IRCForumları - IRC ve mIRC Kullanıcılarının Buluşma Noktası
  kral sohbet




 
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 14 Şubat 2007, 23:39   #351
Çevrimdışı
Yanıt: Türkiye ve Dünyadan Haberler ( 2007 )




Kulislerde, muhalefetin seçimi kaybetmesi durumunda yeni bir yapılanmaya gideceği, bu kongrenin de bölünmeden önceki son kongre olabileceği konuşuldu. Delegeler ADD içindeki ayrılığın, Kemalizm yorumundaki farklılığın ideolojik düzleme çıkmasından kaynaklandığını dile getirdi.

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Morfoloji Bölümü Konferans Salonu'nda başlayan ve iki gün sürecek ADD Genel Kurulu'nun ilk gününde divan başkanı seçimi ve tüzük değişiklikleri vardı. Mevcut Genel Başkan emekli Orgeneral Şener Eruygur ve eski Genel Başkan Ertuğrul Kazancı'nın ekiplerinin çekiştiği divan başkanlığı seçiminde kargaşa ve hile iddiaları yaşandı. Eruygur'un adayı Tokat Şube Başkanı Şahin Bozkurt, defalarca yapılan oy sayımı sonucunda 293 oyla divan başkanı olurken, muhalefetin adayı Sinop eski Milletvekili Yalçın Oğuz 250 oyda kaldı. Muhalifler yoğun şekilde hem divan başkanlığı oylamasında hile yapıldığı itirazında bulundu hem de gündem maddelerine itiraz etti. Divan seçiminin ardından bir konuşma yapan Genel Başkan Şener Eruygur, 6 ay önce seçilmiş olmalarına rağmen cumhurbaşkanlığı ve milletvekilliği seçimleri öncesinde ADD'nin gerekli misyonu üstlenmesi için genel kurul yaptıklarını açıkladı. Muhalefetin ADD'yi bölmeye çalıştığını iddia eden Eruygur, "Seçimi kazanamazsak ADD'yi bölüp kendi örgütümüzü kurarız diyorlar. ADD'yi bölmeye kimsenin gücü yetmez." ifadelerini kullandı. Eruygur, seçimi kazanması durumunda tasfiyeye gidileceğinin işaretlerini verdi: "Atatürkçü ideoloji büyük baskılarla karşı karşıya. Numaracı cumhuriyetçilerle antilaikler psikolojik harekat içinde taarruz edip kafa karışıklığına neden oluyor. Derneğimizin içine bile taarruz etmişler. Biz bu genel kurulda dernek içindeki kafa karışıklığına son vereceğiz. Özgür tartışma ortamı diyerek ADD'yi bölmeye çalışıyorlar. Üyeler arasında ideolojik ayrım çıkarmak çok tehlikeli."

Ankara'da 6 ayda 47 gece kalmışım

İçerideki tartışmaların dernek dışına taşındığını belirten ADD Genel Başkanı, kendisiyle ilgili iddialara da cevap verdi: "Görevde kaldığım altı ayın dört ayını Bodrum'da geçirdiğim, Ankara'da bulunmadığım iddia ediliyor. Ben Ankara'da olduğumu ispatlamak için orduevinden kayıtları çıkarttırdım. Tam 47 gece Ankara'da kalmışım." Genel Başkan Yardımcısı Nur Serter için, 'Bu derneğin incisi' ifadesini kullanan ADD Genel Başkanı, ADD'de askerî bir disiplin ve olağanüstü hal uyguladığı iddialarına şöyle cevap verdi: "Evet dernekte bir olağanüstü hava vardı, ama bu hava benim oluşturduğum değil, bana karşı oluşturulan bir havaydı."

ADD öncülüğünde oluşturulan Ulusal Birlik Hareketi'nin (UBH) çok güçlendiğini savunan Eruygur, cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesinde, mart ve nisan aylarında büyük kentlerden başlamak üzere eylemler ve gösteriler yapacaklarını söyledi. Genel kurulda genel başkanlık ve yönetim kurulu seçimi bugün yapılacak.

