|
|
| |
| | #1 | |
| Çevrimdışı ![]() IF Ticaret Sayısı: (0) | Cevap: Düş'{üş}ler ~ ![]() Size, bu odanın alacakaranlığından, okyanusundan, beni boğan dalgalarından, tenimde kalan tuzdan ve yastıklarda kuruyan gözyaşından hiç bahsetmedim. size, nasılsın diyerek başlayan telefonlarınıza - garip,tuhaf aslında - beyaz bembeyaz tabiatımla "iyiyim" diyorum. yani aslında korkuyorum bütün bunlar kıyamet bütün bunlar cinnet bütün bunlar cinayet demeye, bir daha düzeltilemeyecek sözler söylemeye korkuyorum. telefonla birlikte ışığı da kapatıp bol şanslar deyişiniz, şanslar deyişiniz, deyişiniz çınlarken içimde, bunun beni ne kadar kırdığından hiç bahsetmedim. hahsetmediğim çok şey var daha yaz çiçekleri, cam çiçekleri ölüyor akşamın altını gümüşe dönüyor bunlar da önemli elbette en az, bana ihaneti öğrettiğiniz bana kanatlarımı bıraktırdığınız kadar. odadaki ışığı, tenimdeki tuzu kırdım yastıklarda kuruyan gözyaşını, ufku terk ettim. söz kirlendi, kendi uzayımda kendime garsonluk etmekteyim. sizinle yaşadığım her şey kıyamet, sizinle yaşadığım her şey cinnet, sizinle yaşadığım her şey cinayetti. ruh kirlendi, kalbimin kenarında atını durduranlar için akrep beslemekteyim. - Birhan Keskin / kaktus and teksas
__________________ Ey iki adımlık yerküre; senin tüm arka bahçelerini gördüm ben. | |
| | |
| | #2 |
| Çevrimdışı ![]() IF Ticaret Sayısı: (0) | Cevap: Düş'{üş}ler ~ ![]() vardığım yer bir uçurumdan kekeme, gümüşten ipliğim azaldı susmaya unutmaya uykuya yelteniyorum. - Birhan Keskin.
__________________ Ey iki adımlık yerküre; senin tüm arka bahçelerini gördüm ben. |
| | |
| | #3 |
| Çevrimdışı ![]() IF Ticaret Sayısı: (0) | Cevap: Düş'{üş}ler ~ ![]() seninle son bir işimiz kaldı, sonra herkes karargahına dönebilir dik üçgen bir masada oturmalıyız hipotenüste arşimet oturmalı promili ölçmek için gözümüz ve kulağımız tektikte gözümüz ve kulağımız üstümüze devrilen göçükte olmalı son bir istekle son nefesimizi sayıklamalıyız kırk beş derecelik açıyla düşmeliyiz evrene sonra herkes kendini özgür hissedebilir yolunda gidebilir her şey eskiden olduğu gibi çok içmemelisin kafan delindikten sonra, biranın tadı kötü gelebilir bir deprem etkisi yaratabilir dünyadan el ayak çekmemiz masanın bacakları yoksa ve dizimizin üstünde duruyorsa her şey pisagor bunu nerden bilebilir seninle tek bir işimiz kaldı, sonra herkes kendini reddebilir kare bir masada oturmalıyız, köşegende iki kişilik bir silah olmalı görüyor musun kırık bir gitar asılı duvarda, birazdan biri kendini vurabilir sokak lambaları patlayabilir peşi sıra köşe başındaki ------ artık sanat için soyunmayabilir hava her zamankinden kanlı bugün, tanrı yalnızlıktan sıkılmış olabilir yuvarlak bir masada oturalım diyorum merkezde galileo otursun, her şeye baştan başlayabileceğimizi anlatsın bize yoksa bu kenarlar bizi genç yaşta ölüme sürükleyebilir seninle küçük bir işimiz kaldı sonra, herkes masada kalabilir celâl hikmet rus düeti 25510 istanbul
__________________ Ey iki adımlık yerküre; senin tüm arka bahçelerini gördüm ben. |
| | |
| | #4 |
| Çevrimdışı ![]() IF Ticaret Sayısı: (0) | Cevap: Düş'{üş}ler ~ ![]() Sabah uyanıpta heyecanla salona koştuğum bayram sabahlarını özledim. Babamın güler yüzünü, annemin mahmurluğunu. Babamın o sabahın bayram sabahı gibi geçmesi için verdiği çabayı özledim. Anneme karşı babamla bir olup iyi niyetli girişimlerimizi özledim. Bayramları özledim, bayram hediyelerini, harçlıklarını, sevgileri, şevkatleri... Yeni giysileri telaşla giymeyi, o heyecanı, çocuksu mutluluğu özledim. Babamın kocaman gülüşünü özledim, kocaman sarılışını, öpüşünü.. Babamı çok özledim. O'nsuz bir bayramı daha bayram gibi yaşayamıyorum. Giderken herşeyi almasaymış keşke, en azından bayram sabahlarını bıraksaymış.. Giz' 30/08/2011.
