeki güller hafifçe rüzgârda sallanıyor, uzaklardan bir köpek havlaması geliyordu. Yavaş yavaş uyku onu aldı, ama rüya çok geçmeden başladı. Yezra kendini çocukluğunda yaşadığı evin karanlık odasında buldu. Duvarlar nemli, hava buz gibi soğuktu. Her köşeden boğuk fısıltılar yankılanıyordu: “Kan döküldü… Zaman doldu… Koruma bitti…” Yatağın ayak ucunda şekilsiz ama insansı bir karaltı belirdi. Gölge, sessiz adımlarla ona yaklaştı ve kolunu tuttu. Dokunuşu buz gibiydi; damarlarında bir yanma hissi yayıldı. Koluna baktığında, sanki solgun bir işaret belirmişti. Tılsım gibi, ama ne olduğunu anlayamıyordu. “Yirmi yıl bitti… artık bizim zamanımız…” fısıldadı gölge, sesi hem yakın hem uzak, hem boğuk hem de sarsıcıydı. Yezra çığlık atmak istedi ama sesi çıkmadı. Gözlerini açtığında ter içinde, pencere aralıktı. Bahçedeki güller rüzgârda hışırdıyor, uzaklardan bir fısıltı geldi: “Yezra…” Kalbi göğsüne sığmadı. İçinde tuhaf bir korku ve heyecan karışımı hissetti. Bahar gibi yeni bir döneme girdiğini sanıyordu, ama ardında bekleyen gölgeyi hissedebiliyordu. Güneş, Eskişehir’in sessiz mahallesine hafifçe süzülüyordu. Yezra, gece rüyasının etkisiyle hafifçe titreyerek uyandı. Bahçeden gelen kuş cıvıltıları ve hafif rüzgârın sesi, günün huzurlu yanını hatırlatıyordu. Mutfakta Gül, hafif yorgun ama hazırlıklı bir şekilde kahvaltıyı hazırlıyordu. Sıcacık simitler, peynir, domates ve taze demlenmiş çay… Yezra uyanır uyanmaz mutfağa yöneldi ve annesinin yanına oturdu. O sırada kapı çaldı. Gamze, enerjik ve neşeli bir şekilde içeri girdi: “Günaydın Gül Teyze! Ve tabii ki, günaydın benim canım Yezra’m, kuşum, bir tanem!” dedi, kollarını açarak. Yezra gülümseyerek Gamze’yi karşıladı: “Günaydın Gamze! Yine enerjini patlatmışsın, değil mi?” Gül hafifçe gülümseyerek: “Günaydın kızım, hoş geldin Gamze,” dedi. Gamze hemen mutfağa koştu, kahvaltı masasına oturdu ve şen şakrak bir şekilde: “Tamam bakalım, kahvaltı zamanı! Sonra da anneciğimizi hastaneye götürmeye hazırız.” Yezra annesine bakarak gülümsedi: “Gel anne, Gamze bize yardım edecek bugün.” Kahvaltı masasında otururken, Yezra gece gördüğü rüyayı Gamze’ye anlattı. Sesini kısarak, annesinin duymaması için özen gösterdi: “Gamze… Dün gece çok korkunç bir rüya gördüm. Bebekken yaşadığım ev… çocukluğum… karanlık odalar… Boğuk fısıltılar… Gölge kolumu tuttu… Sanki dokunuşu gerçek gibiydi. Çok korkunçtu. Ama lütfen bunu anneme söyleme, tamam mı? Zaten hastalık onu yeterince yoruyor. Aramızda kalsın,” diye fısıldadı. Gamze elini Yezra’nın omzuna koydu: Gamze ciddiyetle başını salladı, gözlerini Yezra’ya dikti: “Tamam canım kuşum, sana söz veriyorum. Sadece bizim aramızda kalacak.Sen yeter ki sakin ol. Ben hep yanındayım, Hadi biraz nefes alalım, sonra anneni hastaneye götürelim.” Kahvaltıyı bitirdikten sonra, Yezra ve Gamze, Yezra’nın annesini hastaneye götürdü. Kontroller yapıldı; testler ve tedavi planı gözden geçirildi. Doktor, Gül’e hiç iyi haberler vermemişti ve Yezra bunu hissetmişti. Hastane çıkışı, annesini eve bırakırken Yezra, arabada sessizce düşüncelere daldı. Hem annesinin sağlık durumu hem de gece gördüğü karanlık rüya zihnini meşgul ediyordu. Gamze’nin yanındaki neşeli seslenişlerini bile duyamıyordu; gözleri yolda, aklı annesinin yorgun yüzünde ve gölgelerin bıraktığı ürkütücü hissin izindeydi. Eve döndüklerinde, biraz nefes aldıktan