Sezer'den 100, İlhan (abi) Selçuk'tan 50 YTL bağış

ADD Genel Kurulu'nda üyelere dağıtılan gelir-gider tabloları arasında ilginç kalemler dikkat çekti. Buna göre 1 Haziran-31 Aralık 2006 tarihlerini kapsayan altı ay içinde derneğin gerçekleşen bütçesi 185 bin 74 YTL. Gelirin 113 bin 869 YTL'si bağışlardan oluşuyor. Bağış yapanlar arasında iki isim dikkat çekiyor. Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer derneğe 100 YTL bağışta bulunurken, Cumhuriyet gazetesi yazarı İlhan Selçuk 50 YTL bağış yapmış. ADD'nin 2007-2009 dönemi bütçesi 511 bin 750 YTL olarak öngörülüyor.

Zaman

 

IRCForumlari.NET Reklamlar
radyo44.com.tr
Alt 17 Şubat 2007, 23:57   #352
Çevrimdışı
Cevap: Türkiye ve Dünyadan Haberler ( 2007 )




Kosova'ya kendi hükümetini ve ordusunu kurma yetkisi veren ve uluslararası örgütlere katılma hakkı tanıyan Birleşmiş Milletler planı, Sırbistan Parlamentosu'nda ezici bir çoğunlukla reddedildi.

Yapılan açıklamada, planın "Sırbistan toprakları içinde bağımsız bir devlet kurulmasının yasadışı temellerini hazırladığı" belirtildi.


Birleşmiş Milletler'in Kosova özel temsilcisi Marti Ahtisari tarafından hazırlanan plan Sırp Parlamentosu'nda 15'e karşı 225 oyla reddedildi.

Ahtisaari'nin önerilerinde, Kosova'nın artık Sırbistan'ın parçası olmadığı ifadesi açıkça yer almasa da Belgrad yönetimi bu plana karşı olduğunu belirtmişti.

Kosova Başkanı Fatmir Sejdiyu planın Kosova'yı bağımsızlığa götüreceğine inandıklarını belirtmiş ve planı desteklediğini açıklamıştı.

Kosovalılar ise planı Kosova'ya bağımsızlık tanınmadığı gerekçesiyle protesto etmişti.

Priştine'de düzenlenen gösterilerde çıkan olaylarda, 70 kişi yaralanmış, iki kişi de ölmüştü.

BM Kosova'ya bağımsızlık önermedi

Birleşmiş Milletler Kosova Özel Temsilcisi Martti Ahtisaari Kosova’nın nihai statüsü ile ilgili önerisini 2 Şubat 2007'de Sırp yönetimine resmen sunmuştu. Ahtisaari'nin önerisinde 'bağımsızlık' tanımı yoktu.

Öneriye göre, Sırbistan'dan fiziksel bir ayrılık olmaksızın bir devletin sahip olduğu haklardan yararlanan bir Kosova'ya izin verilebileceği belirtiliyordu.

Öneri, Sırbistan Devlet Başkanı Boris Tadiç tarafından reddedilmişti.

 

Alt 17 Şubat 2007, 23:58   #353
Çevrimdışı
Cevap: Türkiye ve Dünyadan Haberler ( 2007 )




Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Türk Ceza Kanunu'nun 301'inci maddesinin kesinlikle kaldırılmaması gerektiğini söyledi. Erdoğan, ''Her müracaatta savcının dava açmasını ortadan kaldıracak bir çalışma yapıyoruz'' dedi.

Türkmenistan dönüşü Ankara Esenboğa Havalimanı'nda bir açıklama yapan Başbakan Erdoğan, maddedeki değişiklikle ilgili çalışmaları olgunlaştırıp ardından adım atacaklarını belirtti.

301'inci maddede değişiklikle ilgili şu ana kadar tek bir [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] geldiğini belirten Erdoğan, bu öneri dışında kendilerinin de çalışmaları olduğunu söyledi.

Erdoğan, ''Ama, bu bir haftada mı olur, bir ayda mı olur, onu çalışmanın süresine göre belirleyeceğiz'' dedi.

Başbakan, sivil toplum kuruluşlarından beklenen değişiklik teklifi gelmezse önümüzdeki hafta son çalışmaları değerlendirip, yapılacak değişikliği konuşacaklarını söyledi.

Avukat Kemal Kerinçsiz'e eleştiri

Türkmenistan ziyareti sırasında uçakta gazetecilerin soruları yanıtlayan Başbakan, CHP'nin, 'vatandaşlık bağı ile bağlı olan Türktür' hükmüne, Atatürk'ün talebi olduğu gerekçesiyle karşı çıktığını söyledi.

Başbakan, "Burada 'Türk' kelimesi kalsın ama 'Türklük' ifadesi için Anayasa'nın 66'ncı maddesine atıfta bulunulabilir. Bu anlayışı 301'in gerekçesine koyalım diyoruz" dedi.