__________________ Ey iki adımlık yerküre; senin tüm arka bahçelerini gördüm ben. |
| | |
| | #5 |
| Çevrimdışı ![]() IF Ticaret Sayısı: (0) | Cevap: Düş'{üş}ler ~ ![]() Tükenirdi monolog kaçarken içine düştüğüm kara toplum big bang sonrası büyük yalnızlık bilinmeyeni saçlarında titreyen iblisler karartırken güneşi üst üste gömülürken saydam yaşamlar bir yankı duyulurdu hiç’likten bütün yalnızlıkların ilenci korusun çoğulluklarınızı cinnet koyun erdemin adını maskelerinizi kuşanıp yalanlarınızı çoğaltın hepiniz mezarısınız kendinizin.. Zelda Nilgün Marmara
__________________ Ey iki adımlık yerküre; senin tüm arka bahçelerini gördüm ben. |
| | |
| | #6 |
| Çevrimdışı ![]() IF Ticaret Sayısı: (0) | Cevap: Düş'{üş}ler ~ ![]() İntihar; hayatin kendisiyle varolan, insan aklinin asla alamayacagi haksizliklari, yanlişlari ve daha onemlisi bilinmemezlikleri gormezden gelmeye devam etmemektir, edememektir belki de.. insani boktanliginin, adaletsizliginin farkinda oldugu bu hayata gercekten baglayacak bir şeyler ortaya cikmadan, bir şeyler işkenceyi sonsuz ve donulmez kilmadan once, cok gec olmadan selamini verip ayrilma istegidir belki.. yavaş yavaş olmeyi icine sindirememektir belki.. "bakin bu yanliş. nasil farkedemezsiniz?" diye haykirdikca aslinda yanliş oldugu gun gibi ortada olan kavramlarin insanlarin beyninde "dogru", hatta daha da kotusu "onemsiz" olarak oturmuş oldugunu daha da fazla gormenin sonucu olarak, kendinde bir hata oldugunu duşunmeye başlamaktir, bu yanlişliklar silsilesi icinde "rahatca" oturmakla kutsanmiş mutlu cogunlugu daha fazla rahatsiz etmeden cekilme istegidir belki.. yanlişlar dogrulardan fazla iken, yine de 3 yanlişin bir dogruyu goturmeye devam ettigini farketmektir. gecer not alamayacaginin sonuna kadar bilincinde olarak teslim edip cikmaktir kagidini belki.. en azindan uzerinde hala dogru bir şeyler varken.. geride biraktiklari icin uzulmemek degil, onlari takmamak degil. bu kesin. onlardan gidişini anlayişla karşilamalarini beklemektir. cok daha kotu olabilecek bir şeyi, henuz sadece cok kotuyken sona erdirmektir. hepsinin bir ortak yani var. acı.. hem giden hem de arkada kalanlar icin sonsuz.