sonra Yezra ve Gamze iş planlarını konuşmaya başladılar. Gazetecilik bölümü mezunları olarak bu alanda iş arayacaklardı, ama nereden başlayacaklarını tam olarak bilmiyorlardı; hangi ajanslar, hangi gazeteler, hangi dergiler… Hepsi belirsizdi. CV’lerini gözden geçirdiler, başvurular için notlar aldılar ve birbirlerine destek olmayı kararlaştırdılar. Baharın ılık güneşi yüzlerine düşerken, Yezra ardında bekleyen gölgeyi hissetse de, annesinin sağlığı için endişelenerek ve kendi geleceğini inşa etme kararlılığıyla adımlarını atmaya hazırdı. O sırada Gül hafifçe başını öne eğdi, yüzü solgunlaştı ve bir an için nefes almakta zorlandı. “Gül Teyze, seni hemen hastaneye götürelim!” diye seslendi Gamze, endişe içinde. Arabasının anahtarlarını çıkarmıştı bile. Gül yavaşça başını kaldırdı, zayıf bir gülümsemeyle: “Kızım, ben iyiyim… biraz uyursam, dinlenirsem geçer. Şimdi gitmeye gerek yok,” dedi. Yezra, annesinin ellerini tutarken gözlerine baktı; içinde tarifsiz bir kaygı yükseldi. Annesi olmasaydı… Ya bir gün onu kaybederse? Kendi hayatını, yalnız başına sürdürme düşüncesi bile kalbini sıkıştırıyordu. Baharın ılık güneşi yüzüne düşse de, sıcaklık hiçbir şeyi hafifletemiyordu. Annelerinin bu yorgun bedeni, ardında sessizce bekleyen karanlık ve bilinmezliği hatırlatıyordu. İçinde bir fısıltı yükseliyordu; sadece gölgeler değil, zamanın kendisi de ona doğru adım adım yaklaşıyordu. Yezra, derin bir nefes aldı ve gözlerini kapatarak düşündü: belki de hayat, onun sandığı kadar güvenli ve aydınlık değildi…
__________________ ''Zamanın Eli Değdi Bize Artık Aynı Değiliz İkimiz de'' Kullanıcı imzalarındaki bağlantı ve resimleri görebilmek için en az 20 mesaja sahip olmanız gerekir ya da üye girişi yapmanız gerekir. Konu Tanem tarafından (28 Kasım 2025 Saat 12:01 ) değiştirilmiştir. | |
| | |
| | #2 |
| Çevrimiçi Ah juliet neden vazgeçtin sen! ![]() IF Ticaret Sayısı: (0) | Cevap: Karanlığın Gelini Yezra – 2. Bölüm: Baharın Ardındaki Gölge Hikayenin kurgusu güzel.
__________________ Kullanıcı imzalarındaki bağlantı ve resimleri görebilmek için en az 20 mesaja sahip olmanız gerekir ya da üye girişi yapmanız gerekir. sağ tarafımda davam sol tarafımda rap var.... |
| | |
| | #3 | ||||
| Çevrimdışı ~ TeFeCi’nin KıZı ~ ![]() IF Ticaret Sayısı: (0) | Cevap: Karanlığın Gelini Yezra – 2. Bölüm: Baharın Ardındaki Gölge
Yazmayı çok seviyorum çok teşekkür ederim evet zamanı geldiğince o ayrıntıya da değinceğim
__________________ ''Zamanın Eli Değdi Bize Artık Aynı Değiliz İkimiz de'' Kullanıcı imzalarındaki bağlantı ve resimleri görebilmek için en az 20 mesaja sahip olmanız gerekir ya da üye girişi yapmanız gerekir. | ||||
| | |
![]() |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Karanlığın Gelini Yezra – 1. Bölüm: Gölgenin İlk Tohumu | Tanem | Tanem | 0 | 17 Kasım 2025 13:06 |
| 🔥 Yakında! 🔥 Karanlığın Gelini: Yezra | Tanem | Tanem | 0 | 14 Kasım 2025 13:53 |
| Karanlıkları Aydınlatan Hüddâm Süleyman – 95. Bölüm: Hüma’nın Gölgesinde, Karanlığın Ardındaki Gizemler | Tanem | Tanem | 0 | 10 Kasım 2025 19:42 |
| Karanlıkları Aydınlatan Hüddâm Süleyman – 88. Bölüm: Karanlığın Ardındaki Zaman Perdesi Aralanırken, Berzah’ın Gölgesind | Tanem | Tanem | 0 | 05 Kasım 2025 21:09 |
| Karanlıkları Aydınlatan Hüddam Süleyman: 71. Bölüm – Karanlığın Gelini İnci | Tanem | Tanem | 0 | 26 Ekim 2025 11:48 |