Erdoğan, avukat Kemal Kerinçsiz'i kastederek, "Bir zat var; şöhret olmak için her şeye dava açıyor. İsabetli yollardan biri değil. Bunu önlemek için ne yapılabilir, arkadaşlarla çalışıyoruz" dedi.

Son dönemde bazı yazarlara karşı açılan ve Türkiye'yi dünya karşısında zor duruma düşüren 301'inci madde davalarından bir bölümünün altında Kemal Kerinçsiz'in imzası bulunuyor.

 

Alt 17 Şubat 2007, 23:58   #354
Çevrimdışı
Cevap: Türkiye ve Dünyadan Haberler ( 2007 )




Başbakan Erdoğan, "Kuzey Irak'taki bölgesel Kürt hükümeti ile ilişkileri geliştirecek adımlar atılabilir" dedi.

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

AKP hükümeti 301 ile ilgili tartışmalara nokta koymaya, PKK konusunda ise Kuzey Irak'ta adımlar atmaya hazırlanıyor. Başbakan Tayyip Erdoğan, "Sivil toplum örgütlerinden beklenen değişiklik teklifi gelmezse önümüzdeki hafta arkadaşlarla son çalışmaları değerlendirip, yapılacak değişikliği konuşacağız" dedi. Türkmenistan'ın yeni Cumhurbaşkanı Kurbangül Berdimuhammedov'un yemin törenine katılmak için önceki akşam Aşkabat'a gelen Başbakan Tayyip Erdoğan'a uçakta çeşitli sorular yönelttik ilginç yanıtlar aldık:

301 DEĞİŞECEK
301 kesinlikle kalkmamalı. Değişiklik yapılabilir diye düşünüyorum. Aslında, Komisyonda olumlu bir yaklaşım vardı. Anayasa'daki ’66'ncı madde, vatandaşlık bağı ile bağlı olan Türktür' hükmüne CHP takıldı. 'Bu Atatürk'ün talebi. Bununla oynatmayız' dedi. Burada Türk kelimesi kalsın ama Türklük ifadesi için Anayasa'nın 66'ncı maddesine atıfta bulunulabilir. Bu anlayışı 301'in gerekçesine koyalım diyoruz...

Her müracaat edenin suçlamasını ciddiye alıp dava açmak yanlış. Her müracaat edenin hakkında savcının dava açmasını ortadan kaldıracak bir çalışma yapıyoruz. Bizim de çalışmamız var. Bu çalışmaları olgunlaştırıp sonra da adımımızı atacağız. Bu bir haftada mı olur, bir ayda mı olur, olgunlaştıracağımız çalışmanın süresine göre belirleyeceğiz.

ŞÖHRET DAVALARI
Bir zat -Kerinçsiz- var. Şöhret olmak için her şeye dava açıyor. İsabetli yollardan biri değil. Bunu önlemek için ne yapılabilir, arkadaşlarla çalışıyoruz. Adı, imzası, adresi olmayan şikayetlerin kaale alınmaması gerekir. Dürüstse samimiyse, adını da, adresini de koyar. Onu kaale alırım. Koskoca yargı neden bunları kaale alsın. Benimle ilgili bile çok sayıda şikayet vardı. Sonra da dosyalar birikiyor. Merkez Yürütme Kurulumuzda arkadaşlarla konuştuk, önümüzdeki hata değişiklik için çalışmaya başlayacağız.

ABD ile PKK terörüne karşı işbirliği çalışmalarından bazı sonuçlar almaya başladık. Olumlu gelişmeler var. Daha da başka gelişmeler olacak. Bekliyoruz. Kuzey Irak'taki bölgesel Kürt hükümeti ile ilişkileri geliştirecek adımlar atılabilir. Neden olmasın. Yeter ki bu yakınlaşma huzur getirsin, barış getirsin, olumlu gelişmelere yol açsın. Eğer atacağımız her adım bizim için huzur getirecekse, onlar için huzur getirecekse buna her zaman varız.

İSRAİL FİTİLLENMESİN
İsrail Başbakanı Ehud Olmert ile sözde Ermeni soykırımını konuşacağım ama onunla Amerika'daki Jewish (Yahudi) lobi ilgileniyor. Kudüs'teki kazı olayı doğru değil. Tam anlaşma sağlanırken, bu ortamı fitillemek doğru değil. Bu fitilleme İslam dünyasını rahatsız eder. Suriye Devlet Başkanı Başer Esad'ı olumlu yaklaşım içinde görüyorum. İsrail'den de adım gelmesi lazım. Sürekli tehdit doğru değil.