__________________ Ey iki adımlık yerküre; senin tüm arka bahçelerini gördüm ben. |
| | |
| | #7 |
| Çevrimdışı ![]() IF Ticaret Sayısı: (0) | Cevap: Düş'{üş}ler ~ ![]() Gülümseseydi ay, sana benzerdi. Güzel bir şeyle aynı izlenimi Bırakırsın, fakat yok edicisin. İkiniz de ışığın büyük ödünç alıcılarısınız. Acılanır dünyaya onun O-ağzı; seninkiyse umursamaz. Ve her şeyi taşa döndürmek senin ilk katkın. Bir anıt mezara uyanıyorum; buradasın, Tıkırdatarak parmaklarını mermer masaya, sigara arıyorsun, Bir kadın kadar kindarsın, fakat o denli ürkek değilsin, Ve yanıtlanamayacak bir şeyler söylemeye can atıyorsun. Ay da hor görür tebaasını, Fakat gündüz vakti maskaranın biridir. Hoşnutsuzlukların, öte yandan, Ulaşır mektup kutusuna hoş aralıklarla, Beyaz ve yazısız, karbon monoksit gibi yayılır. Hiç bir gün yok ki senden haber gelmesin, Dolanıp durursun belki Afrika’da, fakat düşünürsün beni. Sylvia Plath
__________________ Ey iki adımlık yerküre; senin tüm arka bahçelerini gördüm ben. |
| | |
| | #8 |
| Çevrimdışı ![]() IF Ticaret Sayısı: (0) | Kırmızı Baladlar. ![]() Ben, kendine dokunan ve kendiyle çoğalan her aşka kalbini veren kadın... Doğru muydu hayaletlerin her kaybedişi görünür kıldığı... Bu odada ve bu sonsuzlukta nasıl çılgınca dileniyorum hayatı!... Eğer yağmur yağınca içeri gireceksen seninle gitmem uzak ülkelere. Ya da gölgelerine sığınan evimde yeşermeye çalışan canlı bir kaktüsü şımartırken, rüzgara eğimli bir mektup düşürmezsen penceremden; seninle yaşayamam aşkı. Öylesine zor bir uyku şimdi seni düşünmek. Sarılışlarıma yanıt olarak içebilir misin gözyaşlarımı... Ama dur!... Tenin sıcaklığında kaderime bulaşacak bir iz bırakacaksan; dur ve yalnız ürpertisini yolla gerçeğin... Belki de sana gelmek yerine saçlarımı boyatmalıydım. Bir şiir bırakmak için, tıpkı o şarkıda olduğu gibi; sadece beni sev diye... İnan adaletli değil hiçbir alışveriş. Bu uzaklıklar bakışlarından geriye kaldı. Yine de trenin sesini duy diye fısıldayacağım. Ankara Expresi satırlarıma girerken ilk kez seni sevdiğimi söyleyeceğim. Güçlü ve güzel kalmalıyım: Kışın, yazın ve daha çok hüzünlü sonbahar geceleri. İnan dokunduğum bir koku bu; ellerime inan... Hiç ağlamadığın bir şey mi yoksa sana anlatmaya çalıştığım... Doğruyu söyle... Çünkü benim için bir gün kızıl bir sabahtı. Kırmızı paltolu bu küçük kızı kimsenin gözü bir yerlerden ısırmıyordu. İnanabilirdin o zaman kanatsız bir melek olduğuma. Yüreği taştan bir kaderin esiriydim ve yakabilirdim tüm kenti... Şimdi bana dokun, öyle yavaş... affetmek yok... kalbin üzerinde unutulmuş bir el gibi, göreceksin daha çok seveceğim seni. İnan anımsadığın bir koku bu... İnan anımsadığın bir koku bu... Ellerime inan. Umay Umay.