Medya konusunda çok dertliyim. Evet, ne onunla ne onsuz oluyor. 750 tesis demediğim halde, bir gazete, Sabah Gazetesi 750 tesis açtı diye yazarsa, nasıl üzülmeyeyim buna. Ülkenin başbakanıyım. Çatladı kapı belediye başkanı değil. Ama her hangi bir medya grubunu kontrol etmeye de ihtiyacım yok. Medyayı etkilemeyi yanlış buluyorum. Bazı patronlar gelip görüştüklerinde de ifade ettiler. O tuzağa düşersem yaptıklarımızı yapamayacağım inancındayım. Biz geldiğimizde bir çoğunun bankalarla ilişkileri, hesapları tam bir felaketti, şimdi yerine oturuyor. Kendim dürüst olduktan sonra, basını etkilemeye neden ihtiyaç duyayım. Medyanın zaten korkulduğu kadar halk üzerinde tesiri yok.


( Hürriyet )

 

Alt 17 Şubat 2007, 23:59   #355
Çevrimdışı
Cevap: Türkiye ve Dünyadan Haberler ( 2007 )




RUM yönetiminin Doğu Akdeniz´de petrol arama anlaşmaları yapmasıyla patlak veren gerginlik sürerken, TPAO da Kıbrıs´ın batısıyla Mısır arasındaki bölgede petrol arama kararı aldı.

Enerji Bakanı Hilmi Güler ise, Akdeniz'de Türkiye'nin petrol arayacağı yerlerin, Rumlar'ın aradığı bölgelerle çakışabileceğini söyledi. Güler, "Çakışan yerlerde karşılıklı görüşeceğiz. Ruhsatlara tecavüz edilmedikçe sorun olmaz" dedi.

Rum kesiminin Doğu Akdeniz'de petrol arama anlaşmaları yapması üzerine, Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO) da Akdeniz kıyı şeridi ile Antalya Körfezi'nden başlayarak, Kıbrıs'ın batısından Mısır'a kadar olan bölgede petrol arama kararı aldı.

Enerji Bakanı Hilmi Güler, Rumların da aynı bölgede petrol arayacağının hatırlatılması üzerine çakışan yerler olabileceğini söyledi.

Güler, "Çakışmamasına gayret edeceğiz. Çünkü neticede bizim de ruhsatlarımızın olduğu bir yer. Tabii çakışan yerlerde karşılıklı görüşeceğiz. Ruhsatlara tecavüz edilmedikçe gayet tabii aranır. Balık tutuluyor, yeraltı çalışmaları yapılıyor" dedi.

Rum basını: Ankara kriz peşinde

'DENİZLERDE ARAMAYA BAŞLADIK'

Güler, zamanlama konusuna şunları söyledi: "Denizlerimizde aramaya çoktan başladık. İskenderun bölgesinde de sondajlarımız var. Şimdi rezerv tespiti noktasında değiliz. Sismik araştırmalar yapılıyor. Daha evvelden sondajlar yapıldı. Dolayısıyla bizim şu anda zaten ilgi alanımız."

TPAO, Akdeniz'de petrol arayacak

'RUHSATLARIMIZIN OLDUĞU BÖLGEYİ ARAYACAĞIZ'

Güler, Rum yönetimi ile ortak arama yapma kararı alan Mısır'a da mesaj gönderdi: "Antalya Körfezi'nde birkaç alternatif var. Mısır'la zaten ortak projelerimiz var. Arap gazı projemiz var. Rumlarla da ortaklar, birlikte ararız. Ruhsatlarımızın olduğu bölgeyi biz arayacağız. Onların da gayet tabi ruhsatları var."

Enerji Bakanı, uluslararası ihale için takvimin henüz kesinleşmediğini söyledi.

Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO), 2007 yılında petrol ve doğalgaz aramasını Akdeniz'e kaydırma kararı aldı. Bu çerçevede Akdeniz'in sığ sularında 12 millik bir alanı kapsayacak şekilde Antalya-İskenderun ve Mersin Körfezi'nde arama yapılacak.

İkinci aşamayı derin sular yani Rum kesiminin de arama yapacağı bölge olan Kıbrıs'ın batısıyla Mısır arasında kalan bölge ve Antalya açıkları oluşturuyor.

Aynı strateji çerçevesinde Ege Denizi'nde Gökçeada açıklarında da sismik ve arama faaliyetleri yürütülecek.

Arama çalışmaları için uluslararası ihale birkaç ay içerisinde yapılacak. TPAO ihale sonucuna göre yabancı ortakla beraber aramalara başlayacak.

 

Alt 17 Şubat 2007, 23:59   #356
Çevrimdışı
Cevap: Türkiye ve Dünyadan Haberler ( 2007 )




SİYASET kulislerinde Şanlıurfa´dan bağımsız milletvekililiği için aday olacağını açıklayan İbrahim Tatlıses´in, böylesi bir kararı vermesinin nedeni tartışılıyor.

Yeni albümünün tanıtım toplantısında Şanlıurfa'da bağımsız milletvekilliği için aday olacağını açıklayan İbrahim Tatlıses'in bu çıkışı, siyaset kulislerinde "İbo Sauna'dan mı kaçıyor" yorumlarına neden oldu. Tatlıses'in, bu kararının gerisinde hakkındaki iddianamede istenilen 13 yıl hapis cezasının etkili olduğu konuşuluyor. Tatlıses milletvekili seçilse dokunulmazlık zırhı elde edecek ve dava ertelenecek.

Uzun süredir siyasete atılacağı konusunda beklenti bulunan ancak sürpriz bir çıkışla Sauna Davası'nda karara yakın bir zamanda aday olacağını açıklayan Tatlıses'in, bu kararının gerisinde hakkındaki iddianamede istenilen 13 yıl hapis cezasının etkili olduğu konuşuluyor. İddialara göre, Tatlıses milletvekili seçilerek dokunulmazlık zırhı elde edecek ve dava ertelenecek.

Pazarlama taktiği mi?

Öte yandan kulislerde Tatlıses'in sürpriz çıkışını "Bulamadım" adlı son albümünün tanıtımı sırasında dillendirmesi albümünün reklamına dönük bir taktik olarak değerlendirildi. Bu çerçevede özellikle magazin dünyasında sanatçıların her albüm öncesi, dizi oyuncularının da yeni proje öncesi bu tür çıkışlarda bulunduğuna dikkat çekildi.

Sauna çetesi süreci

Mayıs 2006'da Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, kamuoyunda "Sauna Çetesiö olarak bilinen ve aralarında eski Emniyet Genel Müdür Yardımcısı Ertuğrul Çakır ile İbrahim Tatlıses'in de bulunduğu 18 kişi hakkında 2 yıl 3 aydan 74 yıla kadar hapis cezaları istemiyle dava açtı.

Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi'ne açılan davanın iddianamesinde Tatlıses hakkında birden çok kişiyle hürriyeti tehdit etme suçuna azmettirmek suretiyle örgüte yardım suçundan ve kişi hürriyetini yoksun kılma suçlarından 13 yıla kadar hapis cezası istendi.

İddianamede, Tatlıses'in hayat arkadaşı Derya Tuna'nın ayağından vurulması olayının faili Hüseyin Bozan'ın cezaevinden çıktıktan sonra, olayın azmettiricisinin Tatlıses olduğunu sağda solda ifade ettiği ve bu durumu açıklamaması için Tatlıses'ten para istediği ve bu isteğinden ısrarcı davrandığı için, Tatlıses'in de bu durumu çete lideri olduğu iddia edilen Kasım Zengin'e ilettiği vurgulandı.

Zengin'in Derya Tuna'yı vuran Hüseyin Bozan'ın menajeri olan 'Eyüp' isimli şahsı arayarak kendisi hakkında ağza alınmayacak küfürler ettiği ve susması için 1 trilyon para istediği belirtilen iddianamede, Zengin'in daha sonra yanına sanıklar Serdar Yük ve Özgür Altun'u alarak İstanbul'a gittiği, o tarihlerde İbrahim Tatlıses'in, Star TV kanalında yayınlanan 'İbo Show' programı esnasında, Hüseyin Bozan'ı Star TV'ye getirerek, program bittikten sonra Kasım Zengin, Serdar Yük ve Özgür Altun'un Hüseyin Bozan'ı kulise İbrahim Tatlıses'in yanına götürerek, burada sorgulanıp sorgunun da videoya kaydedildiği belirtildi.