__________________ Ey iki adımlık yerküre; senin tüm arka bahçelerini gördüm ben. |
| | |
| | #9 |
| Çevrimdışı ![]() IF Ticaret Sayısı: (0) | Cevap: Düş'{üş}ler ~ Sana bu serzenişleri tırnaklarımla yazdım Kırdım hepsini, günah benden gidene dek yılmadan yazdım Ben kızılca bir intihar buldum dün, sahibi yoktu Olmamıştı daha tam, hamdı... Üşenmedim, yazdıklarımı onunla tasdik ettim Peki son anımızda her şeyi açıklayacak mıydı Tanrı? Şık olmayan sorularımızı yanıtlar mıydı içtenlikle? Desek ki; -Aşk nedir be usta? Gülümser mi hüzünle, susar mı çığlıklı Anlatmaya mı başlar mazisini biraz delikanlıca Ben sana tüm bunları ecelimin kıyısından yazdım Duyduğun o uçurumlu deniz kokusu hep bundan Hayır sen bu aşkta benden fazla ölme sakın Aman ha hakkın geçer Farkındayım seni üzüyor, çok uluslu ten eskilerim Çünkü sütten çıkma ak kaşıklarsınız kadınlar, ah sizler O nedenle bütün sevişmeleriniz pastörize! Ah bu şiirde bir anne olsa bak şey derdi; Evladım, Allah doğru insanlar çıkarsın karşına Şimdi ben sana biraz arabeskçe mutluluk dilerim Ve özümden beklenmeyecek şekilde son önerim; Yedeğinde hep amatör şair ruhlu bir adam bulunsun! Özgür Gümüşsoy.
__________________ Ey iki adımlık yerküre; senin tüm arka bahçelerini gördüm ben. |
| | |
| | #10 |
| Çevrimdışı ![]() IF Ticaret Sayısı: (0) | Cevap: Düş'{üş}ler ~ ![]() Babam da aynen böyle bırakmıştı beni , biliyor musun? Güneşli bir Pazar sabahı, hiç haber vermeden, gizli gizli, kalleşce, kahpece…Bize şaka yapıyor sanmıştım devrilip giderken..aynen senin gidişin gibi..Ama her zaman şaka yapılmaz öyle değil mi? Babamın da kocaman elleri vardı tıpkı seninkiler gibi. Minik ellerimi avucuna koyduğumda, kaybolurdu ellerim ve ben bundan gizli bir gurur duyardım. Ellerim ellerinde kaybolduğunda zevkten ölürdüm. Senin yanında bedenimin minicik kalmasından hoşnut kalırdım. Küçüktüm işte kabul et! Kocaman bir kadın olsam da . senin yanında senden küçük kalmak istedim hep. Hem bedenen hem ruhen. Babamın yanında da böyle kalmıştım. Babam da aynen seni gibi bırakmıştı beni, bir sürü eksik cümleleri , yarım kalmış sarılmaları yanında götürerek. Sinsi ve habersizce gitmişti. Beni yalnızlığa hiç hazırlamadan, ne kadar yıpranacağımı düşünmeden. Hiçbir sorun yokken, her şey tam yerine oturmuşken, tam birbirimizin kıymetini anladığımızda, onun yaşlılık benim olgunluk zamanımda, her şey güllük gülüstanlıkken gitmişti. Bana bir tek babam sarılmıştı korktuğum zamanlarda, bir de sen. Güvenmiştim ikinizin koca gövdesine.. Ben bir tek babama güvenmiştim bir de sana. Beni düştüğümde bırakmaz sanmıştım. Babamın acısından da yerlerde süründüm senin acından da, Tutar çeker kaldırırsın sanmıştım, üstümden atlayıp gittin! En şımarık hallerimi babama göstermiştim bir de sana. İkiniz de beni her halimle seversiniz sanmıştım. … Babam bana bir gün nasıl olsa gideceğini söylerdi de inanmazdım ama sen gideceğini hiç söylemeden gittin. Ona öldüğü için çok kızmıştım. Biraz daha direnmedi diye, ettiğim dualar boşuna gitti diye. Bari benim için gitmeseydin diye. Böyle bırakır mı insan kızını koskoca dünyanının koskoca sorunlarıyla baş başa? Ama inatla, ısrarla gitti! O gittikten sonra hiç kimse beni bu kadar üzemez demiştim. Ama yanıldım. Sen beni sensiz bıraktığında ve gözlerini gözlerimden kaçırdığında derin kesikler açtın bedenimde. Aynı acı değildi ama yaralarıma yara eklenmişti giderken. Son günlerde bir babama ağlıyorum bir de sana! Hayatımda iki erkeğe güvendim ben, biri babam biri sendin. İkiniz de gittiniz!
__________________ Ey iki adımlık yerküre; senin tüm arka bahçelerini gördüm ben. |
| | |
![]() |
| Etiketler |
| düşüşler |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
| |