 

Alt 17 Şubat 2007, 23:59   #357
Çevrimdışı
Cevap: Türkiye ve Dünyadan Haberler ( 2007 )




Göreve geldiği günden beri yaptığı açıklamalarla toplumu geren TBMM Başkanı Bülent Arıç, Cumhurbaşkanlığı seçimi yaklaştıkçe tarafsızlığını yitiren konuşmalar yapıyor

MECLİS Başkanı Bülent Arınç, yetkinin Meclis'te olduğunu unutup Köşk tarifi yaptı: "Yeni Cumhurbaşkanı içeriden olacak, milletvekili olacak, AKP'den olacak."

Kanal 7'ye konuk olan Meclis Başkanı Arınç, adaylar arasında kendi adının geçmesini "Birileri yakıştırıyor olabilir, bundan kimse şikayetçi olmaz" diye yorumladı.

ARINÇ'ın sözlerine Deniz Baykal'dan tepki geldi. Baykal, Arınç'ın Cumhurbaşkanı'nın AKP'den çıkacağına ilişkin sözleri üzerine; "Bu Meclis'e müdahaledir. Yani Sayın Arınç, 'hakiki koç olacak'diyor. Hem de bunu Meclis Başkanı olarak söylüyor. Üstüne üstlük bir de Cumhurbaşkanı'na laf söylüyor. Bunlar şık şeyler değil" dedi.

Göreve geldiği günden beri yaptığı açıklamalarla toplumu geren TBMM Başkanı Bülent Arıç, Cumhurbaşkanlığı seçimi yaklaştıkçe tarafsızlığını yitiren konuşmalar yapıyor. Meclisteki oylamalarda kürsüde olduğu için oy hakkı bile olmayan Arınç, yetkinin Meclis'te olduğunu unutup Köşk tarifi yaptı.

İstemem yan cebime koy

TBMM Başkanı Bülent Arınç, Cumhurbaşkanlığı için AKP'nin dışardan bir isme kesinlikle kapalı olduğunu söyledi ve "İçerden olacak, milletvekili olacak ve AKP'den olacak" dedi.

Kanal 7'ye konuk olan Meclis Başkanı Arınç, adaylar arasında kendi adının geçmesini "Birileri yakıştırıyor olabilir, bundan kimse şikayetçi olmaz" diye yorumladı. "Ama, biz çoluk çocuk değiliz" diyen Arınç, konunun önemini vurgularken "Potansiyel aday olarak gösterilenlerden birisi bensem benim söylediğim her söz buna yorumlanabilir. Bu da yakışıksız olur" dedi.

AKP'nin Cumhurbaşkanı seçecek çoğunluğunu elinde bulundurduğunu kaydeden Arınç, "AKP varken, 354 milletvekili varken, hiçbir AKP'li milletvekili 'dışardan birini seçelim'diye düşünmez. İçerden olacak, milletvekili olacak ve AKP'den olacak. Onların da böyle düşüneceğine eminim" diye konuştu.
Arınç, Başbakan Erdoğan ve Dışişleri Bakanı Abdullah Gül ile birlikte aday belirlemesinin "totaliter bir yöntem" olacağını söyledi. Buna "Troyka" deneceğini belirten Arınç şunları söyledi:

"354 milletvekili olan bir grup var. Milletvekilleri var. 'Bunlar bir tarafa üç kişi karar verecek'derseniz, onu önce ben reddederim. Böyle bir şey olmaz. Bu, partiye saygısızlık olur." Cumhurbaşkanının yetkileriyle ilgili değerlendirmede bulunan Arınç, "Yedi yıl içinde çok büyük yetkiler kullanılıyor.

Olağanüstü, süpermen gibi. Yargıya ayrı, yasamaya ayrı, yürütmeye ayrı yetkileri var. Peki sorumluluk var mı? Sıfır sorumluluk. Bunların hepsini yapabilir ama sorumsuzluğu var" dedi.
Baykal'dan tepki

Arınç'ın sözlerine Deniz Baykal'dan tepki geldi. Baykal, Arınç'ın Cumhurbaşkanı'nın AKP'den çıkacağına ilişkin sözleri üzerine; "Yani Sayın Arınç, 'hakiki koç olacak'diyor. Hem de bunu Meclis Başkanı olarak söylüyor. Üstüne üstlük bir de Cumhurbaşkanı'na laf söylüyor. Bunlar şık şeyler değil" dedi.

 

Alt 18 Şubat 2007, 00:00   #358
Çevrimdışı
Cevap: Türkiye ve Dünyadan Haberler ( 2007 )




Cari işlemler açığı 2006’da yüzde 37.2 artarak 31.3 milyar dolara çıktı. Doğrudan yatırım girişi geçen yıl iki kat artışla 18.9 milyar dolara yükseldi

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

Türkiye’nin en önemli sorunlarından biri olarak görülen cari işlemler açığı 2006’yı rekorla kapadı. Merkez Bankası verilerine göre, 2005’te 22.8 milyar dolar olan cari açık geçen yıl yüzde 37.2 artışla 31.3 milyar dolara çıktı.


Cari açık geçen yılın Aralık ayında ise yüzde 55 düşüş göstererek 1.8 milyar dolar olarak gerçekleşti. CNBC-e anketinde 2.3 milyar dolarlık açık bekleniyordu. Cari açığın gerilemesinde dış ticaret açığının bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 49.6 azalarak 1.8 milyar dolara düşmesi etkili oldu.

TURİZM GELİRLERİ 14 MİLYAR DOLARA İNDİ

Dış ticaret açığı, geçen yıl yüzde 19.1 oranında artarak 39.9 milyar dolar oldu.

Cari açığın önemli finansman kalemi olan turizm gelirleri ise bir önceki yıla oranla yüzde 7.2 azalarak 16.8 milyar dolara, turizm giderleri de yüzde 4.5 azalarak 2.7 milyar dolara indi.

Böylece, 2005 yılında 15.3 milyar dolar olan net turizm gelirleri, geçen yıl yüzde 7.7 oranında azalarak 14.1 milyar dolara geriledi.

YATIRIM GİRİŞİ İKİYE KATLANDI

Doğrudan yatırımlar kaleminde gerçekleşen net girişler, yüzde 115.9 artarak 8.7 milyar dolardan 18.9 milyar dolara yükseldi.

Portföy yatırımlarında ise 2005 yılında 13.4 milyar dolar olan net sermaye girişi, geçen yıl yüzde 47.5’lik düşüşle 7 milyar dolara geriledi.

 

Alt 18 Şubat 2007, 00:00   #359
Çevrimdışı
Cevap: Türkiye ve Dünyadan Haberler ( 2007 )




ABD ile 'Yeşil bölge' krizi...
Sır gibi saklanan ve Türk Büyükelçiliği ile ABD Büyükelçili'nin ve Irak hükümetinin devreye girdiği kriz şöyle gelişti: Türk Büyükelçiliği'nde koruma görevlisi bir özel harekât polisi, Türkiye'ye gitmek üzere, ABD karargâhları, Irak yönetimi binaları ile bazı yabancı elçiliklerin bulunduğu Bağdat'ın en korunaklı merkezi 'Yeşil Bölge' içinde yer alan havalimanına gitmek için yola çıktı.

'Yeşil Bölge'ye geldiğinde hatıra olsun diye bir kaç kare fotoğraf çekti. Tam bu sırada, etrafında çok sayıda Amerikan askerini bulan polis neye uğradığını şaşırdı. Amerikalılar bir anda Türk polisin elinden fotoğraf makinasını aldı. Film karelerini imha etti. 'Yeşil Bölge'nin fotoğraflarını çekilmesinin kesinlikle yasak olduğunu söyleyen askerler Türk polisi yere yatırıp, şüpheli şahıs muamelesi ile üst araması yaptı. Kısa süreli gözaltı yaşandı. Olayın büyümesi üzerine Türk Büyükelçiliği devreye girdi.

HÜKÜMET DEVREDE
Ancak, kriz tam çözüldü sanılırken bu kez daha büyük bir skandal patlak verdi. Olaydan üç gün sonra, bir Türk diplomatı resmi araçla Bağdat'ta Yeşil Bölge'deki Irak yönetiminin binalarına doğru hareket etti. 'Yeşil Bölge' kapısındaki kontrol noktasında kimlik ve güvenlik giriş kartı göstermesine karşın, Amerikan askerlerince aranmak üzere arabadan indirilmek istendi. Diplomat buna karşı çıktı ve 'Kimlik gösterdik. Buna kesinlikle hakkınız yok' diye yanıt verdi.

ABD'li askerler ise, uygulamaya aykırı olmasına rağmen arabadan inilmesi yönündeki ısrarını korudu. Olayı protesto ederek geri dönen diplomatımız durumu Türk Büyükelçisi Derya Kanbay'a rapor etti. Abdullah Gül'ün geçen haftaki Washington ziyaretinin tam ortasında yaşanan krizde, Amerikalılar daha sonra, Türk araçları ve yetkililerinin Büyükelçi dahil kim olursa olsun mutlaka detaylı olarak aranacağını bildirdi.

Resmi kaynaklarca doğrulanmayan bir iddiaya göre de, Büyükelçi Kanbay bile kontrol noktasında durduruldu ve aranmak istendi. Bunun üzerine, Büyükelçi Derya Kanbay, Ankara'ya durumu iletti ve hemen ertesinde Bağdat'taki Amerikan Büyükelçisi Zalmay Halilzad'dan, 'Bu uygulamanın bitirilmesini istedi'. Ancak, Halilzad'dan bir yanıt alamadı. Ardından da, Maliki liderliğindeki Irak hükümetine konu iletildi. Tüm bu gelişmeler yaşanırken, Dışişleri Bakanlığı Washington- Ankara ekseninde girişim başlattı.

 

Alt 18 Şubat 2007, 00:00   #360
Çevrimdışı
Cevap: Türkiye ve Dünyadan Haberler ( 2007 )




Levent Kız Meslek Lisesi Çocuk Gelişimi Bölümü öğrencisi 15 yaşındaki Çağla Tuğaltay’ın 5 Haziran 2000’de, iç çamaşırları çıkarıldıktan sonra boğazı kesilerek öldürüldüğü İstanbul Şişli’deki Fulya Mahallesi’nde, geçen pazartesi günü 13 yaşındaki E.Ç. saldırıya uğradı. 7 yıl arayla yaşanan iki saldırıdaki müthiş benzerlik, sapığın da aynı kişi olabileceği ihtimalini gündeme getirdi.

GEÇEN pazartesi günü E. Ç. Şişli’deki okulundan çıktıktan sonra babasının işyerine uğrayıp saat 13.40’ta Fulya’daki evlerine gitti. Asansöre son anda giren motosiklet kasklı bir erkek, E.Ç’ye apartmanda Mehmet Öz diye biri oturup oturmadığını sordu. Tanımadığını söyleyen E.Ç, dairelerinin bulunduğu katta indi. Anahtarlarını çıkarıp daire kapısını açınca, asansörden fırlayan kasklı saldırgan küçük kızı bıçakla tehdit edip eve soktu ve kapıyı arkalarından kapadı. E.Ç’nin ellerini yatağa bağladıktan sonra yatak odasındaki çekmecede bulunan bir miktar parayı aldı.

Telefona cevap verilmeyince merak edip eve gelen babası tarafından evde eleri bağlı, iç çamaşırları çıkarılmış olarak bulunan E.Ç, tecavüze uğradığını söyledi. E.Ç. polise verdiği ifadesinde de saldırganın tecavüz ettiğini söyledi.

Adli Tıp Kurumu’nda yapılan ilk muayenesinde, kızlık zarı bozulmadığı saptanan E.Ç’de sperm kalıntısı da bulunamadı. Başındaki, siyah, bazı yerleri kırık ve aşınmış motosiklet kaskını hiç çıkarmadığı için saldırganın robot resmi çizilemedi. Polis Şişli bölgesinde kasklı bir kişinin son bir yıl içinde dört kadına daha cinsel tacizde bulunduğu belirtti.

İki saldırı birbirine benziyor

YEDİ yıl önce 15 yaşındayken meçhul bir kişinin bıçak darbeleriyle yaşamını yitiren Çağla Tuğaltay da tıpkı E.Ç. gibi okul dönüşü evinde saldırıya uğradı. Kapı girişinde zorlama yoktu. Apartmana giren yabancı birini gören yoktu. Cesedi komşuları tarafından bulunduğunda, Karadeniz Teknik Üniversitesi’nde iktisat okuyan ağabeyi İlker’in yatağında yatıyordu. Üzerinde okul forması vardı. Eteğinin altına giydiği yeşil tayt yerdeydi. İç çamaşırı çıkarılmıştı. Tecavüz edilmemiş, ama Çağla öldürülmüştü.

 

 

Etiketler
2007, dunyadan, haberler, ve

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
HABERLER Türkiye'nin uçuş ağı 203 noktaya ulaştı Chelt Havacılık Haberleri 0 11 Şubat 2011 15:16
Türkiye kardiyolojide dünyadan geri değil Juventus Sağlık Köşesi 0 16 Haziran 2009 11:39
2007 Komik Haberler BLaCK_and_WHiTe Komedi ve Mizah 1 26 Aralık 2007 21:20